3 Nisan 2014 Perşembe

Ve nihayet dişler düşer



Her salyayı belirti sayarak, her huzursuzluğu, ateşi “hıh şimdi geliyor” diye karşılayarak tam 14 ay bekledik Zeyno’nun ilk dişini. O ise hiç istifini bozmadan, bu süre boyunca simidi, köfteyi, her çeşit meyveyi-sebzeyi damaklarıyla yedi kütür kütür...

1 yaşını doldurduğunda, görenlerin şaşkın şaşkın baktığı, yürüyen ama dişsiz bir kızımız vardı. Tabii ki dişsiz kalmadı, ilk dişinin ardından diğerleri de sorunsuz bir şekilde pıtır pıtır diziliverdi ağzına. 

Ama son 1 yıldır dişleriyle ilgili başka bir derdi vardı Zeyno’nun: “Benim dişlerim neden dökülmüyor?”. Çevresindeki yaşıtı arkadaşları birer birer dişlerini döküp, bunu bir büyüme alameti sayarak gururlanırken, onun bu konudaki endişesi daha da arttı. Uzun uzun anlattım “senin ilk dişin de çok geç çıktı; bu nedenle muhtemelen ilk dişinin düşüşü de arkadaşlarına göre geç olacak. Ama bak dişlerin çok güzel ve sağlam” diye. Dinledi, mantıklı buldu, onayladı... Ama bu kez de “keşke ilk dişim daha erken çıksaydı” diye mızmızlanmaya başladı...

Neyse ki, geçen ay, alt ön dişlerden biri hafif hafif sallanmaya başladı. Fark edince, aman ne mutluluk! Bu diş rahat bırakılmadı tabii. Sürekli kontrol edildi, ufak ufak dürtüldü. Ve geçen hafta sonu itibariyle, ön dişlerden biri çıktı çıkacak kıvamda, diğeri de epeyce sallanır haldeydi. Pazar gecesi yatmadan önce yaptığım son kontrolde, Zeyno’nun “Anne dişimde mor bir şey çıkmış” diye tarif ettiği şeyin,  az sallanan dişin arkasından patlayan yeni diş olduğunu fark edince, işi hızlandırmaya karar verdik.

Pazartesi günü için yapılan baba-kız iş yerinde planının ilk adımı dişçi ziyareti oldu. Böylece Zeyno dişçi koltuğuna ilk kez 6,5 yaşında, sallanan ön dişlerin alınması için oturmuş oldu. Osman’ın çektiği videodan izlediğim kadarıyla endişeli bakışlarla oturmuş, saniyeler içinde çekilen dişler sonunda gözünden bir damla yaş süzülmüş ve büyük bir mutlulukla koltuktan kalkmış...

Şimdilerde çok mutlu... Hele bir de diş perisi, biriktirdiği paralar için cömert bir katkıda bulununca, o parayı babasının bıraktığını bilse de sabah sevinç çığlığı atmadan edemedi. Ne de olsa okullar açıldığından bu yana biriktirdiği miktar, hedeflediği rakama ulaşmış oldu böylece. Şimdiler de o parayla ne yapacağına karar vermeye çalışıyor. Tablet almak için çıkılan yol, parayı İtalya’da harcamaya doğru gidiyor...

2 yorum:

Suleyman Erharat dedi ki...

"İtalya'nın şerri, tabletin hayrından evladır"
Evliya Çelebi

Nurdan Gencturk dedi ki...

çok yaşa Evliya Çelebi :))