27 Aralık 2007 Perşembe

Dönüş zamanı

Neden tatiller bu kadar çabuk geçer? İşte İzmir'den eve dönüş vakti geldi bile. Ben yine bavul toparlama telaşına girmişken, Zeyno son günün keyfini de doya doya çıkardı. Bugün susturamadık adeta onu. Kimin kucağına kurulsa, birkaç zamandır aguların yerini alan çığlıklar neredeyse durmaksızın dökülüverdi ağzından. Boş kaldığı zamanlarda ise afiyetle parmaklarını yemeye devam etti. Adeta geliş gününü tekrar yaşıyorduk. Kaka konusunda tüm gün tık yoktu yine Zeyno'da. Başımıza gelecekleri önceden bildiğimizden havaalanında uçağa binene kadar gözünün içine baktık, ama yok. Havalanmamızın üstünden 10 dakika kadar geçmişti ki, korktuğumuz oldu. Eve varana kadar durumun ne kadar vahim olabileceğini bildiğimizden tuttuk tuvaletin yolunu. Bir kişinin bile zor sığdığı o daracık kabinde temizleyiverdik Zeyno Hanım'ı. O mutlu, biz kan ter içinde döndük koltuklarımıza. Şimdi düşünüyorum da, 7000 metrede ve küçücük bir kabinde bu işi yapmak yerine, sonuç ne kadar vahim olursa olsun eve dönmeyi beklese miydik acaba?

Hiç yorum yok: