16 Nisan 2009 Perşembe

Zeyno'nun bir bahar günü

Fotolar, sabah serin başlayıp, öğleden sonra ısınan geçen Cumartesi gününden. Elim ancak değdi yüklemek için. Aslında şu sıralar Zeyno'nun bir gününü nasıl geçirdiğinin de özeti bu fotoğraflar.

Sabah 07:00 civarı uyanılır. Annenin yanına uzanılarak, 20 dakika kadar meme keyfi yapılır. Babayla birlikte üst değiştirilip, kahvaltı hazılanır. Anneyle kahvaltı edilir. Kahvaltının ardından "zorunlu" bez değişimi yapılır. Ve sokağa fırlanır. İlk durak lojmanların içindeki park olur. Kayılır, kayılır, kayılır...

Sadece kaymak kesmez, yeni yerler keşfedilir...

Binbir güçlükle parktan ayrılınıp, sahile inilir. Lady Cafe'nin en öndeki masasına konuşlanılır. Kuşlar kovalanır, köpekler çağrılır, denize bakılır, yerdeki izmaritler itinayla toplanarak "çöp, çöp" diye anneye getirilir. 2 sene önce deli gibi budandığı için hala yeşeremeyen ağacın altındaki toprak eşelenir, vapurdan boşalan insanlara el sallanır, kimisiyle sohbete girişilir. "Çaycı Dede"nin biberona doldurduğu yayla çayı içilir, bir şeyler atıştırılır, karakoldaki polis abilerin yanına gidilir.

Geldi mi, diğerleri gibi kaçmayan "turuncu" mıncıklanır.

Saat 12:00'ye doğru dönüş yoluna girilir. Bu kez yol üstündeki parka uğranır. Duruma göre kayılır, sallanılır ya da sadece parkta turlanır.

Yine binbir güçlükle ve birkaç pembe yalan desteğiyle parktan çıkılır. Yokuş özellikle arabada değil, yürüyerek çıkarılır. Lojman içindeki parkın önünden geçerken ufak bir "mızmızlık" krizi yaşanır. 4. kattaki evimizin merdivenleri, anneye sürekli O'nu tutmaması hatırlatılarak çıkılır.

Eve girer girmez, mutfaktaki tabure banyo lavobosunun önüne taşınır. Eller yıkanır. Üsttekiler çıkarılıp, pijama giyilir. Saat 13:00 gibi meme emerek öğlen uykusuna dalınır (şu sıralar meme seansının çok uzamaması için bir süre sonra ayağımda sallıyorum. İlk günler biraz itiraz etmişti ama artık bu şekilde dalıyor uykuya).

Saat 15:00 gibi uyanılır. Anne çağrılır. Yatakta biraz oynaşılır. Öğlen yemeği yenilip, bez değiştirilir. Tekrar giyinilir ve saat 15:30 gibi gelen ablalarla birlikte tekrar dışarı çıkılır. Yine park, yine sahil...

Saat 18:00'da eve gelinir. Eller yıkanır ve baba karşılanır. Yemek saatine kadar babayla oynanır.

Saat 19:00'da yemeğe oturulur. Yemekten sonra babayla oynamaya devam edilir.

Saat 20:00 gibi "zorunlu" alt değişimi. Ardından banyo ve saçların kurutulması. Babaya el sallama ve uyumak için anneyle odaya gitme. Meme emerek saat 21:00 gibi gece uykusuna dalma...



6 yorum:

Sevgili Sayfa dedi ki...

Ne harika zaman geçiriyormuş Zeynep Hanım. Tam bir küçük hanım olmuş, çok tatlı :)

Hayal Arkadaşlarım dedi ki...

Ne güzel. Dolu dolu yaşayarak geçen bir gün. Havalarda ısınmaya başladı ne kadar güzel. Benim bızdıkta eve gider gitmez parka gitmek için hareketleniyor. Maşallah.

Hatice ve şekerkızı Nisanur dedi ki...

ohhh ne sefa maşallah.
sevgiler

cAg dedi ki...

Zorunlu kısıma bayıldım, ben savaş veriyorum alt değiştirirken, tepiyor bizim sıpa...
Öptüüüm

Sudamlam dedi ki...

valla keyif bunlardaki :))) maaşallah, günleri çok güzel geçiyormuş zeyno'nun, en kötü günü böyle geçsin..

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Gülfer,
teşekkürler...

Merhaba Hayal Arkadaşım,
bahar en çok çocuklara geldi zaten...

Merhaba Hatice,
bence de tam bir sefa, özeniyorum valla... :))

Merhaba Çağlayan,
alt değiştirme bizde de savaş halinde oluyor. Yazlık kıyafetlere bi geçelim, rahatlayacağız herhalde...

Merhaba Yaprak,
teşekkürler...