11 Haziran 2010 Cuma

Kara Zeynep, Sarı Zeynep

Yaklaşık 4 sene önce kadardı... Her ay gelen onlarca bülten mailinden biriydi... Bir baba adayının yazmaya başladığı blog'u tanıtıyordu: babaolmak.com. Bültene hızla bir göz atıp, hemen tıkladım verilen adrese:

"Baba Olmak! Yazacak o kadar çok şey var ki, neresinden başlasa bilemiyor aslında insan. Belki de o yüzden başladığım yer bir blog kurmak(Bomboş bir blog’u defter gibi önüne açınca sanırım yazmayı ertelemek daha zor). Yazmayı ertelememek de lazım çünkü gün boyu kafamda yazdıklarım, üzerlerine yenileri geldikçe silinip yok oluyor sanki. Günlük yoğunluğun en büyük dezavantajlarından biri bu olsa gerek." diyordu ve bu blogu oluşturma nedenlerini şöyle sıralıyordu:

- Düşüncelerimi yazmak, bir yerde toplu halde duymak ve paylaşmak
- Başkalarının düşüncelerini duymak, benle aynı durumda da olabilirler (Benim durumum? 7 haftalık bir mercimeği olan baba adayı) babamla aynı durumda da olabilirler (Babamın durumu? 30 senelik kazık kadar bir mercimeği olan kıdemli baba) Sonuçta her erkeğin, hatta kadının da baba olmakla ilgili mutlaka fikirleri vardır. Paylaşmak isterlerse işte meydan.
- Neden "Anne Olmak" diye site var da "Baba Olmak" diye site yok serzenişi
- 7 Haftalık bir mercimeğe web sitesi yapmanın erken olacağı düşüncesiyle daha genel bir şey yapma fikri...


İlginçti, güzeldi, özeldi... Dergide değerlendirmek için bülteni bi kenara ayırdım... O kadar... O dönemler henüz blog alemine girmemiş, daha da önemlisi annelikle henüz hiçbir ilgisi olmayan birisi olarak ancak bu kadar ilgimi çekmişti...

Fazla değil, birkaç ay sonra hamile olduğumu öğrendim. Zaman ilerlemeye, karnım şişmeye başladı... Ben web üzerinde hamilelikle ilgili şeylere daha çok bakar oldum... Ve işte o anlardan birinde, yeniden aklıma geliverdi bu blog. Aylardan sonra tekrar tıkladım ki, onlar da doğum hazırlıkları başlamış bile... Bırakmadım sonra peşlerini. Bloglarının üzerinden takip ettim durdum onları.

Okuduğum satırların arasında karşıma çıkan tesadüflere şaşırdım her geçen gün. Biz "kolay ve anlaşılır bir isim olsun, fazla düşünmeye gerek yok Zeynep iyidir" diye düşünüyorduk ki, onlar doğan kızlarına Zeynep adını verdiler... Karı-koca, biri iletişimciydi biri psikologdu; tıpkı bizim gibi! Adam Metallica dinliyor, fotoğrafla ilgileniyordu; tıpkı Osman gibi! Datça'yı seviyorlar ve her sene mutlaka gidiyorlardı; tıpkı bizim gibi! Üstelik Datça'daki arkadaşlarının adı da Kubi'ydi! işte bu da bana "yok artık, daha neler!" dedirten benzerlik oldu...

İlk ne zaman yorum bıraktığımı hatırlamıyorum. Özgür'ün dediğine göre, Zeynep'in Metallica body'li bebeklik fotoğrafına yorum yapmışım "nerden aldınız?" diye. En azından Özgür beni ilk o yorumla hatırlıyor. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Yorumlar bırakıldı karşılıklı, bazen mailleşilerek sorular soruldu, cevaplar verildi. Ve tüm bu yazışmalar içinde buluşulmaya karar verildi.

İlk buluşma geçen sene Göztepe Parkı'nda oldu. Kısa bi buluşmaydı. Kızlar kendi hallerinde takıldı parkta. Biz çimenlerin üzerine yayılıp, gözümüz kızlarda tanıştık. Biraz lafladık ve "tekrar görüşelim" deyip ayrıldık...


Geçen zaman içinde çok istedik ama beceremedik. Ve bu tekrar buluşma işini ancak geçen hafta sonu becerebildik. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur bile durduramadı bu kez bizi; Bostancı'dan atlayıp motora geldiler Ada'ya. Daha önce de söylemiştim, "bu blog buluşmalarındaki sanki 40 yıldır tanışıyormuş gibi olma halini seviyorum ben" diye. Bir sürü şeyden konuştuk; daldan dala atladık... Üstelik bir kısmı evde, bir kısmı mangal başında, dışarda geçen onca zaman içinde kızlar neredeyse hiç bulaşmadı bize. Bizim Zeynep ilk kez bi çocukla bu kadar iyi anlaştı. Deniz'in dediğine göre de, onların Zeynep ilk defa bu kadar uzun süre biriyle anlaşabilmiş...


Zeynep giderken bizimki arkasından ağladı "gitmesin" diye, sonra da hemen çözümü üretti: "Annesiyle babası gitsin, Zeynep kalsın!". Ertesi sabah uyandığında ilk iş "bugün Zeynep gelsin" dedi...

Ertesi gün biz büyükler de aynı şeyi düşünmüşüz: "keşke daha önce tekrar buluşsaydık". Bu kez kararlıyız ama artık daha sık görüşeceğiz. Belki araya girecek yaz tatili nedeniyle yine yavaşlayacak buluşma temposu ama kışın hızlandıracağız kesin. Di mi Poyrazoğlu ailesi? :))

1 yorum:

Deniz dedi ki...

tabiiii

kesin gorusecegiz