10 Ekim 2010 Pazar

İlk tiyatro deneyimi

Güleryüzlü çocuk Özgür, Tombiş yanaklı Asya, yaramaz Aras, şişman Yağız, uzun saçlı Ada... Zeyno'nun okul arkadaşları bunlar. Tabii ön tanımlamalar da yine Zeyno'ya ait.

Özgür'ün annesi Kader, Asya'nın annesi Ayça, Aras'ın annesi Pınar... Bunlar da benim yeni "veli" arkadaşlarım. Dördümüzün çocuğu da aynı sınıfta; yani okulla yeni tanışıyorlar...

Ağlama faslıyla geçen 2 haftanın sonunda, 3. hafta şaşırtıcı bir sakinlikle başlayınca, o pazartesi Zeyno'yu okula bıraktıktan sonra, Beylerbeyi iskele meydanında kendime bi sabah çayı ısmarlamaya karar vermiştim. Ben Kader'i haberdar ettim bu durumdan, O da Ayça'yı. Nihayetinde, o sabah 3 yeni arkadaş, çoğunlukla çocuklardan laflayarak, deniz kenarında içtik sabah çaylarımızı.

Laf arasında Ayça'dan geldi teklif: "Haftasonu çocuk tiyatrosu için davetiye ister misiniz?" diye sordu. Hiç düşünmeden "olur" dedik bizde.

1 hafta sonra, bu öğlen, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nin önünde buluştuk. Okula henüz alışamayan Asya annesinin eteğinden pek ayrılmadı ama birbirlerini "okuldaki en iyi arkadaşı" olarak tayin eden Zeyno ve Özgür, kısa bir kikirdeşmenin ardından eleleydi...

Pek bi mutlu girdiler salona da. İlk defa gördüğü tiyatro salonunu şöyle bir süzdü önce Zeyno. Özgür'e söylediği ilk şey "burası ne kadar kalabalık" oldu... Bu arada fonda çalan tanıdık çocuk şarkılarına da eşlik ediyordu.

Aslında oyunun konusu daha büyük yaş gruplarına uygundu ama yine de umduğumdan daha iyi izledi. En azından endişelendiğim gibi loş ışıktan ve gürültüden rahatsız olmadı.

Pembeli kızın neden sürekli sahnede olmadığını pek anlayamadı. Nedenini pek anlamasa da, salondakiler gülünce o da güldü. Şarkılarda el çırptı. Sakince oyunu izleyen Özgür'ü baştan çıkarmak için sürekki "hadi kalk dans et" dedi. 20'şer dakikadan 2 perdelik oyun boyunca neredeyse hiç oturmadı. Sonuçta tiyatroyu sevdi. Sevmiş. Öyle diyor!

** Yanımıza fotoğraf makinesi almadığımızdan güne dair bir fotomuz yok. Oyunun davetiyesini koymayı düşündüm ama o da Zeyno'nun makas darbelerine kurban gitmiş

2 yorum:

Sudamlam dedi ki...

biz de bu haftasonu için benzer bir plan yapalım dedik ama olmadı. Ben sıkılır diye endişeleniyorum.bir de sinema kısmı var. ablam illaki sinemaya götüreyim diyor.. bakalım..Zeyno eğlenmiş ne güzel..

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Yaprak,
Çocuk tiyatroları kısa oluyor zaten. Bir de oturup seyretmiyorlar ama müzikler, renkli kostümler falan ilgisini çekiyor. Ben sinema işini okula bırakmayı düşünüyorum :)