7 Nisan 2008 Pazartesi

İlk mektup

Osman nöbetçi ve annem bizde bugün. Ada'ya UPS dışında başka bir kargo şirketi teslimat yapmadığından, Bülent'in göndereceği paket için annemlerin adresini vermiştik dün. Bir günde gelmiş Merzifon'dan İstanbul'a. Annem de bize getirdi bugün. Paket bize değil, Zeyno'ya aslında. Yengesi yelekler, şapkalar örmüş Zeynep'e. Birinin yakasına da altın ilişivermiş :)) Pantolon, t-shirt, kaban, tokalar. Doluydu paket. Bir de kart vardı içinde, Arda'dan. El yazısıyla "Merhaba Zeynep, internette resimlerini görüyorum ama seni merak ediyorum. En kısa zamanda görüşürüz." yazıyordu. Adını yazıp, imzasını atmayı da unutmamıştı. Böylece Zeynep hayatının ilk mektubunu almış oldu.
* Fotoyla ilgili not: Zeynep artık yüzükoyun durmayı eskisinden daha çok seviyor ama sürekli yuvarlanmaktan hala çok uzun süre bu pozisyonda kalmıyor. Göbeğinin üstünde dönme, bir miktar geri geri gitme hareketleri yapsa da emeklemeyle ilgili net bir hareket yok. Önündeki eşyayı almak için emeklemek yerine çığlık atarak istemek daha kolay geliyor :)) Yeleğinin yakasının sağ tarafındaki leke demir damlasından hatıra. Ufak tefek kazalar nedeniyle zaman zaman böyle çıkmaz lekelere sahip oluyoruz hala ama epey ustalaştım bu işte. Demir damlası vermedeki son noktam şudur: Bir tatlı kaşığının içine çok az miktarda su konur. Bu suya 5 damla demir damlası damlatılır. Damlalığa çekilip, Zeynep'in ağzına sıkılır. Hemen üstüne su içirilir. Ağzın çevresi ıslak bir tülbentle silinir.

1 yorum:

pinarbk dedi ki...

Ço güzel bakıyorsun Zeyno yaaa....