28 Temmuz 2008 Pazartesi

Kötü bir gün

Sonunda daha fazla ertelememem gerektiğini anladım, kendimi bu konuda ikna ettim, cesaretimi topladım ve bugün Fikri Abi'yi görmeye gittik. 6 ay önce gayet sağlıklı ve neşeli gördüğüm insan şimdi yataktaydı. Üstelik erimişçesine zayıflamış ve sapsarı olarak. Günlerdir kendimi en kötüyü görmeye hazırladığımdan mıdır bilmiyorum, benim için düşündüğümden daha iyi geçti bu ziyaret. Belki de hala karşılıklı oturup, sohbet edebildiğimizden ve O hala espri yapabildiğindendir. Zeynep'i görmek O'na iyi geldi sanırım. İçimizde en sıcak ve içten gülümseyebilen, etrafındakilerden habersiz Zeyno'ydu.
Fikri Abi'lerden çıkışta, hazır o tarafa kadar gelmişken Olivium'a gittik. İlk defa gidiyorduk buraya. Mağaza çok ve indirim miktarı iyiydi ama moral bozukluğuna buranın aşırı kalabalığı, buna bir de Zeyno'nun mızmızlığı eklenince birkaç mağazaya bakabildim sadece. Ve hiç aklımda yokken epeydir ihtiyacım olan tencereyle tavayı Esse'den aldım.
Kötü başlayan gün kötü bitti. Deniz otobüsünden iner inmez koştuk ama 21:10 direkt Heybeliada vapurunu bir dakikadan kısa süreyle kaçırdık. Bu Bostancı'da 1 saat boş boş gezinme demekti ki, bize eve 2 saat kadar geç gitme ve Zeyno'nun mızmızlığının had safhaya çıkması olarak yansıdı. Ama her şeye rağmen günün sonunda tek bir düşünce vardı kafamda: Her şeyden önemlisi sağlık!

Hiç yorum yok: