7 Şubat 2008 Perşembe

Biraz da pütüründen...

Zeyno iki gündür elma suyunu bayıla bayıla içince, hiç sevmediği demir damlasını bugün meyve suyuna kattım. Ama katmamla elma suyunun renginin ve kokusunun değişmesi bir oldu. Daha kaşığı yaklaştırır yaklaştırmaz kafasını çevirdi Zeyno. Daha sonra tadına baktım, haklıydı. Hemen onu imha edip, geriye kalan yarım elmayla yenisini hazırladım. Ama havuca geçmeden önce işin içine biraz da pütür katmaya karar verdim bu kez. Yine her zamanki gibi elma rendelerini tülbentten süzerek suyunu çıkardıktan sonra bir-iki kaşık da rendeden ekledim içine. Yani yarı pütürlü bir meyve suyu oldu. Biraz çekinerek verdim ama hiç sorun olmadı. Aynı şapırtılarla elma suyunun bu halini de mideye indirdi Zeyno. Yani gayet mutlu hayatından...

Bu arada bugün çok ilginç bir şey oldu. Kanepenin üzerinde her zamanki "hoooppp, dön bakalım" oyununu oynuyorduk. Zeyno gülerek hooppp diye dönüverdi yüzüstü. Ben de poposuna hafif hafif pıt pıt yapıp, şarkılar mırıldanmaya başladım. Birkaç dakika sonra bir baktım, bizimki uyuyakalmış. Hem de öylece, döndüğü gibi kalarak. Bir eli altında, yüzü neredeyse tamamen koltuğa gömülü. Şaşırdım kaldım. 20 dakika sonra uyandığında o da şaşkındı :))

Hiç yorum yok: