12 Aralık 2007 Çarşamba

Yeni oyun

Geçen Pazar Osman'ı iş seyahatine yolcu ettikten sonra biz de tasımızı tarağımızı alıp, bir sonraki vapurla annemlere gitmiştik. Her şey süperdi. Sürekli ilgi, gezme, hazır yemek... Ama artık evimizdeyiz, ana-kız bir haftalık saltanatımız sona erdi. Valizimizi (tamamı Zeynep Hanım'ın kıyafetleri ve aksesuarlarıyla dolu!) boşalttıktan sonra ilk iş bir haftadır yıkanmayan Zeyno Hanım'ı banyo yaptırdık. Tabii yine ağlama eşliğinde. Ama artık alıştık bu duruma. Ben suyu yavaş yavaş dökerken önce "kurtar beni" dercesine Osman'a, ardından bana bakıyor, istediği yanıtı alamayınca da ağlamaya başlıyor. O ağlayınca biz yıkamaya hız veriyoruz, banyo sonrası bakımını yaparken o hırstan ağlamaya devam ediyor, sonunda da emzirilerek sakinleştiriliyor... Bu bizim için bir banyo klasiği artık. Bu fotoğraf da bu klasiğin son adımından bir kare. Zeynep Hanım temizlenmiş, bakımı yapılmış, memede sakinleşiyor... Ve yeni numarasını gösteriyor bize... Birkaç kez em, sonra bakışlarını annenin yüzüne dikip gülümse ve ağzından sütler aka aka "agu" sesleri çıkar. Sonra yine geri dön emmeye...

Hiç yorum yok: