5 Kasım 2007 Pazartesi

Boşuna inat etmişiz

İşte ilk günlerdekine benzer bir uyku fotosu daha... Zeyno yeniden beşiğinde! Geçen hafta, keyifli bir günün akşamında Zeyno'ya sürpriz yapmış, onu beşiğinden yatağına geçirmiştik. Sanki bir mucize olmuş, Zeyno hiç tepki göstermemiş, mışıl mışıl uyumuştu. E tabii, bu değişimi anlayamayacak kadar küçüktü daha. Hem yatağını da onun ilgisini çekecek oyuncaklarla süslemiştik. Üstelik bu yatak beşiğine göre çok daha konforluydu. Hani dertop olunca boyum 110 cm'e inse ben yatacağım nerdeyse... İnsan başka ne isterdi ki? İstermiş... Meğerse Zeynep Hanım sallanmaya çoktan alışmış bile. Bu nedenle tüm bu konforu ve renkli oyuncakları bir kenara itip, beşiğini istedi. Ama biz onun sallanarak uyumaya alışmasını istemiyoruz ya, inat ettik. Her akşam onu ninnilerle yatağına yatırdık, masallar okuduk, okşayıp sevdik... Sonuç, bütün düzenimiz alt üst oldu. Üstelik sadece akşam değil, gündüz düzeni de. Gözlerinden uyku akan Zeyno bir türlü uyumaz oldu. Bu gündüz uykusuzluğunun üstüne bir de akşam koliği eklenince de ben bir anda vampire dönüşüverdim. Sonunda bugün inadı bıraktık. Öğlen beşiği tekrar yatağının yanına getirip, içini hazırladık. Güzel bir süt ziyafetinin ardından beşiğine bıraktığım Zeyno, keyiften bayıldı nerdeyse. Yine hemen derin bir uykuya geçemedi ama saatlerce beşiğinde kalmaya da "hayır" demedi. Tabii hafif de olsa sallandığı sürece. Sonuçta zafer kazanan o oldu ama bence hiç mahsuru yok. O beşiğinde olduğu için mutlu, biz de saatlerce onun mızmız ağlamasını dinlemek zorunda kalmadığımız için. Hem itiraf edin, hangimiz şöyle hafif hafif sallanarak uyumak istemeyiz ki? Hamaklara bayılmamızın nedeni de bu değil mi? Varsın Zeyno'da sallanarak uyumanın keyfini çıkarsın. Şu anda bizi tek düşündüren ev dışında bir yerde kaldığımızda ne yapacağımız. Onunda çözümü iki bacak, bir yastıktan oluşan ve her yere kolayca taşınabilen beşik :)

Hiç yorum yok: