27 Aralık 2007 Perşembe

İlk uçak yolculuğu

Bayramın ikinci günü. Bu akşam 18.30 uçağıyla İzmir'e gideceğiz. Yani Zeyno ilk kez uçacak... Yine heyecanlı ve meraktayım çünkü bilmem kaç bin metre yukarda Zeyno'nun neler yapacağını bilmiyorum. (Zeyno'nun bu endişeli bakışı da heyecandan mı acaba?) Uçuş saatine 45 dakika kala havaalanındayız. (Artık daha erken gitmenin bir anlamı olmadığını iyice anladım. Hatta bu bile erken) Bavulumuzu ve Zeyno'nun arabasını bagaja verip, pusetini yanımıza alıyoruz. Check-in'de bittiğine göre sıra beklemede. Uçuşa 30 dakika kala kapılara çağrı yapılıyor. Sabiha Gökçen Havaalanı'nın salonları o kadar küçük ki, zaten kapının hemen önünde oturduğumuzdan acele etmiyoruz. Kuyruk bitsin geçiveririz hemen... Diye düşünüyoruz biz. Ama olmuyor tabii. Tam kuyruk sona gelmiş, biz kalkmaya hazırlanırken Zeyno gözümüzün içine baka baka kakasını yapıyor. Hem de ne yapma. Bu iş için bütün gün kılını bile kıpırdatmamışken neden şimdi? Bir an Osman'la birbirimize bakıp, sessiz düşünüyoruz. Uçakta temizlemekle uçağa binmeden temizlemek arasında gidip geliyor düşüncemiz. Bir anda saatimize bakıp, fırlıyoruz tuvaletlerin olduğu bölüme doğru. Daha 20 dakikamız var. Ama o da ne, geldiğimiz taraftaki bebek bakım odası personel ofisine dönüşüvermiş. Haydi koştur bakalım koridorun öbür tarafına. Daha koşarken çıkarmaya başlıyoruz bezi, ıslak mendili... Hayatımızın en kısa alt değiştirmesini yapıp, tekrar koşturmaya başlıyoruz. Çıkış kapısına vardığımızda soruyor görevli: "Gençtürk ailesi?" Assolist edasıyla en son yolcular olarak 18:25'te biniyoruz uçağa. Ve hoppp havadayız. Süper, acaba bunu hep yapsak mı? Yanımızdaki koltuk boş. Uçaklarda koltuk araları gitgide daraldığından boyuna değil ama enine doğru yayılıyoruz. Hemen emzirmeye başlıyorum Zeyno'yu, keyfi gayet yerinde. O gazını çıkarana kadar inişe geçiyoruz. Yani neredeyse aralıksız emmeye devam... İnsan oğlu kuş misali. Öğlen İstanbul'da yemeğimizi yiyoruz, akşam İzmir'de... Zeyno'yla ilk uçak yolculuğunu gayet iyi atlatmışız. Keyfimiz gayet yerinde. Darısı dönüşün başına...

Hiç yorum yok: