<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292</id><updated>2012-01-23T00:36:54.054+02:00</updated><category term='37. ay'/><category term='17. ay'/><category term='25. ay'/><category term='tuvalet eğitimi'/><category term='16. ay'/><category term='8. ay'/><category term='35. ay'/><category term='4-5 yaş'/><category term='doktor kontrolü'/><category term='anaokulu'/><category term='beslenme'/><category term='24. ay'/><category term='27. ay'/><category term='18. ay'/><category term='34. ay'/><category term='14. ay'/><category term='10. ay'/><category term='11. ay'/><category term='21. ay'/><category term='alışveriş'/><category term='hastalık'/><category term='44. ay'/><category term='45. ay'/><category term='video'/><category term='Tatil'/><category term='42. ay'/><category term='6. ay'/><category term='5. ay'/><category term='22. ay'/><category term='aile'/><category term='38.ay'/><category term='1. ay'/><category term='9. ay'/><category term='28. ay'/><category term='47. ay'/><category term='31. ay'/><category term='gezme-tozma'/><category term='sobe'/><category term='doğum'/><category term='38. ay'/><category term='uyku'/><category term='32. ay'/><category term='19. ay'/><category term='40. ay'/><category term='4. ay'/><category term='33. ay'/><category term='13. ay'/><category term='15. ay'/><category term='3. ay'/><category term='29. ay'/><category term='7. ay'/><category term='39. ay'/><category term='46. ay'/><category term='2. ay'/><category term='12. ay'/><category term='20. ay'/><category term='26. ay'/><category term='oyun'/><category term='oyuncak'/><category term='30. ay'/><title type='text'>ZEYNEP'iN ilk 365 GÜNÜ...       ve devamı...</title><subtitle type='html'>Bu sayfalarda kızımız Zeynep'in ilk yılında yani ilk 365 gününde çektiğimiz/çekeceğimiz fotoğraflar yer alacak! Bu serüven 8 eylül 2007, saat 10:43'te Zeytinburnu-İstanbul'da başladı... 365 günden sonrada devam etmekte!


These pages contain our daughter-Zeynep's first photographs of 365 day of her life which we have taken. This adventure has started September 8th. 2007, 10.43 a.m. in Zeytinburnu ISTANBUL.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Osman Cem Gençtürk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02442491275033012104</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>494</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6133580837491162277</id><published>2012-01-23T00:25:00.007+02:00</published><updated>2012-01-23T00:36:54.066+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4-5 yaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>2011 biterken, 2012 başlarken...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-_LixBVQ5eyU/TxyM_dq39LI/AAAAAAAABrw/5kkh7kY9Ls8/s1600/IMG_9881.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 182px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-_LixBVQ5eyU/TxyM_dq39LI/AAAAAAAABrw/5kkh7kY9Ls8/s320/IMG_9881.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700586250268308658" /http://www.blogger.com/img/blank.gif&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü - Uygulama Anaokulu - Sene sonu gösterisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı bitirdik 2011’i. Son haftaya bir sene sonu gösterisi ile bir de doktor kontrolü sığdırdık. İlki kadar heyecanlı değildi yılsonu gösterisi biz “tecrübeli” veliler için. Kırmızılar içindeki çocuklarımıza baktıkça, sık sık bir sene öncesini hatırlayıp, duygulandık ama. Yılı bitirmeden, yeni “bulduğumuz” &lt;a href="http://www.alerjikcocuk.com/"&gt;Prof. Dr. Yonca Nuhoğlu’nu&lt;/a&gt;, kontrol amacıyla bir kez daha ziyaret ettik. Ve “büyük” kararı verdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2012’ye, biraz üşüyerek ama keyifle girdik. Pınar’larla, bizim evde yedik, içtik, sohbet ettik. Mezelere ve sohbete getirdikleri “altın” rengi rakıyı kattık, kapıda nar patlattık, “firesiz” yeni yılın ilk dakikalarını bekledik, karşı yakadaki havai fişek gösterilerini izledik; çocukları artık 5 yaşa doğru yaklaşmış iki aile olarak, sakin ve huzurla karşıladık 2012’yi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-nxV2DFJzM-E/TxyNOpXTUMI/AAAAAAAABr8/YbazyujgwT0/s1600/IMG_0196.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 199px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-nxV2DFJzM-E/TxyNOpXTUMI/AAAAAAAABr8/YbazyujgwT0/s320/IMG_0196.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700586511105478850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yılbaşı gecesinden bir enstantane - Duru ve Zeyno, daha önce, çok sık olmasa da, çeşitli yaşlarında, farklı ortamlarda defalarca bir araya gelmişlerdi. Genel olarak hep uyumluydular ama nedense yıldızları tam olarak barışamıyordu. Bu nedenle biraz endişeliydim aslında ben bu geceden. Çıkabilecek "arıza"lara da hazırlıklıydım. Ama utandırdılar beni. Tüm gece, neredeyse yanımıza hiç uğramadan, keyifle vakit geçirdiler. Hem de havaifişeklerin hatrına, saat 24:00'e kadar, uykusuzluğa kafa tutarak!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alınan “büyük” karar nedeniyle Zeyno yılbaşından sonra okula gitmedi. Ve yeni yılın sadece 6 gününü geride bırakmışken geniz etiyle vedalaştı. Bu geniz eti ve bademcik konusu, çocuklar için oldukça “derinnn” bir mevzuu. Bu satırları okuyan her bir kişinin farklı farklı yorumlar yaptığını biliyorum. “Zeyno büyüyünce küçüklürdü, niye aldırdınız?” diyenler de vardır, “genel anestezi almasına değdi mi?” diyenler de... “Gerekli ki, vücutta var” diyenler de, “iyi ki aldırdınız, çok rahat edecek” diyenlerde... Bunları ve çok daha fazlasını onlarca kez duydum çünkü. Ama dedim ya, derin bir mevzu bu. Ayrıca, uzun bir şekilde yazacağım (daha doğrusu yazmak istiyorum) bu konuyu. Şimdilik acele ve iyice ikna olup, gerekliliğine inanmadan karar vermediğimizi söyleyeyim yeter.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyattan sonra, doktorun “bir süre enfeksiyonlardan uzak kalsa iyi olur” uyarısına, evde yarım yamalak yanan kaloriferleri de ekleyip, anneanne evine göç ettik. O gün bugündür Erenköy’deyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_IByuGQTiUI/TxyPTON3aEI/AAAAAAAABsI/sTSjuhDp4lo/s1600/DSCN1033.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 195px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-_IByuGQTiUI/TxyPTON3aEI/AAAAAAAABsI/sTSjuhDp4lo/s320/DSCN1033.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700588788740745282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bi - gu - di! "Ama kıvırcık yapmadı bu saçımıııı!!!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno açısından durum süper! Bigudinin ne demek olduğunu öğrenip, bir de saçlarını sardırdı anneannesine. Takma kirpik taktırıp, ayna karşısında dans etti. Anneanneyle pazara gidip incik boncuk aldı. Topuklu ayakkabı giyip, tıkır tıkır yürüdü. Sıcacık banyoya anneanneyle girip, saatlerce suyla oynadı. Hemen alttaki kuaföre inip, kendi isteğiyle saçlarını kestirdi. Hamur açtı, erişte kesti. Akşamları dayısına cilve yaptı, dedesiyle sarılıp televizyon izledi. Lezzetli anneanne yemeklerini yiyip, göbeğini biraz daha büyüttü. Beş çayına alıştı, çaya bisküvi batırmanın tadına vardı. Yürüyerek 10 dakika mesafede sinema olunca, vizyona giren tüm animasyonları izledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sömestr tatili bitene kadar buradayız herhalde. Evi özlediğinin farkındayım ama “ne yardan ne serden” durumlarında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada geçen Cuma, yani tatilden önceki son okul gününde, öğlen okuluna gitti. Kapının açılmasıyla içeri fırlaması bir oldu. Üçüncü kez karne aldı (ilk ikisi geçen senekiler). Bir de gelişim raporu verdiler karneyle birlikte. Her şey yolunda görünüyor. O yokken yapılan bazı etkinlikleri ödev. Şu sıralar harıl harıl “9” çalışıyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6133580837491162277?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6133580837491162277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6133580837491162277&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6133580837491162277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6133580837491162277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2012/01/2011-biterken-2012-baslarken.html' title='2011 biterken, 2012 başlarken...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-_LixBVQ5eyU/TxyM_dq39LI/AAAAAAAABrw/5kkh7kY9Ls8/s72-c/IMG_9881.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7925780892119042213</id><published>2011-11-28T11:32:00.004+02:00</published><updated>2011-11-28T11:35:39.785+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4-5 yaş'/><title type='text'>Dersimiz Dilbilgisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-hQPKYe8m0c0/TtNViPKJoEI/AAAAAAAABrk/gul9tlJlSx4/s1600/Resize%2Bof%2BIMG_9673.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-hQPKYe8m0c0/TtNViPKJoEI/AAAAAAAABrk/gul9tlJlSx4/s320/Resize%2Bof%2BIMG_9673.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5679977601717346370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Son günlerdeki ev halleri: Boya boya boya... Çiz çiz çiz...Keçeli kalemle, pastel boyayla, kuru boyayla, sulu boyayla... Kağıtları, resim defterini, masanı, sandalyeni...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün saatlerce bu işi yaptığım yetmiyormuş gibi, meslek hastalığına tutulup, elime aldığım dergiyi-kitabı sıradan okuyamadığım yetmiyor muş gibi... Bir de Zeynep’in soruları başladı:&lt;br /&gt;Birkaç akşam önce... yatakta... Zeyno uykuya dalmadan 5-10 dakika önce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Z: Bebe artık çişi gelince abisine söyleyecek&lt;br /&gt;Z: Bebe artık çişi gelince abisine söyleyeCEK &lt;br /&gt;Z: Anne! “cek” demesi doğru mu?&lt;br /&gt;A: Anlamadım?&lt;br /&gt;Z: Pepe’nin “cek” demesi doğru mu?&lt;br /&gt;A: Doğruuu... Yani bebe henüz söylememiş, biraz zaman geçince söyleyecekmiş... &lt;br /&gt;Z’’nin anlamamış bakışları üzerine&lt;br /&gt;A: Yani konuşacak, yazacak, oynayacak gibi... Anladın mı?&lt;br /&gt;Z: Ama “artık” diyor...&lt;br /&gt;A: Eee?&lt;br /&gt;Z: O zaman “cek” dememeli!&lt;br /&gt;A: Ne demeli?&lt;br /&gt;Z: “yor” demeli. Bebe artık çişi gelince abisine söylüyor...&lt;br /&gt;A: !!!!&lt;br /&gt;İşin içinden çıkamayan anne cevabı:&lt;br /&gt;A: Hadi artık yatalım, geç oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen Pazar akşamı... yine yatakta... yine Zeyno uykuya dalmadan 5-10 dakika önce... O gün baba-kız gittikleri kitapçıdan alınan yeni kitabı okuyacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;A: Kitabın adı Winnie’nin sepeti&lt;br /&gt;Z: Ama Winnie’nin sepetleri olmalı!&lt;br /&gt;A: Neden? Bak kapaktaki resimde Winnie’nin elinde bir tane sepet var. &lt;br /&gt;Z: Evet ama Winnie’e arkadaşları için bir sürü sepet hazırlayacak. Babam kitapçıdayken okumuştu bu kitabı bana.&lt;br /&gt;A: !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar kelimelere sarmış durumda Zeyno. Duyduğu ve anlamını bilmediği her kelimeyi mutlaka soruyor: &lt;br /&gt;Osman: Resmin muhteşem olmuş&lt;br /&gt;Z: Muhteşem ne demek baba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Z: Sen neden pijamalarını giymedin anne?&lt;br /&gt;A: Bilmem, üşendim galiba&lt;br /&gt;Z: Üşenmek ne demek anne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dil sürçmelerini, yanlış söylenen kelimeleri de hemen fark edip, düzeltiyor... Bakalım, gidişat nereye?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7925780892119042213?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7925780892119042213/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7925780892119042213&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7925780892119042213'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7925780892119042213'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/11/dersimiz-dilbilgisi.html' title='Dersimiz Dilbilgisi'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-hQPKYe8m0c0/TtNViPKJoEI/AAAAAAAABrk/gul9tlJlSx4/s72-c/Resize%2Bof%2BIMG_9673.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7788151132424213874</id><published>2011-11-14T12:28:00.011+02:00</published><updated>2011-11-14T15:09:26.983+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4-5 yaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>Geçen 2 ayda...</title><content type='html'>17-18 Eylül'de gittiğimiz kampı yazmışım, döndükten 3 gün sonra ve stop. Öylece kalmış bu sayfa. Hiç mi yazmaya değer bir şey olmadı geçen 2 aya yaklaşın sürede? Hem de o kadar çok şey oldu ki! İşte bu olanlardan yazamıyorum belki de?! Ha bugün ha yarın derken, akıp gidiyor zaman. Bir sürü şey de ertelene ertelene öylece kalıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-UpIbgxjUTBQ/TsERM0GuFxI/AAAAAAAABp4/efoAua9OjyM/s1600/Resize%2Bof%2B01_10_2011.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-UpIbgxjUTBQ/TsERM0GuFxI/AAAAAAAABp4/efoAua9OjyM/s320/Resize%2Bof%2B01_10_2011.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674835917306468114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;09 Ekim 2011 - SALT Beyoğlu - Tohum Atölyesi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aklımda kalanları (daha doğrusu aklıma şu anda tekrar gelecekleri) yazmalıyım hızla. Çünkü her zamanki gibi vaktim az, yapacak işim çok! Sırf daha da uzamasın diye bu ara, sonu hiç gelmeyen yapılacak işler listesinde üst sıralara taşıdım buraya yazma işini. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno için en önemlisi, son yazdığımdan bu yana okulunun açılmış olması. Uzunnnn ve doluuuu yaz tatili 19 Eylül'de bitti. Kamp sayesinde yeni uyku düzenine geçişte hiç problem yaşamadık. 18 Eylül Pazar akşamı itibariyle yatış 21:00, sabah kalkış 08:30. Uykular artık deliksiz ve çişsiz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günler mızırdandı tabii. Kolay mı, geç yatıp geç kalkma fasılları, deniz, havuz, sokak gezmeleri, istediğin zaman çizgi film izleme, seyahatler, akşam gezileri... hepsi bir anda bitti. Yine kurallar, erken yatıp erken kalkmalar başladı. Ağlama yok ama bu sene. Zaman zaman "okuldayken seni çok özlüyorum" diyor, o kadar. Bu sene "büyük grubu"nda olduğu için de çok gururlu. Ve biraz ukala. Artık kendinden küçük çocuklarla muhattap bile olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-BJyGdPgZTUE/TsEReb7sKDI/AAAAAAAABqE/h1E4coCLCxE/s1600/Resize%2Bof%2BP1010654.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-BJyGdPgZTUE/TsEReb7sKDI/AAAAAAAABqE/h1E4coCLCxE/s320/Resize%2Bof%2BP1010654.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674836220055398450" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Zeyno'nun okulu çatı katında yani onlara ait bir bahçeleri yok. Ama güzel havalarda yandaki parka iniyorlar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-9g7rosELD1o/TsERwAXeNQI/AAAAAAAABqQ/Hnl_BKx2mH4/s1600/Resize%2Bof%2BP1010601.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-9g7rosELD1o/TsERwAXeNQI/AAAAAAAABqQ/Hnl_BKx2mH4/s320/Resize%2Bof%2BP1010601.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674836521893377282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bıyıklı Zeyno&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-SIjMZ3UX-7w/TsER8Hg_ltI/AAAAAAAABqc/rZoni9NhmwI/s1600/Resize%2Bof%2BP1010686.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-SIjMZ3UX-7w/TsER8Hg_ltI/AAAAAAAABqc/rZoni9NhmwI/s320/Resize%2Bof%2BP1010686.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674836729970792146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Okul arkadaşları - Soldan sağa İlayda, Zeynep, Tuana, İklim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-_yuFojzh2wY/TsESIjp-kbI/AAAAAAAABqo/PcR2bK4ooy8/s1600/Resize%2Bof%2BP1010661.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-_yuFojzh2wY/TsESIjp-kbI/AAAAAAAABqo/PcR2bK4ooy8/s320/Resize%2Bof%2BP1010661.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674836943683097010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İyi Cüceler Kitabevi'ne okul gezisi - Bir gün önce anneden ve anneanneden alınan harçlıkla tek başına kitap alışverişi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar her türlü boya ve boş kağıtlar favorisi. Evde kesiyor, boyuyor, yapıştırıyor. Resimlerde önemli ölçüde gelişme var. Artık çizdiği figürün ne olduğu net olarak anlaşılıyor. Soyut çalışmalara da en renkli haalleriyle devam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Anne deney yapmam lazım" ağzından düşürmediği cümle. Bir pet şişeye su doldurup, bunu nasıl renklendireceğini düşünüyor mesela. Kakaoyla kahverengi, pul biberle pembe... Ama "deney"in ne olduğunu tam kavrayabilmiş değil aslında. Onun için bi kağıdı makasla kırpmak da deney mesela. Bu deney lafı da, TV'de severek izlediği "arka bahçede bilim" programından takılma galiba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-KEmOMGUKZY4/TsESYiBW7MI/AAAAAAAABq0/Fk-mMcx1cnY/s1600/Resize%2Bof%2B25_10_2011.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-KEmOMGUKZY4/TsESYiBW7MI/AAAAAAAABq0/Fk-mMcx1cnY/s320/Resize%2Bof%2B25_10_2011.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674837218122198210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Annenin evde olmadığı bir akşam babayla kek yapmaca&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık durumu, şimdilik geçen seneye göre daha iyice. Yine de geçen ay yaşadığımız hafif sorunu kuşburnu çayı, pekmez, tavuk suyuna çorba, taze sıkılmış meyve suyu ile atlatamayınca Hilal Hanım'ın yolunu tuttuk. Genel durumu iyiydi ama geçen seneki sorun yine başgöstermişti: geniz akıntısı ve tıkalı burun. Bu nedenle antibiyotik şurup, kahverengi damla, alerji şurubu, fısfıs ve kahverengi damlasının yer aldığı meşhur reçeteyle ayrıldık ordan. Bu kış da fısfısa ve alerji şurubuna devam! Bu kontrolün en şaşırtıcı tarafı ise ölçümlerdi. Yaz tatilindeki köy havası ve deniz havası Zeyno'ya yaramış olmalı ki, boyu 5 ayda tam 4 santim uzayarak 109 olmuş. Kilosu da 19.700. Kısalan ve daralan kıyafetlerin nedeni de buymuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra yazacaklarım 4 yaş kızlarının genel özelliği galiba. Çünkü hepsi aynı model.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şıkırtı, parlak pul, payet, sim vs hala gözdesi. Saçlar mümkün olan her durumda açık, taçlar çiçekli, fiyonklu. Ruj (parlatıcı) elden düşmüyor, bulduğu her aynanın önünde dans ediyor. Erkek cinsine karşı genel bir sinir olma durumu var. Öyle ki, baba bile alıyor bu sinirden nasibini. Kızlarla kıkırdama son safhada. Bu seneki kankası (kıkırdama, kulaktan kulağa fısırdaşma arkadaşı) ise İlayda. Dil pabuç kadar. "Niyeymiş!", "Hiç de değil!" gibi çemkirmelere ek olarak "kuralları hep siz koymak zorunda değilsiniz!" gibi isyankar tavırlar da başladı. Türkçe'yi çok iyi kullanması da artı bir güç veriyor bu konuda ona. Tecrübeliler "ilk ergenlik" diyorlar bu isyankar tavırlara. Yavaş, hem de çok yavaş. İşine gelmeyen şeyleri ise duymuyor. Bazen defalarca söylemek gerekiyor aynı şeyi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-royn6iWa1YI/TsESrR4dq-I/AAAAAAAABrA/p2kAPA6x-84/s1600/09_11_2011.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-royn6iWa1YI/TsESrR4dq-I/AAAAAAAABrA/p2kAPA6x-84/s320/09_11_2011.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674837540207438818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;09 Kasım 2011 - Kurban Bayramı - Altınkum Plajı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneliğimin ilk günlerinden bu yana, anlama çabalarımla sürekli beynimin içinde ses veren "neden?"lerim hala işbaşında. Bazen çok iyi anlıyorum Zeynep'i, bazen hiç! &lt;br /&gt;Şu sıralar hızla büyüdüğünü daha bi iyi fark ediyorum ama. Hem boyutundan, hem ettiği laflardan hem olaylara verdiği tepkilerden. Zeynep artık ergenliğe doğru koşar adımlarla ilerleyen bi çocuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-g1tZ_SpZtrE/TsES2AEOlOI/AAAAAAAABrM/zniNmk4LP38/s1600/09_11_2011_2.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-g1tZ_SpZtrE/TsES2AEOlOI/AAAAAAAABrM/zniNmk4LP38/s320/09_11_2011_2.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5674837724403504354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;09 Kasım 2011 - Kurban Bayramı - Rumelikavağı iskelesi&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7788151132424213874?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7788151132424213874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7788151132424213874&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7788151132424213874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7788151132424213874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/11/gecen-2-ayda.html' title='Geçen 2 ayda...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-UpIbgxjUTBQ/TsERM0GuFxI/AAAAAAAABp4/efoAua9OjyM/s72-c/Resize%2Bof%2B01_10_2011.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3301962171676696075</id><published>2011-09-21T12:14:00.015+03:00</published><updated>2011-09-21T13:27:52.348+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='4-5 yaş'/><title type='text'>Menekşe Yaylası Kampı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-VEtbrfscsQw/Tnmsf95te1I/AAAAAAAABog/Kv7f1Dg0-JY/s1600/IMG_8871.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-VEtbrfscsQw/Tnmsf95te1I/AAAAAAAABog/Kv7f1Dg0-JY/s320/IMG_8871.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654740472332909394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmem ben aslında öyle çadır, kamp işlerini. Lüks düşkünü değilimdir ama gittiğim yerde, akşam başımı koyacak bir yatak, küçücük de olsa temiz bir banyo ararım. Bu kadarı yeter bana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu nedenle,  sadece bir kez (o da evliliğimizin ilk yıllarında) Osman’ı kıramayarak, kamp yapmayı denemişliğim var. O da daha önceden planlanamayan bir bayram tatilini değerlendirmek için son anda sanal alemde gezinirken bulduğum bir turla. Birbirini hiç tanımayan insanlar (ki hepsi çocuksuzdu), 2  günlüğüne Yedigöller’e gitmiştik. Bol bol yürümüş ve çadırda kalmıştık. Bu deneyimden aklımda kalan: Hiç uyumadığım bir ilk gece ile bu uykusuzluğa eklenen kilometrelerce yürüyüş sayesinde, deliksiz uyuduğum ikinci gece. Hoşlanmamıştım! Osman’ın gönlü olmuştu ve bir daha denemeyecektim! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/"&gt;Kampa Gidelim mi Baba’nın &lt;/a&gt;yani &lt;a href="http://www.pi.web.tr/"&gt;Ayça&lt;/a&gt; ve Alpay’ın Menekşe Yaylası Çocuk Kampı çağrısını okuduğumda, hızla yukarıda yazdıklarım geçti aklımdan. Sonra da Zeyno’nun &lt;a href="http://zeynep365.blogspot.com/2011/03/baba-kampa-gidelim-mi.html"&gt;Bolu – Seben’deki &lt;/a&gt;kampta ne kadar eğlendiği. Alpay, çocuklar ve doğa... Daha önce deneyimlemiştik bu üçlüyü. Sonuç harikaydı! Yine gitmek istiyordum... Ama ya çadırda kalma işi?! Kafamda düşünceler böyle git-gel  yaptığından, hemen cevap yazamadım Ayça’ya.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, bir akşam... Pınar’larda akşam çayı içerken... Birden bu konu açıldı. Pınar da okumuştu yazıyı. Biraz Bolu’dan bahsettim ona. “E o zaman gidelim birlikte” dedi.  Bir an eşlerle gözgöze geldik ve vazgeçmemek için hemen Ayça’yı aradık. “4 büyük, 2 çocuk kampa katılıyoruz!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-m265N7rhT0c/TnmtnOPie4I/AAAAAAAABoo/bzboc26QJEY/s1600/IMG_8702.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-m265N7rhT0c/TnmtnOPie4I/AAAAAAAABoo/bzboc26QJEY/s320/IMG_8702.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654741696490142594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu karardan sonra garip şekilde rahatladım. Zeyno’ya kampa gideceğimizi, çadırda kalacağımızı anlattım. O heyecanla kaç kez yatıp kalktıktan sonra “çadıra” gideceğimizi sayarken, ben de Ayça’nın listesindeki eksikleri tamamladım. Zeyno için düdük, matara... Kışlıklardan polar, bere... Yemek için yanımıza sucuk, sandviç malzemesi... Çadır, uyku tulumu ve matları Ayça’lardan alacaktık zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17 Eylül sabahı,  erkenden yoldaydık. Ön koltuklarda babalar, arka koltukta anneler ve uyku mahmuru kızlar. 45 dakika sonra buluşma noktasındaydık. Galiba hiç fire yoktu. İzmit’teki Outlet’in bahçesi, kampa katılacak 25 araba, birbiriyle selamlaşan aileler ve onlarca çocukla doluvermişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liste tamamlanınca konvoy halinde yeniden koyulduk yola. Bahçecik üzerinden, biraz sarsıntılı ve tozlu bir yolu geride bırakarak, çadırları “atacağımız” alana kadar arabayla ulaştık. Büyükler çadırları kurdu, çocuklar bu koca alanın onlara ait olduğuna inanamayarak koşturmaya başladı. “Mahalleler” hazırdı, karınlar doyurulmuştu, sıra yürüyüşteydi. Kalabalık üçe ayrıldı: Kamp alanında kalacaklar (ki bunlar genelde küçük çocuklulardı), yürüyecek çocuklar (birer ebeveynleriyle birlikte) ve çocuğuyla gitmeyen diğer ebeveynlerin oluşturduğu grup.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rn1TxJPTjJg/Tnmt-Oy2QoI/AAAAAAAABow/DA8nAAIyn3U/s1600/IMG_8714.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-rn1TxJPTjJg/Tnmt-Oy2QoI/AAAAAAAABow/DA8nAAIyn3U/s320/IMG_8714.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654742091775230594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XgORTOPKcyY/TnmuP8C3iKI/AAAAAAAABo4/USkml-ZT3ww/s1600/IMG_8723.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-XgORTOPKcyY/TnmuP8C3iKI/AAAAAAAABo4/USkml-ZT3ww/s320/IMG_8723.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654742395979794594" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuralı bozup, hem Osman hem de ben Zeyno’nun grubuna katıldık. Benim niyetim Zeyno’ya gözkulak olmak değil, Alpay’ın eğlenceli anlatımlarını dinlemekti. Beni bu kampa asıl getiren de buydu zaten! Çocuklar yürüdü, yeşillerin arasına daldı, böğürtlen topladı, Winnie’nin bahçesini aradı... 2 saat 10 dakika boyunca gıklarını çıkarmadan ormanda dolaştı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temiz hava ve bu kadar yürüyüş hepsini pestile çevirmişti. Dönüşte biraz yerlerde yuvarlandıktan sonra, yemeklerini yiyen tüm çocuklar, saat 10 gibi uykuya daldı bile. Yıldızlar gökyüzünü doldurup, ay arkamızdan yükselmeye başlarken derin bir sessizlik ve huzur vardı kampta. Çoğunluk “kapısının” önünde minik gruplar halinde toplanmış, keyif yapıyordu. Bir grup da, çocuklar nedeniyle çadırlardan biraz uzakça bir tepede yakılan ateşin başındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-6XJf7PIKYJI/TnmukusCf0I/AAAAAAAABpA/b1uNa-iud-s/s1600/IMG_8844.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-6XJf7PIKYJI/TnmukusCf0I/AAAAAAAABpA/b1uNa-iud-s/s320/IMG_8844.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654742753171636034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava soğudu, polarlar giyildi. İyice üşünene kadar laflandı ve gece yarısına doğru tulumların içine girilip, uykuya geçildi. Zeyno, Osman’la benim ortamda, kendi tulumunun içinde mışıl mışıl uyuyordu. Sıcacıktı. Ama ben yine uykuya dalamıyordum. Zeminin sertliği ve yastıksız boynumun rahatsızlığından çok, üşüyen ayaklarım uyutmuyordu beni. Kah uyuyarak, kah uyanarak ama çoğunlukla uyanık tamamladım geceyi. Sabahsa, bu uykusuzluğun aksine son derece dinç çıktım çadırdan. Ve garip şekilde mutlu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızla kahvaltılar yapıldı, üstleri gece düşen çiğle ıslanan çadırlar güneşte kurumaya bırakıldı ve yine yürüyüşe çıkıldı. Hem de ne yürüyüş! Yokuşlar çıkıldı, inildi... Yüründü, yüründü... Ve yolun kaybedildiği anlaşıldı. Panik yapıldı mı? Hayır! Çocuklar, Alpay’ın önerisiyle çantalarından çıkardıkları tişörtlerini yerde birleştirip, kendilerine ormanın ortasında bir yer sofrası kurdu. Çantalardaki tüm yiyecekler sofraya kondu. Badem, üzüm, biraz peynir ve ekmek, peynirli börekler, çubuk kraker...  Çocuklar tüm bu yiyecekleri afiyetle mideye indirip, enerjilerini topladı. Ve yürümeye devam etti. Tam 3,5 saat boyunca. Sonlara doğru arada sırada “çok yoruldum” diye sızlanarak ama hiç kucağa çıkmadan! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Cewth2JV69I/Tnmu57eLKCI/AAAAAAAABpI/pdg06LQrR8Y/s1600/IMG_9032.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Cewth2JV69I/Tnmu57eLKCI/AAAAAAAABpI/pdg06LQrR8Y/s320/IMG_9032.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654743117380397090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Duru&amp; Zeynep&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-PuKOzJhGbV8/TnmvQQGtZTI/AAAAAAAABpQ/vJLQFJoCxec/s1600/IMG_9043.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-PuKOzJhGbV8/TnmvQQGtZTI/AAAAAAAABpQ/vJLQFJoCxec/s320/IMG_9043.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654743500876244274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Sarı Zeynep &amp; Kara Zeynep&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-p_0XcGeFxFs/TnmviuqxmLI/AAAAAAAABpY/48-L6VX4Kug/s1600/IMG_9054.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-p_0XcGeFxFs/TnmviuqxmLI/AAAAAAAABpY/48-L6VX4Kug/s320/IMG_9054.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654743818318223538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Orman sofrası...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-8xRlG6kmOv0/Tnmwfwms9ZI/AAAAAAAABpo/vVze3jWZKfU/s1600/IMG_8972.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-8xRlG6kmOv0/Tnmwfwms9ZI/AAAAAAAABpo/vVze3jWZKfU/s320/IMG_8972.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654744866810033554" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşte çadırlar toplandı, eşyalar arabalara yerleştirildi, toplu fotoğraf çektirildi, vedalaşıldı ve dönüş yoluna geçildi. Kırmızı yanaklar, ağrıyan ayaklar, uykulu gözler ve mutlu yüzlerle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşkınım! Çadırda kalıp da mutsuz olmadığıma... Onca kalabalığın sorun yaratmadığına... Üstüne üstlük onca çocuğa rağmen gürültü ve kavga olmamasına... Çocukların (ki en küçüğü birkaç aylıktı ve yaşlar genelde 2-5 yaş arındaydı) gece ağlamamasına... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno da şaşkın! Onun şaşkınlığı neden sadece 1 gece kaldığımız sorusuna yanıt bulamadığı için. Çadırı sevmiş, kampı sevmiş. 4 gün daha kalmak istiyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman da, Zeyno’nun ve benim sorunsuzluğumuza şaşkın galiba? Bir de benim, internetten baktığı kamp malzemelerine ses çıkarmayışıma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuçta ailece mutluyuz. Güzel geçeceğini biliyordum, Zeynep’in mutlu olacağını biliyordum. Hala çok uzun süreler kalmak için kendimi hazır hissetmesem de, birkaç gün çadırda kalmanın fena bir şey olmadığını düşünüyorum artık. Çocukla kamp yapmak da korkulacak bir şey değilmiş. Kural galiba yine aynı: Anne-baba ne kadar rahat, çocuk o kadar rahat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkürler Ayça, bu buluşmayı sağladığın için. Teşekkürler Alpay, bu konuda bana verdiğin güven ve sabrın için. Artık “çadır atmanın” ne demek olduğunun biliyorum, çadırın fermuarını sürekli kapalı tutmam gerektiğini, nasıl toplayacağımı (kurma için biraz daha zamana ve tecrübeye ihtiyacım var)... Ayaklarımı nasıl ısıtacağımı da öğrendim. Biz ailece bir dahaki kampa hazırız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-JIBjbaSuyHs/Tnmv9B2FznI/AAAAAAAABpg/cy4pTz0ohCk/s1600/IMG_9046.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-JIBjbaSuyHs/Tnmv9B2FznI/AAAAAAAABpg/cy4pTz0ohCk/s320/IMG_9046.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654744270142557810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Egd8y3s3I_o/Tnmwur74rTI/AAAAAAAABpw/oDPDKvpyF8U/s1600/Resize%2Bof%2Bphoto8.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Egd8y3s3I_o/Tnmwur74rTI/AAAAAAAABpw/oDPDKvpyF8U/s320/Resize%2Bof%2Bphoto8.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5654745123254742322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3301962171676696075?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3301962171676696075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3301962171676696075&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3301962171676696075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3301962171676696075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/09/menekse-yaylas-kamp.html' title='Menekşe Yaylası Kampı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-VEtbrfscsQw/Tnmsf95te1I/AAAAAAAABog/Kv7f1Dg0-JY/s72-c/IMG_8871.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6301693079309869868</id><published>2011-09-14T15:56:00.037+03:00</published><updated>2011-09-14T21:32:20.607+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='46. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='47. ay'/><title type='text'>Uzunnnn yaz tatili</title><content type='html'>Uzun olacağını biliyordum; öyle planlamıştım zaten. Ama bazı günlerin hızına ben bile yetişemedim. Karadan havadan yollar gittik, boşlattığımız bavulu 24 saat içinde yeniden doldurduk, denizde yüzdük havuzda yüzdük, gezdik dolaştık, yedik içtik... nihayetinde koskoca yazı bitirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk etapta Erzurum vardı. Halil de tatilini ayarlayınca, annem, babam, kardeşim, Zeynep ve ben, 10 Temmuz sabahı bindik arabaya, bastık gaza. Endişeliydim yine! Plana göre 3 günde varacaktık Erzurum’a. Zeynep daha önce arabayla hiç bu kadar uzun bir yol gitmemişti ve sıcak havalarda yaptığı araba yolculuklarına dair nahoş birkaç anımız vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce “psikolojik telkin”le başladım işe. “Evet hava sıcak ve biz arabayla gideceğiz. Ama dedenin arabası klimalı ve klimalı arabada mide bulanmaz!” Sanırım işe yaradı. Zeyno her arabaya binişte, daha adımını atmadan “klimayı açınnn” diye bağırdı, biz “açtık bile” dedik ve bu şekilde yolculuğumuzu sorunsuz tamamladık. Ara ara sıkıldı, ben direksiyona geçince biraz mızırdadı ama yine de genel olarak iyi performans gösterdi.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İlk gece Samsun’da, ikinci gece Rize’de kaldık. Üçüncü günün akşamı Erzurum’da, köydeydik. İner inmez çoraplarımızı ve hırkalarımızı giydik; babam evi açana kadar sobası yanan (dikkat tarih 12 Temmuz!) komşu evinde çayımızı içtik. Eve girince, kalın pijamalarımızı giyip, yün yorganlarımıza sarılarak derin bir uyku çektik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-uwJkcp3ReBM/TnCk6JLL9wI/AAAAAAAABmg/Bwl8ky3zEPw/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0375.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-uwJkcp3ReBM/TnCk6JLL9wI/AAAAAAAABmg/Bwl8ky3zEPw/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0375.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652198851152180994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Temmuz ayında, kışlık pijamalarımızla, yün yorganın altında yattık&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-p6o0y_dyjpY/TnClKw4c6oI/AAAAAAAABmo/M6E1BGytHyY/s1600/Resize%2Bof%2BIMG_8406.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-p6o0y_dyjpY/TnClKw4c6oI/AAAAAAAABmo/M6E1BGytHyY/s320/Resize%2Bof%2BIMG_8406.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652199136688925314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bu asırlık evde hemen her şey orijinal. Pencereler de...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Hs8TgGrbiy0/TnClldnnfII/AAAAAAAABmw/GXVXGX8iFQA/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0317.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Hs8TgGrbiy0/TnClldnnfII/AAAAAAAABmw/GXVXGX8iFQA/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0317.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652199595374509186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Beyaz kedinin adı "Kar" oldu; diğeri "Yıldız"&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fmqQkLRVA_g/TnCl1ZuBjhI/AAAAAAAABm4/r9j7j2MlhSw/s1600/Resize%2Bof%2BIMG_8370.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-fmqQkLRVA_g/TnCl1ZuBjhI/AAAAAAAABm4/r9j7j2MlhSw/s320/Resize%2Bof%2BIMG_8370.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652199869205548562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Eğer o saatte evdeysek, Zeyno danaların gelişini izledi her gün bahçe duvarından. Bu geçit bitince de doğru Filiz'in ahırına...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski bir evdi, büyük bir evdi... Ama hiç yadırgamadı Zeyno. Ne bu değişik evi ne de köy hayatını. İlk günün acemiliğini atınca hemen oranın hayatına entegre etti  kendini.  Bütün gününü, akşam danaların ve ineklerin otlamadan geliş saatine göre ayarladı. Komşu kızları Nurdan ve Şeyma’yla arkadaş oldu. Gündüz bahçede, sokakta oynadı onlarla. Akşamüstü Filiz’lerin ahıra gidip, süt sağımı bitene kadar izledi. Anneanneyle dağdan kır çiçeği topladı, arkadaşlarıyla piknik yaptı. Susayınca bahçedeki çeşmeden kana kana su içti, sabahları sütün en tazesini içti. Dedenin desteğiyle geç yattı-geç kalktı. Neredeyse sınırsız özgürdü yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F4MSYbbQpJU/TnCnpJsO-mI/AAAAAAAABnA/LBR6MUSSr3w/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0370.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-F4MSYbbQpJU/TnCnpJsO-mI/AAAAAAAABnA/LBR6MUSSr3w/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0370.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652201857767897698" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Tortum Gölü...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-dWZv2iVTKPE/TnCoDw3vEsI/AAAAAAAABnI/komtLmNBnh4/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0422.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-dWZv2iVTKPE/TnCoDw3vEsI/AAAAAAAABnI/komtLmNBnh4/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0422.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652202314961720002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kına...&lt;/em&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-uG_WJTDFrQ4/TnCoV7yojYI/AAAAAAAABnQ/OBWyXAMxMIk/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0473.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-uG_WJTDFrQ4/TnCoV7yojYI/AAAAAAAABnQ/OBWyXAMxMIk/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0473.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652202627130756482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kom yolu...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol gezmeli ve aynı bollukta yeme-içmeli Erzurum’dan 15 gün sonra döndük. Bavuldaki kışlıkları boşaltıp, yazlıkları yerleştirdik. Evde birkaç gün geçirdikten sonra bu kez Osman’ın peşine takılıp, Karamürsel’e gittik. Havanın güzel olduğu günlerde havuza gittik. Burada ilk defa havuzla tanışan Zeyno, kollukların onu suyun üstünde tuttuğunu keşfedince, sudan çıkmak istemedi. Buradaki arkadaşı da Duru oldu. Akşamları biz mangal keyfi yapıp, sohbet ederken; Duru ve Zeyno neredeyse tüm gece bize hiç bulaşmadan, üst katta takıldı. Bu arada her gün çamfıstığı topladık, sabahları klip seyredip dans ettik, yağmurlu bir günü “Şirinler”i izleyerek değerlendirdik.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_4Q6asbobqA/TnDy8VLKk7I/AAAAAAAABoY/bqqd4qsMBxc/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0535.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-_4Q6asbobqA/TnDy8VLKk7I/AAAAAAAABoY/bqqd4qsMBxc/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0535.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652284650640020402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Duru ile birlikte...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cKrzjOC83pA/TnCoiTgIVXI/AAAAAAAABnY/UEXzWQcnXyg/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0559.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-cKrzjOC83pA/TnCoiTgIVXI/AAAAAAAABnY/UEXzWQcnXyg/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0559.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652202839654028658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Karamürsel'de havuz arkadaşlarıyla&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karamürsel’den eve sadece bir günlüğüne döndük. 14 Ağustos akşamı biz kendi yataklarımızda uyurken, çamaşırlarımız ipte kurudu. Ertesi gün tekrar bavul hazırlığı ve pırrr İzmir. Dede, babaanne ve her şeyden önemlisi bu kez resmi tatil olduğu için işe gitmeyen hala. Zeynep için şımarık ve özgür” günlerin devamı...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gidilecek yer Bodrum’du ama Datça’yı nasıl es geçebilirdik ki? İzmir’den direkt Datça’ya gittik. 3 gün boyunca adımımızı Ovabükü’nden başka bir yere atmayıp, tatilimizin en güzel üç gününü geçirdik. En sevdiğimiz denizde yüzdük, en sevdiğimiz sahilde müzik dinledik, akşam kahvemizi samanyolunun altında içtik, çok güzel yemekler yedik, doyumsuz sohbetler ettik. Zeyno burada da buldu arkadaşını: Zeren.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rhXf0R8XqhQ/TnCowDBaoUI/AAAAAAAABng/AwWj1WwDL0s/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0581.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-rhXf0R8XqhQ/TnCowDBaoUI/AAAAAAAABng/AwWj1WwDL0s/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0581.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652203075748405570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Datça-Ovabükü&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rQho7QlN42o/TnCo-FFGeQI/AAAAAAAABno/curfZ49CQv0/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0586.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-rQho7QlN42o/TnCo-FFGeQI/AAAAAAAABno/curfZ49CQv0/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0586.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652203316818901250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Zeynep&amp;Zeren&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-yNL5aDcSzhQ/TnCpHyh_YYI/AAAAAAAABnw/mHbPQvkU9Gk/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0641.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-yNL5aDcSzhQ/TnCpHyh_YYI/AAAAAAAABnw/mHbPQvkU9Gk/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0641.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652203483638489474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Müzik dinleyip, dinlenirken... Zeyno'nun bu yazki favorisi:Pinhani&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Xa6ZdxA5SH4/TnCpUJdkalI/AAAAAAAABn4/I8UYVFeTH0Q/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0656.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Xa6ZdxA5SH4/TnCpUJdkalI/AAAAAAAABn4/I8UYVFeTH0Q/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0656.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652203695952390738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Datça-Bodrum feribotu&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. günün sonunda aklımız ve kalbimiz Ova’da bindik Bodrum feribotuna. İlk kez yaz kampı yazmıştık ama iyi de etmiştik. Daha önce gördüğümüz kamplar içinde en güzellerinden birisiydi burası. Burda ne yaptık? Yüzmeye, yiyip-içmeye devam ettik. Zeyno 2 yaş krizindeki Güneş’le pek anlaşamadığından beklediğimiz arkadaşlığı kuramadı ama sahilde tanıştığı Duru oldu orada da “kanka”sı. Onunla yüzdü, onunla kumdan kaleler yaptı, akşamları çocuk gösterilerini onunla izledi. Kendi alışverişini kendisi yaptı (en çok da su ve dondurma), ilk defa dövme yaptırdı (tabii ki geçici), ilk defa küçük de olsa sirk ve dans gösterileri izledi. Ve ben akşam dönmek üzere sabah erkenden Kos’a gittiğimde babasıyla sorunsuz bir gün geçir(miş)di.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşte durağımız yine İzmir’di. İzmir kadrosuna bir de amca ve kuzen eklenince bizimkinin İzmir keyfi daha da arttı. Gezildi, tozuldu, babaanne yemekleri mideye indirildi. Bir son an kararıyla mayolar ve havlular tekrar ortaya çıkarılıp, Gümüldür’e gidildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı ve çok dolu bir yazdı yani. Ve tatil boyunca 3 kitap bitirebilen, arkadaşlarıyla kesintisiz sohbet edebilen, şezlongda uzun uzun yatabilen ben anladım ki, anneliğin 4. yılında işler epey kolaylaşıyormuş! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-B1fyKbAnpdc/TnCpjdzMgyI/AAAAAAAABoA/5FOhUmp6AKE/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0750.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-B1fyKbAnpdc/TnCpjdzMgyI/AAAAAAAABoA/5FOhUmp6AKE/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0750.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652203959109845794" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bodrum arkadaşları&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-y68ggYk1e-w/TnCptA54_2I/AAAAAAAABoI/3oupgPneYWQ/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0709.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-y68ggYk1e-w/TnCptA54_2I/AAAAAAAABoI/3oupgPneYWQ/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0709.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652204123151990626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bu yazın dondurma menüsü: 2 top, çilekli ve çikolatalı&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-851hDTJctsE/TnCp9cMKOOI/AAAAAAAABoQ/z4slW1ARVyw/s1600/Resize%2Bof%2BDSCN0768.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-851hDTJctsE/TnCp9cMKOOI/AAAAAAAABoQ/z4slW1ARVyw/s320/Resize%2Bof%2BDSCN0768.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5652204405354281186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Bodrum'daki kankası Duru&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç küçük not:&lt;br /&gt;• Uzmanların saat 11:00-16:00 arası çocuklarınızı güneşe çıkarmayın önerisine uyabilen var mı bilmiyorum. 3-4 yaş grubu için uymanın pek mümkün olduğunu da sanmıyorum! Sabahları geç uyandığından, kahvaltısını da geç yapan Zeyno, neredeyse tam 11:00 gibi indi sahile. Ve enerjisi (ve güneşın ısısı) bitene kadar –ki bu da saat 18:30 civarına denk geliyordu- deniz kenarında kaldı. 50 faktörlük krem sürdük ara ara. Denize girmediği zamanlarda şapka taktık. Böylece hiçbir acı-ağrı hissetmedi.&lt;br /&gt;• Son bir yıldır bebek arabasını hiç kullanmadığından yanımızda götürmek aklıma bile gelmedi. Hataymış! Bu kadar saat deniz kenarında kalan çocuk, akşam bir adım dahi atamayacak kadar yorgun oluyormuş. Oysa Zeyno’nun arabası yanımızda olsa, o mışıl mışıl uyurken biz uzun akşam yürüyüşleri yapabilirdik. Seneye artık...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6301693079309869868?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6301693079309869868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6301693079309869868&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6301693079309869868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6301693079309869868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/09/uzunnnn-yaz-tatili.html' title='Uzunnnn yaz tatili'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-uwJkcp3ReBM/TnCk6JLL9wI/AAAAAAAABmg/Bwl8ky3zEPw/s72-c/Resize%2Bof%2BDSCN0375.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4846569409751981701</id><published>2011-07-08T00:35:00.005+03:00</published><updated>2011-07-08T00:43:45.194+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='46. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>Hadi bize müsade...</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Dv1cToJ2ww8/ThYnrn-U6II/AAAAAAAABmY/1yoPb-TSYE8/s1600/IMG_7716.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-Dv1cToJ2ww8/ThYnrn-U6II/AAAAAAAABmY/1yoPb-TSYE8/s320/IMG_7716.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5626728414864271490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;11 Haziran 2011 - Sene sonu gösterisinden&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-4nC7_ciBg_E/ThYnbE6q0AI/AAAAAAAABmQ/Fz5kpkGYeP8/s1600/IMG_7641.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-4nC7_ciBg_E/ThYnbE6q0AI/AAAAAAAABmQ/Fz5kpkGYeP8/s320/IMG_7641.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5626728130575781890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;11 Haziran 2011 - Sene sonu gösterisinden&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-2GE8ydAV2ws/ThYnNKtJbmI/AAAAAAAABmI/N-c7jRi-Vlo/s1600/IMG_7797.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 188px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-2GE8ydAV2ws/ThYnNKtJbmI/AAAAAAAABmI/N-c7jRi-Vlo/s320/IMG_7797.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5626727891611512418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;11 Haziran 2011 - Sene sonu gösterisinden&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 Haziran’da Zeyno’nun yılsonu gösterisi oldu. Uzun uzun yazmayı planlamıştım buraya. Yaptığı onca dans arasında en çok da Yağız’ın kollarında vals yaparken mutlu olduğunu; nasıl sonsuz bir güvenle kendini onun kollarına bıraktığını... Gösteri bitiminde herkes sahnede gülüşüp oynaşırken, bizimkinin “neden bana o kurdeleli kağıttan vermediler” diye ağlayışını... Salondan ayrılmadan önce Yağız’la nasıl kucaklaşıp, öpüştüğünü... İş, güç; her zamanki “zamansızlık”; “bugün olmadı yarın”larla yazamadım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-fmrFenUikQc/ThYm-WzCypI/AAAAAAAABmA/jJfIK0vhkAo/s1600/Resize%2Bof%2BIMG_7764.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-fmrFenUikQc/ThYm-WzCypI/AAAAAAAABmA/jJfIK0vhkAo/s320/Resize%2Bof%2BIMG_7764.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5626727637159430802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yağız'la "Sevdim Bir Kadını" nameleri eşliğinde vals&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haziran ayında tam 3 kez doktorluk olduğunu yazacaktım. Artık şuruptan, ilaçtan, Zeyno’nun horlamasından ve öksürüklerinden, sürekli tıkalı burnundan nasıl da sıkıldığımı yazacaktım. Bu nedenle okulun son haftası okula gidemeyişini ve evde nasıl zaman geçirdiğini anlatacaktım. O da olmadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29 Haziran’da aldığı karneyi yazacaktım. Verilen gelişim raporunu özetleyecektim. Onu da beceremedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama artık yazıyorum. Çünkü zaman iyice daraldı. Birkaç gün sonra, Zeyno’yla yapacağımız uzun yolculukla tatili resmen başlatmış olacağız. Üstelik bu süreçte bilgisayarım da yanımda olmayacak. Yani şu anda yazdım yazdım. Yazmadım, herhalde bir daha yazamam bu arada olanları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kış ailece hepimiz yeni evimize alışmaya çalıştık. Üstüne Zeyno bir de şehirde yaşamayı ve okulu öğrendi. Öğretmenleri, arkadaşları oldu. Biz harıl harıl çalışırken, O da onlarca faaliyet yaptı, tiyatrolara-sinemalara gitti, gösterilere hazırlandı ve hastalıklarla boğuştu. Bu kış hepimiz çok yorulduk yani. Bu nedenle yazın dolu dolu bir program yaptım yine. Ne de olsa gelecek kışa enerji depolayabilmek için tek şansımız bu yaz tatili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman’ın görev yeri değiştiği için bu sene, geçmiş üç senede olduğu gibi uzunnn bir “deniz” tatili yapamayacağız. Hal böyle olunca, ben de tatilin bir kısmında Zeyno’yla Erzurum’a gitmeye karar verdim. İstanbul’ın yapış yapış sıcağıyla boğuşacağımıza, Temmuz ayında kalın pijamlarımızı giyerek yatacak, belki de akşamları soba yakacağız. Kitaplardan ve çizgi filmlerden tanıdığı çiftlik hayvanlarını yakından görecek Zeyno. Bahçece çamurla, suyla, taşla, toprakla oynayacak bol bol. En azından ben böyle hayal ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arabayla gideceğiz. Annem, babam, kardeşim, Zeyno ve ben. Üstelik Karadeniz’den, geze geze. Acelemiz yok; 2 belki 3 gün sürecek yolumuz. Zeyno’nun arabayla yapacağı en uzun yolculuk olacak bu. Evet, itiraf edeyim endişelerim var. Ama arabadaki tayfaya güveniyorum bu konuda. Bir de ishal ve hastalık kabusum var kıştan kalma. Temiz ve kuru hava ile yüksek rakımın iyi geleceğini düşünerek rahatlatıyorum bu konuda da kendimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hadi bismillah” deyip, çıkacağız yola. Gelecek 3 hafta nasıl geçecek; ben de bilmiyorum. İyi geçmesini umut ediyorum sadece. Her şey düşündüğüm gibi olsun istiyorum. En çok da Zeyno keyif alsın istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Detaylar ve fotoğraflar gelecek ay başında! Şimdilik bize müsade...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4846569409751981701?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4846569409751981701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4846569409751981701&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4846569409751981701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4846569409751981701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/07/hadi-bize-musade.html' title='Hadi bize müsade...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Dv1cToJ2ww8/ThYnrn-U6II/AAAAAAAABmY/1yoPb-TSYE8/s72-c/IMG_7716.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-5275000912085667633</id><published>2011-06-06T12:06:00.014+03:00</published><updated>2011-06-06T12:35:51.617+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='45. ay'/><title type='text'>İlk hayvanat bahçesi ziyareti</title><content type='html'>Nihayet annemin fotoğraf maknesindeki fotoğrafları bilgisayarıma yükledim. Vakit kaybetmeden Zeyno'nun ilk hayvanat bahçesi ziyaretine ait notları düşüyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen ay okulda "hayvanlar"la bolca haşır neşir oldu Zeyno. Hatta vahşi hayvanlar konusunda bir proje bile hazırladı. (Bulduğumuz vahşi hayvan resimlerini kesip, bir kartona yapıştırdı. Sonra da süslü olsun diye boşta kalan kısımları boyadı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz bunu, biraz da 19 Mayıs'taki tatili bahane edip, Darıca'daki hayvanat bahçesine (Faruk Yalçın Zoo) gitmeye karar verdik. Aslında aklımda bu hayvanat bahçesi ile ilgili kötü eleştiriler kalmıştı hep ama yine de vazgeçmedik. İyi ki gitmişiz, Zeyno çok keyif aldı. Biz de :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu günle ilgili en güzel özeti fotoğraflar yapar herhalde. Ama belki birileri gitmeden önce bu yazıya denk gelir de okur diye, hayvanat bahçesi ile ilgili birkaç bilgiyi de, kendi yorumlarımla birleştirip yazmak istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 0-4 yaş arası çocuklar için para alınmıyor; büyükler için giriş ücreti kişi başı 15 TL. İlk anda insana biraz fazla geliyor ama içeriyi görünce ve orada geçirilen zamanı düşününce, çıkışta insan gayet makul buluyor bu fiyatı.&lt;br /&gt;* Oldukça büyük bir alan. Yaklaşık 2,5 saatte gezdik biz. Gezmek için en uygun zaman havanın güzel olduğu bir ilkbahar günü bence. Yazın, çok sıcakta ya da kışın çok soğukta gezmek biraz zor olabilir. Nihayetinde gezilen yer açık alan. Hayvanlar da ilkbahar ve sonbahar aylarında daha keyifli olur diye düşünüyorum!&lt;br /&gt;* Hayvanların kötü durumda olduğuna dair yorumlar vardı aklımda hep. Bu konunun uzmanı değilim ama bence gayet iyi durumdalardı. Keyifleri de yerinde görünüyordu. Ama vahşi hayatta olması gereken hayvanları, büyük de olsa nihayetinde kapalı ve sınırlı bir alan içinde görünce biraz da üzülmüyor değil hani insan. &lt;br /&gt;* Kafeslerde hayvanlarla ilgili kısa bilgiler yazılmıştı ama keşke daha çok bilgi olsa. Daha da güzeli, çocuklara uygun bir dil ve anlatımla anlatan birileri. Belki gruplara anlatılıyordur ama gözlemlediğim kadarıyla o da yoktu. Oysa ki, aslanın bulunduğu kafesin önünde, bir görevliden duyduğumuz erkek aslanın günde yaklaşık 20 saat uyuduğu bilgisi çok ilgimizi çekti bizim!&lt;br /&gt;* Fil, zürafa ve zebra gibi Zeyno'nun görmeyi umut ettiği birkaç hayvan maalesef bizim gittiğimiz dönemde yoktu (ama yakında geleceğini söylediler). Ama su samurundan onlarca çeşit balığa, pembe filamingolardan penguenlere, lamalardan kanguruya kadar o kadar çok hayvan gördük ki, Zeyno eksik hayvanlar nedeniyle herhangi bir üzüntü yaşamadı. "Bir dahaki gidişimizde görürüz" diyerek, işini sağlama alıyor şimdiden.&lt;br /&gt;* Bu hayvanat bahçesi ile ilgili bilgilere &lt;a href="http://www.farukyalcinzoo.com/"&gt;şurdan&lt;/a&gt; ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;* Sonuç olarak bu geziden biz de, Zeyno da çok memnun kaldık. Evet, ilerleyen senelerde bir kez daha götürebiliriz bence. Ama bizim gönlümüzde Berlin'deki hayvanat bahçesine gitmek var :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-palSfX2ZFM0/TeycBIl8e7I/AAAAAAAABk4/IVG_QcZ5dPM/s1600/IMG_0982.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-palSfX2ZFM0/TeycBIl8e7I/AAAAAAAABk4/IVG_QcZ5dPM/s320/IMG_0982.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615034378724604850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Zeynep için yavru ve küçük boyutlu hayvanlar her zaman çok daha ilgi çekici ama bu dev kaplumbağayı da çok sevdi.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lHgurcaDXf0/Teyccc_68FI/AAAAAAAABlA/fvWOSGdS6Gs/s1600/IMG_1005.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-lHgurcaDXf0/Teyccc_68FI/AAAAAAAABlA/fvWOSGdS6Gs/s320/IMG_1005.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615034848058732626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kafeslerin üzerinde hayvanlara yem verilmemesi gerektiği yazılmış. Ama bu sevimli sincabı görünce, elindeki cevizi vermeden edemedi Zeyno (tamam itiraf ediyorum, bu konuda biz de biraz yüreklendirdik onu)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve güne ait birkaç foto daha&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-LhBxY-i0oUc/Teyc2zQ_B_I/AAAAAAAABlI/JTs7EyCMVOw/s1600/IMG_0968.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 225px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-LhBxY-i0oUc/Teyc2zQ_B_I/AAAAAAAABlI/JTs7EyCMVOw/s320/IMG_0968.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615035300712482802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dA9tr0bpxbo/Teyc_EWV6mI/AAAAAAAABlQ/3I3YReKC628/s1600/IMG_0990.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-dA9tr0bpxbo/Teyc_EWV6mI/AAAAAAAABlQ/3I3YReKC628/s320/IMG_0990.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615035442737310306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vR-WU_MicTI/TeydF-XkjbI/AAAAAAAABlY/ChKYzB-IXdY/s1600/IMG_1000.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-vR-WU_MicTI/TeydF-XkjbI/AAAAAAAABlY/ChKYzB-IXdY/s320/IMG_1000.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615035561390935474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-MLUiNZD-sr4/TeydM7V-x0I/AAAAAAAABlg/0VAhCfqhV44/s1600/IMG_1007.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-MLUiNZD-sr4/TeydM7V-x0I/AAAAAAAABlg/0VAhCfqhV44/s320/IMG_1007.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615035680838043458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/--N2mFDZMbQM/TeydWtr0uCI/AAAAAAAABlo/xiNnttb_ung/s1600/IMG_1032.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 226px;" src="http://1.bp.blogspot.com/--N2mFDZMbQM/TeydWtr0uCI/AAAAAAAABlo/xiNnttb_ung/s320/IMG_1032.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615035848970254370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-IKJ45JN3RQc/Teydb6s63bI/AAAAAAAABlw/3epWB_FjYcU/s1600/IMG_1041.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 188px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-IKJ45JN3RQc/Teydb6s63bI/AAAAAAAABlw/3epWB_FjYcU/s320/IMG_1041.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615035938363858354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-rWbmaQ_oZaQ/TeyeP7O5_7I/AAAAAAAABl4/ngFpR7JatGw/s1600/IMG_1029.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-rWbmaQ_oZaQ/TeyeP7O5_7I/AAAAAAAABl4/ngFpR7JatGw/s320/IMG_1029.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5615036831859605426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-5275000912085667633?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/5275000912085667633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=5275000912085667633&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5275000912085667633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5275000912085667633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/06/ilk-hayvanat-bahcesi-ziyareti.html' title='İlk hayvanat bahçesi ziyareti'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-palSfX2ZFM0/TeycBIl8e7I/AAAAAAAABk4/IVG_QcZ5dPM/s72-c/IMG_0982.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6005050390331063207</id><published>2011-05-25T23:56:00.009+03:00</published><updated>2011-05-26T00:13:05.801+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='45. ay'/><title type='text'>Birkaç foto</title><content type='html'>19 Mayıs'ta gittiğimiz Darıca Hayvanat Bahçesi'ni yazmaktı aslında niyetim. Ama o güne ait fotoğraflar annemin makinesinde kalmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem öyle dedim ve bizim küçük makinedeki fotoğrafları yükledim bilgisayara. Elim değmişken de, birkaçını buraya kaydetmeye karar verdim. Detay yazmasam bile, fotolar Zeyno'nun son durum halleri hakkında bilgi veriyor zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-KHYDw1olwIs/Td1t2rIiCwI/AAAAAAAABkE/9wuQUhDje0Y/s1600/DSCN0168.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-KHYDw1olwIs/Td1t2rIiCwI/AAAAAAAABkE/9wuQUhDje0Y/s320/DSCN0168.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610761496832379650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Alp'in doğum günü için hazırlanılmış... Her zamanki gibi en pembeler-morlar giyilmiş, takılmış takıştırılmış&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-cv_TPMc0VXU/Td1uG0utAGI/AAAAAAAABkM/8dZSRWlRCcw/s1600/DSCN0170.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-cv_TPMc0VXU/Td1uG0utAGI/AAAAAAAABkM/8dZSRWlRCcw/s320/DSCN0170.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610761774286307426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Okulda ara sıra kısa da olsa öğle uykusuna dalıyormuş Zeyno. Ama evde öğle uykusu uyumayı bırakalı çok oldu. İstisnalar kaideyi bozmaz! - Bu foto da Alp'in doğumgününden. Saatlerce koşturan Zeyno sonunda kendi isteğiyle uyumak üzere kucağıma kuruldu ve 15 dakika kestirdi. Bu kestirme de ona yetti...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-aP2rGd6NcOY/Td1uusJlxmI/AAAAAAAABkU/yK5Rf22k9pY/s1600/DSCN0198.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-aP2rGd6NcOY/Td1uusJlxmI/AAAAAAAABkU/yK5Rf22k9pY/s320/DSCN0198.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610762459177928290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Eğer başka bir programımız yoksa, haftasonları mutlaka Kuzguncuk'a uğruyoruz. Bu foto da Kuzguncuk gezilerinden bir kare...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-UQDmC4J1M18/Td1u_YutdSI/AAAAAAAABkc/Dy4_sOyWHNw/s1600/DSCN0205.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-UQDmC4J1M18/Td1u_YutdSI/AAAAAAAABkc/Dy4_sOyWHNw/s320/DSCN0205.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610762746022688034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Aynı günden bir başka Kuzguncuk karesi&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-suofN6D0hL0/Td1vJGkI3EI/AAAAAAAABkk/DRye3ivJa1Y/s1600/DSCN0215.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-suofN6D0hL0/Td1vJGkI3EI/AAAAAAAABkk/DRye3ivJa1Y/s320/DSCN0215.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610762912945200194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kuzguncuk'ta mutlaka uğranan mekan: Mahalle Kahvesi ya da papağanları nedeniyle Zeyno'nun taktığı isimle "Kuşlu Kahve". Kahve'nin asma katında mini bir kütüphane var. Kuzguncuk sokakları arşınlandıktan sonra nerde şekerleme yapılır? Tabii ki Kuşlu Kahve'de. Tatlılar yenir, çaylar içilir, birkaç kitap karıştırılır ve uykuya yenik düşülür...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ABzDNyCOeWo/Td1vq9J6m7I/AAAAAAAABks/PDzhZqFkbYE/s1600/DSCN0221.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-ABzDNyCOeWo/Td1vq9J6m7I/AAAAAAAABks/PDzhZqFkbYE/s320/DSCN0221.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5610763494534847410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Maalesef Ada'daki kadar özgür değil artık Zeyno. Ama sokaklarda olmak ve yerdeki her şeyi kurcalamak hala favorisi. - Bu foto da, geçen hafta sonu sahilde kahvaltı yaptığımız günden&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6005050390331063207?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6005050390331063207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6005050390331063207&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6005050390331063207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6005050390331063207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/05/birkac-foto.html' title='Birkaç foto'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-KHYDw1olwIs/Td1t2rIiCwI/AAAAAAAABkE/9wuQUhDje0Y/s72-c/DSCN0168.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2860114223207864397</id><published>2011-05-02T10:13:00.011+03:00</published><updated>2011-05-02T11:02:28.946+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='44. ay'/><title type='text'>Nihayet Ada</title><content type='html'>25 Eylül'de gitmiştik en son Ada'ya. O günden bu yana, bir daha gitmek için o kadar çok niyetlendik ki! Olmadı, gidemedik ama. Ya şaka gibi o Cuma Zeynep'in ateşi çıktı ya da hava patladı. Geçen Cumartesi, güneşli olmasa da ılık ve en azından rüzgarsız bir sabah uyanınca, kahvaltının peşine pijamaları çantaya koyup, çıktık yola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-TkGszVrCt9s/Tb5iyi1P1JI/AAAAAAAABjc/JfNUT5h2vKo/s1600/gidis.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 146px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-TkGszVrCt9s/Tb5iyi1P1JI/AAAAAAAABjc/JfNUT5h2vKo/s320/gidis.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602023606978598034" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Heybeli-Kabataş 11:30 motoru &lt;br /&gt;Yüzünde Cuma günü okuldaki doğumgünü kutlamasından kalma boyalar&lt;br /&gt;Ada'ya gidildiği için mutlu mesut&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabataş üzerinden Heybeli. Niyetimiz vapurla gitmekti ama kalkmak üzere olan ve Heybeli'ye direkt giden motor çeldi aklımızı. Son yolcular olarak atlayıp motora, çıktık yola. Biraz heyecanlı, çokça mutluydu Zeynep. Taa ki Ada'ya inene kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki aylardır "Ada'ya gidelim" diye sayıklayan o değildi... Sanki sabah sabah "süslü olmalıyım" diyerek bulduğu her şeyi takıp takıştıran o değildi... Birden hüzünlendi bizimki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün boyunca birçok Ada ritüelini yerine getirdi. Ali'nin vitrinindeki kurabiyelerden aşırdı, "Şeref Abi'nin dondurması"ndan yiyerek dondurma sezonunu açtı, sahildeki çaybahçesinde adaçayını içti, balıklara ekmek attı, sallanmayı, kaymayı öğrendiği parkta vakit geçirdi, birkaç Ada sokağında turladı bizimle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VUBW75X5Xrc/Tb5jJvDq7RI/AAAAAAAABjk/2wDrl8r2Cw8/s1600/IMG_7091Kucuk.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 202px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-VUBW75X5Xrc/Tb5jJvDq7RI/AAAAAAAABjk/2wDrl8r2Cw8/s320/IMG_7091Kucuk.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602024005397310738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;-Anne bu balıklar kurbağa yavrusuna benziyor&lt;br /&gt;- Evet, ne deniyordu onlara?&lt;br /&gt;- Hımmm... yusufçuk!&lt;br /&gt;- Hayır, iribaş (kitaplar karıştı)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2ayYPBr8goU/Tb5jf2DDTOI/AAAAAAAABjs/EueOvUIHrLk/s1600/IMG_7156Kucuk.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 254px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-2ayYPBr8goU/Tb5jf2DDTOI/AAAAAAAABjs/EueOvUIHrLk/s320/IMG_7156Kucuk.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602024385230884066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam Halki'deydik Suat'larla. Biz rakı-meze takılırken, Zeyno da koca bir tabak haydari yedi ekmekle. Biz çalan müziğe dayanamayıp, önce masamızın etrafında, alan dar gelince kapının önünde döktürmeye başlayınca, o da dayanamadı. Kıvırdı, alkışladı, yorulunca yere bağdaş kurup bizi izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-G3NNauQloIk/Tb5jnJY5nlI/AAAAAAAABj0/s4CYHdNqMfI/s1600/IMG_7271_kuucuk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-G3NNauQloIk/Tb5jnJY5nlI/AAAAAAAABj0/s4CYHdNqMfI/s320/IMG_7271_kuucuk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602024510681882194" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Tam bir sene önce, Nisan 2010'da, aynı ekip buradaydık. O gün, yine haydari yiyen Zeyno sıkılmış, gecenin devamını Ali'nin pastanede geçirmişti. Bu kez bize hiç sorun çıkarmadan geceyi yanımızda tamamladı. Hem de aramıza katılıp, göbek atarak... Zeyno böyle oynamayı nerde, ne zaman öğrendi ki?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece bir ilk yaşadık. Kaldığımız yerde, bizimle birlikte değil de, karşı odadaki ranzanın alt katında yattı. Başının yastığa koyar koymaz gözleri kapandı. Güzel bir gün geçirdi ama hep hüzünlüydü ve aylar sonra onu görenleri şaşırtacak kadar sessiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah, taşındıktan sonra ilk defa eski evimizin merdivenlerinden çıktık. Ağır ağır ilerledi önden. Daha önce kapıyı her açık bulduğunda içeri sıvıştığı, dışardan gelirken daha bir alt kattayken "Yaseminnnn" diye bağırdığı kapıdan içeri çekinerek girdi. Her köşesini bildiği evde sessiz sakin simidini yiyip, çizgi filmini izledi. Ve çokça "karnım ağırıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüş yolunda sessizdi yine; biraz da sinirli. Artık Ada'ya daha sık gideceğimizi hatırlattım, başını salladı sadece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cYXaFuBlyHE/Tb5kQaTtOLI/AAAAAAAABj8/z7LHLynhifs/s1600/IMG_7345Kucuk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-cYXaFuBlyHE/Tb5kQaTtOLI/AAAAAAAABj8/z7LHLynhifs/s320/IMG_7345Kucuk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5602025219598137522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Heybeli-Kabataş 14:45 motoru&lt;br /&gt;Zeyno biraz sinirli, çokça mutsuz&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve işin rengi gece yatarken belli oldu. Tam uykuya dalmadan önce çıkardı ağzındaki baklayı. Sırtını bana dönüp, titreyen bir sesle: "hiç mutlu değilim!" dedi. "Neden?" dedim. "Çünkü ben taşınmak istemiyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "E zaten taşınmayacağız ki!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesi daha da titremeye başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- "Ama ben Ada'da yaşamak istiyorum!!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2860114223207864397?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2860114223207864397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2860114223207864397&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2860114223207864397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2860114223207864397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/05/nihayet-ada.html' title='Nihayet Ada'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-TkGszVrCt9s/Tb5iyi1P1JI/AAAAAAAABjc/JfNUT5h2vKo/s72-c/gidis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7181791571702835613</id><published>2011-04-26T23:37:00.004+03:00</published><updated>2011-04-26T23:40:23.651+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='44. ay'/><title type='text'>23 Nisan anısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OIAIhqOD7MQ/TbctRPnrdhI/AAAAAAAABjM/3RLBPo4eL9w/s1600/blog02.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 243px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-OIAIhqOD7MQ/TbctRPnrdhI/AAAAAAAABjM/3RLBPo4eL9w/s320/blog02.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5599994435932485138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Seneyi tam olarak hatırlamıyorum; galiba 1983’tü. Unutmadığım, aylardan Nisan olduğu. Bir de kırmızı-beyaz puantiyeli eteğimle, üstündeki beyaz gömleği. Buydu kızların 23 Nisan kıyafeti. Stadyumdaki gösterilerde bunu giyecektik. Gömleğin boynuna da kırmızı kurdela takılıyordu galiba. Çorabımdan ayakkabıma tüm kıyafetim hazırdı ama olmadı, gidemedim o gün stada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem, tam da o gün safrakesesi ameliyatı için hastanede olacağını öğrenince, iki kat aşağıda oturan, sınıf arkadaşım Fatih’in annesine emanet etmişti beni. Sabah giderken kapıyı çalıp, babaannemden alacaklardı beni. Onlarla gidecek, onlarla gelecektim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O 23 Nisan sabahı uyandığımda, gitme vakti çoktannnn geçmişti. Tıpkı bu yıl olduğu gibi soğuk bir 23 Nisan’dı ve babaannem kapıyı çalan komşumuza bunu mazaret göstererek, beni göndermemişti. Üzüldüğümü hatırlıyorum ve gidemediğimi duyunca annemin üzüldüğünü. O 23 Nisan kıyafetim, birkaç ay sonra dayımın düğünü için giyeceğim kıyafet olmuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihnimi zorluyorum ama başka da 23 Nisan anım yok benim. Daha sonraki yıllarda 23 Nisan’larda ne yaptık hatırlamıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bu sene, 22 Nisan günü aklıma kazınan öyle bir anı var ki, tıpkı yıllar önceki ilk 23 Nisan anım gibi hiç ama hiç unutmayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene, Zeynep’i izledik sahnede. Tüm sınıf arkadaşları bir ülkenin kızı-oğlanı olmuştu. Ve hepsi kendileri için çalan müzikle dans etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında eve gönderilen ilk kostüm Kanada’ya aitti. Bize verilen kahverengi deriden etek-yelek ve içindeki pembe-siyah dantel gömleğe ek olarak bir kovboy şapkası alacaktık. Kıyafetinin altına da siyah ayakkabı giyecekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra neler oldu, nasıl oldu bilmiyorum ama bu kıyafetinden hiç memnun olmadığını mızırdanan Zeyno’nun kıyafeti değişiverdi. Zeyno’yu okuldan Osman’ın aldığı bir gün, eve yeni bir kıyafetle döndüler. Kafkas kıyafeti, ya da Zeyno’ya göre kraliçe kıyafeti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıyafeti değişmekle kalmamış, bir de son dönemde dilinden düşürmediği Yağız’la da eş olmuştu. Çifte mutluluk! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapacağı dans hakkında ser verdi sır vermedi. Tüm ısrarlarımıza rağmen hiçbir figürünü göstermedi. Sadece bir akşam yemeği masasında şu konuşma geçti aramızda:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;- Anne, biliyor musun ben Yağız’la birlikte dans edeceğim! &lt;br /&gt;- Biliyorum, çok güzel. Bunun için mutlusun değil mi?&lt;br /&gt;- Evet, zaten Yağız’ı ben seçtim&lt;br /&gt;- Nasıl yani, Yağız’la dans etmek istediğini sen mi söyledin öğretmenine?&lt;br /&gt;- Evet! &lt;br /&gt;- Peki diğer arkadaşların da, birlikte dans edeceği kişileri kendisi mi seçti?&lt;br /&gt;- Hayırrrrr.&lt;br /&gt;- Peki sana neden seçtirdiler?&lt;br /&gt;- Seçtirmediler ki?&lt;br /&gt;- Ama az önce öğretmenine Yağız’la dans etmek istediğini söylediğini söyledin.&lt;br /&gt;- Söyledimmm... ama içimden söyledim (kıkırdayarak)&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Nisan günü, akşamüstü tüm veliler okulun girişinde toplandık. Öğretmenleri tarafından özenle hazırlanan çocuklar, çok geçmeden sahnedeydiler. Kıyafetlerini taşıyışlarına, performanslarına inanamadık. Coşkuyla, gözlerimiz ışıl ışıl seyrettik hepsini, kocaman alkışladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-raNh_5I50SY/TbctWOTJM_I/AAAAAAAABjU/X_Lzz98iIvU/s1600/blog01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-raNh_5I50SY/TbctWOTJM_I/AAAAAAAABjU/X_Lzz98iIvU/s320/blog01.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5599994521477264370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılsonu gösterilerinde, Zeyno’yu bale kıyafetleriyle dans ederken görünce düğüm düğüm olmuştu boğazım. Bu kez düğümler, gözümden yaş olarak döküldü. Yağız’ın kolunun altında, parmaklarının ucunda yürürken, mutluluktan, gururdan, sevinçten ağladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno bu 23 Nisan’ı hatırlar mı bilmiyorum, ama ben hiç unutmayacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Unutulmaması gereken bir dip not: Zeyno bugünlerde, gösteride Fransız kızı olmadığı için mızırdanıyor. En güzel kız Sahra olmuş çünkü ona makyaj yapmışlar! Bir de Ada’nın (İspanyol kızı) topuklu ayakkabıları varmış...&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7181791571702835613?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7181791571702835613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7181791571702835613&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7181791571702835613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7181791571702835613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/04/23-nisan-ans.html' title='23 Nisan anısı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OIAIhqOD7MQ/TbctRPnrdhI/AAAAAAAABjM/3RLBPo4eL9w/s72-c/blog02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4269312281262426327</id><published>2011-03-09T18:57:00.018+02:00</published><updated>2011-03-09T20:38:49.929+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='42. ay'/><title type='text'>Baba Kampa Gidelim mi?</title><content type='html'>Tam 8 aileydik. Yaşları 1,5 ila 5,5 arasında değişen 8 çocuk. 8 baba ve 7 anne; toplamda 23 kişi! Aramızda daha önceden tanışmış olanlar vardı ama çoğumuz birbirimizi ilk defa görüyorduk. &lt;a href="http://www.aycaogus.com/"&gt;Ayça’nın&lt;/a&gt; teklifine “tamam” demiş, bavuluna evdeki bütün kalın kıyafetlerini doldurmuş, çocuklarına “kar” göstermek için Bolu’nun yolunu tutmuş 8 aile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman &lt;a href="http://www.duskuyusu.com.tr/"&gt;Alpay&lt;/a&gt;’ın teklifini benimle paylaştığında, nedenini şimdi bile bilemediğim bir rahatlıkla “olur” demiştim. Soğuğu sevmememe ve geçen seneki &lt;a href="http://zeynep365.blogspot.com/2010/02/kar-biraz-sogukmus.html"&gt;“kar tatilimiz”in&lt;/a&gt; kötü geçmiş tüm günlerine rağmen. Belki de “bir ihtimal gidemeyecek olmak” şıkkının rahatlığı vardı kafamda? Ama bizim “olur”dan sonrası o kadar hızlı gelişti ki! Çok kısa bir süre sonra Ayça’dan bir mesaj geldi: ”Özgür’ler de geliyor.” Ve kısa süre sonra bir mesaj daha: &lt;a href="http://www.kampagidelimmibaba.com/"&gt;“babakampagidelim”mi&lt;/a&gt; de de duyurayım mı bunu? “Neden olmasın, elbette!” dedim ve birkaç gün sonra beni şok eden yeni mesajı aldım; 8 aile olmuştuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte tam da bu an içimdeki kurtlar iş başına geçti. Havalar soğumaya başladıkça, en büyük kurt daha kuvvetli seslenmeye başladı kulağıma: “ya Zeynep hasta olursa!” En büyük korkum buydu galiba? Eylül-Ocak döneminin neredeyse tümünü hasta geçiren Zeyno daha yeni toparlamıştı ve ben yeniden hasta olmasını istemiyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer kurtlar da durmadı tabii: “Ayça’ları ve Özgür’leri tanıyorsun sorun yok ama ya diğerleri? Anlaşabilecek misin?”, “Çocuklar anlaşabilecekler mi acaba?”, “Ya Zeynep sıkılır ve daha önceki tatilde olduğu gibi dışarı adımını bile atmak istemezse”, “Kara-kışa uygun kıyafetlerin de yok, ne yapacaksın?”... Kırt kırt kırt...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm kurtlara kafa tuttum bu kez. Alpay mesaj yollar yollamaz, vazgeçme ihtimalinin kapısını tamamen kapatmak için kalacak yer parasını havale ettim. Ve Zeynep’e de sürekli, &lt;a href="http://www.pi.web.tr/"&gt;Erin’lerle&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.babaolmak.com/"&gt;Sarı Zeynep’lerle&lt;/a&gt; 2 günlüğüne şehir dışına tatile gideceğimizi, orda onlardan başka 5 çocuk daha olacağını ve bol bol karla oynayabileceğini anlattım. O kadar heyecanlandı ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de bu heyecandan, gözlerinden uyku akmasına rağmen, Cuma akşamı, her zamanki saatinde kolay kolay uykuya geçemedi Zeyno. Sonunda uykuya yenik düşünce, ben de açtım koca bavulu ortaya. Pantolonlar, kalın kazaklar, polarlar, kalın çoraplar ve bunların yedekleri... Zeyno’nun kalın kıyafetleri, bunların yedekleri ve yedeklerin yedekleri... Yedekli ayakkabılar... Ateşdüşürücü şurup, ateşölçer... Battaniye, çarşaf, kılıf... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz böyle bir deneyimi ilk kez yaşayacağımızdan, Ayça’nın gönderdiği mail üzerinden giderek ve tekrar tekrar kontrol ederek doldurdum koca bavulu. Epi topu 1 gece 2 gün kalacaktık ama kurtların da fısıltılarıyla bavul tıkabasa dolmuştu bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah saat 7’de, Zeyno’nun kulağına “Haydi, gitme vakti!” demem yetti. Yataktan gayet uyanık fırladı, itirazsız kıyafetlerini giydi ve camın önünde beklemeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-P3oKMjjA2tQ/TXexutDzFiI/AAAAAAAABh8/b6P9kPvcge0/s1600/IMG_5691.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-P3oKMjjA2tQ/TXexutDzFiI/AAAAAAAABh8/b6P9kPvcge0/s320/IMG_5691.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582125679076644386" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Gidiş yolunda... Gülen yüzler...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 saat sonra, şoför koltuğunda Alpay, ön koltukta Osman, arka koltukta soldan sağa Ayça, Erin, Zeyno, ben ve arkada tüm bagajı tepeleme dolduran eşyalarımızla yoldaydık... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir grup, Bolu’da Yurdaer Otel’de yedik öğle yemeğimizi. Diğer gruplarla haberleştik ve sonunda İstanbul’dan, İzmit’ten ve Ankara’dan gelen tüm arabalar, Seben girişinde buluştuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli “ama kar nerdeee?” diye sorup duran Zeyno’yla Erin’i “az kaldı, az kaldı” diye avutarak tırmanmaya başladık. Ve tırmandıkça anladık ki, ara ara ağaçların üstünde ve yol kenarında gördüğümüz karların dışında kar yoktu ortalıkta. Kalacağımız mevkiye ise bahar çoktan gelmiş; mor ve sarı çiçekler her yeri kaplamıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce bu bölgeye, bu tarihlerde gelenler şaşkın, ben gayet mutlu mesut, daha odalara yerleşmeden daldık doğaya. Bir kısım büyük göl kenarına yürüyüşe, Alpay önderliğindeki çocuklar ve bizim de dahil olduğumuz birkaç ebeveyn keşfe. Sarı Zeynep, Kara Zeynep ve 3 oğlan çocuğu. Yaklaşık 1,5 saat boyunca mest oldular adeta. Köstebek yuvalarını takip ettiler, karınca yuvalarına baktılar, donmuş suların üstünde kaydılar, devrilmiş ağaçlarla ilgili yorum yaptılar, koca koca kütükleri kucaklayıp kaldırmaya çalıştılar, buldukları her kar öbeğini değerlendirip “Alpay Baba”ya kar attılar, temiz karların tadına baktılar... Suların içine batıp çıktılar, elleri donana kadar karı ellediler, zaman zaman ördek yavruları gibi Alpay’ın arkasına dizildiler, kuşları dinlediler... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-sYel-FApaSA/TXeyGz8_huI/AAAAAAAABiE/-G-LvBfcmnY/s1600/2011_03_05-06_Bolu_019.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-sYel-FApaSA/TXeyGz8_huI/AAAAAAAABiE/-G-LvBfcmnY/s320/2011_03_05-06_Bolu_019.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582126093244008162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Buz üstünde kaymaca... (Foto:Ayça Oğuş)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/-KvE9t9AK1S4/TXeycheVYjI/AAAAAAAABiM/b6F9U16VK4Y/s1600/DSCN0125.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-KvE9t9AK1S4/TXeycheVYjI/AAAAAAAABiM/b6F9U16VK4Y/s320/DSCN0125.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582126466240700978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;A-haa! Burda bi şey buldum!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-47L2V95QbWE/TXeysRZbDrI/AAAAAAAABiU/CJqC9gSzwoo/s1600/DSCN0133.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-47L2V95QbWE/TXeysRZbDrI/AAAAAAAABiU/CJqC9gSzwoo/s320/DSCN0133.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582126736803040946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Alpay Baba" ve ördek yavruları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-08Wzq78Aavs/TXey-7aVEsI/AAAAAAAABic/5Mk2d2yJWL8/s1600/DSCN0138.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-08Wzq78Aavs/TXey-7aVEsI/AAAAAAAABic/5Mk2d2yJWL8/s320/DSCN0138.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582127057318777538" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Eller donana kadar kar atmaya devam!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-jIVYrJuxD90/TXezKglwbgI/AAAAAAAABik/-yjY2ESazM0/s1600/DSCN0145.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-jIVYrJuxD90/TXezKglwbgI/AAAAAAAABik/-yjY2ESazM0/s320/DSCN0145.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582127256277380610" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Acaba bu ağacı hep birlikte kaldırabilir miyiz? Biraz hareket etti geliba!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Alpay’ın şifreli uyarılarıyla ellerimi çektim Zeyno’nun üstünden. Bir süre sonra rahatlayan ve kendine güveni gelen Zeyno da işin keyfini sürdü. İşte bu geziyi amacına tam anlamıyla ulaştıran da bu 1,5 saatti bence! Çok yaşa Alpay, emeğine, ayağına, yüreğine sağlık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gün batımına doğru tüm tayfa, şöninenin ve sobanın ateşiyle ısınan ortak yaşam alanındaydık. Anneler mutfakta bulgur pilavı ve haşlamanın başında, çocuklar şöminenin önünde, babalar onların yanında. Kısa sürede boydan boya kurulan masa donandı, herkes etrafında toplandı. Haşlamanın pişmesini bekleyemeyen çocuklar, mis gibi taze bulgur pilavını yoğurtla kaşıklayıp, bir güzel mideye indirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-JI10bKaxhho/TXezeo_H-gI/AAAAAAAABis/i8HnC56iCtE/s1600/2011_03_05-06_Bolu_027.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-JI10bKaxhho/TXezeo_H-gI/AAAAAAAABis/i8HnC56iCtE/s320/2011_03_05-06_Bolu_027.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582127602128648706" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bizi ısıtan, ayakkabıları kurutan, her daim yanan şöminemiz (Foto:Ayça Oğuş)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece boyunca buradaydık. Yedik, içtik, sohbet ettik... Çocuklar koşturdu, boyama yaptı, oyun oynadı. Hem de bizi neredeyse hiç rahatsız etmeden, çekişmeden, didişmeden! Uykusu gelenler odalarına gitti, kalanlar Deniz’in hazırladığı sıcak şarabı yudumladı şömine başında. Bizim evin tayfası sohbete dalınca, iki Zeynep’le Barış şömine karşısındaki koltukları yatak yaptı kendine. Taa ki biz odalarımıza gidene kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl sürpriz ikinci gündü. Galiba 8 çocuğun dileği yukardakini harekete geçirmişti ki, biz uyurken, tüm gece yağan kar her yeri kaplamıştı. Üstelik kar lapa lapa yağmaya devam ediyordu. Uyanıp, odasının penceresinden dışarı bakan, çabucak hazırlanıp, dışarı fırladı. Çocuklar, kahvaltı hazırlanana kadar, evlerin önünde kartopu oynadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltının ardından Alpay çocukları yine dışarı davet ediyordu. Biliyorum aklı ordaydı ama gözleri çakmak çakmak bakmaya başlayan ve “üşüyorummm, çok üşüyorumm” diyen Zeyno, kendinde dışarı çıkacak gücü bulamadı. Tam büyük kurt “Hah, sonunda olan oldu işte!” diyecekti ki kulağıma, gözüm sobanın üstündeki ıhlamura takıldı. Zencefil takviyeli ıhlamuru büyükçe bir bardağa doldurup, bir kaşık da bal ekledim içine. Şöminenin karşısında ayaklarını ısıtmaya çalışan Zeyno itirazsız içti. Ve bir saat içinde zımba gibi oldu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-AmO3LrI56-8/TXez1QXkahI/AAAAAAAABi0/YB0ovlDP1Cs/s1600/IMG_5735.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-AmO3LrI56-8/TXez1QXkahI/AAAAAAAABi0/YB0ovlDP1Cs/s320/IMG_5735.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582127990657280530" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Zeynep dayanışması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-NSguyVVO85A/TXe0SnXU6MI/AAAAAAAABi8/7rvW9QWVanM/s1600/IMG_5825.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-NSguyVVO85A/TXe0SnXU6MI/AAAAAAAABi8/7rvW9QWVanM/s320/IMG_5825.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582128495046486210" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kara Zeynep &amp; Sarı Zeynep&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haşlamadan çorbaya dönüşen sıcacık yemeğimizden içtik birer tabak, eşyaları arabalara yükledik ve “hatıra fotoğrafı”nı çekip, dönüş yoluna geçtik. Biraz “kar”ı geride bırakıyor olmaktan, biraz yorgunluktan asıktı bu kez çocukların suratı. Yine de fazlaca arıza çıkarmadan tamamladılar yolu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-ZGI4zomi9AY/TXe0fxL75hI/AAAAAAAABjE/z_pknuZgB0A/s1600/IMG_5929_2.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-ZGI4zomi9AY/TXe0fxL75hI/AAAAAAAABjE/z_pknuZgB0A/s320/IMG_5929_2.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5582128721021363730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bolu Aladağlar Hatırası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam eve girer girmez ilk işimiz Zeyno’nun banyosu oldu. Sıcak bir banyo yapan Zeyno, derin ve güzel bir uykuya daldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün “Zeyno, gittiğimiz kampı sevdin mi?” diye sorduk, “Evet” dedi gülümseyerek. “Bir daha gidelim mi?” dedik, “evet” dedi. “Çadırda kalırız bu kez” dedik, heyecanla “evetttt” dedi. Sanırım ben de “evet” diyeceğim Alpay! Bahar için davetinizi bekliyoruz Ayça! Baba Kampa Gidelim mi? :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meraklananlara bir dip not: İlk gece akşam ayazında, dışarıda sadece külotlu çorabı ve polarıyla saatlerce oynayan, elleri donana kadar karı elleyen, suların içine bata çıka yürüyen, ikinci gün bir ara tükenen Zeyno hastalanmadı! Demek ki neymiş? Kış kampı hasta etmezmiş. İçinizdeki kurtlara duyurulur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4269312281262426327?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4269312281262426327/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4269312281262426327&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4269312281262426327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4269312281262426327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/03/baba-kampa-gidelim-mi.html' title='Baba Kampa Gidelim mi?'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-P3oKMjjA2tQ/TXexutDzFiI/AAAAAAAABh8/b6P9kPvcge0/s72-c/IMG_5691.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3167304845512814624</id><published>2011-02-14T14:24:00.010+02:00</published><updated>2011-02-14T15:07:44.015+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='42. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>İlk karne ve sömestr tatili</title><content type='html'>“Koskoca 15 günlük tatil nasıl geçecek?” diye yakına yakına geçirmiştim Ocak ayını. Ocak bitti, Zeyno ilk karnesini aldı ve 15 gün geldi de geçti bile. Hem de öyle bir hızla geçti ki, ben buraya birkaç satır karne yazısı yazmaya zaman bile bulamadım! Şimdi 2 haftalık bir gecikmeyle hem ilk karneyi yazacağım hem de ilk sömestr tatilini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28 Ocak’ta Zeyno’yu okuldan almaya gittiğimde, hem yıkanıp temizlenmek üzere okuldaki eşyalarının tümünü (yatak takımları, yedek kıyafetler vs) hem de içinde karne, bir sayfalık rapor ve genelde boyamadan oluşam birkaç sayfalık tatil ödevi bulunan bir dosya verdiler. Eve girer girmez ilk iş dosyayı açtım ve karneye şöyle bir göz attım. Değerlendirmeler rakamlar yerine yıldızlarla belirtilmişti. Bol yıldızlı bir karne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından hızla “gelişim raporu” başlıklı yazıyı okudum. Psikomotor gelişim, sosyal-duygusal gelişim, dil gelişimi, bilişsel gelişim ve özbakım becerileri açısından değerlendirmelerin bulunduğu yazıda özetle şu yazıyordu: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;“Zeynep, 1. psikomotor gelişim açısından 1. dönem boyunca yaşıtlarından beklenen düzeyde gelişim göstermiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel özelliklerini tanıyan bir çocuktur. Duygularını ve nedenlerini sorduğumda çekinmeden cevap verir. Grup etkinliklerine katılmada oldukçe isteklidir. Oyunlarda kendiliğinden iletişim başlatabilir. Kendine güven duyar ve haklarını korur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşurken kelimeleri doğru telaffuz eder, konuşurken sesinin tonunu işitilebilir biçimde ayarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorulduğunda kendisi ile ilgili bilgileri rahatlıkla açıklayabilir. Genel olarak bilişsel gelişim alanında yaşıtlarından beklenen düzeyde ilerleme göstermektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özbakım becerilerinde de yaşından beklenen gelişimi göstermektedir. Temizlik kurallarına uyar. El, yüz, diş temizliğini yardımsız yapabilir. Okuldaki eşyalarını temiz ve düzenli kullanır. Yiyecek ve içecekleri ayırım yapmadan yiyip içmesi konusunda OLDUKÇA GELİŞME GÖSTERMEKTEDİR&lt;/span&gt;.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzunca rapordaki benim için anahtar yer burasıydı. Zeynep’in okulda en zorlandığı konu yemek saatleri idi. Son dönemde birkaç çeşit çorba, pilav-makarna ve köfteden başka yemek yemek istemeyen Zeyno, okuldaki bol sebzeli, etli çeşit çeşit yemekle karşılaşınca şaşırıvermişti. Hiç üstüne gitmedim bu konuda. Öyle uzun uzun sorular sorup, eşelemedim de mevzuyu. Oluruna bıraktım. 4 ayın sonunda, sunulan tüm yemeklerin tadına bakması gerektiğini öğrenen –ve bakan-, daha önce ağzına bile sürmediği yemekleri okulda silip süpüren bir çocuk oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulda yediği birçok yemeği hala evde yemiyor. Açıklaması da net: “Ayşe Teyze daha güzel yapıyor!”. Ama okuldaki kadar olmasa da, evde de yediği yemeklerin çeşidi arttı. Bu konudaki gelişmelerden birisi de süt. Zeynep okula başlayana kadar ağzına hiç inek sütü sürmedi. Bolca yoğurt yediği, cacığa bayıldığı ve ayranı severek içtiği için bu konuda da hiç zorlamadım onu. Okulda sabah kahvaltısında içecek olarak bir gün süt, bir gün ıhlamur veriyorlar. Orada da sütü reddetmiş. Tüm taktiklere rağmen hiç içmemiş. Taa ki geçen aya kadar. Geçen ay birden okulda süt içmeye karar vermiş. Şimdi okulda sütünü içiyor, evde ise boykota devam. Ayşe Teyze’nin sütü daha güzelmiş. Öyle diyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıçtaki çok sıkıntılı 2 haftanın dışında ilk yarıyı genelde gayet iyi geçirdi Zeynep. Bol bol hastalandı, arada kısa sürelerle okula gidemedi. Ama gittiği günlerde mutluydu. O da, ben de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim 15 gün boyunca neler yaptığımıza. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk hafta kapı kapı dolandık. Cumartesi Beşiktaş’taki Alkım Kitapevi’ne gittik. Çocuk kitapları bölümünde ona uygun bir masa yoktu ama dağ taş kitaplarla yığılı olduğundan Zeyno buraya bayıldı. Paltosunu bir üst kata çıkan basamaklara yayıp, uzun uzun kitapları inceledi. Resimlerine bakıp hikayeler uydurdu. Bir de kitap aldık ona: Tübitak yayınlarından çıkan İçiyle Dışıyla Vücudumuz. Bayıldı kitaba. Aldığımızdan beri elinden düşmüyor. Sizinki  de “yediğimiz yiyecekler nereye gidiyor? Çocuk nasıl doğuyor?” gibi sorular soruyorsa, bu kitabı şiddetle tavsiye ederim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/-blxK0MiDj2I/TVklLyn0VqI/AAAAAAAABhE/xhwSFK-CkJw/s1600/kitap.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-blxK0MiDj2I/TVklLyn0VqI/AAAAAAAABhE/xhwSFK-CkJw/s320/kitap.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573526898345268898" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Okula başlamadan önce kitap okumayı çok seven Zeyno'nun ciddi sayıda kitaptan oluşan bir kütüphanesi bile var artık. Okulla birlikte okuma senasları biraz sekteye uğramıştı ama şu sıralar kitaplarını elinden düşürmüyor yine... Nereye gidelim sorusuna da iki cevabı var: Kitapçıya ya da ormana. Ormana gitmek için baharı beklediğimizden kış için favori gezme mekanımız kitapçılar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkım’dan sonra Kabalcı’ya gidip Zeyno’ya yeni boya kalemleri ve resim defterleri aldık. Bu zamana kadar IKEA’dan aldığım resim kağıdına yapıyordu resimlerini – daha doğru deyimle karalamalarını-. Resim defterine geçmeyi kendisi istedi. Ve bu geçişle birlikte anladık ki, Zeyno karalamadan resim yapmaya çoktan geçmiş. Güneş, örümcek, adam ve ağaç motifleri şu sıralar severek çizdiği şeyler. Bu alışverişin ardından kendimize Kahve Dünyası’nda keyif ısmaladık. Biz kahvelerimizi yudumladık, Zeyno koca bi dilim çikolatalı pastayı mideye indirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecek hafta çok yoğun geçeceğinden Pazar’ı evde geçirdik. Bol bol resim yaptı, yeni kitabını okudu, okuttu. Kurallarını kendisinin koyduğu oyunlar oynattı bize, bebeklerini uyuttu, onlara şarkılar söyledi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-2peGaRSslDA/TVkl6wmtf_I/AAAAAAAABhM/RgC8HemGujg/s1600/araslarda.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-2peGaRSslDA/TVkl6wmtf_I/AAAAAAAABhM/RgC8HemGujg/s320/araslarda.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573527705257607154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İlk buluşma - Aras'ın evi - Aras - Özgür - Zeynep&lt;br /&gt;Çıkartmalı kitapları bızıklarken&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-E88FZvPrbL8/TVkmNHDYAmI/AAAAAAAABhU/ci9PinLqq2Y/s1600/bizde.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-E88FZvPrbL8/TVkmNHDYAmI/AAAAAAAABhU/ci9PinLqq2Y/s320/bizde.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573528020521058914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;İkinci buluşma - Bizim ev - Aras - Özgür - Zeynep&lt;br /&gt;Oyuna kısa bir mola - resim çizmece&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/-w1Xj-jxJJGs/TVkmjjD644I/AAAAAAAABhc/0Y2nmUlN0zg/s1600/ozgurlerde.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-w1Xj-jxJJGs/TVkmjjD644I/AAAAAAAABhc/0Y2nmUlN0zg/s320/ozgurlerde.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573528405996659586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Dördüncü buluşma - Özgür'ün evi - Tuana - İklim - Zeynep - Aras - Özgür&lt;br /&gt;Buluşma günlerinde yiyecekler çocukların damak zevkine göre hazırlandı&lt;br /&gt;İklim-Tuana'nın evine gittiğimizde fotoğraf makinemi unutmuştum. Bu nedenle üçüncü buluşmaya ait foto yok.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk haftanın 3 günü okuldan arkadaşlarının evine gittik, bir gün de bize geldiler. Bu buluşmalarda, arada arızalar çıktı ama genel olarak umduğumuzdan daha iyiydiler. En azından onlar oynarken biz anneler çaylarımızı içp, sohbet edebildik. Bu haftanın bir gününde de benimle birlikte matbaaya geldi. O gün önce Profilo alışveriş merkezindeki D&amp;R’a uğradık. Çocuk kitapları bölümünde 1 saate yakın vakit geçirdik. Sonra üst katta yemeğimizi yiyip (Zeyno’nun yeni favorisi porsiyon döner), üstüne bir de pasta götürdük. Ardından benim işim için matbaaya geçtik. Matbaadaki 2 saat boyunca, tıpkı yolda benim ona anlattığım gibi davrandı. Çevresindekilerle sohbet etti, aldığı hediyelerle (çıkartmalı  bir kitap, bir çikolata ve bir hikaye kitabı) mutlu oldu, resim yaptı... Kısacası bana hiç zararı dokunmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumartesi günü için planımız Zeyno’yu Zorlu Tiyatrosu’nun Oz Büyücüsü oyununa götürmek, ordan da anneanneye geçmekti. Hep beraber Beşiktaş’a geçtik, BKM’nin kapısına geldik, kapıdaki görevliden bize ayrılan davetiyeyi aldık ve olan oldu. Oyunun afişindeki aslanı gören Zeynep içeri girmek istemedi. Merdivenleri çıkmaya razı ettik. Salona giren çocukları görünce ikna olur diye düşünmüştük ama ı ıhh... Nuh dedi, peygamber demedi. Tüm açıklamalarımıza rağmen içeri girmedi. Böylece biraz kulağımızı tersten göstererek Erenköy’e geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erenköy’deki 6 gün boyunca Zeyno’ya gelecek kış giyeceği kıyafetleri almak üzere alışverişe gittik, aile ziyareti için ev oturmasına gittik, Aras’larla buluşup tiyatroya gittik, akşam gezmelerine çıktık, komşuya gittik... Kitap okuduk, resim çizdik, lezzetli anneanne yemeklerini mideye indirdik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-T02K6RhoSfU/TVknBCiyHLI/AAAAAAAABhk/7mBFkCUbcnk/s1600/tiyatro.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-T02K6RhoSfU/TVknBCiyHLI/AAAAAAAABhk/7mBFkCUbcnk/s320/tiyatro.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573528912663813298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Aras'ın anneannesi ile Zeynep'in anneannesinin evi yürüme mesafesi kadar yakın. Aynı dönemde anneannede olunca, bir kez daha buluştuk. Kozzy'deki Prenses ve Bezelye Tanesi oyununa gittik ama foto alışveriş merkezinin içinden. Ayı Yogi'nin bizimkilerin yaşına uygun olmadığını anlayınca bu filme götürmekten vazgeçtik.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meteoroloji Cumartesi havanın 15 derece olacağını söylüyordu. 12 Şubat’ta, 15 derece ve pırıl pırıl bi hava. Zeyno’yu Ada’ya götürmeyi planladım hemen. Ama bu kez evdeki hesap çarşıya uymadı. Osman Perşembe günü ayağından sakatlanınca ve hastaneden tek ayağı  alçıda gelince, tası tarağı toplayıp eve döndük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 3 gün evdeydik. Zeyno bol bol oyun oynadı, gelen misafirlerle coştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/-Ee6luEAI-BA/TVknnpHQtiI/AAAAAAAABhs/plRuENXMVnE/s1600/ruj.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-Ee6luEAI-BA/TVknnpHQtiI/AAAAAAAABhs/plRuENXMVnE/s320/ruj.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5573529575852389922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Geçen Cumartesi Suat-Burcu geldi bize. Burcu Amerika'dan aldıkları, içi tarlatanlı ve dönünce açılan iki elbiseyi Zeyno'ya verince kalbini hemen kazandı. Üstüne onunla sohbet etmekle kalmayıp, bir de koyu pembe renkli rujundan sürünce, bizimki fotodaki gibi mest oldu. Şu sıralar en vazgeçilmez eşyası aynası ve renksiz dudak parlatıcıları zaten...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşam kıyafetler hazırlandı, sabah saçların nasıl toplanacağına karar verildi ve erkenden yatıldı. Bu sabah hiç arıza olmadan okula gidildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu tatil bana gösterdi ki, artık bana arkadaşlık eden bir kızım var (bunu ona söylediğimde çok güldü) Ve bu tatil bana gösterdi ki, okul Zeynep’i çok büyütmüş, O’na çok şey öğretmiş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3167304845512814624?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3167304845512814624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3167304845512814624&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3167304845512814624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3167304845512814624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/02/ilk-karne-ve-somestr-tatili.html' title='İlk karne ve sömestr tatili'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-blxK0MiDj2I/TVklLyn0VqI/AAAAAAAABhE/xhwSFK-CkJw/s72-c/kitap.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-117951527673464524</id><published>2011-01-04T12:39:00.007+02:00</published><updated>2011-01-04T14:09:24.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='40. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>yılbaşı kutlamaları</title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Anaokulumuzun hazırlamış olduğu yeni yıl partisinde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zarfının üzerinde ismimiz yazan, el yapımı davetiye de tam olarak böyle yazıyordu. Zeyno'nun okulundan bir davet almıştık, elbette katılacaktık. Her şeyden önce, olacakları merak ediyorduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen 3 ay boyunca ser verip sır vermemişti Zeyno.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kızım okulda şarkı öğreniyor musunuz?&lt;br /&gt;- Evet anneeeee&lt;br /&gt;- E hadi biraz söylesene&lt;br /&gt;- Olmaz anne, söylemiycem&lt;br /&gt;- Ama neden kızım?&lt;br /&gt;- Hatırlamıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kızım öğretmenin yarın beyaz çorap giydirin dedi. Bale yapacakmışsınız?&lt;br /&gt;- Evet anneeeee&lt;br /&gt;- E hadi biraz göstersene öğrendiklerinizi&lt;br /&gt;- Olmaz anne, yapmıycam&lt;br /&gt;- Ama neden kızım?&lt;br /&gt;- Unuttum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu konuşmalardı bizi meraklandıran. Neler olacaktı partide, bizimkiler ne yapacaktı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNHxuq8rI/AAAAAAAABgQ/IeFRBpeSsAM/s1600/koro.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNHxuq8rI/AAAAAAAABgQ/IeFRBpeSsAM/s320/koro.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558300792364659378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm veliler sandalyelere sıralandık, bekledik başlamaya. Öğretmenleri anons etti, bizimkiler de boy sırasına göre önlü arkalı dizildiler karşımıza. Bütün çocuklar gözleriyle anne-babasını arayıp, buldu. Gözler buluşunca, onlarınki ışıldadı, bizimki dolu dolu oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce çocuk şarkıları söylendi, sonra da org eşliğinde "bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde, tatlı bir kız yaşarmış Boğaziçi'nde..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNSjDLSAI/AAAAAAAABgY/J76edqTdaEA/s1600/bale.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNSjDLSAI/AAAAAAAABgY/J76edqTdaEA/s320/bale.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558300977402693634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha biz şaşkınlığımızı atamamış, kendimizi toparlayamamıştık ki, bu kez bir grup bale kıyafetleriyle sahnedeki yerini aldı. Kimileri parmak ucunda yürüdü, kimileri sepet oldu, kimileri bacak açtı. Gururlandık, güldük, şaşırdık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilerde videoları tekrar tekrar izlerken fark ettiğim gibi, Zeyno'nun en çok mutlu olduğu an geldi. Bu kez koca düğmeli rengarenk tulumları, parlak şapkaları ve koca kırmızı burunlarıyla palyaço oldular. El çırpıp, popo sallayarak dans edip, şarkı söylediler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNZaX_Q6I/AAAAAAAABgg/dvljHh6AaKs/s1600/palya%25C3%25A7o.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 207px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNZaX_Q6I/AAAAAAAABgg/dvljHh6AaKs/s320/palya%25C3%25A7o.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558301095333151650" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyüklerin grubu kısa bir piyes oynadı, yoga yaptı. Hediyeler alınıp, verildi, yanaklardan çocuk utangaçlığıyla öpüldü. Hep bareber mumları üflenip, yeni yıl pastası kesildi. Konfeti patlatıldı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNgBfe-TI/AAAAAAAABgo/IJlnoA6LTqw/s1600/hediye.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 316px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNgBfe-TI/AAAAAAAABgo/IJlnoA6LTqw/s320/hediye.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558301208912787762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNmx9UBnI/AAAAAAAABgw/4ieLijxBIY0/s1600/konfeti.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNmx9UBnI/AAAAAAAABgw/4ieLijxBIY0/s320/konfeti.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558301325002016370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir gün bekliyor muyduk? Hayır! Öğretmenlerle ufaklıklar 3 ay boyunca ortak bir sırrı paylaşmış, bize sürpriz yapabilmek adına hazırlıklarla ilgili en ufak bir şey söylememişti. Şaşkınlığımız da bundandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, okul çocuklarımızı sık sık hasta ediyordu ama işte insanı böylesine mutlu eden şeyler de yaşatıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşı akşamı &lt;a href="http://www.pi.web.tr/"&gt;Ayça&lt;/a&gt;'lar geldi. İkinci buluşma planımız da, tıpkı ilki gibi, nazlanmadan, zorlanmadan gerçekleşti. İzmir'e gitmeden önce Ayça'yı aradım.&lt;br /&gt;"Yılbaşı için başka bi planınız yoksa bize gelsenize" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Biz yılbaşılarında özel bi program yapmıyoruz. Bi planımız da yok, geliriz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm konuşma bu kadar. Yılbaşı akşamı, elleri kolları dolu geldiler. Mis gibi kavun, kavrulmamış kuruyemişler, en lezzetlisinden kabak tatlısı, kabuklu yerfıstıkları, güzel bir şişe şarap, illa ki rakı, hediye paketleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNuDej4zI/AAAAAAAABg4/TPQxn9rP4VY/s1600/erinle.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNuDej4zI/AAAAAAAABg4/TPQxn9rP4VY/s320/erinle.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5558301449963954994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedik, içtik, sohbet ettik. Yarım saatte bir aralarında çıkan ufak çaplı krizler hariç gayet iyi anlaşan Erin'le Zeynep'e güldük durduk. Onlar önümüzden elele geçip, Zeyno'nun odasına doğru giderken "nasıl da büyüdüler" diyerek daldık gittik. Geçmişi yad ettik, geleceği hayallendik. Çocuklar uyuduktan sonra sohbeti daha da koyulaştırıp, neredeyse sabahın ilk ışıklarına kadar konuştuk da konuştuk. ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne iyi ettiniz de geldiniz be Ayça!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne güzel bir yılbaşı arefesiydi. Ne güzel bi yılbaşı gecesiydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011 iyi olacak... Biliyorum, öyle hissediyorum. En azından öyle diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-117951527673464524?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/117951527673464524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=117951527673464524&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/117951527673464524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/117951527673464524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2011/01/ylbas-kutlamalar.html' title='yılbaşı kutlamaları'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TSMNHxuq8rI/AAAAAAAABgQ/IeFRBpeSsAM/s72-c/koro.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6427168565234474655</id><published>2010-12-13T13:08:00.006+02:00</published><updated>2010-12-13T13:44:51.552+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='40. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><title type='text'>Geniz eti büyüyor-muş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TQYHG4-vhWI/AAAAAAAABgE/AmqwJR-osuE/s1600/z_kolaj.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TQYHG4-vhWI/AAAAAAAABgE/AmqwJR-osuE/s320/z_kolaj.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5550131405736871266" /&gt;&lt;/a&gt; Bu sene Zeyno'nun doktoruyla mesaimiz 22 Ekim'de başlamıştı. Zeyno öksürmüştü, halsizleşmişti; biz de onu doktora götürmüştük. Bugüne kadar ilaçsız günü geçmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetle: İlk kontroldeki hafif enfeksiyon için şurup kullandık. Geçirmedi. Ardından 1 şişe antibiyotik. Sonuç: enfeksiyon hali daha da vahim halde, son gaz devam. Bayram öncesi 3 kuvvetli iğne; tabii antibiyotik cinsinden. Ek olarak bi sürü şurup... Ve yaklaşık 10 gün önceki son kontrolde, doktorun 1 antibiyotik şurup, 1 fısfıs, 1 burun damlası ve 1 alerji şurubundan oluşan reçeteyi yazarken yaptığı açıklamalar: Geniz eti büyüyor. Bu sene okula da başladı. Bu kışı böyle geçireceksiniz, hazırlıklı ol! Antibiyotik bitince KBB uzmanına gitseniz iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlaçları kullandık ve geçen Cumartesi KBB uzmanına gittik. Sırayla kulaklar, burun ve boğazın kontrol edilmesinden sonra o doktorun açıklaması: Evet, geniz eti büyükçe. Ama büyüme-gelişmesini engelleyecek kadar değil. Ayrıca Zeynep büyüdükçe geniz eti küçülecek. Alerji şurubuna devam edin. Ek olarak bizim soğuk algınlıklarında önerdiğimiz x şurubundan verin. Burnunu serum fizyolojik ya da okyanus suyuyla sık sık yıkayın. Arada da sakız çiğnesin; bu mesaj etkisi yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeynep şimdilerde iyi. O da, biz de onun burnundan nefes alamayan haline alıştık. Geceleri horluyor, lokmalarını çiğnemekte zorlanıyor, sürekli ağzından nefes aldığı için dudakları çatlıyor ve ufaktan kabuklanıyor. Ama dedim ya, hepimiz alıştık. Şuruplar içiliyor, fısfıs yapılıyor, burun arada bızıktırılıyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka mı neler oluyor bu aralar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık okula "iyice" alıştı. Ağlama da yok, sabahları mızmızlanma da. Sadece, arada bir, okulda beni çok özlediğini hatırlatıyor bana. Okulda da iyiymiş. İlk zamanlar tadına bile bakmadığı yemekleri çoğunlukla yiyor, hiç yemek istemediklerinin bile tadına bakıyormuş. Arkadaşlarıyla ilişkisi iyiymiş, faaliyetlerin hepsine katılıyormuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pembe ve mor takıntısı hat safhada. Neredeyse başka renkte bir şey giymek bile istemiyor. Buna ek olarak kokoşluk da en üst seviyede. Bütün kolyeler üstüste takılıyor, anneanneye sürekli tüllü, pullu taç siparişleri veriliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dans etmeye bayılıyor. Yeter ki bi yerlerde bi müzik çalsın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arada eski dönemlerden kalma kriz hortluyor ama genel olarak artık daha mülayim ve sakin. Genetik olarak anne ve babadan geçen inatçılık huyundan ise hiçbir zaman vazgeçeceğini sanmıyorum. Galiba bu duruma da hepimiz alıştık zaten. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çene hiç kapanmıyor. Sürekli bır bır bır... Anlatıyor, soruyor, konuşuyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno hızla büyüyor!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6427168565234474655?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6427168565234474655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6427168565234474655&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6427168565234474655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6427168565234474655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/12/geniz-eti-buyuyor-mus.html' title='Geniz eti büyüyor-muş'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TQYHG4-vhWI/AAAAAAAABgE/AmqwJR-osuE/s72-c/z_kolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7297268693013657295</id><published>2010-11-12T14:25:00.006+02:00</published><updated>2010-11-12T14:56:13.221+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='39. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>Sevgili Ailem...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TN0yRbwuSnI/AAAAAAAABf8/9z7s1Q5GPA8/s1600/DSCN9989.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 220px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TN0yRbwuSnI/AAAAAAAABf8/9z7s1Q5GPA8/s320/DSCN9989.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5538638391826860658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Zeyno'yu okuldan almaya gittiğimde, öğretmeni kutusunda duran zarfı Zeyno'ya uzatıp, "al bakalım, zarfını unutma!" dedi. Zeyno zarfı aldı, bana uzattı. Açtım. İçinden üstünde yukardaki resim olan bir kart çıktı. Parmak boyalarla yapmışlar. Kartın arka yüzünde de, bilgisayarda yazılmış bir not: "Sevgili Ailem, Kurban Bayramınızı kutlar, ellerinizden öperim. Zeynep"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karışık şeyler hissettim. Mutlu oldum. Gururlandım. Duygulandım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kartı saklayacağım elbette. Ama madem bu blogun asıl amacı geçmişteki Zeynep'le ilgili özel anları arşivlemek; buraya da yazmak istedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hazır yazmışken, bu kart bahanesiyle son nottan bu yana geçen süreyi de bi özetleyeyim. Tabii aklımda kalanlarla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 şişe + 3 gün antibiyotiğe rağmen öksürük devam ediyor. Artık ilaç falan vermiyorum, bıraktım kendi haline. Belli ki, bu kış böyle geçecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zabah uyandığında "Anne bugün okula gidecek miyim?" diye sormaya devam ediyor. "Evet" cevabını alınca pek mutlu olduğu da söylenemez ama yine de okul hayatı sorunsuz devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek bi süslü bu sıralar. Bir de dans etmeye bayılıyor. Külot-fanila kalacak şekilde soyunuyor, kolyelerini, bileziklerini takıyor. Eğer saçı topluysa tokalarını çıkartıp, çemberini takıyor. Bize bir müzik açtırıyor ve başlıyor dans etmeye. Tabii bir de şartı var: Biz de onunla dans edeceğiz, hatta onun yaptığı hareketleri yapacağız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinden küçüklerle takılmaktan pek hazzetmiyor artık. Parkta gördüğü küçük çocuklara bile tahammülü yok. Tabii kendisinin büyüdüğünü her fırsatta dile getirmeyi de ihmal etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde ağzına bile sürmediği yemekleri okulda yediğini, en azından tatlarına baktığını duyunca şaşırıyorum. Son doktor kontrolünden sonra yemek işine bi fren koydum. Okulda her gün yemeğin yanında ya makarna ya da pilav olduğundan evde bunlar pişmiyor artık. Abur cuburlar da en aza indirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk defa sinemaya gitti dün. Okul arkadaşlarıyla birlikte, Sammy'nin Maceraları'nı izledi... Yanında olmadığım için net olarak bilmiyorum ama öğretmeninin söylediğine göre çok iyi geçmiş. Kendisinin söylediğine göre de sinemayı çok sevmiş. Orda film 2 kere başlıyormuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ormanda dolaşmaya bayılıyor. Geçen haftasonu Fethi Paşa Korusu'na, bir önceki haftasonu da Yıldız Parkı'na gittik. Topladığı taşlar, palamutlar, çiçek tohumları vs onun için hazine değerinde&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7297268693013657295?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7297268693013657295/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7297268693013657295&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7297268693013657295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7297268693013657295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/11/bu-bahaneyle.html' title='Sevgili Ailem...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TN0yRbwuSnI/AAAAAAAABf8/9z7s1Q5GPA8/s72-c/DSCN9989.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-5525617092330764684</id><published>2010-10-26T22:46:00.003+03:00</published><updated>2010-10-26T23:25:49.882+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='38.ay'/><title type='text'>Bu bahaneyle 3 yaş kontrolü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TMc5RuBG73I/AAAAAAAABf0/ihaewIJi3fI/s1600/IMG_3526.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TMc5RuBG73I/AAAAAAAABf0/ihaewIJi3fI/s320/IMG_3526.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5532453643821182834" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;En son, Zeyno 2 yaş 1 aylıkken yani yaklaşık bundan bir sene önce gitmişiz Hilal Hanım'a. Daha sonra bir de yükselen ateş nedeniyle, randevusuz Ocak 2010'da gitmişliğimiz var ama o kontrol sayılmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında nicedir aklımdaydı Zeyno'yu doktora götürmek. Mesela yaz tatiline çıkmadan istemiştim ama olmamıştı. 3 yaşına girdiğinde götüreyim istedim, araya taşınma, okul telaşı vs girdi. Aslında doğruyu söylemek gerekirse, biraz da ciddi bir hastalık atlatmadığımızdan bu işi savsakladım galiba!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama geçen Perşembe gecesi Zeyno öksürmeye başlayınca, Cuma sabahı okula ağlayarak gidince ve öğlen öğretmenini aradığımda "bugün biraz hali yok gibi" cevabını alınca, ilk iş kliniği aradım. Ya hemen o gün öğleden sonra gidecektik ya da Salı. Araya girecek haftasonu nedeniyle, hiç düşünmeden o gün saat 2 için randevuyu aldım. Osman'la telefonlaştım, Zeyno'yu okuldan erken aldım ve randevu saatinde ailece klinikteydik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarım saat rötarla odaya alındığımızda Zeyno'yu soyundurmak çok da kolay olmadı. Direne direne boy ve kilosu ölçüldü önce. Dosyasına kaydedilen rakamlar: Boy 99,5 cm, kilo 17,4 kg. Sonra Hilal Hanım geldi odaya. Zeyno'nun şiddetlenen direnmelerine bir de ağlamalar eklendi. İki ara bir derede kulaklara ve boğaza bakıldı. Bu arada ben de kısa bir özet geçtim Hilal Hanım'a: "Önerdiğiniz şurubu ve ekinezya tabletlerini veriyorum. Ellerini sık sık yıkıyorum. Dün gece öksürük başladı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemşireye ikinci dozu eksik kalan Hepatit aşısını getirmesini söyledikten sonra, bir yandan Zeyno'nun ölçülerini büyüme eğrisi üzerinde işaretlerken bir yandan da benimle konuşmaya başladı: "Zeyno genel olarak çok sağlıklı bir çocuk. Bence bunda Ada'da büyümesinin etkisi de çok. Boğazında hafif bir enfeksiyon var ama çok başında. Vereceğim şurup ve 2 günlük dinlenmeyle geçeceğini düşünüyorum. Boyu %75'te. Kilosu ise..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşmanın bu kısmında hafif yollu bir fırça yedim kilo, özellikle de fazla kilo konusunda hassas olan Hilal Hanım'dan. Bugüne kadar kilo eğrisinde hep %50'ler civarında olan Zeyno %97'ye gelmişti. Son günlerde iyice yuvarlaklaşan yüzün nedeni buydu demek ki! "Hamburger yiyor mu, kola içiyor mu?" diye sordu. Hiç düşünmeden "hayır" dedim çünkü Zeyno bunların tadını bile bilmiyor. "O zaman makarnayı, pilavı ya da çikolatayı fazla kaçırmış" deyince susuverdim. Evet, haklıydı! Zeyno'yu bu üç yiyecekte frenlemek zordu. Üstelik bunlara dedenin Erzurum dönüşü getirdiği kömeler, pestiller ile anneannenin aldığı Haribo şekerler de eklenmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kısa ama etkili konuşmanın ardından Zeyno'nun ağlamaları ve "ama acıdı" nidaları arasında Hepatit aşısı yapıldı. Odadan çıktıktan sonra bir süre daha Zeyno'nun salondaki oyuncaklarla oynaması beklendi ve klinikten çıkıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve dönüşte, birden aklıma geldi ve Zeyno'nun dişlerini kontrol ettim. Bingo! Kalan son azı diş iyice kabarmış; patladı patlayacak. Böylece enfeksiyonun nedenini anlamış oldum. Bugüne kadar olduğu gibi; diş kabarır ve Zeyno hafif yollu hastalanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece, öksürük bahanesiyle gecikmeli de olsa 3 yaş kontrolünü de halletmiş olduk. Ekinezya tableti, vitamin şurubu, bol meyve, bitki çayları, pekmez ve bol el yıkama ile bu kışı en az hasarla atlatmaya çalışacağız. Bu arada Hilal Hanım'dan döndüğümüzden beri yemek konusunda hiç ısrar yok, "doydum" dediği anda tabağını alıyorum önünden. Malum yemeklere ve abur cubura da çaktırmadan kısıtlama getirildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-5525617092330764684?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/5525617092330764684/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=5525617092330764684&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5525617092330764684'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5525617092330764684'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/10/bu-bahaneyle-3-yas-kontrolu.html' title='Bu bahaneyle 3 yaş kontrolü'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TMc5RuBG73I/AAAAAAAABf0/ihaewIJi3fI/s72-c/IMG_3526.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4981770331071682210</id><published>2010-10-24T15:55:00.006+03:00</published><updated>2010-10-24T18:16:26.004+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='38.ay'/><title type='text'>İlk vesikalık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TMRNOv9Wx9I/AAAAAAAABfs/098_S30uwok/s1600/IMG_3445.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 223px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TMRNOv9Wx9I/AAAAAAAABfs/098_S30uwok/s320/IMG_3445.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5531631158105130962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zeyno 10 aylıktı. Yeşil pasaport için başvuruda bulunurken, vesikalık fotoğrafını istemişlerdi yine de. Böyle bir şeyi tahmin etmediğimizden, Zeyno'ya vesikalık fotoğraf çektirmemiş, ama teknolojinin ve fotoşop'un nimetlerinden faydalanarak, eldeki fotolardan acele bi vesikalık yapmıştık. Daha doğrusu fotoğrafçı yapmıştı. İşte hiç de sevmediğim ve Zeynep'e hiç mi hiç benzemeyen &lt;a href="http://zeynep365.blogspot.com/2008/02/fotooplu-vesikalk.html"&gt;bu fotoğrafı&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zamana kadar da bir daha vesikalık fotoğrafa ihtiyacımız olmamıştı. Taa ki, okullu olana kadar! Anaokuluna kayıt için gerekli evrakların yazılı olduğu listede 5 adet de vesikalık fotoğraf vardı. Geçen 5 haftalık süreçte fotoğraf hariç tüm evrakları tamamlamıştık. İlk 2 hafta salya sümük geçtiğinden, sonraki 2 haftada da Zeyno fotoğraf çektirmeye direndiğinden bir türlü halledememiştik bu konuyu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda annelik yaratıcılığından birini kullanıp, fotoğraf çektirmeye "okuldaki en iyi arkadaşım" dediği Özgür'le birlikte gitmek isteyip, istemediğini sordum; hemen "evet" deyiverdi. Nasıl olsa Özgür'ün fotosu da eksikti; pekala bu işi birlikte yapabilirdik. Perşembe günü okul çıkışı, Kader'le çocukların elinden tuttuğumuz gibi, Beylerbeyi'ndeki Foto Sabri'de aldık soluğu. "Önce hanginizin fotoğrafını çeksin amca?" diye sorduk. Bizimki hiç gecikmeden cevapladı: "Ben Özgür'le birlikte çektiricem!" Fotoğrafçıyla gözgöze geldik, "hallederiz" dercesine bi bakış ettı bize. İkisini arasında çok az mesafe bulunan iki pufa oturttu ve başladı deklanşöre basmaya. Uzunca bir süre Özgür'ü gözlerini kısmamaya, Zeyno'yu da ağzındaki sakızı çıkarmaya (en azından çiğnememeye) ikna etmeye çalıştık. Ama maymuna dönen üç koca insan pek de başarılı olamadık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekilen onlarca kare arasından yukardaki fotoğrafı seçmiş fotoğrafçı. Herhalde en iyisi buydu? Aslında hiç de fena değil ama Osman'la, farklı zamanlarda fotoğrafa bakar bakmaz aynı şeyi düşündük: "Bu hiç de Zeyno gibi değil!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4981770331071682210?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4981770331071682210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4981770331071682210&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4981770331071682210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4981770331071682210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/10/ilk-vesikalk.html' title='İlk vesikalık'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TMRNOv9Wx9I/AAAAAAAABfs/098_S30uwok/s72-c/IMG_3445.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-5690942335749646809</id><published>2010-10-10T23:24:00.004+03:00</published><updated>2010-10-24T18:16:48.692+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='38. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>İlk tiyatro deneyimi</title><content type='html'>Güleryüzlü çocuk Özgür, Tombiş yanaklı Asya, yaramaz Aras, şişman Yağız, uzun saçlı Ada... Zeyno'nun okul arkadaşları bunlar. Tabii ön tanımlamalar da yine Zeyno'ya ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgür'ün annesi Kader, Asya'nın annesi Ayça, Aras'ın annesi Pınar... Bunlar da benim yeni "veli" arkadaşlarım. Dördümüzün çocuğu da aynı sınıfta; yani okulla yeni tanışıyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlama faslıyla geçen 2 haftanın sonunda, 3. hafta şaşırtıcı bir sakinlikle başlayınca, o pazartesi Zeyno'yu okula bıraktıktan sonra, Beylerbeyi iskele meydanında kendime bi sabah çayı ısmarlamaya karar vermiştim. Ben Kader'i haberdar ettim bu durumdan, O da Ayça'yı. Nihayetinde, o sabah 3 yeni arkadaş, çoğunlukla çocuklardan laflayarak, deniz kenarında içtik sabah çaylarımızı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laf arasında Ayça'dan geldi teklif: "Haftasonu çocuk tiyatrosu için davetiye ister misiniz?" diye sordu. Hiç düşünmeden "olur" dedik bizde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 hafta sonra, bu öğlen, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nin önünde buluştuk. Okula henüz alışamayan Asya annesinin eteğinden pek ayrılmadı ama birbirlerini "okuldaki en iyi arkadaşı" olarak tayin eden Zeyno ve Özgür, kısa bir kikirdeşmenin ardından eleleydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek bi mutlu girdiler salona da. İlk defa gördüğü tiyatro salonunu şöyle bir süzdü önce Zeyno. Özgür'e söylediği ilk şey "burası ne kadar kalabalık" oldu... Bu arada fonda çalan tanıdık çocuk şarkılarına da eşlik ediyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında oyunun konusu daha büyük yaş gruplarına uygundu ama yine de umduğumdan daha iyi izledi. En azından endişelendiğim gibi loş ışıktan ve gürültüden rahatsız olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pembeli kızın neden sürekli sahnede olmadığını pek anlayamadı. Nedenini pek anlamasa da, salondakiler gülünce o da güldü. Şarkılarda el çırptı. Sakince oyunu izleyen Özgür'ü baştan çıkarmak için sürekki "hadi kalk dans et" dedi. 20'şer dakikadan 2 perdelik oyun boyunca neredeyse hiç oturmadı. Sonuçta tiyatroyu sevdi. Sevmiş. Öyle diyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;** Yanımıza fotoğraf makinesi almadığımızdan güne dair bir fotomuz yok. Oyunun davetiyesini koymayı düşündüm ama o da Zeyno'nun makas darbelerine kurban gitmiş&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-5690942335749646809?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/5690942335749646809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=5690942335749646809&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5690942335749646809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5690942335749646809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/10/ilk-tiyatro-deneyimi.html' title='İlk tiyatro deneyimi'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7872609065468474589</id><published>2010-10-09T23:32:00.007+03:00</published><updated>2010-10-24T18:17:09.509+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='38. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anaokulu'/><title type='text'>Artık ben bir "veli"yim...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TLDbx3KUOuI/AAAAAAAABfk/nZgb3dLkJUc/s1600/IMG_2951.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TLDbx3KUOuI/AAAAAAAABfk/nZgb3dLkJUc/s320/IMG_2951.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5526158392450890466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslında 1 ay tamamlanınca yazmayı düşünmüştüm şu okul meselesini. Ama geçen Cuma hayatımın ilk veli toplantısına katılınca, şimdi yazmaya karar verdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlat, abla, öğrenci, eş, gelin, anne... Bugüne kadar birçok sıfat alan ben, artık bir "veli"yim. Son 3 haftadır, üstünde "sayın veli" yazan kağıtlar alıyorum, Zeyno'yu okula bırakıp, okuldan alıyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim okul hikayemize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beylerbeyi'ne taşınmamızın üstünden sadece 2 gün geçmişti. Zeyno sürekli "Ada'ya geri dönelim" diye ağlıyordu, ben ise yeni evimize en yakın devlet anaokulunu bulma telaşındaydım. Sonunda hedefi buldum; eve 2 durak uzaklıktaki Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulun açılmasından önceki son Cuma günü, Zeyno'nun da elinden tutup, okula gittim. Okul müdürü, 4-5 yaşın öğretmeni ve yemekleri hazırlayan Ayşe Hanım'dan başka kimse yoktu okulda. Onlar da son hazırlıkları yapıyorlardı. Ben öğretmenlerle konuşmaya başladım, Zeyno da mekanda ısınma turları atmaya. Ara ara yanıma uğrayarak iki sınıf arasında gidip geldi. Oyuncaklarla oynadı, çekmeceleri karıştırdı... "Ayşe Teyze" ile sohbet edip, laf arasında ona en çok makarnayı sevdiğini söyledi. Ve çişi geldiğinde ilk kez klozete oturmayı kabul edip, sorunsuzca çişini bile yaptı. Renkli sabunluklardaki sabunla ellerini yıkamaya bayıldı. Gidişat süper görünüyordu yani. Emine öğretmen de, "eğer buraya alışmayacak olsa şimdi sizin eteklerinizden ayrılmazdı. Merak etmeyin" deyince, ben kayıt için gerekli evrakları yanıma alıp, eteklerim zil çala çala eve geri döndüm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün hafta sonu Zeyno okuldayken neler yapabileceğimin hayalini kurdum. 3 sene sonra, nihayet bana, sadece bana ait olan zamanlarım olacaktı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazartesi sabah doğru okulun yolunu tuttuk. Kapıda Zeyno'yla öpüştük, ayrıldık. Sorun yok, süper! Öğlen almaya gittim, "ama anne ben daha oynuyorum" dedi ve ben 2 saat sonra tekrar almaya gitmek üzere ordan ayrıldım. Daha da süper! Saat 3 gibi gidip, aldım. Yine sorun yok. Süper, süper, süper!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha doğrusu ben her şeyin süper olduğunu sanmışım. İkinci gün başlayan ağlamalar gösterdi ki, durum hiç de sandığım gibi değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. gün başlayan ve gece-gündüz devam eden ağlama krizleri tam 2 hafta sürdü. Kimi gün, pijamalarla, saçını başını tarayamadan götürdüm Zeyno'yu okula kadar... Kimi gün otobüs şoförünün "siz çocuğunuzu anaokulna değil, psikoloğa götürün" yorumunu sineye çektim... Kimi gün adeta yakamdan söküp aldılar içeri... Eve dönünce tüm gün yalvardı "ama beni oraya bırakma, ben orda çok mutsuzum ve seni çok özlüyorum" diye. Geceleri uykusundan uyanıp uyanıp ağladı "gitmeyeceğim" diye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kabus oldu o 2 hafta bize. Ben "nasıl olsa evdeyim, göndermeyeyim bari bu sene" düşüncem ile bu konudaki tecrübelilerin "sakın bu gözyaşlarına aldanma, geçecek. Eğer bir kere bu ağlama nedeniyle okula götürmezsen, bir daha götüremezsin" telkinleri arasında gidip gidip geldim. Bu arada birkaç gün orada öğlen uykusuna dalan Zeyno da, ağlamalara ek olarak orada uyumaya direnmeye başladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Merak etmeyin, içerde sürekli ağlamıyor. Oyunlara katılıyor, yemeğini de yiyor" diyordu Tülay Hanım. Bu içimi rahatlatıyordu ama kapalı kapılar ardında olanları görememek ve Zeyno'nun hali içime kurt düşürüyordu. Hiç düşünmeden Güvem Hanım'ı aradım. Çünkü tam da onun dediği gibi olmuştu durum; ilk gün hiç sorun çıkarmayan Zeyno sonra zıvanadan çıkmıştı. "Ağlıyor, hem de çok" dedim. Orda uyudu mu hiç?" diye sordu; "evet". Peki tuvalet durumu ne alemde?" dedi. "Sorun yok" dedim. "O zaman siz bu işi yırttınız" dedi. Normal ve beklenen bir durumdu bizimkisi ve onun da söylediğine göre geçecekdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için değeri büyük bu açıklamanın üstüne ağlamaların şiddeti de biraz olsun azalınca, ben de bu yoldan dönmemeye karar verdim... Ağlaya zırlaya devam ettik. Bu süre içinde gösterdiğim sabra ise hala şaşıyorum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 haftanın sonunda bi akşam annemler bize geldiler. Annem Zeyno'nun tırnaklarındaki boyaları sorunca "okulda olmadı, evde boyama yaparken oldu" diye yanıt verdi bizimki. Bunun üzerine annem "aaa, sen okula mı başladın?" diye sordu. Bu tiyatrovari konuşmanın sonunda Zeyno koşarak anneannesine okulda yaptığı boyamaları ve elişilerini gösterdi. O akşamın konusu Zeyno'nun okuluydu. Arkadaşlarını, öğretmenlerini anlatıp, anneanne, dede ve dayıdan bol bol övgü aldı Zeyno.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul hayatının 3. haftası başlarken, Pazartesi sabahı gözünü açar açmaz "anne bugün okula gidecek miyim?" diye sordu. Başıma gelecekleri bildiğimden, derin bir nefes alıp, kararlı bir sesle "evet" dedim. Beklenen ağlama ve yalvarmaların yerine "tamam" lafı çıkıverdi Zeyno'nun ağzından. Şaşkınlıktan gözleri faltaşı gibi açılan ben anlamsız anlamsız Zeyno'nun yüzüne bakarken, O sanki gece sihirli bir değnek değmişçesine sakince yataktan inip, odaya doğru yürümeye başladı. Giyinirken hiç ağlamadı, saçını tararken hiç ağlamadı, yolda hiç ağlamadı... ve sınıfına girerken hiç ağlamadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve böylece 3. hafta itibariyle okula gitmemek için ağlama faslı kapanmış oldu. Son durumumuz ise şu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala her sabah "anne bugün okula gidecek miyim?" diye soruyor. "Evet" yanıtını alınca pek de memnun olmuyor ve "ben okula gitmiycem" diye bi mızırdanma yoklaması çekiyor ama sonunda ağlamadan okula gidiyoruz. Öğretmeni kapıyı açar açmaz içeri girip, onunla sohbete başlıyor. Artık okulda olanlarla ilgili daha çok şey anlatıyor evde. Okul arkadaşlarından bazılarını daha çok seviyor. Şimdilik yarım gün gidiyor okula; sabah 09:30 - 13:00... Eğer sorun çıkarmazsa ilerleyen dönemde yavaş yavaş süreyi uzatacağım. Ama temkinliyim bu kez... Acele etmeyeceğim, yeni bir krize mahal vermeyeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğup, büyüdüğü Ada'yı, oradaki yaşantıyı bırakma krizi ile okul hayatına, dolayısıyla kurallara uyma krizini aynı anda yaşadı Zeyno. Ve bu ona düşündüğümden daha ağır geldi. Ama atlattı. En azından önemli bir bölümünü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık Zeyno bir öğrenci, ben de bir veliyim. Bakalım zaman bizim için ne gösterecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;* Fotoğraf: 25 Eylül 2010, Heybeliada... 1. okul haftasının sonu&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7872609065468474589?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7872609065468474589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7872609065468474589&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7872609065468474589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7872609065468474589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/10/artk-ben-bir-veliyim.html' title='Artık ben bir &quot;veli&quot;yim...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TLDbx3KUOuI/AAAAAAAABfk/nZgb3dLkJUc/s72-c/IMG_2951.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4026903333808893286</id><published>2010-09-20T00:21:00.002+03:00</published><updated>2010-09-20T00:24:53.151+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='37. ay'/><title type='text'>3 yaş ve taşınma halleri</title><content type='html'>En son nottan bu yana “bunu mutlaka yazayım” dediğim bi sürü şey oldu ve ben yine zamanında yazamadım tabii... Şimdi hepsini harmanlayıp, ortaya bi karışık yapacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce 3 yaştan başlamalı. Zeyno artık 3 yaşında. Bu kez zamanında bi pasta kesmeyi bile beceremedik ama gelecek hafta bu bahaneyle Ada’ya gidip, hem arkadaşlara “hoşçakalın” demeyi hem de Zeynep’e 3 yaş mumunu üfletmeyi planlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TJZ_Kxa-osI/AAAAAAAABfU/udbInkSbW54/s1600/IMG_2820.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TJZ_Kxa-osI/AAAAAAAABfU/udbInkSbW54/s320/IMG_2820.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518738216431035074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 yaş hallerine gelince. Meşhur 2,5 yaş krizinin ardından tam da dilimizi ısırtacak bi dönem başlamıştı. Kısa bir süre önce her şeye “hayırrr”, “istememm”, “yapmıycammm” diyen Zeyno, bir anda yine her şeye Calliou’nun tonlamasıyla “tamammm” der olmuştu. Her şey o kadar güllük gülistanlıktı ki, 3 yaşın mucize olduğuna inanmaya bile başlamıştım. Taaa ki, biz taşınma girişimlerine ciddi ciddi başlayana kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mayıs ayında belli olmuştu Ada’dan taşınacağımız. O günden beri de sürekli taşınacağımızdan bahsediyorduk Zeynep’e. Tatil boyunca hiç tepki göstermedi bu meseleye. Ada’ya döndük ve ufak ufak taşınma hazırlıklarına başladık. Önce kolileri topladık sağdan soldan ve evde içlerini ufaktan ufaktan doldurmaya başladık. Dananın  kuyruğu da o zaman koptu işte. “Ben taşınmak istemiyorum” diye söylenmeye, her koliyle, her taşınma lafıyla daha da hırçınlaşmaya başladı bizimki. Öyle ki, bugüne kadar ondan görmeye hiç alışık olmadığımız tepkiler bile çıktı sahneye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu zaman sabır gösterdik, kimi zaman kızdık, azarladık... Ve gün geldi taşındık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TJZ_UDYRuoI/AAAAAAAABfc/eDaO89nenHg/s1600/IMG_2840.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TJZ_UDYRuoI/AAAAAAAABfc/eDaO89nenHg/s320/IMG_2840.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5518738375870364290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4 gündür Beylerbeyi’ndeki yeni evimizdeyiz. Ama ne hemen balkonumuzun üstünden geçen Boğaz köprüsünün rengarenk ışıkları, ne neredeyse evimizin içinden geçen koca koca gemiler ve ışıklı, müzikli tekneler, ne hemen her akşam seyrettiğimiz havai fişek gösterileri, ne evimizin birkaç metre ötesindeki çocuk parkı, ne de pembeye boyalı yeni odası Zeyno’yu mutlu etmeye yetmedi. Her fırsatta “artık Ada’ya gidelim” deyip duruyor. “Hadi dondurma yemeye gidelim” deyince “Ali Abi’ye mi gidiyoruz?” diye soruyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanla alışacağını biliyorum. Ama endişeliyim yine de (az önce bebekliğinden bu güne, ilk kez gece uykusunda kaka yapmış olması bu endişemi daha da arttırdı!) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu depresif hallerin üstüne bir de anaokuluna başlamayı deneyecek yarın. Fikir olarak son bir senedir gayet açık olduğu bu “okula gitme” işiyle ilgili endişelerim korkuya varmış durumda. Eğer Ada’da olsaydık bu konuda hiç sorun yaşamayacağımızı tahmin ediyorum. Ama burda?! Yarın yaşayacağız ve göreceğiz. Zor bir dönem bekliyor bizi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4026903333808893286?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4026903333808893286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4026903333808893286&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4026903333808893286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4026903333808893286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/09/3-yas-ve-tasnma-halleri.html' title='3 yaş ve taşınma halleri'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TJZ_Kxa-osI/AAAAAAAABfU/udbInkSbW54/s72-c/IMG_2820.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-460996464120825904</id><published>2010-08-09T10:49:00.012+03:00</published><updated>2010-08-09T11:02:09.254+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='35. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><title type='text'>2010 Yaz Tatili</title><content type='html'>Tatile çıkmadan önce buraya birkaç satır da olsa yazmayı istemiştim. Beceremedim yine. Tatile bilgisayarsız gitmek uğruna, son dakikaya kadar o kadar çok çalıştım ki... Bavulları hazırlama işini bile hiçbir zaman olmadığı kadar sonraya bıraktım bu kez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında tatil boyunca birkaç kez küçük notlar düşmek için fırsatım olmadı değil! Ama yine yazmadım, yazamadım... “Dönünce hemen yazarım” deyip, her şeyi aklımda tutmayı tercih ettim. Peki bunu becerebildim mi? Hayır! Tatilden dönmemizin üstünden neredeyse bir hafta geçtiği halde hala yazamadığım gibi, pek çok şeyi de unuttum. Artık aklımda kalanlarla idare edip, kısa bir özet geçeceğim. Galiba en güzeli madde madde ilerlemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-zSAUyDTI/AAAAAAAABd0/b8hLlSMfjZ8/s1600/IMG_0993.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-zSAUyDTI/AAAAAAAABd0/b8hLlSMfjZ8/s320/IMG_0993.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503314391576218930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Oyuncakçı mı, kitapçı mı? Kesinlikle kitapçı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzmir-Eski Foça-Datça-İzmir rotasıyla tamamladık 5 haftalık tatilimizi. Neredeyse O’nun için her şeyin serbest olduğu İzmir’deki babaanne evi Zeynep için cennet gibiydi. Bol bol kıkırdadı, nazlandı, ona gösterilen sonsuz sevginin tadını çıkardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-zpcc0noI/AAAAAAAABd8/3hB6oB0RaRU/s1600/IMG_1083.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-zpcc0noI/AAAAAAAABd8/3hB6oB0RaRU/s320/IMG_1083.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503314794263125634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Eski Foça'nın vazgeçilmezi, çınar altında sakızlı dondurma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-z4B_sgTI/AAAAAAAABeE/1s1-y34HNA8/s1600/IMG_1251.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-z4B_sgTI/AAAAAAAABeE/1s1-y34HNA8/s320/IMG_1251.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503315044859674930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Foça'da sabah mesaisi: çamfıstığı toplama&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Foça, rüzgarıyla tanıdıktı yine ama suyuyla şaşırttı bizi bu kez. Geçen sene 19-20 derece civarında olan deniz suyu, bu sene 25 derece civarıydı. Zeynep sadece birkaç kez kucağımızda tam anlamıyla denize girdi ama bütün gün deniz kenarındaydı. 50 koruma faktörlü güneş kremi sayesinde haşlanmadan uzun uzun oynadı güneşte. Sabahları, kaldığımız misafirhanenin bahçesinden çamfıstığı topladı bol bol. Akşamları sakızlı dondurmasını yemeden uyumadı. Öğle uykusunu pas geçtiği günler, akşam yemeğin peşine pusetinde uykuya yenik düştü. İlk kez tramboline bindi burda. Zıpladı, zıpladı, zıpladı... Çok, çok sevdi bu işi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0EjRn94I/AAAAAAAABeM/xCkQouka2b4/s1600/IMG_1431.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0EjRn94I/AAAAAAAABeM/xCkQouka2b4/s320/IMG_1431.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503315259951675266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Foça'nın denizi... Mavi, serin, güzel...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0R26XpRI/AAAAAAAABeU/SfD5NDcsUoQ/s1600/IMG_1569.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0R26XpRI/AAAAAAAABeU/SfD5NDcsUoQ/s320/IMG_1569.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503315488561145106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Deniz sefası sonrası akşamüstü park sefası...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0e8nbfxI/AAAAAAAABec/MrdF3PNtpeA/s1600/IMG_2158.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0e8nbfxI/AAAAAAAABec/MrdF3PNtpeA/s320/IMG_2158.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503315713430617874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu yazın favori içeceği limonata&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0ooGdZvI/AAAAAAAABek/HFAmiuWwJxQ/s1600/IMG_2195.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-0ooGdZvI/AAAAAAAABek/HFAmiuWwJxQ/s320/IMG_2195.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503315879722313458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Yollarda...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palamutbükü’nde “ama anne dalga var” diyerek adımını bile sokmadı denize. Hatta deniz kıyısına bile inmedi. Bulduğu her kutuya, ped şişeye, kovaya taş topladı. Her gün dondurma yeme işini Payam’da devam ettirdi. Hato’yu gördüğüne çok sevindi. Çamfıstığı yerine erik, incir topladı burda da ağaçlardan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-00HBchqI/AAAAAAAABes/RgBa7JgwDiE/s1600/IMG_2369.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-00HBchqI/AAAAAAAABes/RgBa7JgwDiE/s320/IMG_2369.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503316077001344674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Palamutbükü - Fatoş'un bahçesi&lt;br /&gt;-Anneee, bunlar erikmişşş! Ama üzüm gibi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-1CmlmkeI/AAAAAAAABe0/fRNXqMiLrkQ/s1600/IMG_2401.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-1CmlmkeI/AAAAAAAABe0/fRNXqMiLrkQ/s320/IMG_2401.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503316325992665570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Kumsal arkadaşı Nehir / Palamutbükü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün “artık evimize gidelim, Ada’ya gidelim” diye sayıkladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Detaylarını daha sonra uzuncaaa yazmaya kararlı olduğum önemli bir konuyu hallettik; tatil öncesi telkinlerimiz sonucu, deniz kıyısına adım attığımız ilk gün Zeyno bezini çıkardı. Hal böyle olunca, tüm tatil boyunca, nerede olursak olalım seyahat lazımlığını yanımızdan eksik etmedik. Yanımıza almayı unuttuğumuz anlar kısa süreli panikler yaşadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilin ortalarında birden fark ettik ki, Zeynep artık “r”leri söyleyebiliyor. Hatta bazen abartarak söylüyor. Gel gör ki, şimdi de, arada “y”ler “r” olmaya başladı: Arakkabı, raprak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufak tefek yaz kazaları yaşadı bol bol. İstanbul’dan ayrılırken daha havaalanında, uçağa yürürken düşmesiyle başlayan bu “yaralanıp-berelenme” işi son güne kadar devam etti. İçlerinden biri ciddiydi sadece. Şimdilerde kolundaki izi görüp soranlara “çorba döküldü ama çok acımadı” diye anlattığı yanma olayı. Garsonun getirdiği kurufasulyenin o kadar sıcak olduğunu ve babasının kucağındaki Zeyno’nun kolunu kaşla göz arasında o kaseye sokacağını nereden bilebilirdik ki? Oldu ama işte; her kaza gibi bir anda, göz açıp kapayıncaya kadar. Masaya gelen soğuk suyun bu kadar işe yarayacağını tahmin etmezdim. Bu su sayesinde ucuz atlattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 tane yeni şarkı öğrendi, neredeyse kapı gıcırtısında dans etti, bir sürü insanla tanıştı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanının ısındığı insanlarla uzun uzun sohbet etti, istemediklerine tam bir domuz oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine tatil öncesi telkinlerimiz sonucu, bu sene oto koltuğuna oturmayı kabul etti. Her oturuşunda “bebekler buna oturamaz ama, ben büyüdüm ya, ondan oturabiliyorum” diye izahat yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava nedeniyle daha sorunsuz ve rahat geçtiğinden, bu kez uçak yolculuklarında arıza çıkarmadı. Sorunsuzca kemerini taktı, oturup koltuk cebindeki dergiyi karıştırdı, ona da tıpkı bizimki gibi yiyecek ikram edilmesine çok sevindi. Bu durumdaki açıklaması: “Bebekler böyle oturamaz, ben büyüdüm ya onun için kemerimi takıyorum. Onun için bana da kek veriyorlar...”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-1P7udS8I/AAAAAAAABe8/70_Grk2elvI/s1600/IMG_2425.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-1P7udS8I/AAAAAAAABe8/70_Grk2elvI/s320/IMG_2425.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503316555005250498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Havlu yerine peştemal... Oh ne rahat...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-1hYPWTaI/AAAAAAAABfE/mqJLasM-hZg/s1600/IMG_2484.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-1hYPWTaI/AAAAAAAABfE/mqJLasM-hZg/s320/IMG_2484.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5503316854717173154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Palamutbükü'nün dondurmaları Payam'dan... Her gün bi renk...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene de uzun bir yaz tatili yaptı Zeyno. Denize değil ama kuma, güneşe doydu. Şu sıralar Ada rutinine kaptırdı yine kendini. Sabah kahvaltının ardından “Anne dışarı çıkalım mı?” demeye başladı. Son ayımız Ada’da. Her fırsatta sokaklardayız yine. Zeyno bildiği mekanına kavuştuğu için mutlu... Sahilde, pastanede, balıkçıda, meydanda... Sabah... Akşam...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-460996464120825904?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/460996464120825904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=460996464120825904&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/460996464120825904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/460996464120825904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/08/2010-yaz-tatili.html' title='2010 Yaz Tatili'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TF-zSAUyDTI/AAAAAAAABd0/b8hLlSMfjZ8/s72-c/IMG_0993.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4114396549169899150</id><published>2010-06-11T11:22:00.007+03:00</published><updated>2010-06-11T12:44:47.426+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='34. ay'/><title type='text'>Kara Zeynep, Sarı Zeynep</title><content type='html'>Yaklaşık 4 sene önce kadardı... Her ay gelen onlarca bülten mailinden biriydi... Bir baba adayının yazmaya başladığı blog'u tanıtıyordu: &lt;a href="http://www.babaolmak.com/"&gt;babaolmak.com.&lt;/a&gt; Bültene hızla bir göz atıp, hemen tıkladım verilen adrese:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Baba Olmak! Yazacak o kadar çok şey var ki, neresinden başlasa bilemiyor aslında insan. Belki de o yüzden başladığım yer bir blog kurmak(Bomboş bir blog’u defter gibi önüne açınca sanırım yazmayı ertelemek daha zor). Yazmayı ertelememek de lazım çünkü gün boyu kafamda yazdıklarım, üzerlerine yenileri geldikçe silinip yok oluyor sanki. Günlük yoğunluğun en büyük dezavantajlarından biri bu olsa gerek."&lt;/span&gt; diyordu ve bu blogu oluşturma nedenlerini şöyle sıralıyordu: &lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;- Düşüncelerimi yazmak, bir yerde toplu halde duymak ve paylaşmak&lt;br /&gt;- Başkalarının düşüncelerini duymak, benle aynı durumda da olabilirler (Benim durumum? 7 haftalık bir mercimeği olan baba adayı) babamla aynı durumda da olabilirler (Babamın durumu? 30 senelik kazık kadar bir mercimeği olan kıdemli baba) Sonuçta her erkeğin, hatta kadının da baba olmakla ilgili mutlaka fikirleri vardır. Paylaşmak isterlerse işte meydan.&lt;br /&gt;- Neden "Anne Olmak" diye site var da "Baba Olmak" diye site yok serzenişi&lt;br /&gt;- 7 Haftalık bir mercimeğe web sitesi yapmanın erken olacağı düşüncesiyle daha genel bir şey yapma fikri...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginçti, güzeldi, özeldi... Dergide değerlendirmek için bülteni bi kenara ayırdım... O kadar... O dönemler henüz blog alemine girmemiş, daha da önemlisi annelikle henüz hiçbir ilgisi olmayan birisi olarak ancak bu kadar ilgimi çekmişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla değil, birkaç ay sonra hamile olduğumu öğrendim. Zaman ilerlemeye, karnım şişmeye başladı... Ben web üzerinde hamilelikle ilgili şeylere daha çok bakar oldum... Ve işte o anlardan birinde, yeniden aklıma geliverdi bu blog. Aylardan sonra tekrar tıkladım ki, onlar da doğum hazırlıkları başlamış bile... Bırakmadım sonra peşlerini. Bloglarının üzerinden takip ettim durdum onları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduğum satırların arasında karşıma çıkan tesadüflere şaşırdım her geçen gün. Biz "kolay ve anlaşılır bir isim olsun, fazla düşünmeye gerek yok Zeynep iyidir" diye düşünüyorduk ki, onlar doğan kızlarına Zeynep adını verdiler... Karı-koca, biri iletişimciydi biri psikologdu; tıpkı bizim gibi! Adam Metallica dinliyor, fotoğrafla ilgileniyordu; tıpkı Osman gibi! Datça'yı seviyorlar ve her sene mutlaka gidiyorlardı; tıpkı bizim gibi! Üstelik Datça'daki arkadaşlarının adı da Kubi'ydi! işte bu da bana "yok artık, daha neler!" dedirten benzerlik oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk ne zaman yorum bıraktığımı hatırlamıyorum. &lt;a href="http://www.babaolmak.com/"&gt;Özgür&lt;/a&gt;'ün dediğine göre, Zeynep'in Metallica body'li bebeklik fotoğrafına yorum yapmışım "nerden aldınız?" diye. En azından Özgür beni ilk o yorumla hatırlıyor. Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Yorumlar bırakıldı karşılıklı, bazen mailleşilerek sorular soruldu, cevaplar verildi. Ve tüm bu yazışmalar içinde buluşulmaya karar verildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk buluşma geçen sene Göztepe Parkı'nda oldu. Kısa bi buluşmaydı. Kızlar kendi hallerinde takıldı parkta. Biz çimenlerin üzerine yayılıp, gözümüz kızlarda tanıştık. Biraz lafladık ve "tekrar görüşelim" deyip ayrıldık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TBIE21hti_I/AAAAAAAABdk/8N1mL0bORLQ/s1600/z%26z.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 110px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TBIE21hti_I/AAAAAAAABdk/8N1mL0bORLQ/s320/z%26z.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481449036591238130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen zaman içinde çok istedik ama beceremedik. Ve bu tekrar buluşma işini ancak geçen hafta sonu becerebildik. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur bile durduramadı bu kez bizi; Bostancı'dan atlayıp motora geldiler Ada'ya. Daha önce de söylemiştim, "bu blog buluşmalarındaki sanki 40 yıldır tanışıyormuş gibi olma halini seviyorum ben" diye. Bir sürü şeyden konuştuk; daldan dala atladık... Üstelik bir kısmı evde, bir kısmı mangal başında, dışarda geçen onca zaman içinde kızlar neredeyse hiç bulaşmadı bize. Bizim Zeynep ilk kez bi çocukla bu kadar iyi anlaştı. Deniz'in dediğine göre de, onların Zeynep ilk defa bu kadar uzun süre biriyle anlaşabilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TBIFEbX_6YI/AAAAAAAABds/OfTwVBdmZMo/s1600/z%26z2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 184px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TBIFEbX_6YI/AAAAAAAABds/OfTwVBdmZMo/s320/z%26z2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5481449270089345410" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zeynep giderken bizimki arkasından ağladı "gitmesin" diye, sonra da hemen çözümü üretti: "Annesiyle babası gitsin, Zeynep kalsın!". Ertesi sabah uyandığında ilk iş "bugün Zeynep gelsin" dedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün biz büyükler de aynı şeyi düşünmüşüz: "keşke daha önce tekrar buluşsaydık". Bu kez kararlıyız ama artık daha sık görüşeceğiz. Belki araya girecek yaz tatili nedeniyle yine yavaşlayacak buluşma temposu ama kışın hızlandıracağız kesin. Di mi Poyrazoğlu ailesi? :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4114396549169899150?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4114396549169899150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4114396549169899150&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4114396549169899150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4114396549169899150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/06/kara-zeynep-sar-zeynep.html' title='Kara Zeynep, Sarı Zeynep'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/TBIE21hti_I/AAAAAAAABdk/8N1mL0bORLQ/s72-c/z%26z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-659211804256845057</id><published>2010-05-24T17:45:00.009+03:00</published><updated>2010-06-21T00:56:38.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='33. ay'/><title type='text'>Sanal arkadaşlar, arkadaşlar...</title><content type='html'>Sadece, ilerleyen dönemlerde okudukça keyiflenmek ve unutmamak için notlar düştüğüm bu blog'un bana arkadaşlar kazandıracağı... Hiç aklıma gelmezdi... Ama oldu! Bir kez daha! Çok da iyi oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayça, kokusuna vurulduğu bi iğdenin fotoğrafını yükledi facebook'a. Ben "Ada'da da iğdeler şu sıralar çok güzel kokuyor, gelsenize" yazdım altına. "Olur" dedi ve geldiler... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah sahilde simit-peynir-çay üçlüsüyle kahvaltı yaparken fark ettik. Birbirimizi 40 yıldır tanıyor gibiydik Ayça'yla ama bazı temel bilgilerimiz hakkında fikrimiz bile yoktu. Gülüşerek o bilgileri de tamamladık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte pazara gidip demet demet yeşillik aldık; bir de kokusuna vurulduğumuz çileklerden. Aşıklar yolundan turlayıp, hayallerimizden bahsettik. Bozcada'dan, Datça'dan, Yunanca'dan, şaraptan, bağdan, bahçeden... karavanlardan, denizden... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mangaldaki balıkların pişmesini bekledik aç kediler gibi... Bozcaada şarabını Heybeli'de denedik. Vapur saatine kadar kahveyle tatlıyı da yetiştirdik. Yedik, içtik, bu arada hep konuştuk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qfI_m5E2I/AAAAAAAABdM/Av5PX8Oz-xk/s1600/Untitled-4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qfI_m5E2I/AAAAAAAABdM/Av5PX8Oz-xk/s320/Untitled-4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474863273884586850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya Erin'le Zeynep? Bence elektrikleri tuttu; yoksa daha tanışmalarının üzerinden sayılı dakikalar geçe elele tutuşup giderler miydi dondurmacıya? Dondurmalar yalandı; biri siyahından biri beyazından... Baloncuklar yapıldı suları döküle saçıla... Kertenkeleler seyredildi, çiçekler üflendi... Mangaldaki küller mıncıklandı... Kediler beslendi bizden arta kalan kılçıklarla... Koltuğun tepesinde zıp zıp zıplandı, dilim dilim brownie götürüldü sakince... Tüm günün ekstra hareketliliğine karşı uykuya kafa tutuldu. Arada bu kriz durumuna yenik düşülüp, silahlar kuşanıldı karşılıklı... 3 yaş civarı iki çocuğun buluşması yaşandı yani tam da aralarında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qfVRBCw-I/AAAAAAAABdU/hhaRBeHMLPA/s1600/IMG_0539.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qfVRBCw-I/AAAAAAAABdU/hhaRBeHMLPA/s320/IMG_0539.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474863484716106722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşlerini konuşmadık ama onlar gittikten sonra, Zeyno banyonun peşine cup yatak yaptı. Hem de ilk kez saat 19:30'da. Daha hava kararmadan akşam uykusuna dalmıştı bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Ayça'nın hediyesi yeni cd'mi koydum teybe... Evin içi Dalaras'ın sesiyle dolarken bulaşıkları toparladım. Yeni arkadaşlarımı sevmiş olmanın keyfiyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç aklıma gelmezdi ama oldu! Pınar ve Ertuğrul, Gülfer ve Soner, Deniz ve Özgür'den sonra bir de Ayça ve Alpay eklendi, yüzyüze tanıştığımız blog arkadaşlarımıza. Tekrar görüşmek istiyorum Ayçalarla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem kimbilir, belki yıllar sonra... Onlar Bozcaada'da, biz Datça'da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Fotoğraflar için eline, emeğine sağlık Ayça...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qff-9Xn6I/AAAAAAAABdc/DM0_j8dW-Rs/s1600/IMG_0510.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qff-9Xn6I/AAAAAAAABdc/DM0_j8dW-Rs/s320/IMG_0510.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5474863668847419298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-659211804256845057?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/659211804256845057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=659211804256845057&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/659211804256845057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/659211804256845057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/05/sanal-arkadaslar-arkadaslar.html' title='Sanal arkadaşlar, arkadaşlar...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S_qfI_m5E2I/AAAAAAAABdM/Av5PX8Oz-xk/s72-c/Untitled-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7291839977284047566</id><published>2010-05-08T23:46:00.003+03:00</published><updated>2010-05-09T00:07:35.474+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='32. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><title type='text'>3,5 gün</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S-XSY9P68rI/AAAAAAAABdE/_Iv0IBesghc/s1600/IMG_9020.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S-XSY9P68rI/AAAAAAAABdE/_Iv0IBesghc/s320/IMG_9020.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469008648711369394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen hafta "ikinci kaçamak"ı yaptık. Zeyno'yu anneanneye teslim edip, Datça'ya gittik. Islak mendil, su şişesi, atıştırmalıklar ve yedek kıyafetler yerine mp3 çalarım, yolda dinlemek üzere yanıma aldığım cd'ler ve güneş gözlüklerim vardı bu kez sırt çantamda. Dönüşte deniz kabukları ve sahilden topladığım rengarenk taşlar eklendi bunlara... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidilen yer Datça ya... sayfalar dolusu yazabilirim bu 3,5 günü. Aklım, gönlüm, ruhum orda kalmış zaten, daha fazla zorlamayayım kendimi. Kısaca özetleyeyim: Telaşsız bi uçak yolculuğu, Çine'de yenen köfteler, yolda eşlik edilen şarkılar, dolunayda şarap, tanışılan yeni insanlar, konuşulan hayaller, heyecan, ovabükü, içimizi ısıtan güneş, davetkar deniz, merak, palamutbükü, sohbet, orfoz-iskorpit-yerli kalamar, mezeler-rakı, telaşlandıran haberler, dönüş yoluna düşmenin hüznü... ve hepsinden önemlisi, uzun bir aradan sonra tüm bunların telaşsızca ve hafif yaşanması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki gideceğimizi son gün öğrenen Zeyno neler yapmış bu 3,5 günde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezmiş tozmuş, parklara, ev gezmelerine gitmiş, market alışverişleri yapmış, bol bol yemek yemiş... Arada aklına biz vurdukça zalimce davranmış anneanneye ama sonra söylediği tüm sözler için pişman olup, "şaka yaptımmm" demiş. İlk gece ağlayarak uyanıp, "annemi isterim, şimdi gelsin!" demiş, sonra uykuya yenik düşüp, anneannesinin koynunda mışıl mışıl uyumuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesini babasını çok özlemiş... Telefonda onlarla konuşurken sesi burulmuş ama siparişini vermeyi de unutmamış: "mor evle birlikte kırmızı ve turuncu ev de alın!" (Hani biz Datça'ya Zeyno'ya mor ev almak için gittik ya...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7291839977284047566?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7291839977284047566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7291839977284047566&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7291839977284047566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7291839977284047566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/05/35-gun.html' title='3,5 gün'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S-XSY9P68rI/AAAAAAAABdE/_Iv0IBesghc/s72-c/IMG_9020.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2839163900602572899</id><published>2010-04-27T18:02:00.008+03:00</published><updated>2010-04-28T00:28:16.621+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='32. ay'/><title type='text'>Zeyno'nun kitapları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S9b9v3b05VI/AAAAAAAABc0/omA53VxTkdg/s1600/kitap01.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S9b9v3b05VI/AAAAAAAABc0/omA53VxTkdg/s320/kitap01.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464834196637017426" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;O kadar uzun zamandır aklımdaki bu yazı... Hatta çok uzun zaman önce Zeyno için hangi kitapları aldığımızı soranlar da olmuştu. “Yazacağım” diye cevap atmıştım. Olmadı, yazamadım. Son 1 aydır aklımdan defalarca yazdığım pek çok yazıyı buraya aktaramadığım gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi, Zeyno öğlen uykusundayken, aklımda 3 gün sonraki kaçamağın hayalleri varken, yapılacak onca iş güç beni beklerken... Hepsini bir kenara bırakıp, başlıyorum yazmaya. En baştan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno’nun kitaplarla tanışması, yanlış hatırlamıyorsam 2 aylık olduğu dönemlere denk geliyor. O dönem Mothercare’den aldığımız 2 kumaş kitap, uzunca bir süre her yerde bize eşlik etmişti. Her sayfası farklı dokuda kumaşlardan hazırlanmış ve son sayfalarında da kırılmaz ayna bulunan bu kitapları Zeyno çok sevmişti. Kimi zaman sanki okurmuş gibi büyük bir ciddiyetle inceliyor, kimi zaman da iştahla sayfaların tadına bakıyordu. Benim açımdan kitapların en güzel özelliği ise makinede yıkanabiliyor olmasıydı. Zeyno’ya kitapların sayfalarını çevirmeyi öğreten de bu kitaplar oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra kalın karton kapaklı ve yine kalın sayfalı kitaplarımız oldu. Hani şu renkleri, şekilleri, hayvanları anlatan kitaplardan. Biz de şu 4’ü vardı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyuncaklar – Net Çocuk&lt;br /&gt;Çiftlik – Net Çocuk (Teşekkürler Pınar)&lt;br /&gt;Sözcükler – Net Çocuk&lt;br /&gt;Renkler – Yayınevi’ni hatırlayamadım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam da bu kitaplarla haşır neşir olurken &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Minik Midilli Bulut – Net Çocuk serisinden bir kitap hediye geldi (Teşekkürler Gülfer)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben Zeyno’nun kitaplara olan ilgisini görünce &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk Sözcüklerim – ABC Yayın’i aldım. (Her biri farklı dokularla hazırlanmış bu kartları Zeyno çok sevdi ama çok uzun dayandığı söylenemez.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrası hızla geldi. Zeynep, kitapları hep çok sevdi. Ama “yırtma/parçalama” dönemine girdiğimizden, bir süre dergi dönemine geçtik biz. Okuduğumuz dergilerin eski sayılarını Zeynep’e verdik. Özellikle içinde bebek/çocuk resimleri olanlara bayıldı. Evirdi, çevirdi, fotoğraflara baktı, karaladı ve sonunda doya doya yırttı. Her seferinde O’na “dergilerin eski sayılarını yırtabileceğini/karalayabileceğini ama kitaplara zarar vermemek gerektiğini” anlattım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılanlara olan ilgisi başlayıp, yavaş yavaş dinlemeyi öğrenince, yeniden başladık kitap alışverişine. Hatalı bazı seçimler yaptık, o kitapları hemen ortadan kaldırdık. Biraz araştırdık ve iki favori yayınevimizi seçmiş olduk: Tübitak ve İş Bankası Yayınları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birlikte okudukça, Zeyno’nun dinleme süresi uzadı. İlk zamanlar sayfalarını hızla çevirip, sadece resimlerine baktığı kitapları merak edip, dinler oldu. Ben de sürekli okuyan bir anne! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı kitabı defalarca okuttu. Biz bu durumdan sıkılırken, bir süre sonra şaşırarak anladık ki, satır satır ezberliyor bu kitapları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzunca bir süredir hem öğlen uykusundan hem de gece uykusundan önce kitap okuyoruz. Kitabını seçiyor, yatağa uzanıyor. Son günlerde, benim peşimden bir de O okuyor kitabı. (Hem de pek çok satırını doğru olarak. Ezber kuvvetli tabii!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim, hepsini ilgiyle okuduğu kitaplarına: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmurlu Bir Gün – Tübitak&lt;br /&gt;Karlı Bir Gün - Tübitak &lt;br /&gt;Rüzgarlı Bir Gün - Tübitak &lt;br /&gt;Deniz Kıyısında – Tübitak&lt;br /&gt;Çiftlikte – Tübitak&lt;br /&gt;Yeraltında – Tübitak&lt;br /&gt;Gölde – Tübitak&lt;br /&gt;Atık mı? Hiç Dert Değil - Tübitak&lt;br /&gt;En Güzeli Benim Evim – Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Benim Minik Yıldızım - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Ormanda Doğum Günü Partisi - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Minik - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Mutlu Suaygırı - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Piretorbası - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Pırtık Tekir - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Minik Köpek - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Nazlı’nın Uyku Saati - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Köpük ile Pıtır - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Aydaki Adam – Redhouse Kidz&lt;br /&gt;Kalebozan Karlo - Redhouse Kidz&lt;br /&gt;Yavru Ahtapot Olmak Çok Zor – YKY&lt;br /&gt;Koyun Russell – Mandolin (Teşekkürler Çağlayan)&lt;br /&gt;Vınnn!.. – Marsık&lt;br /&gt;Burun – Marsık&lt;br /&gt;Kahraman Kedi Zıp Zıp Pirelere Karşı – Marsık&lt;br /&gt;Akıllı Minik ile Obur – Marsık&lt;br /&gt;Bay Bay Bezim – Çitlembik&lt;br /&gt;Cemile Parka Gidiyor – Kaknüs&lt;br /&gt;Cemile Banyo Yapmak İstemiyor – Kaknüs&lt;br /&gt;Cemile Çişini Altına Yapıyor – Kaknüs&lt;br /&gt;Cemile Oyuncaklarını Paylaşmak İstemiyor – Kaknüs&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baba-kızın son başbaşa Bağdat Caddesi gezisinde aldıkları kitaplar ise yine Türkiye İş Bankası Yayınları’nın İlk Okuma Kitapları serisinden dört kitap:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bisküvi Adam - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Meraklı Civciv - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Kaplumbağa ile Tavşan - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;Yalancı Çoban - Türkiye İş Bankası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S9b9LKxNmPI/AAAAAAAABcs/CtzuvJaLy1I/s1600/kitap02.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 96px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S9b9LKxNmPI/AAAAAAAABcs/CtzuvJaLy1I/s320/kitap02.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464833566171830514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara ek olarak, sevgili Pınar’ın önerisiyle aldığımız bir kitap seti var: Morpa Yayınları’nın Öykü Yağmuru serisi. Tam 50 kitap var bir kutunun içinde. Ayrıca okul döneminde kullanmak için birtakım materyaller. Bu kitaplar, özellikle seyahate çıkarken çantaya koymak için birebir. Şimdiye kadar içindeki birkaç kitap dışında pek bakmadığımız bu kutu, son günlerde oyun ablası ile geçirilen vaktin favorilerinden. Kutuyu önlerine alıp, Zeyno’nun seçtiği kitapları birlikte okuyorlar (abla okuyor, Zeyno sayfaları çeviriyor. Bu sayfaları çevirme işi de son günlerin modasından)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Televizyonla yeni tanıştığı 2 yaş döneminin hemen başında Zeyno’nun kitaplara olan ilgisi sanki biraz azaldı. Ama kısa süre sonra yeniden alevlendi. Kitap okutmak ve okumak her zaman favorileri arasında. Bu durumdan memnunum tabii. Dileğim bu sevgisinin hayatı boyunca devam etmesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik kitapları seven, onlara zarar vermemesi gerektiğini bilen ve bana kitaplarının arka sayfalarında kapaklarını görüp, “anne, bunlar ben de yok, alalım mı?” diyen, kitapçılarda vakit geçirmekten çok hoşlanan bir kızım var. Mutluyum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır okumaktan bahsetmişken, yine Tübitak tarafından hazırlanan aylık dergi Meraklı Minik’i de burada yazmak lazım. Gazetecinin önünden her geçişimizde,, Zeyno’nun ısrarıyla soruyoruz “çıktı mı?” diye. Hazırlayan herkesi yürekten kutluyorum, süper bir dergi. Zeyno heyecanla aybaşının gelmesini bekliyor (elbette aybaşının ne zaman olduğunu bilmiyor ama dergisinin yeni sayısını alabilmek için aybaşının gelmesi gerektiğini biliyor), aldığı yeni sayıyı günlerce elinden düşürmüyor... Yeni sayısı çıkınca da, eskisi “makas alıştırmaları”na terfi ediyor... Her ay derginin içinden çıkan kartları da, ilerde oynamak üzere özenle saklıyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2839163900602572899?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2839163900602572899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2839163900602572899&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2839163900602572899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2839163900602572899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/04/o-kadar-uzun-zamandr-aklmdaki-bu-yaz.html' title='Zeyno&apos;nun kitapları'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S9b9v3b05VI/AAAAAAAABc0/omA53VxTkdg/s72-c/kitap01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6021834711296605304</id><published>2010-03-25T17:27:00.004+02:00</published><updated>2010-03-25T20:33:43.421+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='31. ay'/><title type='text'>Greetings from...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S6usJPW6ouI/AAAAAAAABcM/7iX7qp0x2n8/s1600/kart_kolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S6usJPW6ouI/AAAAAAAABcM/7iX7qp0x2n8/s320/kart_kolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5452641048603566818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kanada, Tayvan, Atlanta, İspanya, Almanya, Finlandiya... Dünyanın dört bir yanından kartpostal alıyoruz. Üstelik bunların bir kısmı direkt Zeynep'e yazılmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki nasıl oldu da, yıllardır fatura ve tanıtım broşürlerinden başka hiçbir şey gelmeyen posta kutumuz bu kadar hareketlendi? &lt;a href="http://www.postcrossing.com/"&gt;Postcrossing&lt;/a&gt; sayesinde.&lt;br /&gt;Postcrossing, insanların dünyanın her yerinden birbirine kartpostal gönderdiği bir sistem. Bu sisteme dahil olmak için, önce web sitesi üzerinden kayıt olmak gerekiyor. Sonrası basit; siz ne kadar çok kartpostal gönderirseniz, size de o kadar çok kartpostal geliyor. (Ayrıntılar için &lt;a href="http://www.postcrossing.com/"&gt;burayı&lt;/a&gt; tıklayabilirsiniz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üye olduğum (ama maalesef aktif olarak takip edemediğim) &lt;a href="https://www.nurturia.com.tr/"&gt;Nurturia&lt;/a&gt;'dan duymuştum bu sistemi. Vakit kaybetmeden üye olduk Osman'la; ama Zeynep'in adına. Niyetimiz, Zeynep'in adına gelen kartpostalları biriktirip, ilerde ona göstermek. Basit de olsa İngilizce öğrendiği dönemde de, bu işi ona devretmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niyetimizin olup olmayacağını zaman gösterecek. Ama posta kutusunda dünyanın değişik yerlerinden gelmiş kartpostallar bulmak çok keyifli. Şiddetle tavsiye edilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 10"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 10"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CDOCUME%7E1%5Cnurdan%5CLOCALS%7E1%5CTemp%5Cmsohtml1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Table Normal"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin:0cm; 	mso-para-margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Times New Roman";} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6021834711296605304?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6021834711296605304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6021834711296605304&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6021834711296605304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6021834711296605304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/03/greetings-from.html' title='Greetings from...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S6usJPW6ouI/AAAAAAAABcM/7iX7qp0x2n8/s72-c/kart_kolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3846152122567552850</id><published>2010-03-09T22:09:00.005+02:00</published><updated>2010-03-09T22:44:48.904+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='30. ay'/><title type='text'>2,5 yaş anketi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5ax_mA3ZVI/AAAAAAAABbU/htdz8UofltM/s1600-h/IMG_7503kucuk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5ax_mA3ZVI/AAAAAAAABbU/htdz8UofltM/s320/IMG_7503kucuk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446736505445246290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu ay soranlara cevabım net: 2,5! En azından bu ay "maaşallah, kaç yaşında?" diyenlere ay hesabı yapmak zorunda değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2,5 yaşında da bir sürü şey oluyor; her gün bir sürpriz. Ama hepsinden önemlisi Zeyno hızla büyüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de 2,5 yaş için &lt;a href="http://www.keoszone.com/"&gt;Özgür&lt;/a&gt;'den ilham alarak Zeyno'ya mini bi anket yaptım. İşte cevaplar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin renk? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Mor&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin arkadaşın? &lt;/span&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5ayyOcBKXI/AAAAAAAABbc/k3bZa1maqSY/s1600-h/IMG_7521Kucuk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5ayyOcBKXI/AAAAAAAABbc/k3bZa1maqSY/s320/IMG_7521Kucuk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446737375290009970" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;-Toprak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;En sevdiğin sayı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;- İki&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye gitmek istersin? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Markete&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Ada'da en çok nereye gitmeyi seviyorsun? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Parka&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parkta en çok ne yapmayı seviyorsun?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;- Sallanmayı&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odanda en çok neyi seviyorsun?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;- Bazı oyuncaklarımı&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin oyuncağın hangisi?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;-İpek (Halasının aldığı bebek)&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin kıyafetin hangisi? &lt;/span&gt; &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5azDC8abdI/AAAAAAAABbk/kbUUhrwJdNo/s1600-h/IMG_7522Kucuk.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5azDC8abdI/AAAAAAAABbk/kbUUhrwJdNo/s320/IMG_7522Kucuk.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446737664262434258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;-Çiçekli elbisem&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin tokan hangisi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;-Pembe olan&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin yemek? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Makarna, köfte&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok kimi özledin? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Dedemleri&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin hayvan hangisi? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Aslan, martı&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğin kitabın hangisi? &lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;-Cemile banyo yapmak istemiyor&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3846152122567552850?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3846152122567552850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3846152122567552850&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3846152122567552850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3846152122567552850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/03/25-yas-anketi.html' title='2,5 yaş anketi'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S5ax_mA3ZVI/AAAAAAAABbU/htdz8UofltM/s72-c/IMG_7503kucuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6522399318913998452</id><published>2010-02-24T15:12:00.010+02:00</published><updated>2010-02-24T22:35:22.868+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='30. ay'/><title type='text'>Maşallah sana, fıstık!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WF5GQoGAI/AAAAAAAAAS0/DegmhsqkQtI/s1600-h/IMG_6954.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 216px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WF5GQoGAI/AAAAAAAAAS0/DegmhsqkQtI/s320/IMG_6954.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441902940726499330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;En son düştüğüm nottan bu yana, o kadar çok yazacak şey oldu ki aslında. Hepsi aklımda sıralanıp duruyor epeydir, maalesef üste yenisi eklendikçe, alttan silinerek :((&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen temizlikte, Zeyno'nun büyüdüğünü bir kez daha gayet net anladığımı yazacaktım mesela. Mama sandalyesi parçalarına ayrılıp, kaldırıldı. Elif'in epey zaman önce hediye ettiği porselen yemek takımı çıktı dolaptan. Mama sandalyesinin kaldırıldığını gören Zeynep:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"- Ben artık büyüyüm ya, ondan büyük sandalyesine oturuyorum di mi?" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki aylardır bu sandalyeye oturmayı reddeden kendisi değilmiş gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni tabaklarını görünce de, önce "bunları kim almıştı?" diye sordu, sonra a ekledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"- Bunlar da cam gibi, kırılabilirrrr... Dikkat etmek gerek!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları sahilde adaçayı sezonunu açtığımızı yazacaktım mesela. Mimozalar açtı, ilk cemre düştü ve Ada'ya gerçekten bahar geldi. Her fırsatı değerlendiriyoruz ama sabahları, kahvaltının ardına illa ki dışardayız yine. Rüzgar yoksa sahildeki çay bahçesinde, varsa çarşıdaki pastanede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi durdurabilen tek şey kuvvetli rüzgar. Yağmura da kafa tuttuk bugün. Herkes bir yerlere kaçışırken,&lt;a href="http://zeynep365.blogspot.com/2009/11/slap-sulop.html"&gt; yağmur çizmeler&lt;/a&gt;i ayağında, &lt;a href="http://zeynep365.blogspot.com/2009/10/80ler-yeniden-moda.html"&gt;yağmurluğu &lt;/a&gt;sırtında, meydanda koşturup durdu bizimki. Sularda zıpladı, balıkçıyı seyretti, kedileri kovaladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WHJbV2ZjI/AAAAAAAAATE/mNfqhfL6xI0/s1600-h/IMG_6987.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 174px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WHJbV2ZjI/AAAAAAAAATE/mNfqhfL6xI0/s320/IMG_6987.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441904320775087666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kriz durumlarını geride bıraktığımızı yazacaktım mesela. Hiç mi oluyor? Oluyo elbette ama artık durum çok da fena değil. Biraz biz alıştık, biraz o duruldu, daha iyiyiz... Kriz bitince rutin de geri geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece uyanmalarını yazacaktım mesela... 5 kere, 6 kere... Tam artık canıma tak etmişken, 2 gün önce Ada'daki doktora uğradık. Sürekli tıkalı burun  için yeni bi alerji şurubu verince, bu şurup da burnu açmakla kalmayıp, hafif yollu uyumaya yardımcı olunca, iki gecedir daha rahatız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık diyaloglara başladığımız Yunanca kursunu yazacaktım mesela. Zeynep'in Çarşamba akşamları beni "okula" nasıl uğurladığını ve nasıl karşıladığını. Bazen mızırdanarak ve "gitmeee" diyerek, bazen de ek sallayıp, "güle güleee" diyerek yolcu ediyor beni... Çarşamba akşam yemeklerini baba-kız birlikte yiyorlar, hatta bir kısmını birlikte hazırlıyorlar. Değişmeyen tek sahne ise dönüşüm. Koşa koşa kapıya gelip, sıkı sıkı sarılıyor bana...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WHV5hWZLI/AAAAAAAAATM/rv1vRVBV3pM/s1600-h/IMG_7001.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 312px; height: 207px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WHV5hWZLI/AAAAAAAAATM/rv1vRVBV3pM/s320/IMG_7001.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441904535034815666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok, çok şey var yazacak. Ama asıl bombayı yarım saat kadar önce patlattı. Bana işi gücü bıraktırıp, bu satırları yazdıran bomba:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle uykusu için yanyana uzandık yatağa. Gözleri kapandı kapanacak. Birden yanağımdan bir makas aldı ve ekledi:&lt;br /&gt;"- Maşallah sana, fıstık!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından "Anne maşallah ne demek?" diye sormayı da ihmal etmedi tabii...&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WHsViJVKI/AAAAAAAAATU/zz-fnjzmJ34/s1600-h/IMG_7006.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 242px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WHsViJVKI/AAAAAAAAATU/zz-fnjzmJ34/s320/IMG_7006.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5441904920511468706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6522399318913998452?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6522399318913998452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6522399318913998452&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6522399318913998452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6522399318913998452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/02/masallah-sana-fstk.html' title='Maşallah sana, fıstık!'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_pyaoyid_ipg/S4WF5GQoGAI/AAAAAAAAAS0/DegmhsqkQtI/s72-c/IMG_6954.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8019642338391334314</id><published>2010-02-09T12:20:00.008+02:00</published><updated>2010-02-09T12:29:16.594+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='29. ay'/><title type='text'>İkibuçuğa bir kala</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S3E3HihiBMI/AAAAAAAABbE/0rSlNAufq2I/s1600-h/IMG_5536.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S3E3HihiBMI/AAAAAAAABbE/0rSlNAufq2I/s320/IMG_5536.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436186827878958274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;29. ay bitti; bugün 3’le başlayan aylara adım attık. Önemli bir dönemece, 2,5 yaşa bir adım kaldı. Bu yeni dönemin de bir sürü sürpriz getireceğini biliyorum. O yüzden meraktayım, sabırsızlıkla bekliyorum... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Ve geçen aydan akılda kalan birkaç notla iki kare fotoğraf:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Soğuk bir Pazar sabahında, kahvaltı yaparken, camın önüne de kuşlar için bir şeyler koyduk. Az sonra pencerenin önü güvercinlerle dolmuştu. Zeyno daha yakından bakmek isteyince, O’nu tezgahın üstüne çıkardık. O sırada iki güvercin didişmeye başlayıp, biri diğerinin kafasına çıkınca Zeyno birden heyecanla bağırdı: &lt;i style=""&gt;“Anne, güvercin öbürünün çatısına çıktı!!!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;** &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Şu sıralar tek başına yapabildiği her şey için çok mutlu oluyor. Hemen bize gösteriyor ve ekliyor: “Bak tek başıma yaptım! Artık ablayım ya!” &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;** &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Gördüğü hemen herkes için bana aynı soruyu soruyor:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;“Anne, xxx’de bebekken annesinden meme emiyordu değil mi?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Aile ilişkilerini epey çözmüş durumda. Mesela “benim annem senin neyin, babanın annesi senin neyin?” gibi sorulara doğru cevap veriyor. Bu arada halasını, İzmir’deki dedesini ve babaannesini de zevkle Arda abisiyle paylaşıyor: &lt;i style=""&gt;“Anne, halam Arda abinin de halası di mi!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;TV karşısında fazlaca vakit geçirmeye başladı ama seçici. Sevdiği çizgi filmleri seyrediyor daha çok: Calliou, Pepe, Poko, Geniş Kanepe, Gece Bahçesi favorileri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Bizden duyduklarını kaydedip, yeri geldimi kullanmaya devam. Son bomba: &lt;i style=""&gt;“Anne, sabırlı ol ama biraz!”&lt;/i&gt; E ben bu nidayı yakinen tanıyorum ama...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Topitop’tan sonra (ki bunu çok çok az istiyor), anneanne sayesinde yeni bir abur cubur oldu: Kinder Süt Dilimi. Günde 1 taneye, yemekten sonra izin var. Yerken adeta mest oluyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Artık ama sandalyesine hiç oturmuyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Bütün gün dilinden düşmeyen şarkı: Mini mini bir kuş... Özellikle neşesi yerindeyken, nerde olduğu hiç önemli olmadan bağıra bağıra söylüyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Dişleri birden sarardı &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Wingdings;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style=""&gt;L&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt; Hem de her akşam yatmadan fırçalamamıza rağmen! Peşpeşe içtiği iki şişe antibiyotiğe bağlamıştım ama değilmiş. Çağlayan hemen yanıtladı mailimi. O kadar antibiyotik diş sarartmazmış, şekerli gıdaların tüketimi arttığı için oluyormuş. Artık minik bir dişmacunu eşliğinde fırçalıyoruz dişleri.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S3E3XFiFf1I/AAAAAAAABbM/ABujMxcIkIw/s1600-h/IMG_5969.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S3E3XFiFf1I/AAAAAAAABbM/ABujMxcIkIw/s320/IMG_5969.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5436187094974562130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;** &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Artık oyuncaklarına pek takılmıyor; benim makyaj çantam, babasının tamir çantası ve kırtasiye malzemelerinin olduğu kutu varken kim bakar oyuncaklara! Ama daha önce yüzüne bile bakmadığı oyuncakları da birden favorisi oldu. Engin’in hediyesi Winie ve Almanya’dan aldığımız küçük yeşil ayıcığı elinden düşürmüyor. Hatta gece onlarla birlikte uyuyor. Bu arada yemek pişirmece, doktorculuk (bebeği Aliş’i iyileştirme) gibi oyunlara da başladı. Kitaplara ilgisi ise şu sırsalar azalmış durumda. Ama her ay Meraklı Minik’in yeni sayısını heyecanla bekliyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Yanına para almadan dışarı çıkmıyor. İlla cebine birkaç demirlik koyulacak! (Anası kılıklı)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Büyük bir hevesle saçlarının uzamasını bekliyor...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style=";font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;Kriz durumları düzeliyor gibi. Umarım yeniden zıvanasından çıkmaz!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8019642338391334314?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8019642338391334314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8019642338391334314&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8019642338391334314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8019642338391334314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/02/29.html' title='İkibuçuğa bir kala'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S3E3HihiBMI/AAAAAAAABbE/0rSlNAufq2I/s72-c/IMG_5536.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3654974423660435461</id><published>2010-02-02T14:38:00.009+02:00</published><updated>2010-02-02T15:38:17.135+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='29. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><title type='text'>"Kar biraz soğukmuş!"</title><content type='html'>20 gündür "bu akşam yazayım" diyorum olmuyor. Her zamanki gibi 24 saati yetiremiyorum kendime. Gün başlıyor ve bitiyor; ben hiçbir şeyi tamamlayamadan. Bu kez kararlıyım. Hazır Zeyno uyumuşken, bütün işleri bir kenara koyup, önce bu yazıyı yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu yazının ana konusu geçen ay yaptığımız kar tatili ama hazır yazmaya başlamışken, biraz daha öncesinden başlayayım. Böylece yazmak isteyip de yazamadıklarımın da özetini yapmış olurum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıla girmiştik. Ben tam da "neredeyse 3 ay oldu, Zeyno'yu bi kontrole götürsek" diye düşünürken, "tatile çıkmadan önce bi kontrol iyi olur" diye aklımdan geçirirken, bi akşam ateşleniverdi Zeyno. Hem de birden! Akşam yemeğini yemiş, babasıyla birlikte kanepeye uzanmış, keyifle Caillou cd'lerini seyrediyordu. İlk cd bittikten (yani yaklaşık 40 dakika) sonra seslendi bana "Anneeee, bu bitti! Başka cd koyar mısın?" diye. Odaya geldim, yeni cd'yi yerleştirdim ve Zeyno'nun kızaran yanaklarını fark ettim. Hemen alna bi öpücük; hımmm sıcak. Yanılıyor olabilirim diye kulaktan ölçüm; 38.6 derece... Gecenin devamı özetle: Doktorla iletişime geçme, reviri ziyaret, güçlükle bir ölçek şurup içirme ve sabaha kadar hiç düşmeyen ateş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün, Hilal Hanım'ın kliniğindeydik. Vapura doğru inerken titremeye başlayanve bu halini çok komik bularak "Anne, Balıkçı Koki gibi oldum; dı dı dı dı..." diyen Zeyno, (Balıkçı Koki kitaplarından birindeki kahraman. Balık tutmak için soğuk dereye girince dı dı dı dı diye titriyor) kliniğe geldiğimizde gayet neşeliydi. İki muayene arasına sıkıştırılan kontrolümüzde, genel muayene yapıldı. Boğaz dışında her şey normaldi. Ölçümlere göre boy 93 cm, kilo 13900 gr'dı. Tek sorunsa kızaran boğaz ve şişen bademciklerdi. Elimizde 1 hafta kullanılacak antibiyotik reçetesiyle ayrıldık klinikten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim yazının ana konusuna...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karı, kışı, soğuğu sevmem ben. Sadece içim değil, kemiklerim de üşür soğukta. Havayla birlikte ruhum da kararır. Hep ilkbahar, yaz, sonbahar olsa keşke der dururum. Hava sıcaklığı hiç 20 derecenin altına düşmese. Rüzgar hep ılık esse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kışla ilgili olarak bu halet-i ruhiyede olan ben "evet" deyiverdim Osman'ın Erciyes tatili teklifine. Neden? Çok istediğim için değil elbette, karı ve kardanadamı bugüne kadar sadece kitaplarında ve çizgi filmlerde gören Zeyno, gerçeklerini görebilsin diye. Gidip gitmeyeceğimizin belli olacağı yaklaşık 2 aylık bekleme süreci boyunca "ben şöminenin karşısında kitaplarımı okurum, onlar da baba-kız karda oynar" diye avuttum kendimi. Hatta en baştan bunun pazarlığını bile yaptım Osman'la.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gideceğimiz netleşti. Uzunnnn yaz tatillerinin koca koca bavullarını neşeyle hazırlayan ben, "ne koyacağım şimdi bavula?" diye dert edinmeye başladım kendime. Gitmeyi canı gönülden istemiyorum ya, her şey dert! Bize bir, Zeyno'ya üç şeklinde başladım hazırlıklara. Sonuçta biri bizim, diğeri Zeyno'nun olmak üzere iki koca bavul çıktı ortaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk hayal kırıklığını daha gitmeden aldığım haberle yaşadım; tesiste şömine yokmuş! Hayallerin bir kısmı şangırrrr! Olsun, iki yeni kitabımı bavuldan çıkarmaya hiç niyetim yok, kalorifer yanında okurum bende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2go0cJWkuI/AAAAAAAABaM/ececQLKLv8w/s1600-h/IMG_5468.