23 Haziran 2009 Salı

kısa bir özet

Ne çok şey vardı oysa yazacak... Konuşma konusundaki gelişmeleri yazacaktım mesela, Zeyno'nun Ada'daki ilişkilerini, 21. ay kontrolünü... Olmadı, yazamadım. Ha bu gün, ha şu gün" derken, günler aktı gitti... Ama dün tuvalet konusunda "bence çok önemli" bir gelişme yaşayınca, bunu da bahane edip, artık hepsini toparlamaya karar verdim. Tabii bu arada aklımdan uçup giden bir sürü şey var ne yazık ki... Başlayalım bakalım, belki yazarken yeniden gelirler...

Önce geçen haftaki kontrolün notları:

En kısa kontrollerimizden biriydi. Zeyno'nun boyu ve kilosu bu kez ayakta ölçüldü. Geçen 3 ayda 500 gram artışla 12.500 gram ve 4,5 cm artışla 86,5 cm olmuş. Kafa ölçüsünü hatırlamıyorum çünkü muayene defterimizi götürmeyi unuttuğumdan, şu an kayıtlı olarak elimde yok. Tüm "bu kez Hilal sana aşı yapmayacak, aşı yok" telkinlerime rağmen Zeyno muayene sırasında yine ağladı. Ama kısa sürdü. Hiçbir sağlık sorunu yoktu. E benim de sorum olmayınca hemencecik bitiverdi. Bir dahaki kontrol 2 yaşında. Bu kontrolde chek-up'da isteyecekmiş Hilal Hanım. Bu arada saat 10:00-15:00 arasında güneşe çıkmamak ve mutlaka 50 koruma faktörlü krem kullanmak konusunda sıkı sıkı tembihlendim...

Geçen ayın en önemli gelişmelerinden biri, Zeyno'nun artık tam anlamıyla bir papağan olmasıydı. Aynen de devam ediyor. Ağzımızdan çıkan her kelimeyi eğer kolaysa aynen, zorsa benzer seslerle taklit ediyor. Artık her derdini konuşarak anlatıyor ve yavaş yavaş kelimeleri birleştirmeye başladı. (ağzından dökülen komik laflar ne yazık ki şu anda aklıma gelmiyor. Not alıp, ayrı bir yazıda yazmalı)

Ve geçen aydan bu yana Zeyno neredeyse eve girmiyor. Sabah uyanınca, yatak keyfi ve sabah temizliğinin ardından hızla çantamızı hazırlayıp, dışarı atıyoruz kendimizi. En geç 09:00'da sahildeyiz. Kahvaltımızı yapıp, dondurmamızı yiyoruz. Saat 12:00 yuvaya dönüş. Genel temizlik ve uykuuuu... Saat 15:00 uyanma, yemek ve saat 16:00 ablalarla tekrar dışarı. Saat 18:30 eve dönüş, yemek ve anne ya da babayla parkaaaaa... (eğer anne baba erken yemek yemişse, eve hiç dönmeme) Saat 21:00 eve geliş, biraz kudurma, biraz dans... Yatma hazırlıkları ve saat 21:30 civarı hooppp yatak... (bu sokak mesaisinin ona kazandırdığı ilişkileri de ayrı bir yazı halinde yazacağım)

Ve artık beni yazı yazmaya teşvik eden dünkü gelişme: Zeyno dün ilk kez kendi isteğiyle lazımlığına oturup, çişini yaptı. Bu tuvalet mevzu çok uzuuunnn bir konu ve tabii ki ayrıca yazılacak.

4 yorum:

Sudamlam dedi ki...

özellikle o tuvalet konusunu merakla bekliyorum. damla'ya lazımlık aldık ama oyuncak sanıyor, oturmak istemiyor. ben de hazır değil diye zorlamıyorum. internetden habire okuyuo duruyorum bu konuyu ama nasıl uygulamaya geçireceğime dair hala bir fikrim yok. bu arada kaşık önerileri için teşekkürler, ilk fırsatda gideceğim ikeaya.

Hayal Arkadaşlarım dedi ki...

Ay ay bakalım biz ne zaman başlayacağız bu eğitime. Çalıştığım için kendim için de uygun zamanı kolluyorum. Tatilde çözeriz inşallah bu problemi.

Darısı başımıza. Konu ile ilgili yazınızı merakla bekliyorum.

Nurdan Gencturk dedi ki...

merhaba Yaprak,
ne yazık ki, bizde de bi gelişme yok tuvalet konusunda, detayları ilk fırsatta yazacağım...

Merhaba Hayal Arkadaşım,
dediğim gibi... detaylar sonra... :))

Songül dedi ki...

Zeyno'nun süper bir düzeni var...Sokak, sokak, sokak...çok mutlu olduğu resimlerinden de anlaşılıyor...üzerine ise her gün dondurma hayatını daha da güzelleştirmiş...Benim Cansu'dan gözlemlediğim ne kadar çok parkta vakit geçirirse, o denli keyifli ve sakin olduğudur:) Anneler tükeniyor ama olsun onların keyfi herşeye değiyor.Zeyno'yu çok öpüyorum.....