15 Eylül 2008 Pazartesi

Yeni yaşın ilk günleri

Yeni yaşına hızlı başladı Zeyno. İlk gün kuaföre gittik ve saçlarını "oğlan kafa" kestirdik. Aslında çok da istemiyordum bunu ama hem pırasa saçları hem de hiç durmayan elleri hiçbir tokayı kafasında tutmayınca, uzayan saçlar süreli gözlerin içine girince ve kafa terden sürekli ıslak kalınca sonunda kestirdik. İyi de ettik, ben çok beğendim bu yeni halini. Artık "kız mı oğlan mı?" diye sormuyorlar ama. Net olarak "oğlunuz kaç aylık?", "bu oğlan sizin mi?" diyenler oldu.

1 yaş kontrolü
Ve 2 ay aradan sonra 1 yaş kontrolü için doktora gittik. Ölçüm sonuçları: Boy 75 cm, kilo 9900 gr. İlk defa muayene Zeyno'nun ağlaması eşliğinde yapıldı. Kafasının, bacağının tutulmasına sinir oldu ve ağladı. Genel muayene sonuçları iyi olunca aşıların 2. periyodu başladı ve MMR (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) aşısı oldu. Koluna saplanan aşı enjektörünün şaşkınlığıyla bir an ağlaması durdu ve Hilal Hanım'ın ilacı vermeye başlamasıyla mızmız ağlama yerini acı ağlamasına bıraktı. Ağladı, ağladı ve gördüğü bir oyuncağı parmağıyla gösterip, "ayyy" diyerek ağlamasına bir anda son verdi.
Bu ayın en önemli özelliği Zeyno'nun beslenmesine süt ve balın eklenmesi. Sütü kahvaltıda denemeye başladık. İlk 2 gün biraz (40 cc kadar) içmişti ama bugün neredeyse bir yudum bile almadı. Israr etmeyeceğim. İstediği zaman, istediği kadar. Günde 500 cc'ye kadar süt içebilirmiş. Ancak mikrokanamaları önlemek için sütü ılık vereceğim. Hilal Hanım kutu süt (Pınar organik) önerdi. Zaten Ada'da günlük süt bulma şansım da pek yok sanırım.
Zeynep Akdeniz tarzı beslenmeye devam edecek. Bu zor değil, çünkü biz de böyle besleniyoruz. Ama günde 1 fındık büyüklüğünde tereyağı alacak ki, bunu sabah tostunun içine sürerek veriyorum zaten.
En sevindirici haber demir damlasına son verilmesi. Bu iğrenç kokulu ve lekesini hiçbir gücün çıkaramadığı damlayı artık vermeyeceğim. Multitabs yerine de içinde omega 3 olan Minadex'i önerdi. Günde 1 tatlı kaşığı verilecek.
Her şey yolunda olmasına rağmen, Hilal Hanım'la aramızda geçen şu diyalog, muayenehaneden pek de mutlu ayrılmamı sağlamadı
- Ben: Bu sıralar memeye çok düşkün oldu. Her an emmek istiyor.
- Doktor: Daha da artacak
Benim düşünce sesim: Ne!!!
- Ben: Geceleri de çok sık uyanmaya başladı
- Doktor: Emzirdiğin sürece böyle devam edecek...
Benim düşünce sesim: Aman Allahım, yandım ben!!!
Gelecek ay yine gideceğiz, sırada suçiçeği aşısı ve PPD testi var. Bu arada gelişimsel test yaptırmamız konusunda Hilal Hanım hala ısrarlı. Gelecek ayın randevusuna kadar bu konuya da karar vermeliyiz.

Ve bir son durum değerlendirmesi
* Genel olarak yeme konusunda sorun yok. Canı istemezse ağzına bir lokma koymazken, canı istediğinde önündeki her şeyi bir çırpıda silip, süpürüyor. Teklif var, ısrar yok.
* Uyku konusu gitgide daha karışık bir hal alıyor. Gece ağlayarak defalarca uyanmaya devam. Bu arada gündüz uykuları da şaşırdı. Genel olarak sabah 1, öğleden sonra 2 saat uykuya devam. Ama arada her iki uyku periyodunun yarım saate indiği yada birinin 3 saate çıktığı da oluyor.
* Meme emmeye son gaz devam. Sabah uyandığında, gün içinde defalarca, gece uykuya dalarken ve gece her uyandığında. O emdikçe benim sütüm de yeniden arttı.
* Hala çıkan diş yok.
* Tutunmadan ayakta durabiliyor ama desteksiz adım atmaya hala cesareti yok.
* Artık söylediğimiz her şeyi anlıyor. Ve yapığımız her şeyi taklit ediyor.
* Ne koşulda olursa olsun, hareketli bir müzik sesi duyduğunda mutlaka oynamaya başlıyor. Hatta ağlarken bile.

Oyuncak güncellemesi
Şu sıralar en sevindiğim şeylerden biri Zeyno'nun oyuncaklarını gönlüme göre güncellemiş olmam. Blog arkadaşım Çağlayan'ın doğumgünü olarak yolladığı ahşap yap bozla başladı bu güncelleme. Ve sonunda nihayet doktor çıkışını fırsat bilip Koşuyolu'ndaki YaPa'ya gittik. Daha önce Pınar'ın hediye olarak getirdiği kitabın serisinden "şekiller"i aldık. Şekilleri doğru olarak yerlerine yerleştirme esasına dayanan ahşap başka bir oyuncak, playskool'un içiçe geçen renkli kutuları, küçük ahşap bir araba ve bir trampet. Bunlara bir de Nurcan'ın Tchibo'dann aldığı, her bir yüzünde farklı düzenekler bulunan 3 parçalık küp seti eklenince, şimdilik oyuncak faslını kapattık. Zeyno ahşap yapbozdaki parçaları yerlerinden çok güzel çıkarıyor ama takamıyor elbette. Ama buradaki hayvanların seslerini çıkarmamızı çok seviyor (bu arada köpek, kedi ve arı sesi çıkarmayı öğrendi) Bir de biz hangi hayvanı istersek o hayvanı bize uzatmayı. Kutuları henüz üstsüte dizemiyor. İçiçe de koyamıyor ama etrafa fırlatmaya bayılıyor. Nurcan'ın aldığı küpleri sevdi. Uzun süreli oynamıyor ama arada eline alıp, üstündeki her şeyi başarıyla yapıyor. Ve bugün vın vın diye ses çıkararak arabayı sürmeyi öğrendi... Elindeki çubukları trampete vurmaya ise bayılıyor.

11 yorum:

ÇAĞLAYAN dedi ki...

Emme olayını duyunca,devam edecek bölümü, küçük dilimi yuttum.Bende diyordum Ayça geri döndü 1. ayına.Gece acayip bir şekilde emme olayımız var, bana uyku yok.1 ay sonra çalışma hayatıma geri dönüyorum bu yüzden gündüz sabah-öğle-akşam olayına girdik.Tepki var, müthiş sinirli bu ara.Ama gece tam gasss.Biz balık yağı denedik sevmedi yoğun bir balık kokusu vardı, bööö.Tekrar multitabsa döndük.Minadexi denemedim, bir de onu deneyeyim.
Öptüm
Çağlayan & Ayça

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Çağlayan,
valla bu konuda acayip bi çıkmazdayım. Ben de de uyku hak getire. 1 yaşını bitirince rahata erersin diyorlardı. Biz de daha beter oldu durumlar. :(( Minadex'in içinde de balık yağı var. Ama portakallı olduğu için çok baskın değil. Zeyno bayılarak içmiyor ama bi şekilde yutturuyorum :))
sevgiler,

ÇAĞLAYAN dedi ki...

Benim doktorum da emsin diyoo,aslında bir yaşından sonra sabah-öğle-akşama hatta bir kısım uzman sadece sabah ve akşam diyor.Gün içinde sık emzirdiğim zaman yemek yedirene ödül veriliyor bizim evde.O yüzden cddi iştahsızlığı olduğundan artık az meme onun yerine yemek yemesini sağlıyorum.Ama senin şu yemek olayındaki demokrat tavrını takdir ediyor örnek almaya çalışıyorum:)Biz önce Sevenseas verdik, balık bile ondan daha iyi kokuyordur nasıl yoğun bir şey,almadı tabiki.
Süt olayını hala 1 aydır kabullenmesini bekliyorum.Pınar organik veriyorum bende.Önce alışsın diye doktorun tavsiye etmediği 1 yaş sütlerinden verdik.Sonra normale döndük ama azar azar içiyo.Sevmedi galiba, bir de bardaktan içirmek tam bir zulüm,yudum yudum.Yavaş yavaş alıştırmaya çalışıyoruz.Nesquik katabilirsiniz dedi doktor ama hala uygulamak istemedim,normale alışsın diye.
Çağlayan & Ayça

Bebekli Yemeksenligi dedi ki...

Sevgili Nurdan, şirketteki bilgisayarlar bloggera yorum yapmaya izin vermeyince; evde ilk fırsatta yazdım. Zeynep'in yeni yaşı kutlu olsun, hep mutlu ve beraber olun. Herşeyin yolunda olmasına sevindim. Defne de 9 aya kadar diş çıkarmamıştı. Altları çıkardı, bugünde üst 2 tanesi patlamış şaşırdım. Bardağa tıklatıp duruyor, tam büyümediler ama ses yapıyorlar.
Bende doktor kontrolünü merakla bekliyorum, zira Defne'nin geçen ay iştahsızlığı tavan yapmıştı. sanırım dişlerden.

Sevgiler
Hülya

pinarbk dedi ki...

Nurdan, meme meselesi zaman geçtikçe saplantı haline geliyor. Duru hala meme diye geliyor bana. Ve işin enteresanı süt bitmiş değil ama iradeli olmam lazım. Bir kez karar verince ama ağlayarak, ama gülerek, bitiyor bu iş...

Doktorun kutu süt önermesine şaşırdım. Ben hergün günlük süt almaya çalışıyorum. Mümkün olduğunca pastörize olmamış ya da az olmuş gıda tüketsin istiyorum. Kaloriferler yanmaya başlayınca yeniden yoğurt mayalamaya başlayacağım. Evdekilerde katkı maddesi yok hiç değilse.

Her doktor farklı birşey önerip tavsiye ediyor. Galiba bu konuda da en iyi rehber içgüdüler:))

Sütü ılık vermeyi deneyebilirsin. Ben ilk olarak Duru'nun karşısında bardakla "hımmm hımmm " diye iştahlı sesler çıkararak içtim, hemen gelip içmek istedi. Bu yöntemle alıştırdım. Şimdi oda sıcaklığındaki sütü istekle içiyor...

***Görüşelim de karşılıklı konuşalım artık bunları:)))

Sudamlam dedi ki...

saçları çok güzel olmuş bence..ben de damlanınkini mi kestirsem diye düşündüm.damla toka taktırıyor ama yine de saçları rahatsız ediyor aslında.
ahh o gece ağlamaları yok mu :(( son zamanlarda ben de çok dertliyim o konuda :(( üstelik emme işi de yok bizde ama yine de gece uyanıyor ve basıyor bağlığı :(
bala başlamadım ben daha. aslında 1 yaşını geçti başlayabilirim.tereyağda her gün vermiyoruz. ikisini de menüye ekleyelim iyi oldu yazdığın.
oyuncak konusu da ayrı bir konu..bunu blogumda yazarım artık ahhh aaahh uzun hikaye..

Nurdan Gencturk dedi ki...

Tekrar merhaba Çağlayan,
yemek konusunda rahat olmam bu işi sorun olmaktan çıkardı sanırım. Eğer Ayça'nın kilosu normal sınırlar içindeyse sen de dert etme bence. Elbette sağlıklı beslemeye çalış ama çok da canını sıkma. Sen rahat olunca işler daha kolay yoluna giriyor sanırım. Süt konusuna gelince. Nesquik vs. katmaya karşıyım ben. Hazır meyveli sütlere de. Zamanla alışırlar diye düşünüyorum. Zeyno şu sıralar salya sümük ya. Doktor "iyileşene kadar ara ver. Sonra yeniden denersin" dedi. Belki de yoğurt olayı gibi olur. Zeyno aylarca ağzına yoğurt sürmemişti, şimdi kase kase yiyor :))

Merhaba Hülya,
çok teşekkürler. Dişler için biz hala beklemedeyiz...

Merhaba Pınar,
bence de artık görüşelim... Ama planlamaya çalışınca olmuyor sanırım... :))

Merhaba Yaprak,
ben de Zeyno'nun yeni halini çok sevdim. Eminim Damla'ya da yakışır. Hem kökleri onlarda nasılsa değil mi? :))Gece uyanmaları hakkında yazmak, konuşmak bile istemiyorum artık. Yaklaşık 1 aydır bu durumdayız ve ben artık çok yoruldum :((

sevgiler,

KEO dedi ki...

Nurdan, yazdıklarının çoğunu "evett, aynenn, hıhıı bizde de öyle" diyerek okudum.Bakalım daha neler göreceğiz:)sevgiler...

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Özgür,
biliyor musun, garip ama böyle mesajlar sayesinde rahatlıyorum, yalnız hissetmiyorum çünkü kendimi. En çok da çaresizlik anlarımda. Gece 3-4 gibi ağlayan Zeyno'yu göğsüme koyup, emzirirken, "acaba kaç anne şimdi ağlayan bebeğini kucaklamıştır?" diye düşünüyorum. Ve biliyorum ki, sayı çok fazla :))
sevgiler,

SONGUL dedi ki...

sevgili Nurdan o annelerden birisi de benim. Bugün bebeği emmeyi reddeden bir arkadaşım bu duyguyu yaşayabiliyor olmamdan dolayı bana imrendiğini söyledi:) Ancak benim sinirlerim bozuk, uykusuzluktan bedenim bitap,yavru dışındaki herkese ve herşeye karşı anlayış seviyem düşük. Ama yine de sütüm olduğu için ve benim buzağım emmeyi çok sevdiği için kendimi iyi hissediyorum...

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Songül,
garip bir çelişki yaşatıyor bu durum insana. Seninle tıpatıp aynı durumdayım ve ben de her şeye rağmen Zeyno'yu göğsüme bastırıp, emzirmeyi seviyorum...
sevgiler