28 Kasım 2011 Pazartesi

Dersimiz Dilbilgisi


Son günlerdeki ev halleri: Boya boya boya... Çiz çiz çiz...Keçeli kalemle, pastel boyayla, kuru boyayla, sulu boyayla... Kağıtları, resim defterini, masanı, sandalyeni...

Her gün saatlerce bu işi yaptığım yetmiyormuş gibi, meslek hastalığına tutulup, elime aldığım dergiyi-kitabı sıradan okuyamadığım yetmiyor muş gibi... Bir de Zeynep’in soruları başladı:
Birkaç akşam önce... yatakta... Zeyno uykuya dalmadan 5-10 dakika önce

Z: Bebe artık çişi gelince abisine söyleyecek
Z: Bebe artık çişi gelince abisine söyleyeCEK
Z: Anne! “cek” demesi doğru mu?
A: Anlamadım?
Z: Pepe’nin “cek” demesi doğru mu?
A: Doğruuu... Yani bebe henüz söylememiş, biraz zaman geçince söyleyecekmiş...
Z’’nin anlamamış bakışları üzerine
A: Yani konuşacak, yazacak, oynayacak gibi... Anladın mı?
Z: Ama “artık” diyor...
A: Eee?
Z: O zaman “cek” dememeli!
A: Ne demeli?
Z: “yor” demeli. Bebe artık çişi gelince abisine söylüyor...
A: !!!!
İşin içinden çıkamayan anne cevabı:
A: Hadi artık yatalım, geç oluyor.

**

Geçen Pazar akşamı... yine yatakta... yine Zeyno uykuya dalmadan 5-10 dakika önce... O gün baba-kız gittikleri kitapçıdan alınan yeni kitabı okuyacağım.

A: Kitabın adı Winnie’nin sepeti
Z: Ama Winnie’nin sepetleri olmalı!
A: Neden? Bak kapaktaki resimde Winnie’nin elinde bir tane sepet var.
Z: Evet ama Winnie’e arkadaşları için bir sürü sepet hazırlayacak. Babam kitapçıdayken okumuştu bu kitabı bana.
A: !!!

**

Şu sıralar kelimelere sarmış durumda Zeyno. Duyduğu ve anlamını bilmediği her kelimeyi mutlaka soruyor:
Osman: Resmin muhteşem olmuş
Z: Muhteşem ne demek baba?

**

Z: Sen neden pijamalarını giymedin anne?
A: Bilmem, üşendim galiba
Z: Üşenmek ne demek anne?

**

Dil sürçmelerini, yanlış söylenen kelimeleri de hemen fark edip, düzeltiyor... Bakalım, gidişat nereye?

1 yorum:

sonsuz dekorasyon dedi ki...

ne güzel kızınla beraber nice nice mutlu sağlıklı zamanlar geçirmeniz dileğiyle çok tatlı maşallah..