29 Şubat 2008 Cuma

Pembe domatesler

Dışarı attık bir kere kendimizi, durmak olmaz. Bugün de sabah 08:30 Kabataş vapurundayız. Esat Abilerle buluşup, "pembe domates toplantısı"na gideceğiz. Geçen sene sardı Osman bu pembe domates olayına. Yine geçen sene bugünlerde yapılan toplantı dönüşünde elinde, içinde pembe domates tohumları olan küçük bir torba tutuyordu. Heyecanla anlatmıştı bana neler yapacağını. Anlattıkları bitince, ben de O'na, daha birkaç gün önce okuduğum bir yazıdan bahsetmiştim. Yazıda anlatılanlara göre, baba adayları eşinin hamileliği boyunca çiçek yetiştirme, hayvan besleme gibi şeylere veriyordu kendini. Zeyno benim içimde büyürken, Osman'ın pembe domatesleri de bahçede büyümeye başlamıştı. Tabii özenli ve heyecanlı bir bakım eşliğinde. Önce çiçekleri açtı fidelerin, ardından da domatesler çıkmaya başladı bir bir. Osman heyecanla ilk domatesi koparıp, eve getirdiğinde anladım bu pembe domatesin neden bu kadar önemli olduğunu. Unuttuğumuz domates tadı vardı bu eğri büyrü koca domateslerde. İşte o gün bugündür de pembe domates hayatımızın içinde. Bu sene PDA'dan Avniye Hanım'ın davetiyle ailecek gittik toplantıya. Böylece Zeynep de hayatının ilk toplantısına katılmış oldu. Keyifle ve Armada Otel'in güzel sunumuyla lezzetle geçen bir Pazar sabahının ardından, yine Esat Abi'lerle Kastamonu Yerel Pazarı'na uğrayıp, onların evine gittik. Esat Abi'nin Kumkapı Balık Mezatı'ndan aldığı çeşit çeşit balıkları ve Serdal'ın hazırladığı diğer lezzetleri de keyifli ve yemek ağırlıklı bir sohbet eşliğinde midemize indirip, Kabataş'tan 18.15 vapuruna yetiştik.

Hiç yorum yok: