19 Kasım 2008 Çarşamba

14. ay kontrolü

Üstünden 2 gün geçtikten sonra adım adım 14. ay kontrolü notları...

* Klinikten içeri girer girmez yüzü ekşidi Zeyno’nun. Sanırım kapı açılır açılmaz, bebek hemşiresiyle karşılaşması neden oldu buna. Olay, oyuncaklar sayesinde büyümeden halledildi.

* Bu ay, özellikle minik bebek arabasına ve içindeki iki bebeğe takıldı Zeyno. Arabayı ittirerek kliniği dolandı durdu. Ortada duran koca masanın üstüne çıkınca anladık ki, bizimki tırmanmayı da biliyormuş.

* Yapılan ölçümlere göre, Zeyno geçen aydan bu yana 200 gr alarak 10500 gr ağırlığa ve 1 cm uzayarak 77,5 cm boya ulaşmış. Ölçümler sırasında yine ağladı.

* Ağlamanın şiddetinin artması için Hilal Hanım’ın odaya girmesi yetti. Hafıza bu aylarda iyice kuvvetleniyor sanırım. Hilal Hanım’ın muayenesi boyunca canhıraş bir şekilde ağladı. Zaten son kuvvet ağladığından, vurulan aşı, ağlamanın dozunda herhangi bir değişikliğe neden olmadı.

* Bu ağlama her zamanki gibi memede son buldu tabii. Hilal Hanım’a yan yan bakarak emdi.

* Bu ay prevenar aşısının son dozu vuruldu. Şükürler olsun! Şimdiye kadar, aşı yerinde kızarıklık ve hafif şiş dışında bir etkisi olmasa da, kıldım bu aşıya karşı nedense??

* Sağ kulağında hafif bir kızarıklık varmış. Eğer ağrı olursa Hilal Hanım’ı haberdar edeceğiz.

* Son dönemde meyve yemediği için meyve suyu vermeyi deneyeceğim.

* Kurban Bayramı’nda Edirne konaklamalı İğneada’ya gitmeyi düşündüğümüzden özellikle sordum ama Zeyno’ya ciğer hala yasak. O’nun payını da mecburen ben yiyeceğim artık.

* Kulağındaki kızarıklık ve geçenlerde geçirdiği 3 günlük ishal, Zeyno’nun bir enfeksiyon geçirdiğinin göstergesiymiş. Ama meme emdiği için ilaç kullanmasına gerek kalmadan atlatmış.

* PPD testi için gelecek ay Perşembe dışında bir güne randevu alacağız. Hilal Hanım testi yapacak, 3 gün sonra Ada’daki çocuk doktoruna ölçtürüp, sonucu bildireceğiz.

Ve klinik çıkışı:

* 1 saat kadar sarkan randevuya, muayene boyunca ağlamanın yorgunluğu ve aşı sonrası verilen ateş düşürücü şurubun etkisi eklenince, takside uykuya yenik düştü Zeyno.

* Fulya’dan Kabataş’a geldik. 16:30 vapuruna kadar vakit geçirmek üzere Kahve Dünyası’na girdik. Önce sandviçlerimizi yiyip, portakal sularımızı içtik. Ardından kahvelerimizi yudumlamaya başladık ki, Zeyno uyandı. Gördüğü her garsona sevimlilik yapıp, sincap şeklindeki çikolatayı kaptı.

* Vapursa, 1 saat 15 dakika boyunca durmadan yürüdü. Koltukların arasına girip, çıkarak istediği insanlara el salladı. Çay ocağının minik kapısından içeri kafayı daldırıp, oradakilere de el sallayınca, çikolata ganimetine bir de kakaolu kek eklendi. Osman’ın yorumu: “Aç kalmaz bu kız”

4 yorum:

cAg dedi ki...

Merhaba Nurdan
Bu çocuklar yürümeye başladılar mı pek fenaymış dimi.Ben Ayça'yı dışarıya çıktığımızda oturtamıyorum bir yerde, geziniyoruz her yeri.Neden PPD,sakıncası yoksa merak ettim.Meme emerek yan bakma olayına hastayım, çok tatlı da bunlar hayatta bırakmayacaklar gibi geliyor, meme manyağı(Ayça için babası öle diyo artık) oldular:))

KEO dedi ki...

Vapurdaki oyunlarına bayıldım:)Karaciğeri merak ettim neden yasak?Okuduğum yemek sitelerinde 2 haftada bir verilmesi faydalıdır yazıyordu.Gerçi ben bir kez denedim ve hiç beğenmedi bizimki.

Adsız dedi ki...

Merhaba
Ben de PPd testini merak ettim. Neden yaptırıyorsunuz? Bizim de verem aşımız sonrasında hiç iz oluşmadığından bir ara yaptırmayı düşündük. Ancak %100 doğru sonuç vermiyormuş ve ikinci kez verem aşısı yapılmıyormuş diye sonra vazgeçtik. Ayrıca PPD testi sadece sağlık ocakları ve verem şavaş dispanserlerinde yapılıyor diye biliyorum.

Blogunuzun devamlı takipçilerinden Duru

Nurdan Gencturk dedi ki...

Merhaba Çağlayan ve Duru,
PPD testini doktorumuz istiyor. Dediğine göre Sağlık Bakanlığı zorunlu tutmuyormuş ama o yine de önemli diyor ve istiyor. Doktorumuz kendisi de bu testi yapabiliyor. Önemli olan ölçümü yapabilen bir doktor olması. Verem aşısını da her doktor yapamıyor. Gelecek kontrolde kendi doktorumuz testi yapacak. Ölçüm 3 gün sonra yapılıyormuş. Tekrar gitmemek için ölçümü de Ada'daki çocuk doktoruna yaptırıp, sonucu bildireceğiz...

Merhaba Özgür,
Hilal Hanım kesin bir dille "sakatat yemesini istemiyorum!" dedi. Çocuklarda beslenme konusunda çok titiz olduğu ve bu konudaki son gelişmeleri yakından takip ettiği için, elimden geldiğince uymaya çalışıyorum önerilerine. Aslında daha önce bir kez tattırmıştım Zeyno'ya ve O da çok sevmişti ama bir süre vermeyeceğim herhalde...