21 Şubat 2008 Perşembe

Şaşırmaya devam

Bugün bir değişiklik yapacağım. Yoğurtla meyve yer değiştirecek (son günlerdeki en önemli değişikliğim) Zeyno Hanım sabah şekerlemesine dalamıyor ama bir türlü. O arabasında, ben O'nu itiyorum; dört dönüyoruz evin içinde. Gözlerinden uyku akıyor ama ı ıhhh... Tam arka odanın kapısından çıkacakken gözüm raftaki emziğe takılıyor. Acaba? Deniyorum. Ve emiyor. Oysa yaklaşık bir ay önce net bir şekilde belli etmişti artık emzik emmeyeceğini. Hiç sorgulamıyorum neden şimdi emiyor diye. Bir iki cokurdatıyor ve gözler kapanıyor. Bu bir zafer mi?
Öğlene kadar, pazardan gelen tüm sebzeler yemek olup, tencerelere dolduruldu yine annem tarafından. Bu arada bizbizeyken, benim mutfakta iş yaptığım (daha doğrusu yapmaya çalıştığım) zamanlarda, yanımda, mama sandalyesinde 10-15 dakikadan fazla durmayan Zeyno, yaklaşık 2 saat uslu uslu oturup bizi izledi.
Çorba vakti geldiğinde, alışıldık manzara. Önce dudak ucuyla tadına baktı, sonra da suratını ekişitip, ağzını kapadı. Denedim, denedim, denedim... Ama yok. Vazgeçtim, emzirdim. Bir saat sonra annem "bu çocuk bi tat arıyor, ne yapsın bu tatsız tuzsuz şeyi" dedi ve birkaç damla limon sıktı sebzelerin üstüne. Arkamı bir döndüm, kasenin dibini bulmuşlar bile.
Akşam her zamanki gibi 08:30 civarı, beni emerek daldı uykuya. Göğsümü ağzından çeker çekmez verdim emziği. Yine cokur cokur ve derin uyku...
Kısacası bugün sabahtan akşama kadar şaşırttı beni Zeyno. Bakalım daha neler neler olacak?

Hiç yorum yok: