21 Nisan 2008 Pazartesi

Nihayet dişçi

Bugün, sabah 08:55 Bostancı vapuruyla 4 günlüğüne annemlere göç ettik yine. Sol üstteki dişimin uzun süredir verdiği acı dolu sinyallere rağmen erteliyordum dişçiye gitme işini. Sonunda bu konuda annemden sıkı bir azar işitince, bugüne randevu aldım. Kahvaltısını hazırlayıp, anneme bıraktım Zeynep'i ve eve sadece 5 dakika uzaklıktaki dişçinin yolunu tuttum. Kanal tedavisi dediğinde, ne olduğunu bilmememe rağmen biraz ürktüm ama boşunaymış. Toplam yarım saat kadar süren işlem boyunca hiç ama hiç acı hissetmedim. Dişçiden çıkarken geçici dolgulu dişim de ben de çok mutluyduk. Neden boşu boşuna bunca zamandır acı çekmişim ki? Şimdi sırada gerçek dolgunun yapılması ve diştaşlarının temizlenmesi var. Sonra da diğer dişlerdeki ufak tefek çürükler kontrol edilecek. Girdim bir kere bu yola, kimse tutamaz beni...
Annemle yalnız kalmaya iyice alıştı artık Zeyno. Ne ben O'na "hoşçakal" deyip, evden ayrılırken ağlıyor, ne de döndüğümde. Benim ardımdan kahvaltısını yapmış ve mışıl mışıl uykuya dalmış. Eve döndüğümde uyuduğunu görünce bu kez de pazara fırladım hemen. Kadıköy'deki meşhur Salı pazarından pek bir farkı yok Erenköy'deki Perşembe pazarının. Yok yok bu pazarda da. Annemin tarif ettiği tezgahı elimle koymuş gibi buldum hemen ve daldım çocuk kıyafetlerinin arasına. BabyGAP, Kanz, Prenatal ve diğer markalar. Parça 3,5, 3 parça 10 YTL. T-shitler, alt üst şortlu takımlar, atletler... Beden bulmak, alt üst uydurmak biraz zorlu oldu ama tam 15 parça topladım Zeyno'ya. Hepsi de birbirinden güzel. Boşuna mağazalara girip çıkmışız bunca zamandır. İndirimleri elbette yine takip edeceğim ama artık her fırsatta bu tezgaha uğramam lazım. Yaşasın pazarlar!
Eve döndüğümde nöbeti ben devraldım annemden bu kez. O da sebze-meyve alışverişini yapmak için Gülden Teyze'yle pazara gitti. Dönüşte, tadını başka hiçbir simite değişmediğim pazar simiti vardı ellerinde. Eski günlerdeki gibi şipşak bir çay masası hazırlayıp, Gülden Teyze'de beş çayı içtik. Ama kötü bir sürpriz yaptı Zeyno bize. Sofrada, kucağımda otururken kustu. Hem de ne kusma. Acaba devam eden öksürük ve hapşuruklar mı bu kusmanın da nedeni? Neyseki çayımı içmiş, simitimi peynir ve domates eşliğinde afiyetle yemiştim...
Not: Foto akşam uykusundan hemen önce çekildi. Pijama olarak kullandığımız tulum mavi çünkü Pamir'den bize devrolan kıyafetlerden. Zeyno'nun ağzının kenarındaki kızarıklıkları bir türlü geçiremiyorum. Kağıt tahriş eder diye yemeklerden sonra tülbentle silmeyi denedim bir süre ama işe yaramadı. Şimdilerde kremi ıslak mendille siliyorum. Bepanthane bir ara iyi gelir gibi oluyor ama sonra yineliyor. Bu konuda önerisi olan var mı?

4 yorum:

Sudamlam dedi ki...

zeyno yine harika bir poz vermiş :))
pazarda da neyin nerde olduğunu bilmek lazım. ben bir kere yaptım pazardan alışveriş çok kalitesiz çıktı. ben merterden alıyorum damla için kıyafetleri. fuarbaby nin fabrika satış mağazası var. bir iki mağaza daha var orada.eski işyerim orada olduğu için keşfetmiştim onları da..
bu arada geçmiş olsun, sana da, zeyno' ya da :((

DURU'NUN SAYFASI dedi ki...

Merhaba Nurdan,
Bu ne kadar güzel bir poz böyle nazar değmesin.
Çok geçmiş olsun benimde yıllardır ertelediğim bir sürü dişçi problemim var. İnşallah bir gün bende giderim. Zeynoya pazardan bulduğun giysiler eminim harikadır. Bir tekstil sektöründe oldugum için maliyetleri ve Türkiyede ne kadar ucuza mal edildigini bildigim icin magazalardan almak bana daha da zor geliyor. Yıllarca Zara Kids ile çalıştım eski firmamda. bizim 5 Eur ya sattığımız bebek göleği Zarada 30 Eur olurdu. Asla elim varmıyor dolayısıyla almaya. Bu arada Zeynonun ağzının kenarlarına eğer sende varsa gögüs ucuna sürelen kremlerden sürebilirsin tahriş olan yerlere çok iyi geldiğini duymuştum
Sevgiler
Arınç

ASYA dedi ki...

Nurdan slm.
Ya senden bişi rica edicem..biz seyahete çıkıcaz önümüzdeki hafta gitmeden bişiler almak istiyorum bana tarif edebilir misin rica etsem pazarın yerini?mailime at istersen..
Bu arada..
ben Efe'nin ağzını bi selpakla silip hemen ardından yıkıyorum yemeklerden sonra..ama belli ki tatlı zeynoşun cildi çok hassas..

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Yaprak,
haklısın, pazardan alışveriş yaparken dikkatli olmak lazım. Ama bu tezgahın malları gerçekten çok kaliteli. Zaten bahsettiğim gibi ünlü markaların orijinal mallarını satıyor. Yıkayıp yıkayıp giydiriyorum Zeynep'e, hiçbir şey olmadı.

Merhaba Arınç,
sen işin içinde olduğun için daha iyi biliyorsun. İnsan kazık yediğini hissedince ne kadar sinir oluyor değil mi? Bu arada dişçi işini ihmal etme. Ben ihmal ettiğim için dolgu yerine kanal tedavisi oldu.

Merhaba Asya,
mailine detaylı bir cevap attım. Umarım eline ulaşmıştır.