28 Ekim 2007 Pazar

Bugün neler oldu neler...


Dün gece saatler bir saat geri alındığı için şaşırdığından mıdır, yoksa tatil günü bize torpil yapıp, biraz daha fazla uyumamızı istediğinden midir bilinmez, Zeyno her zamankinden bir saat daha geç, 08:30'da uyandı bugün. Sütle yapılan sabah kahvaltısının ardından keyfine diyecek yoktu. Ama bu keyifli mıkırdanmaların yorgunluğuna daha fazla dayanamadı ve bir saat sonra tekrar uykuya daldı. O uyurken güneşin iyice yükselip, ısıtmaya başladığını görünce, dünden kalma hızla, bugün de kendimizi sokaklara atmaya karar verdik. Önce Ada'da kısa bir tur attık... Ama daha evden çıkar çıkmaz yeniden uykuya dalan ve sadece arada sırada gözllerini biraz aralayan Zeyno, maalesef çevresindeki hiçbir şeyin farkına varamadı. Onun bu derin uykusundan istifade, yürüyüş dönüşü sahildeki çay bahçelerinden birine attık kapağı. Gazetemizi burada içtiğimiz çayların eşliğinde okuduk. Eve döndüğümüzde, ne olur ne olmaz diye hediyesini sabah verdiğimiz Ceren'in doğumgünü partisine denk geldik bahçede. Böylece Zeynep daha 51 günlükken hayatının ilk partisine katılmış oldu. Biz de artık Zeynep sayesinde çocuklardan doğumgünleri için davet almaya başladık :) Eve dönüşte Zeyno'yu iki sürpriz bekliyordu: Banyo ve yeni yatağına geçiş. Banyoyu her zamankinden daha sakin bir krizle atlattık. Yeni yatak olayını ise pek kavrayamadı sanırım. Önce uzun uzun tepesinde dönüp duran oyuncaklara baktı. Biz tam "oldu bu iş" derken kolik saati geliverdi ve ağlama eşliğinde yataktan baba omuzuna geçildi. Ama gecenin finalinde yine yeni yatağındaydı. Zaten sallanan beşiği çoktan odadan çıkardık bile. Yani bugün Zeyno için çok dolu bir gündü. Neler oldu neler...

Hiç yorum yok: