10 Ekim 2009 Cumartesi

2 yaş kontrolü

Yazmadığım dönem hakkında o kadar çok yazılacak şey varki aslında. Özellikle son birkaç aydır, her günü değil, her anı bi başka Zeyno'nun. "2 yaş krizi" tüm etkisiyle kendini gösteriyor. "Yapmıycammmm", "olmazzzzz", "istememmm"ler havada uçuşuyor. Diğer yandan durup duruken defalarca öpmeler, "canımmm" deyip deyip sarılmalar... İdare edilmeyecek gibi değil ama durum. İnatlaşmıyorum, eğer istediği gibi olmasında bir sakınca yoksa, benim istediğim gibi olması için üstelemiyorum, öfkesi büyümeden dikkatini bir başka şeye çekiyorum... Bunlar kendimce bulduğum çözümler ve çoğunlukla işe yarıyor. Bu arada çok sıkışınca, tası tarağı toplayıp kendimizi sahile atmaya da devam ediyoruz. Hazır yazdan kalma günler devam ediyorken, kaçırmamalı zaten fırsatları...

Yeme daha doğrusu yememe krizleri de var son günlerde. Nedenini bilmiyorum ama yine ısrar etmiyorum. Bu duruma çözüm olarak da birlikte topkek yapmayı buldum. Cevizli topkek, havuçlu topkek ve denenmeyi bekleyen sıradaki tarifler...

Konuşma halleri tam gaz devam ediyor. Kelimeler birleşip, uzun cümlelere dönüşmekle kalmıyor, bizi şaşırtan tepkiler, değişik yorumlar dökülüyor artık ağzından. Play tuşuna basılmış teyp gibi, susmadan konuşuyor da konuşuyor...

Favori istek yine "oku". Gece uyumadan önce kitap okuyoruz; sabah uyandığında ilk iş gece okuduğumuz kitabı tekrar okumamı istiyor. Ve gün içinde en çok istediği şey yine kitap okumamız. Bu arada tüm kitaplar hafızaya kaydediliyor. Daha doğrusu kaydediliyormuş. Arada bazı cümleleri, doğru yerlerde birebir söyleyince anladık. Bir de kitabını bacaklarının üstüne koyup, kendi kendine okuduğu zamanlar var ki, evlere şenlik...

Tuvalet konusunda hiçbir ilerleme yok. Bu konuda şu cümleler dökülüyor Zeyno'nun ağzından: "Duru çişini tuvaltene yapıyor, Pamir çişini tuvaltene yapıyor. Bebekler çişini beze yapar. Ben daha büyümedim, çişimi beze yapcammmm". E tüm bunların üstüne ne diyebilirim ki? Evde lazımlık, tuvalet adaptörü, alıştırma külodu, yedekleriyle normal külot dahil tüm altyapı hazır ama zamana bıraktık. Bu konuda da ısrar yok!

Tatilden döndüğümüzden beri ayrı odada yatıyor artık. Bu başlıbaşına bir yazma konusu. Odasını tamamen hazırlamayı başardığımızda detaylı olarak yazacağım. Şimdilik şunu söyleyebilirim ki, umduğumdan çok hem de çok kolay oldu. Ama deliksiz uyku hala hayal tabii...

Sıcak sosyal ilişkiler de tam gaz devam ediyor. Bir bakıyoruz vapurda, ilk defa gördüğü insanlarla bile sarmaş dolaş. Önceden tanıdığı insanlarla ilişkisi ise "aşmış" durumda artık. Mesela ben bu satırları yazarken, Zeyno akşam gezmesinde. Hem de evlerine daha önce sadece bir kez gittiği Meriç'lerde. Galiba bu konuda da bana çekmiş. Bir kere kanı ısındımı, çok seviyor O da...

Şu sıralar en çok zevk aldığı şeylerden biri de bisiklet koltuğuna kurulup, Ada'yı dolaşmak. İlk denemede eti sıkıştığı için daha sonra takmayı reddettiği kaskını kafasına takıp, "hızlı git babaaaa" diyor artık. Kask takma işini, üstüne çıkartma yapıştırarak hallettik. Bazen küçük ve basit uygulamalar sanıldığından çok daha fazla işe yarıyor.

Ve 1 ay kadar gecikmeyle 2 yaş kontrolüne gittik nihayet. Bu kontrole gitmeden önce yaptırdığımız idrar kültüründe çıkan sonuç yüzünden yeniden idrar verdik. Sonuç Pazartesi çıkacak. Eğer durum yine pozitifse antibiyotik kullanacak. Benim geçirdiği gribal enfeksiyondan miras kaldığını düşündüğüm, devam eden hafif ateşin nedeni idrar yolu enfeksiyonudur belki de? Pazartesi alacağız sonucu... Ve ölçüm sonuçları: Boy 91,5 cm, kilo 12.800 gr. Ortalamada ilerlemeye devam yani. Yol boyunca "bu kez iğne miğne yok!" diyerek gittiğimizden, Hepatit A aşısının ikinci dozunu bir dahaki kontrole bıraktık.

Ve geç kalmış birkaç foto:

Yaz aşkı Doruk'la Ada'da bayram buluşması... Heybeliada- Bostancı vapurunda


Bir bayram buluşması daha: Duru&Zeynep - Heybeliada-balkon

"Çantasız çıkmam"

5 yorum:

elif ada dedi ki...

Ne kadar tatli olmus Zeynep. Biz babasiyla bisikletteki fotografina bayildik. cantasina da hayran kaldık. Opuyoruz Zeynep'i o guzel pembe yanaklarindan...
Sevgiler
Umur & Ada

pıtırcığın aşkı,lupinin annesi dedi ki...

merhaba, hepsine bayıldım, kuzum da 2 yaşında ve aynı muhabbetler bizde de var, bol bol gülüyoruz. fotoğrafta bisiklete bayıldım, orjinali bu mu yoksa aparatı siz mi taktınız merak ettim. kuzuyla bisiklete binmek güzel olurdu... iyi eğlenceler

pinarbk dedi ki...

Allahım bu ne kokoşluktur:))) Dün akşam Ertuğrulla baktık resimlere. SEvdik, güldük, kulaklarını çınlattık...

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Elif Ada,

teşekkürler... Bu arada çanta LCW'den...

Merhaba Lupi'nin annesi,
koltuğu sonradan aldık... Bisiklet malzemeleri saten yerlerde bulunuyor... daha detay bilgi istersen, eşime sorar yazarım...

Merhaba Pınar,
valla dediğin gibi gitgide daha bi kokoş oluyor galiba :))

Sudamlam dedi ki...

çok tatlı :)) o bir küçük hanımefendi olmuş.. ahh ahh o tuvalet konusu :((