3 Mayıs 2008 Cumartesi

Adayı tanıyalım

Mayıs sayısının kontrol zamanı geldi. Uzun zamandır, çalışmak için annemde buluşuyorduk Gökçe'yle. Biz çalışırken annem de Zeyno'ya bakıyordu. Bugün Osman evde çünkü nöbet ertesi. Bu nedenle Gökçe Ada'ya geldi. Dergide 5 yılı geride bıraktık. Artık her şey iyice rayına oturdu ve işlerimiz çabucak bitiyor. Gökçe 09:00 Kabataş vapuruyla geldi, 15:30 Kabataş vapuruyla döndü. Biz O'nunla çalışırken, baba-kız da başbaşa vakit geçirdiler. Hatta bir ara yerde yanyana uyuya kaldılar.
Gökçe gittikten sonra, demlediği çayını da alıp, yan komşum Yasemin geldi. Onların internet bağlantılarında sorun olduğu için bizde çalıştı. Osman'la Zeynep dışarı gezmeye çıktılar ve tam 3 saat sonra geldiler. Ruhban Okulu'nun olduğu tepeye kadar çıkmışlar. Yani Zeyno artık benden daha iyi biliyor Ada'yı :))
Not: Aslında Zeyno'nun bugünkü geziye ait tüm fotoları gayet keyifliydi. Ama gözlerindeki dolu dolu yaşlara dayanamayıp, bunu seçtim ben. Osman fotoyu yürüyüş dönüşü sahildeki çay bahçesinde oturduklarında çekmiş. Her zaman limonun tadına bakmaya bayılan Zeyno bu kez az da olsa ağlamış. Belki de dişetlerinde bir yerler acıdı limondan?

1 yorum:

KEO dedi ki...

Kıyamam o dolu dolu gözlere, içim gitti annesii! Aman ağlaması limondan olsun da canı yanmasınn...