28 Mart 2008 Cuma

"Vermem!"

Bu ay gün sırası annemdeydi. Bu kez dışarda değil, annemin evinde toplandılar. Biz de kaçırmadık tabii bu toplantıyı. Akşamdan çantamızı hazırlayıp, lodosa rağmen sabah 08:55 vapuruyla geçtik yine karşıya. (Bizden sonra vapurlar iptal olmuş gün boyu. Sallanmamızdan belliydi zaten) Bu gece annemde kalacağız. Yarın Gökçe gelecek dergilerin Nisan sayılarını tamamlamak için.
Bugün annemde olmayı en çok istememin nedenlerinden biri de Funda ve kızı Bennu'nun da gelecek olmasıydı. Bennu'yla Zeyno geçen ayki günde çok sıcak bir şekilde tanışmıştı. Bu ayda buluşsunlar, birikte vakit geçirsinler istedim ben. Birlikte oynayacaklarını, iyi vakit geçireceklerini düşünmüştüm ama olmadı. Karşılaşmalarının ilk anları yine çok sıcaktı. Birbirlerine uzandılar, ellerini tuttular, gülücük attılar. Ne olduysa, oynamaları için yere bıraktığımızda oldu. Özellikle Zeyno'nun tepkilerine inanamadım. Matruşka bebeği bir koltuğunun altına sıkıştırmış, sarı çıngırağı da diğer eliyle sıkı sıkı tutmuş, Bennu'ya kaptırmamak için çabalıyordu. Üstelik her iki eli dolu olduğundan yerdeki yeşil balonu alamadığı için de çok sinirlendi. Bir ara mavi halkanın bir ucundan Zeyno diğer ucundan Bennu tutup, birbirlerine çığlıklar atarak çekiştirdiler. Sonuç fotodaki gibi. Birlikte oynamak yerine kendi hallerinde takıldılar. Benimle başbaşa kala kala mı bu hale geldi acaba Zeynep? Daha çok sosyalleşmeliyiz galiba?

Hiç yorum yok: