16 Aralık 2008 Salı

Sobe - Çantamdakiler

Ayça'nın annesi Çağlayan sobelemiş beni. Bu konuda sobelenebilecek en yanlış kişi bendim herhalde? Tabii Çağlayan bunu nerden bilsin... Çantamda neler olduğunu yazmam gerek. Öncelikle belirteyim ki, çoğunlukla benim bir çantam olmaz. Eğer yanımda Zeyno olmadan dışarı çıkacaksam, cep telefonumu kotumun arka cebine koyar, yan ceplerime de paramatik kartımı ve biraz nakit para koyar, dışarı fırlarım. Zeyno'yla beraber dışarı çıkıyorsak ve uzun saatler dışarda kalacaksak, büyükçe bir çanta alırım. İçinde Zeyno için bir takım yedek kıyafet, bez değişimi için gerekli malzemeler, atıştırması için birkaç yiyeceğin olduğu poşet, suluk, belki oyalanır diye oyuncaklarından biri ve uyursa üstüne örtmek için bir örtü olur. Bunların yanında da benim cep telefonum, cüzdanım ve evin anahtarları. Makyaj yapmam ben, belki burdan kurtarıyorum. Ama herhalde Zeyno'yla beraberken yeterince büyük bir çantayla dolaştığımdan, O yanımda olmadığında mümkün olduğunca hafif gezmeye çalışıyorum artık. Yoksa daha önce küçük de olsa bir çantam olurdu...
Ve gelelim kural gereği birini sobelemeye: Duru Kuşunun annesi Pınar, sobeeee!!

2 yorum:

cAg dedi ki...

Nurdancım,banada sobe olunca, uzun bir süre yazamadım aynen senin durumundayım çünkü.İşe giderken yanıma aldıklarımı yazayım bari dedim.Ama hafta sonu gelince yine eski halime geri dönüyorum,çantam Ayça'nın bez çantasına dönüyor...
Öptüm

pinarbk dedi ki...

Bu akşam yanıtlıyorum seni:))