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2go0cJWkuI/AAAAAAAABaM/ececQLKLv8w/s320/IMG_5468.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5433637831796232930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Giderken, havalanında işte bu kadar neşeliydi Zeyno. Koşturdu, bağıra bağıra şarkılar söyledi, mağazalara daldı çıktı... Ama tüm bu neşe uçakta birden yokoluverdi. Çünkü, ilk kez kendi koltuğunda uçması gereken küçük hanım, kemerini takmak istemedi. &lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17 Ocak akşamı Erciyes'teydik. Soğuk ve bembeyaz Erciyes'te. Oda'daki iki tek kişilik yatak, daha önceki tecrübelerle birleştirip, oda hemen yeni şekline sokuldu. Zeyno ortaya alındı ve uykuya dalındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi sabah, kahvaltının ardından dışardaydık. Nasıl bir soğuk, nasıl bir tipi! Yarım saatin sonunda, elini neredeyse kara hiç sürmeyen Zeyno, "artık içeri girelim" diye sızlanmaya başladı. Bu isteğini seve seve kabul edip, içeri girdik. Yemek-uyku-yemek-roof'ta vakit geçirmece şeklinde tamamladık ilk günü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2gpYZhpRpI/AAAAAAAABaU/g2q-re8eRK4/s1600-h/IMG_5490.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2gpYZhpRpI/AAAAAAAABaU/g2q-re8eRK4/s320/IMG_5490.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5433638449568106130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ana-kız karı sevmedik biz. Bir daha kışın dağda tatil istemiyoruz!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün hava yine çok soğuktu ama en azından tipi yoktu. Zeyno'ya "dışarı çıkalım mı?" diye sorduk. Gayet kesin ve net bir cevap verdi: "Hayır!" Bu cevabı yeterli bulmayan ben "neden?" diye sorma gafletine düşünce, yine gayet net bir şekilde açıkladı Zeyno. Ve benim kalan hayallerim de tuzla buz oldu: "Çünkü dışardan daha yeni geldik. Hem harı hiç sevmedim. Biraz soğukmuş!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalan 5 günümüzü kahvaltı-oyun-yemek-uyku-yemek-roof'ta vakit geçirmece sıralamasını bozmadan geçirdik. Bir daha dışarıya hiç çıkmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada Zeyno'nun boğazındaki kızarıklık tekrarlayınca, tesisteki doktorun kontrolünden sonra yeniden antibiyotiğe başladık. Zeyno da hem hastalığın hem de sevmediği bir yerde olmanın etkisiyle mızırdandı da mızırdandı. Üstelik bu bir hafta boyunca, toplamda, neredeyse daha önce bir günde yediği kadar yemek yedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladık ki, biz ailecek soğuğu sevmiyoruz ve bir daha kar tatili planı yapmayacağız. Ama yine de bir avuntum var: En azından bu bir hafta boyunca hiç yemek yapmadım, hiç ev toplamadım ve hiç bilgisayara bakmadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu süre içinde bizi güldüren birkaç not:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno sadece iki tanesini yuttuktan sonra sakız çiğnemeyi öğrendi. O günden beri de ağzından sakızı eksik etmiyor. Ama sadece beyaz ve şekersiz olmak koşuluyla. Soranlara "pembeleri boyalı ve acıııı" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son iki gün tanıştığı ve çok iyi arkadaş olduğu Berhan'la ayrılırken o kadar çok ağladı ki (cama yapışmıştı, Berhan gitmesin diyerek salya sümük ağlıyordu, Berhan el salladıkça da ağlamasının şiddeti arttı), salondakiler "Allah kavuştursun" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2gpstpYfAI/AAAAAAAABac/LMBP2O_irkI/s1600-h/DSCN9701.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 222px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2gpstpYfAI/AAAAAAAABac/LMBP2O_irkI/s320/DSCN9701.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5433638798566652930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İşte, Zeyno'nun hala "Ankara'da oturuyor" diye sayıkladığı Berhan. Zeyno'nun bavuluna boşu boşuna oyuncak koymuşum. Boyalar dışındakiler pek de işe yaramadı. Tesisteki tavla ise hayat kurtardı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odadayken sürekli oynadığı abajur bir kazaya neden olmasın diye fişini çektik. Birkaç denemeden sonra abajuru yakamayınca "Anne, bunun şarjı bitmiş" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;**&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında daha çok şey vardı ama unutmuşum. Hemen yazmazsan böyle olur işte!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2gqI_Hb3tI/AAAAAAAABak/pupr7j_IDAg/s1600-h/IMG_5643.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2gqI_Hb3tI/AAAAAAAABak/pupr7j_IDAg/s320/IMG_5643.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5433639284292443858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bu da dağdaki son günün anısına çekilmiş bi kare.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Zeyno sadece 5 dakika kadar dışarda durdu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3654974423660435461?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3654974423660435461/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3654974423660435461&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3654974423660435461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3654974423660435461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2010/02/kar-biraz-sogukmus.html' title='&quot;Kar biraz soğukmuş!&quot;'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/S2go0cJWkuI/AAAAAAAABaM/ececQLKLv8w/s72-c/IMG_5468.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8225973211183469812</id><published>2009-12-29T16:51:00.001+02:00</published><updated>2009-12-29T16:52:22.449+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Z: Zeynep&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;A: Anne&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;B: Baba&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Zeynep ıslak mendili sıkarak suyunu akıtır&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;B: Zeynep, yapma öyle&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Z: Yapmak istiyorum ama...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;B: Her tarafımız sabun oldu...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Z: Evet, çok eğlenceli!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Zeynep ve 4,5 yaşındaki arkadaşı Toprak, kanepenin üstünde zıplar. Ben aniden odanın kapısında belirince, ikisi de bir anda durur. Ve&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Z: Çok eğleniyoruz ama anneeee....&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;A: Ama düşebilirsin!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Z: Toprak tutunmadan yapabiliyor, O büyük... Ama ben tutunuyorum anne, düşebilirim çünkü...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Zeynep ortamızda olacak şekilde, üçümüz yere serilmiş jimnastik hareketleri yapıyoruz. Ben kaytaran Osman’ı uyarıyorum bir ara:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;A: Osmannn, sen de yap!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Ve Zeynep lafa karışıyor hemen:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;Z: Osmannn, sen de yap! (ve bana dönerek) baba da diyebiliriz&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;**&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Bir ara Zeyno’nun her fırsatta kapısından daldığı ve saatlerce çıkmadığı karakolun önünden geçerken, camdan bir polis seslenir Zeynep’e:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;“Zeyneppp, gelsene!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Hiç pas vermeden yürümeye devam eder bizimki. Ve biraz uzaklaştıktan sonra sorar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=";font-family:Arial;font-size:11pt;"  &gt;“Anne, neden gitmedim?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8225973211183469812?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8225973211183469812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8225973211183469812&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8225973211183469812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8225973211183469812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/12/z-zeynep-anne-b-baba-zeynep-slak.html' title=''/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-1535157061864057454</id><published>2009-12-27T17:29:00.005+02:00</published><updated>2009-12-27T20:12:24.155+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='28. ay'/><title type='text'>Bir de burdan söyleyeyim...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SzejarRdydI/AAAAAAAABZ8/DAi-ACHBRIk/s1600-h/kolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 125px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SzejarRdydI/AAAAAAAABZ8/DAi-ACHBRIk/s320/kolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5419980355251587538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tanıdığım, tanımadığım o kadar çok insana cevap verdim ki; bir de burda yazayım dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Evet, soğuğa aldırmadan, hemen hemen her gün dışarı çıkıyoruz. Genellikle de sabahları. Kahvaltının peşine, havalanması için evin pencerelerini açıp, kendimizi dışarı atıyoruz. Eğer rüzgar varsa, sahilde gezinmek ve oturmak yerine çarşıyı tercih ediyoruz. Öğlen yemek saati gelene kadar da dışarda kalıyoruz. Böylece sadece temiz hava almakla ve sosyalleşmekle kalmıyor, evdeki kriz anlarını da azaltıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Hayır giydirdiklerim ince değil ve üşümüyor! Zeyno'ya kalın bir kazak giydirmek yerine, uzun kollu ve pamuklu bir penye giydirip, üstüne de önden fermuarlı ve yine pamuklu bir hırka giydirmeyi tercih ediyorum. Üstüne de montunu. Hava rüzgarlıysa şapkasını da takıyoruz; tamamdır. Böylece, eğer fazla hareket ederek terlerse ya da bulunduğumuz ortamdan daha sıcak bir ortama girersek, kolayca bir katını soyup, rahatlatabiliyorum O'nu. Hem kalın kazaklarını şimdi giydirir, atkısını sadece gözleri açıkta kalacak şekilde şimdiden sarar, ayağına kar botu gibi ayakkabıları şimdi giydirirsem; Şubat'ta, Mart'ta yani hava gerçekten soğuk olduğunda ne giydireceğim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Hayır, Zeynep'e grip aşısı ve domuz gribi aşısı yaptırmadım, yaptırmayı da düşünmüyorum. Ada'da yaşadığımız için kirli havadan uzağız. Zeyno okula gitmiyor. Gezmek için alışveriş merkezleri gibi kapalı ve kalabalık yerleri pek tercih etmiyoruz. Yani bence Zeyno risk grubunda değil. Bu arada elbette geçen senelerde olduğu gibi grip olabilir. O zaman en hafif şekilde geçirmesi için gerekli tedbirleri alacağım. Bu arada şimdiden aldığım tedbirler de yok değil. Mesela sabahları bitki çayı yerine taze sıkılmış portakal-mandalin suyu veriyorum Zeyno'ya. Daha çok meyve yemesini sağlıyorum. Ara öğün olarak badem-ceviz-kuru meyve gibi atıştırmalıklar sunuyorum. Yukarda da yazdığım gibi her gün dışarı çıkarıyorum ve kararında giydirmeye çalışıyorum. Ellerini sık sık yıkıyorum... Bi rahat bırakın da, olacaksak da, ağız tadıyla grip olalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-1535157061864057454?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/1535157061864057454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=1535157061864057454&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1535157061864057454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1535157061864057454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/12/bir-de-burdan-soyleyeyim.html' title='Bir de burdan söyleyeyim...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SzejarRdydI/AAAAAAAABZ8/DAi-ACHBRIk/s72-c/kolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4382593499789306395</id><published>2009-12-24T22:54:00.004+02:00</published><updated>2009-12-24T23:19:49.363+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='28. ay'/><title type='text'>Kriz ki, ne kriz!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SzPaJI4h-LI/AAAAAAAABZ0/ZJxf84nVyQ8/s1600-h/morgoz.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SzPaJI4h-LI/AAAAAAAABZ0/ZJxf84nVyQ8/s320/morgoz.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5418914627195107506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Makyaj değil, fotoşop değil... Bildiğimiz mor işte; hani şu herhangi bir düşme-çarpma sonrası olandan... Üstelik bu biraz iyileşmiş hali. Peki nasıl oldu? Anlatmaya başlayayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuğa ve ayaza aldırmadan, dışarı çıkmak için hazırlanır Zeyno ve babası. Apartmanın içinde, merdivenlerden çıkarken Zeyno dengesini kaybeder ve merdivenlerden geriye doğru yuvarlanır. Sonuç bol ağlama ve bu mor göz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi hikayeyi başa alıp, tekrar anlatayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soğuğa ve ayaza aldırmadan, dışarı çıkmak için hazırlanır Zeyno ve babası. 3. kattan en alt kata kadar inerler. Zeyno'nun pusetini almış, tam kapıdan dışarı çıkacakkennnn... Zeyno "üst kapıdan çıkalım" diye tutturur. Babasının tüm ikna çalışmaları boşa gider. Sonunda baba elinde pusetle önde, Zeyno arkada merdivenleri çıkmaya başlar. Zeyno dengesini kaybeder ve merdivenlerden yuvarlanır. Sonucu biliyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biraz daha başa gidelim. Yaklaşık 1 ay öncesine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedenini bilmiyorum (zaten 27 ayı geride bırakan annelik deneyimimden, bu sorunun cevabını aramamam gerektiğini de biliyorum!) Belki çıkma zamanı gelen ikinci küçük azılar, belki de 2 yaş bunalımı? Neden her neyse, yaklaşık bir aydır tam bir kriz durumu var bizim evde... Söylediklerimizi büyük bir dikkatle dinleyen, her duruma kolayca uyum gösteren, anlayışlı, sosyal, sevimli Zeynep gitti; yerine her şeye mızmızlanan, her istediğini ağlayarak yaptırmaya çalışan, her şeye itiraz eden, suratsız bir Zeynep geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik her geçen gün daha da vahim bir hal alıyor durum. Son bir haftadır "istemiyorummm!" diye ağlayarak, öğlen uykusuna yatmıyor. Tıkır tıkır işleyen akşam rutini de bir anda yok oldu ortadan. "Uykum yokkkk!" bağrışlarıyla, saat 23:00'ı buluyor uykuya geçmesi. Üstelik öyle odasında, yatağında falan da değil, evin herhangi bir köşesinde kucak kucağa... Gece 03:30 gibi birisi dürtüp, uyandırıyor sanki. Durum yine ağlama. Ağlama nedeni "hadi oynayalım!" Zor bela ikna, yanyana yatış. Gece boyunca Zeyno'nun ha bire ağlanması. Uykusunda bile mızmızlığa ve itiraza devam!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedenini bilmediğim gibi ne zaman geçeceğini de bilmiyorum. Sabretmeye ve hayatımı bu yeni duruma (ve zamanlamaya) göre yeniden organize etmeye çalışıyorum. Umarım çabuk geçecek!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4382593499789306395?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4382593499789306395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4382593499789306395&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4382593499789306395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4382593499789306395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/12/kriz-ki-ne-kriz.html' title='Kriz ki, ne kriz!'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SzPaJI4h-LI/AAAAAAAABZ0/ZJxf84nVyQ8/s72-c/morgoz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-737883035186806836</id><published>2009-12-08T20:08:00.009+02:00</published><updated>2009-12-08T21:26:21.858+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='27. ay'/><title type='text'>Eminönü vs vs...</title><content type='html'>Aslında hiç gidesim yoktu. Meteoroloji sağnak yağmur uyarısı veriyordu ve benim hiç gezip dolaşacak enerjim yoktu. Yine de vazgeçmedik. Hazırlandık, hala uyuyan Zeyno'yu uyandırıp, 08:50 Kabataş vapuruna yetiştik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 saat 15 dakika süren yol boyunca kahvaltımızı yaptık. Bize simit-peynir-çay, Zeyno'ya evde yaptığımız bol kaşarlı tost ve sıkma portakal suyu. Vapurdan inince tramvayla Sirkeci'ye geçtik. Böylece toplu taşıma aracı olarak -epeyce küçükken yaşadığı 2 otobüs deneyimini saymazsak- sadece vapuru ve motoru bilen Zeyno, ilk defa tramvaya bindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZN7gV9XI/AAAAAAAABZA/dvChqsnsBIc/s1600-h/zeyno+105.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZN7gV9XI/AAAAAAAABZA/dvChqsnsBIc/s320/zeyno+105.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412932266736612722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Önce babanın fotoğrafçıdaki işini halletmek üzere Hayyam Pasajı'na doğru çıkarken, ilk molayı baklavacının önünde verdik. Baklavacının vitrinine adeta yapıştı ve "baklava yiyelim mi?" önerimize parlayan gözlerle "evetttt" diyerek dükkandan içeri daldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah sabah baklavalar mideye indirildi, fotoğrafçıdaki iş çabucak halledildi ve...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZelVviwI/AAAAAAAABZI/LPbpHrHfxYI/s1600-h/zeyno+116.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZelVviwI/AAAAAAAABZI/LPbpHrHfxYI/s320/zeyno+116.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412932552844348162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir katı adeta "sticker cenneti" olan pasajda Zeyno kendini kaybetti... "Bunu da bunu da" diyerek bir tomar sticker aldı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZwT3SUcI/AAAAAAAABZQ/yqIV_G3bmgo/s1600-h/zeyno+117.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 207px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZwT3SUcI/AAAAAAAABZQ/yqIV_G3bmgo/s320/zeyno+117.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412932857390846402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Eminönü'ndeki çarşı da balıkları, papağanları, tavşanları, tavukları, güvercinleri, köpekleri seyretti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6aAk7TgcI/AAAAAAAABZY/xvCXIJgNHzE/s1600-h/zeyno+170.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 204px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6aAk7TgcI/AAAAAAAABZY/xvCXIJgNHzE/s320/zeyno+170.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412933136849011138" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kuşlu Cami'de güvercinlere yem attı. Bir tabak, bir tabak, bir tabak daha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6aMXhebnI/AAAAAAAABZg/HsMarSgmMuw/s1600-h/zeyno+179.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 262px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6aMXhebnI/AAAAAAAABZg/HsMarSgmMuw/s320/zeyno+179.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412933339409444466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Başlardaki korku yerini eğlenceye bırakınca güvercinlerin peşinde koşturdu durdu&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Taksim'e çıkana kadar, o bir an önce uykuya dalmak için arabasının içinde pozisyon değiştirip durdu, biz de daha yemek yemediği için, uyumaması için elimizden geleni yaptık. Baba kısa bir iş için yarım saatliğine bizden ayrılınca, tüm uykuya rağmen biz soluğu Taksim Parkı'nda aldık. Zeyno sallandı, sallandı, sallandı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine uykuya karşı verilen mücadeleyle, kısa bir süre sonra İstiklal'de yeni açılan Nord See'deydik. Balığını ve üstüne mandalinalarını yedi. Kendimizi tekrar caddeye vurduğumuzda ise hemen uykuya daldı... Biz Ara Kafe'de çaylarımızı/kahvelerimizi yudumlarken O da mışıl mışıl uyudu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16:30 vapurunun koltuklarına yayıldığımızda anladık o gün ne kadar yorulduğumuzu. Yorulmuştuk ama hepimize iyi gelmişti bu averelik. Gün boyunca hiç yağmur yağmadı ve gezip dolaştıkça enerjim yerine geldi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-737883035186806836?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/737883035186806836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=737883035186806836&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/737883035186806836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/737883035186806836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/12/eminonu-vs-vs.html' title='Eminönü vs vs...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sx6ZN7gV9XI/AAAAAAAABZA/dvChqsnsBIc/s72-c/zeyno+105.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7169407204000626868</id><published>2009-11-22T14:18:00.003+02:00</published><updated>2009-11-22T14:36:05.318+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='27. ay'/><title type='text'>Şlap şulop</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Swkv-5lKWbI/AAAAAAAABYI/0JcFhrBufQA/s1600/IMG_3728.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Swkv-5lKWbI/AAAAAAAABYI/0JcFhrBufQA/s320/IMG_3728.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5406905585290074546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yağmurlu Bir Gün... Tübitak yayınlarının &lt;a href="http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=5&amp;amp;rt=3&amp;amp;sid=0&amp;amp;cid=1828"&gt;bu&lt;/a&gt; kitabı, Zeyno'nun favori kitaplarından. Yağmurun hikayesini anlatan kitapta en çok sevdiği bölüm ise, su birikintisinde oyun oynayan çocukların ayağındaki çizmelerin çıkardığı şlap şulop sesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda, daha görür görmez vurulduğum &lt;a href="http://www.joker.com.tr/urun.aspx?stkID=15922"&gt;bu&lt;/a&gt; yağmur çizmelerinden aldık Zeyno'ya. Ona yakın model arasından zürafalı modeli kendisi seçti. Ve ertesi gün, geceden yağan bolca yağmurun izlerini fırsat bilip, attık kendimizi sokağa... Apartmandan sahile inene kadar, itinayla tüm sulara girip çıktı. Önceleri tedirgindi ama işin keyfine varınca, tedirginlik yerini değişik atraksiyonlara bile bıraktı. Sularda yürüdü, ayaklarını çırptı ve hatta zıpladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada eve gelen herkese yeni çizmeler gösterildi. &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"İneklisi ayağımı sıkıştırdı. Onun için onu almadık, zürafalı aldık"&lt;/span&gt; diye izahat yapıldı. Şimdi yeniden şlap şlop yapmak için yağmurun yağmasını bekliyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7169407204000626868?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7169407204000626868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7169407204000626868&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7169407204000626868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7169407204000626868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/11/slap-sulop.html' title='Şlap şulop'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Swkv-5lKWbI/AAAAAAAABYI/0JcFhrBufQA/s72-c/IMG_3728.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4029429760606013299</id><published>2009-10-29T23:37:00.002+02:00</published><updated>2009-10-29T23:38:25.098+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='26. ay'/><title type='text'>80'ler yeniden moda</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuoLOkzsEWI/AAAAAAAABX8/4iuNLu-d-5A/s1600-h/IMG_2923.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuoLOkzsEWI/AAAAAAAABX8/4iuNLu-d-5A/s320/IMG_2923.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5398139448383508834" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://lilypie.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4029429760606013299?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4029429760606013299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4029429760606013299&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4029429760606013299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4029429760606013299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/10/80ler-yeniden-moda.html' title='80&apos;ler yeniden moda'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuoLOkzsEWI/AAAAAAAABX8/4iuNLu-d-5A/s72-c/IMG_2923.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-5722486244905166590</id><published>2009-10-26T21:24:00.004+02:00</published><updated>2009-10-26T21:34:18.480+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='26. ay'/><title type='text'>Bir boyama hikayesi</title><content type='html'>Zeyno kendi odasına gider, annesini çağırır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Anne, boyalarımı verir misin?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yok yok, pastel değil, öbürleri...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzunca bir süredir kullanılmayan keçeli kalemler (suyla çıkan, kalın uçlu) ortaya çıkar. Masasının üstüne temiz kağıt yapıştırılır, üstünü karalamasına önlem olarak önlük takılır. Zeyno başlar kağıdı karalamaya. Boyaların birini alır, birini koyar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne bakarki Zeyno gayet mutlu, odadan çıkar. Zeyno kendi kendine hem konuşup, hem boyama yapmaya devam eder. Anne arada seslenir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Zeynoooo, ne yapıyorsun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Boyama kapıyorummmm... Kedi, ağaç, köpek, kuş...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yaklaşık 15 dakika sonra Zeyno annesinin yanına gelir. İşte bu halde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuX5NFN3WMI/AAAAAAAABX0/Brshx6_6gfc/s1600-h/IMG_2796.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuX5NFN3WMI/AAAAAAAABX0/Brshx6_6gfc/s320/IMG_2796.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5396993731607353538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Zeyneppp, ne yaptın böyleeeee...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Ama yıkarız anneeeee&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne Zeyno'yu tekrar odaya götürüp, masasına oturtur. Kıkırdayarak birkaç kare fotoğrafını çeker. Sonra doğruuu banyoya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-5722486244905166590?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/5722486244905166590/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=5722486244905166590&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5722486244905166590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5722486244905166590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/10/bir-boyama-hikayesi.html' title='Bir boyama hikayesi'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuX5NFN3WMI/AAAAAAAABX0/Brshx6_6gfc/s72-c/IMG_2796.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-876426652952319565</id><published>2009-10-23T17:55:00.004+03:00</published><updated>2009-10-26T21:24:16.234+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='26. ay'/><title type='text'>Alaçatı kaçamağı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuHPj1dN5eI/AAAAAAAABXs/xEtQI5TVpbQ/s1600-h/alacati_kolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 301px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuHPj1dN5eI/AAAAAAAABXs/xEtQI5TVpbQ/s320/alacati_kolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395822043118560738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İşte &lt;a href="http://www.incirliev.com/tr/anasayfa.html"&gt;buraya&lt;/a&gt; gittik. Tam 25 ay, 1 hafta sonra... Osman'la birbirimize "evet" deyişimizin 10. yılı geride bırakmasını bahane edip, başbaşa kaçtık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce 1 gece için planladığımız kaçamak hüsranla sonuçlanınca, hiç çaktırmadık bu kez Zeyno'ya. Perşembe günü bavulları toplayıp, anneme geçtik. Cuma sabahı kahvaltı yapınca bir şeyler çaktı aslında ama pek de belli etmedi. Biz de bi cesaret, attık kendimizi 13:15 uçağına. Pusetsiz, sırt çantasız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk iş gevrekçiden kumru aldık birer tane; kendimize "İzmir'e hoşgeldiniz" hediyesi. Aldık arabayı, vurduk otobana. Özlemişim araba kullanmayı, ben geçtim direksiyona. İncirliev'in 4 no'lu odasına yerleştik; hem de "sürpriz"lerle. Taşla tahtanın birbirine karışan kokusu hayalimizi depreştirdi birden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok güzel yemekler yedik, uzun uzun kahvaltılar ettik. Alaçatı pazarını gezdik, hepsi birbirinden güzel cafe'lerde içtik kahvemizi. Sokak aralarına daldık. Alaçatı yetmedi, Ildırı'ya, Çeşme'ye uzandık. Ve tüm bunların hepsini bu kez telaşsız ve çantasız yaptık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz bunları yaparken Zeyno da tam tatil moduna geçmiş. Geç yatıp geç kalkmış mesela. Çikolata yemiş bol bol, poğaça, kek, börek. Yeni kitabını okutmuş bol bol, arkadaşını davet etmiş eve. Kumlu parka gitmiş. Ve bizi neredeyse hiç aramamış. En azından mızırdanmamış, ağlamamış, özlemini belli etmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 gün sonra buluştuk. Anneannenin uydurduğu hikayeyle, vapurlar çalışınca. Hani vapurlar çalışmadığı için Ada'dan karşıya geçemedik ya biz! Uzun uzun öpüştük, koklaştık. Ve kaldığımız yerden devam etmeye başladık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimize iyi geldi bu kaçamak. Ne yapmalı, ne etmeli? Yeni bahaneler bulup en kısa zamanda benzerlerini tekrarlamalı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-876426652952319565?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/876426652952319565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=876426652952319565&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/876426652952319565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/876426652952319565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/10/alacat-kacamag.html' title='Alaçatı kaçamağı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SuHPj1dN5eI/AAAAAAAABXs/xEtQI5TVpbQ/s72-c/alacati_kolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3356248061829633625</id><published>2009-10-10T20:33:00.011+03:00</published><updated>2009-10-10T21:54:31.486+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='25. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><title type='text'>2 yaş kontrolü</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWEO1AGvI/AAAAAAAABWk/2emKnPbwhlg/s1600-h/portrekolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWEO1AGvI/AAAAAAAABWk/2emKnPbwhlg/s320/portrekolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391044122150705906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yazmadığım dönem hakkında o kadar çok yazılacak şey varki aslında. Özellikle son birkaç aydır, her günü değil, her anı bi başka Zeyno'nun. "2 yaş krizi" tüm etkisiyle kendini gösteriyor. "Yapmıycammmm", "olmazzzzz", "istememmm"ler havada uçuşuyor. Diğer yandan durup duruken defalarca öpmeler, "canımmm" deyip deyip sarılmalar... İdare edilmeyecek gibi değil ama durum. İnatlaşmıyorum, eğer istediği gibi olmasında bir sakınca yoksa, benim istediğim gibi olması için üstelemiyorum, öfkesi büyümeden dikkatini bir başka şeye çekiyorum... Bunlar kendimce bulduğum çözümler ve çoğunlukla işe yarıyor. Bu arada çok sıkışınca, tası tarağı toplayıp kendimizi sahile atmaya da devam ediyoruz. Hazır yazdan kalma günler devam ediyorken, kaçırmamalı zaten fırsatları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeme daha doğrusu yememe krizleri de var son günlerde. Nedenini bilmiyorum ama yine ısrar etmiyorum. Bu duruma çözüm olarak da birlikte topkek yapmayı buldum. Cevizli topkek, havuçlu topkek ve denenmeyi bekleyen sıradaki tarifler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma halleri tam gaz devam ediyor. Kelimeler birleşip, uzun cümlelere dönüşmekle kalmıyor, bizi şaşırtan tepkiler, değişik yorumlar dökülüyor artık ağzından. Play tuşuna basılmış teyp gibi, susmadan konuşuyor da konuşuyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWKf7EqVI/AAAAAAAABWs/IPzB10jDtAs/s1600-h/kitap.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWKf7EqVI/AAAAAAAABWs/IPzB10jDtAs/s320/kitap.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391044229818788178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Favori istek yine "oku". Gece uyumadan önce kitap okuyoruz; sabah uyandığında ilk iş gece okuduğumuz kitabı tekrar okumamı istiyor. Ve gün içinde en çok istediği şey yine kitap okumamız. Bu arada tüm kitaplar hafızaya kaydediliyor. Daha doğrusu kaydediliyormuş. Arada bazı cümleleri, doğru yerlerde birebir söyleyince anladık. Bir de kitabını bacaklarının üstüne koyup, kendi kendine okuduğu zamanlar var ki, evlere şenlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuvalet konusunda hiçbir ilerleme yok. Bu konuda şu cümleler dökülüyor Zeyno'nun ağzından: "Duru çişini tuvaltene yapıyor, Pamir çişini tuvaltene yapıyor. Bebekler çişini beze yapar. Ben daha büyümedim, çişimi beze yapcammmm". E tüm bunların üstüne ne diyebilirim ki? Evde lazımlık, tuvalet adaptörü, alıştırma külodu, yedekleriyle normal külot dahil tüm altyapı hazır ama zamana bıraktık. Bu konuda da ısrar yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWUk48NXI/AAAAAAAABW0/QKdgkfzJF5g/s1600-h/boya.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWUk48NXI/AAAAAAAABW0/QKdgkfzJF5g/s320/boya.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391044402950714738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tatilden döndüğümüzden beri ayrı odada yatıyor artık. Bu başlıbaşına bir yazma konusu. Odasını tamamen hazırlamayı başardığımızda detaylı olarak yazacağım. Şimdilik şunu söyleyebilirim ki, umduğumdan çok hem de çok kolay oldu. Ama deliksiz uyku hala hayal tabii...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcak sosyal ilişkiler de tam gaz devam ediyor. Bir bakıyoruz vapurda, ilk defa gördüğü insanlarla bile sarmaş dolaş. Önceden tanıdığı insanlarla ilişkisi ise "aşmış" durumda artık. Mesela ben bu satırları yazarken, Zeyno akşam gezmesinde. Hem de evlerine daha önce sadece bir kez gittiği Meriç'lerde. Galiba bu konuda da bana çekmiş. Bir kere kanı ısındımı, çok seviyor O da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWhtKU7vI/AAAAAAAABXE/oo10rBLEs_g/s1600-h/bisiklet.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 190px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWhtKU7vI/AAAAAAAABXE/oo10rBLEs_g/s320/bisiklet.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391044628509421298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şu sıralar en çok zevk aldığı şeylerden biri de bisiklet koltuğuna kurulup, Ada'yı dolaşmak. İlk denemede eti sıkıştığı için daha sonra takmayı reddettiği kaskını kafasına takıp, "hızlı git babaaaa" diyor artık. Kask takma işini, üstüne çıkartma yapıştırarak hallettik. Bazen küçük ve basit uygulamalar sanıldığından çok daha fazla işe yarıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve 1 ay kadar gecikmeyle 2 yaş kontrolüne gittik nihayet. Bu kontrole gitmeden önce yaptırdığımız idrar kültüründe çıkan sonuç yüzünden yeniden idrar verdik. Sonuç Pazartesi çıkacak. Eğer durum yine pozitifse antibiyotik kullanacak. Benim geçirdiği gribal enfeksiyondan miras kaldığını düşündüğüm, devam eden hafif ateşin nedeni idrar yolu enfeksiyonudur belki de? Pazartesi alacağız sonucu... Ve ölçüm sonuçları: Boy 91,5 cm, kilo 12.800 gr. Ortalamada ilerlemeye devam yani. Yol boyunca "bu kez iğne miğne yok!" diyerek gittiğimizden, Hepatit A aşısının ikinci dozunu bir dahaki kontrole bıraktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve geç kalmış birkaç foto:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDW1o2KNGI/AAAAAAAABXU/obxt9Poft5I/s1600-h/doruk%26zeyno.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDW1o2KNGI/AAAAAAAABXU/obxt9Poft5I/s320/doruk%26zeyno.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391044970948473954" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz aşkı Doruk'la Ada'da bayram buluşması... Heybeliada- Bostancı vapurunda&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDXA1rhzzI/AAAAAAAABXc/nlrY2cPIvFk/s1600-h/duru%26zeyno.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 251px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDXA1rhzzI/AAAAAAAABXc/nlrY2cPIvFk/s320/duru%26zeyno.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391045163372105522" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir bayram buluşması daha: Duru&amp;amp;Zeynep - Heybeliada-balkon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDXNb660jI/AAAAAAAABXk/Q9OeozIc0rE/s1600-h/gezmekolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 238px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDXNb660jI/AAAAAAAABXk/Q9OeozIc0rE/s320/gezmekolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5391045379795636786" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;"Çantasız çıkmam"&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3356248061829633625?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3356248061829633625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3356248061829633625&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3356248061829633625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3356248061829633625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/10/2-yas-kontrolu.html' title='2 yaş kontrolü'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/StDWEO1AGvI/AAAAAAAABWk/2emKnPbwhlg/s72-c/portrekolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4795318785497843887</id><published>2009-10-04T23:45:00.002+03:00</published><updated>2009-10-04T23:58:06.440+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='25. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sobe'/><title type='text'>Sobe - 101 maddede ben</title><content type='html'>Damla'nın annesi Yaprak sobelemişti beni. Epey zaman oldu. 101 maddede kendimi anlatmam gerekiyordu. Bilgisayarımın masaüstüne "101" isimli bir word dosyası kaydedip, sıralamaya başladım. İlk 60 madde çorap söküğü gibi geldi peşpeşe. 101'e tamamlamak içinse epey zaman gerekti. Aklıma geldikçe dosyayı açıp, yazdım... Sonunda 100. maddeye kadar geldim. Ama geriye dönüp, yazdıklarımı okuyunca, burada yayınlamaktan vazgeçtim. Bu blogda yazdıklarımı yürekten okuyanların, yazmayınca bizi gerçekten merak edenlerin, hiç tanımadan yürekten sevenlerin olduğunu biliyorum... Onların beni daha yakından tanımasını isterim. Ama ya bilmediklerim? Belki de benim hakkımda çok da şey bilmesini istemediğim insanlar bile okuyordur bu blogu?? İşte bu düşünce beynime yerleşince vazgeçtim kendimle ilgili sıraladıklarımı burada yayınlamaktan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama listenin ilk maddesini yazayım: Sabırsızımdır. Öyle ki, annesinin karnında bile 9 ay bekleyemeyenlerdenim ben. Bir puzzle aldı mı, keyfini çıkara çıkara yapmak yerine, biran önce onu bitirmek için uğraşanlardan... Bu ilk maddeyi yazdım çünkü Zeynep hayatıma girdiğinden bu yana gösterdiğim sabra kendim bile şaşıyorum. Defalarca peşpeşe sorulan aynı soruya, sesimi bile yükseltmeden cevap veriyorum. Aynı kitabı üstüste onlarca kez okuyorum. Yaklaşan öfke krizini fark edip, büyümemesi için sabırla her türlü şaklabanlığı gönüllü olarak yapıyorum. Zeynep'in büyümesini sabırla bekliyorum... Sabırsızlığı yüzünden kendi içine bile sığamayıp, sık sık taşan ben; şimdilerde çoookkk sabırlı bir anneyim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Yaprak, eğer beni gerçekten merak ediyorsan, yazdığım listeyi sana mail atarım... Ve sevgili Çağlayan seni sobeliyorum. Çünkü seni gerçekten daha iyi tanımak istiyorum... veeee senin blog'un sadece davetli okuyuculara açık :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4795318785497843887?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4795318785497843887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4795318785497843887&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4795318785497843887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4795318785497843887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/10/sobe-101-maddede-ben.html' title='Sobe - 101 maddede ben'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8438463481427635854</id><published>2009-09-13T17:03:00.004+03:00</published><updated>2009-09-13T23:25:02.690+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='24. ay'/><title type='text'>2 yaş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sq1VCUKDZXI/AAAAAAAABWc/12klUAHYWYM/s1600-h/IMG_1710.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sq1VCUKDZXI/AAAAAAAABWc/12klUAHYWYM/s320/IMG_1710.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5381050628036584818" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bundan 2 sene önce, hemen önümde duran beşikte uyurken, uzun uzun bakıp, "bu nasıl büyüyecek?" diye iç geçirdiğim bebek artık 2 yaşında. Artık&lt;br /&gt;* benimle sohbet eden,&lt;br /&gt;* isteklerini/istemediklerini net bir şekilde anlatan&lt;br /&gt;* arkadaşları olan&lt;br /&gt;* aşık olan&lt;br /&gt;* inatlaşan&lt;br /&gt;bir kızım var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İlk dişi ne zaman çıkacak?, acaba ne zaman düşmeden yürümeye başlar?, memeyi nasıl bırakacak?, ah bi konuşsa, o zaman her şey çok kolay olacak" diye diye büyüttüğüm Zeyno, artık 2 yaşında. Artık bebek değil, bir çocuk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bilgisayarın başında oturmuş, bu yazıyı yazıyorum... Zeyno, üzüm dolu tabağı kucağında, koltukta oturmuş, çizgi film seyrediyor. "Topkekimi yemiycem, biraz daha üzüm ver" diye laf atıyor bana. Benim kızım gerçekten büyümüş!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8438463481427635854?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8438463481427635854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8438463481427635854&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8438463481427635854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8438463481427635854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/09/2-yas.html' title='2 yaş'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sq1VCUKDZXI/AAAAAAAABWc/12klUAHYWYM/s72-c/IMG_1710.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4273819688729308676</id><published>2009-08-31T17:08:00.003+03:00</published><updated>2009-08-31T22:44:52.346+03:00</updated><title type='text'>Sobe - Kreativ Blogger</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spwn8AC4JyI/AAAAAAAABWM/HKs1GCFJulc/s1600-h/kreativ_blogger.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 296px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spwn8AC4JyI/AAAAAAAABWM/HKs1GCFJulc/s320/kreativ_blogger.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5376215966931232546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Damla'nın annesi &lt;a href="http://damlabebek.blogspot.com/"&gt;Yaprak&lt;/a&gt; sobelemiş beni. Daha doğrusu bir ödül vermiş: Kreativ Blogger. Ödülün logosunu buraya yükleyerek ve Yaprak'ın, yani ödülü aldığım kişinin bloğunun linkini vererek, ödüle layık olmanın ilk iki şartını yerine getirdim. Şimdi sıra diğer şartlarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce hakkımdaki 7 ilginç şeyi sıralamam gerekiyor. En zor şart da bu sanırım. Bilmiyorum, düşünüyorum ama aklıma gelmiyor... Aslında insanın kendiyle ilgili şeyleri sıralaması zor olan sanırım. Neyse, başlayayım bakalım:&lt;br /&gt;1. Ani kararlar vermem ama verdiğim kararı aniden uygulayabilirim. Mesela "acaba kestirsem mi?" diye düşündüğüm saçlarımı, birden kestirebilirim. Ya da çok uzun süreli bir ilişkiyi, bir daha dönmemecesine bitirebilirim.&lt;br /&gt;2. Planlamayı, organize etmeyi severim. Eğer organize ettiğim şeylerin sonucu güzel olur, paylaşan insanlar mutlu olursa, ben de çok mutlu olurum. Ama nereye kadar?&lt;br /&gt;3. Sürprizleri severim.&lt;br /&gt;4. Çikolataya ve makarnaya hiçbir zaman hayır diyemem.&lt;br /&gt;5. Yeni tatlar denemeyi severim. Yiyemeyeceğim kadar kötü bir şey olsa bile en azından tadına bakarım.&lt;br /&gt;6. Evi temizlemeden tatile çıkamam.&lt;br /&gt;7. Yaşlılara hiç dayanamam; hemen salya sümük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında pek de ilginç şeyler değil ama en azından 7 şey yazabildim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırada sevdiğim 7 bloğu sıralamak var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. hayatı paylaşırken - Pınar&lt;br /&gt;2. ada kızım - Yapıncak&lt;br /&gt;3. baba olmak - Özgür&lt;br /&gt;4. sevgili sayfa - Gülfer&lt;br /&gt;5. crebro - Meltem&lt;br /&gt;6. duru'nun sayfası - Arınç&lt;br /&gt;7. uçuşan düşünceleri yakalamak - Çağlayan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve ödülü sevgili Pınar'a veriyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4273819688729308676?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4273819688729308676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4273819688729308676&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4273819688729308676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4273819688729308676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/08/sobe-kreativ-blogger.html' title='Sobe - Kreativ Blogger'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spwn8AC4JyI/AAAAAAAABWM/HKs1GCFJulc/s72-c/kreativ_blogger.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8435848328288579326</id><published>2009-08-26T23:03:00.030+03:00</published><updated>2009-08-30T13:49:43.767+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='24. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><title type='text'>Tam 45 gün tatil</title><content type='html'>Nerden başlasam, neyi anlatsam bilemiyorum. Tam 45 gün... 45 gün kesintisiz tatil yaptık. Hem de bilgisayarsız, hem de 1 aydan fazlası deniz kenarında. Niyetim az yazı, bol fotoğrafla bu uzun tatili özetlemek. Yine de kısa bir özet geçmek gerekirse:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilin İzmir'de geçen ilk 5 günü tam bir hazırlık kampı gibiydi. Zeyno sık gece uyanmaları ve göğsünü kaplayan isilikle alışmaya çalıştı İzmir sıcağına. Tam bir su kuşu oldu; uykuya dalmadan, sokağa çıkmadan önce soğuğa yakın ılık duş alarak serinlemeye çalıştı. Tükenmek bilmeyen babaanne, hala, dede sevgisi ve ilgisini sonuna kadar kullandı. Bol bol kikirdedi, neredeyse her şeye "evet" denmesinin keyfini sürdü. Ve gidişiyle hüzünlendiği, ayrı kaldığı 5 gün boyunca telefonla konuşmayı reddettiği babasını karşısında görünce gözleri parıldadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo8QT8pemI/AAAAAAAABS4/RgEXzAUAeQk/s1600-h/IMG_9535.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo8QT8pemI/AAAAAAAABS4/RgEXzAUAeQk/s320/IMG_9535.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375675356150332002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;5 gün sonra babasıyla karşılaştığı an. Zeyno babasına doğru koşar, hain baba bu anı belgeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo8kK1b7oI/AAAAAAAABTA/Y8eQyTOlL6I/s1600-h/IMG_9579.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo8kK1b7oI/AAAAAAAABTA/Y8eQyTOlL6I/s320/IMG_9579.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375675697301548674" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Zeyno için İzmir'in en keyifli yanı: Halaaaa&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;25 günlük Foça kısmı tek kelimeyle süperdi. Masmavi ve soğuk Ege suyu, lezzetle yenen deniz balıkları, kamp hayatının düzeni... Geçen sene denizi tamamen reddeden Zeyno, bu sene mavi sulara karşı daha yumuşak davrandı. Yine de temkinliydi ilk günlerde. Önce kıyıda oturup, çakıl taşlarıyla oynadı; sonra adım adım girdi denize. Oda önce kıyıdaki çocukların sonra "yaz aşkı" Doruk'un sayesinde. Yine de tam anlamıyla bir yüzme olmadı ama. Babanın kucağında, annenin ellerini tutarak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo827E5VMI/AAAAAAAABTI/Agv4Z_S5Z7o/s1600-h/IMG_9680.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo827E5VMI/AAAAAAAABTI/Agv4Z_S5Z7o/s320/IMG_9680.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375676019488937154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Denizli ilk günler. Üstte tshirt, sahilde...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9F9WcJII/AAAAAAAABTQ/RHSELWBmLEk/s1600-h/IMG_9704.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9F9WcJII/AAAAAAAABTQ/RHSELWBmLEk/s320/IMG_9704.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375676277797430402" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Muzip...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9OOvvqTI/AAAAAAAABTY/o4dLrHZgng8/s1600-h/IMG_9760.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9OOvvqTI/AAAAAAAABTY/o4dLrHZgng8/s320/IMG_9760.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375676419905923378" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Cool&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9oi8HE7I/AAAAAAAABTo/XE5zOsfwIQ0/s1600-h/IMG_9796.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9oi8HE7I/AAAAAAAABTo/XE5zOsfwIQ0/s320/IMG_9796.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375676872003097522" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Neşeli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9y8YtetI/AAAAAAAABTw/a9nlPcFqTGI/s1600-h/IMG_9832.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9y8YtetI/AAAAAAAABTw/a9nlPcFqTGI/s320/IMG_9832.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375677050632633042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Sosyetik...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo99uLX7lI/AAAAAAAABT4/sdYJA2avZVI/s1600-h/kolaj4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 238px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo99uLX7lI/AAAAAAAABT4/sdYJA2avZVI/s320/kolaj4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375677235797159506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;O bir küçük hanfendü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9aZ58LbI/AAAAAAAABTg/w48WpdDa1WI/s1600-h/IMG_9773.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo9aZ58LbI/AAAAAAAABTg/w48WpdDa1WI/s320/IMG_9773.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375676629059906994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kara Kampı - Deniz Bar / Gel keyfim gel...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-JF2hTaI/AAAAAAAABUA/tkUNt7G9ELQ/s1600-h/IMG_9889.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-JF2hTaI/AAAAAAAABUA/tkUNt7G9ELQ/s320/IMG_9889.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375677431130705314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Mıncık mıncık... Ohhh...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-TjPViSI/AAAAAAAABUI/-mGzhni0cSk/s1600-h/IMG_9929.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-TjPViSI/AAAAAAAABUI/-mGzhni0cSk/s320/IMG_9929.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375677610818111778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ege'nin serin sularını izlerken...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-gJC2tfI/AAAAAAAABUQ/rgarxVU5gvc/s1600-h/IMG_0035.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-gJC2tfI/AAAAAAAABUQ/rgarxVU5gvc/s320/IMG_0035.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375677827124737522" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Denizden sonra park zamanı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-sFfnXnI/AAAAAAAABUY/7LE8T_IDcWs/s1600-h/IMG_0209.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-sFfnXnI/AAAAAAAABUY/7LE8T_IDcWs/s320/IMG_0209.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375678032330055282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Foça sabahlarının klasiği: Toplanan çamfıstıklarını kırma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-5q3GWeI/AAAAAAAABUg/dbXi5DXGPCE/s1600-h/IMG_0258.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo-5q3GWeI/AAAAAAAABUg/dbXi5DXGPCE/s320/IMG_0258.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375678265698965986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bu ayın en favori hareketi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_Coy5MoI/AAAAAAAABUo/D2WDHd25ZGk/s1600-h/IMG_0530.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_Coy5MoI/AAAAAAAABUo/D2WDHd25ZGk/s320/IMG_0530.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375678419763278466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Foça pazarından alınan "bizelek"ler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_NE62Q6I/AAAAAAAABUw/TmhfQh-FXAw/s1600-h/IMG_0665.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_NE62Q6I/AAAAAAAABUw/TmhfQh-FXAw/s320/IMG_0665.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375678599111525282" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Doğayı keşfe devam: "Anneeee, ben top topluyommm!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_a0kJRiI/AAAAAAAABU8/Lo3GFiiVe9g/s1600-h/kolaj3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 238px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_a0kJRiI/AAAAAAAABU8/Lo3GFiiVe9g/s320/kolaj3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375678835239503394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Birkaç dakika arayla...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_m7O_XxI/AAAAAAAABVE/lCL65gjwKXU/s1600-h/IMG_0756.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo_m7O_XxI/AAAAAAAABVE/lCL65gjwKXU/s320/IMG_0756.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375679043188252434" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Kediii, gel gellll"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Foça'dan İzmir'e dönüp, hızla 3. etaba hazırlandık. Yaz tatillerimizin olmazsa olmazı Datça'ya! Ve bu sene Datça tatilimizi Pınar'larla paylaştık. Daha 1 sene önce sanal alem sayesinde tanıştığımız arkadaşlarımız, biz hatunların yaptığı planla bir anda bu yılki tatil arkadaşlarımız, daha doğrusu komşularımız oldu. Çok da iyi oldu. Yanyana evlerde kaldık. Bizim evde, 30 günlük tatilin ardından kendini rölantiye alan ailenin yavaşlığı vardı; onların evde de hızla geçecek 9 günün her anını yaşamanın telaşı. Birbirimizi sınırlamadan, sıkmadan ama en güzel anları paylaşarak tatil komşuluğu yaptık. Geceleri gökyüzünden eksik olmayan Samanyolu'nu, hiç susmayan ağustos böceklerini, badem - incir ağaçlarını, bahçedeki patlıcanları, Palamutbükü'nün rüzgarını, mezelerin lezzetini, Duru'nun kolluklarını, likör eşliğinde içilen akşam kahvelerinin yanında hoş sohbeti, minik pastanenin pastasını ve daha neleri neleri paylaştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppWp4_IR4I/AAAAAAAABVM/dGNS60fdeLw/s1600-h/datca_2009+146.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppWp4_IR4I/AAAAAAAABVM/dGNS60fdeLw/s320/datca_2009+146.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375704382891902850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Arkadaşlık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppW1RnmkgI/AAAAAAAABVU/zg9uX0s_il0/s1600-h/datca_2009+157.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppW1RnmkgI/AAAAAAAABVU/zg9uX0s_il0/s320/datca_2009+157.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375704578482672130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Eteklerini uçurarak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXHBau6fI/AAAAAAAABVc/xjbU_kxbaCk/s1600-h/datca_2009+184.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXHBau6fI/AAAAAAAABVc/xjbU_kxbaCk/s320/datca_2009+184.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375704883371370994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Duru&amp;amp;Zeynep - Eski Datça&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXUPVf73I/AAAAAAAABVk/Y5zEcIpsTOc/s1600-h/datca_2009+255.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXUPVf73I/AAAAAAAABVk/Y5zEcIpsTOc/s320/datca_2009+255.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375705110445813618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Terasta babaya sulanmaca&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXiJjD0zI/AAAAAAAABVs/m4Yw6aOEX8s/s1600-h/kolaj2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 220px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXiJjD0zI/AAAAAAAABVs/m4Yw6aOEX8s/s320/kolaj2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375705349410247474" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ağaçtan incir toplama, terası yıkama, bahçe sulama... Çok iş var çok...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXwPAQwOI/AAAAAAAABV0/qT0cIq8sjY0/s1600-h/datca_2009+297.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppXwPAQwOI/AAAAAAAABV0/qT0cIq8sjY0/s320/datca_2009+297.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375705591393075426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Şimdi dinlenme zamanı - Palamutbükü'nde keyif&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppX7kmE8-I/AAAAAAAABV8/ou95DMI1f5Q/s1600-h/datca_2009+570.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppX7kmE8-I/AAAAAAAABV8/ou95DMI1f5Q/s320/datca_2009+570.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375705786167391202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Palamutbükü - Babaya poz vermece&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppYHM3eSqI/AAAAAAAABWE/C4GUSSJEOBk/s1600-h/kolaj1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 106px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SppYHM3eSqI/AAAAAAAABWE/C4GUSSJEOBk/s320/kolaj1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375705985956334242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yakaköy - Yakamengen / Zeynep'le Rambo'nun tanışması&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;"Amma uzun olacak" dediğimiz tatil geçti, bitti. "Tatilde her şey serbest" modunda geçen 45 günün sonunda Zeyno'nun ne kadar değiştiğini eve gelince daha iyi anladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Datça'nın Foça'ya göre oldukça sıcak olan suyu, Ertuğrul'a olan aşkının yeniden alevlenmesi ve Duru'nun kolluk-simit desteğiyle kendi kendine yüzen bir kızımız oldu&lt;br /&gt;* Tatile çıkarken derdini kelimeleri birleştirerek anlatırdı, şimdi "gerçekten" konuşuyor. Hem de aralarına bağlaçlar eklenmiş, doğru takılarla süslenmiş kelimeleri bir araya getirerek&lt;br /&gt;* Herhalde oynayacak kimseyi bulamadığında kumsalda kendi kendine oynamanın etkisiyle artık evde de kendi kendine vakit geçirebilmeyi öğrenmiş. Benim için ne büyük nimet.&lt;br /&gt;* Son 10 gün devam eden ishal nedeniyle gözle görülür şekilde kilo verdi. Şimdilerde bu açığı kapatmaya çalışırcasına yiyor. Sonucu kontrolde göreceğiz&lt;br /&gt;* Arabayı tatilin başında da sevmiyordu, sonunda da. Ne zaman bir yere gitmek için arabaya doğru yönelsek, "araba olmaz!" diyerek mızırdandı. Araba koltuğuna oturtmak ise çoğunlukla mümkün olmadı. E haksız da sayılmaz aslında; O'nun için seyahat demek vapur demek.&lt;br /&gt;* Bu sene kalbim daha bi Ege'de kaldı. Şimdiden özledim oraları. Bu özlemle kısa dönem planlarında ve hayallerde ufak tefek değişiklikler bile yaptık. Kısmet!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8435848328288579326?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8435848328288579326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8435848328288579326&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8435848328288579326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8435848328288579326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/08/tam-45-gun-tatil.html' title='Tam 45 gün tatil'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Spo8QT8pemI/AAAAAAAABS4/RgEXzAUAeQk/s72-c/IMG_9535.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2906074020070674140</id><published>2009-07-05T22:55:00.006+03:00</published><updated>2009-07-06T01:03:05.226+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='22. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tuvalet eğitimi'/><title type='text'>Uzunnn bir ara</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SlEMjIa-7kI/AAAAAAAABSw/7jNSDI9DT7s/s1600-h/summer.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 225px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SlEMjIa-7kI/AAAAAAAABSw/7jNSDI9DT7s/s320/summer.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355075229615844930" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yazmayı düşündüğüm konular listesi gitgide uzarken, tuvalet konusunu yazmaya başlamıştım aslında. Ama o kadar derin bir mevzu ki bu, yarım kaldı. Bu konuda yapılabilecek en kısa son durum özeti: Bir ileri, iki geri. Siz anlayın artık. Yine de bir ümit lazımlığı, alıştırma külotlarını ve normal külotları koyacağım valize...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nihayet beklenen gün geldi. Yarın öğleden sonra yaz tatilimiz resmen başlayacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarımı yanıma almamak için var gücümle çalıştım ve becerdim. Eylül sayılarının tüm hazırlıkları tamam, dönüşe birkaç küçük detay bekliyor beni sadece. Bavulları hazırlayıp, Osman'a verdim. 2 büyük bavul, bir küçük valiz, bir büyük sırt çantası ve bir bisiklet. Benim götüreceğim küçük valiz dışındakiler, şu anda Osman'la birlikte deniz yolculuğuna çıktılar. Öğleden sonra Zeynep'le birlikte uğurladık O'nu. Salı günü Foça'da olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın ev temizlenecek. Bu konuda takıntılıyım ben; tatile çıkarken ev mutlaka temiz bırakılmalı. Ayrıca tüm çamaşırlar yıkanmış, ütüler yapılmış, bulaşık makinesi boşaltılmış olmalı. Tost makinesinin ızgaraları, demlikler yıkanmalı. 5 litrelik pet su yedek bırakılmalı. Yataklara temiz nevresimler geçirilmeli, buzdolabında bozulacak hiçbir şey kalmamalı, kapının önündeki çöp kovası yıkanmalı... Tüm bunlar yapılmalı ki, dönüşte rahat edilsin. Tatilin enerjisi bir anda uçup, gitmesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Planım temizliğin ardından Hüsniye Abla'yla birlikte karşıya geçmek. O yüzden bu akşam Ada'dakilerle vedalaştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve planın geri kalan kısmı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yarın akşam üstü ana-kız saçlarımızı kestireceğiz. İkimizin de saçları bir ayda çok uzadı...&lt;br /&gt;* Salı sabahı Pınar'la kahvaltı edeceğiz; tabii kızlar da olacak. (Bu son an planını çok sevdim)&lt;br /&gt;* Salı akşamüstü uçağıyla da İzmir'e gideceğiz...&lt;br /&gt;* Cumartesi Foça'ya geçilecek...&lt;br /&gt;* 5 Ağustos'a kadar Foça'dayız.&lt;br /&gt;* 6-7 Ağustos İzmir'deyiz. Valiz tatilin ikinci ayağı için yeniden hazırlanacak&lt;br /&gt;* 8-16 Ağustos Datça&lt;br /&gt;* 17-21 Ağustos İzmir&lt;br /&gt;* ve 21 Ağustos dönüş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde canımı sıkan bir sürü şey oldu üstüste; içimde pır pır eden, beynimi kurcalayan bir şeyler var o yüzden. Umuyorum ki, her şey yolunda gidecek ve keyifli bir tatil geçireceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21 Ağustos'a kadar bilgisayarımdan uzak olacağım. Fotoğraf yükleyemesem de, arada bir yerlerden kaçamak yapıp, birkaç satır yazar mıyım? Bilmiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek bildiğim Ege'nin keyfini çıkarmak istediğim. Emekleyen Zeynep'le tatil çok keyifli ve kolay geçmişti. Bakalım yürüyen (hatta artık hep koşan) Zeynep'le nasıl geçecek?!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2906074020070674140?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2906074020070674140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2906074020070674140&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2906074020070674140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2906074020070674140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/07/uzunnn-bir-ara.html' title='Uzunnn bir ara'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SlEMjIa-7kI/AAAAAAAABSw/7jNSDI9DT7s/s72-c/summer.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-113610114236652362</id><published>2009-07-01T14:38:00.003+03:00</published><updated>2009-07-01T15:30:51.752+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='22. ay'/><title type='text'>Teyze... Teyze...</title><content type='html'>Keyifli bir Pazartesi sabahıydı... Sabah balkonda kahvaltımızı yaptık; serçelere, martılara seslendik. Geçen vapurlara, faytonlara... Bir kova suyla oynaştık yine balkonda... Saat 11 gibi dondurma krizimiz tutunca, attık kendimizi dışarı. Her zamankinden; bir top kaymaklı... Öğlene kadar sahilde takıldık ve Osman'la buluşup, evin yolunu tuttuk. Ne olduysa o arada oldu. Yokuşu yarılamış, Revir'le lojman kapısının ortasında bir yerlere gelmişken, yokuştan kontrol edilemeyecek bir hızla inen bisikletli, yaşlı teyzeye çarpıverdi. Osman ve çevredekiler revirin bahçesine doğru "doktor çağırın" diye bağırırken, bir anda kalabalıklaştı yerde yatan teyzenin başı. Kocası da başındaydı şaşkın... Birkaç dakika içinde önce doktor, sonra ambulans geldi. Teyzeyi sedyeye bağlayıp, götürdüler. Çarpan genci de karakola...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu olanları karşı kaldırımdan izledik Zeyno'yla. Şaşkınlığı azalsın diye kısaca özetledim O'na olanları: &lt;span style="font-style: italic;"&gt;"Abi çok hızlı gidiyordu. Duramayınca teyzeye çarptı. Doktor abiler geldi, teyzeyi hastaneye götürdü. Uff olup olmadığına bakacaklar. Sonra da teyze evine gidecek". &lt;/span&gt;Anlattıklarımı dikkatle dinledi ve her kelimesini anladı. Ve o kadar üzüldü ki, öğlen uykusuna dalarken, uyandıktan sonra ve tüm gün boyunca "teyze, teyze... abi, abi... hızlı hızlı..." diyerek bana olayı tekrar tekrar anlattırdı. Her seferinde teyzenin iyi olduğunu söyledim. 3 gün geçti, hala aklında ve üzgün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat böyle bir şey işte Zeyno, bir anlık. İşte o yüzden en çok "anı yaşayabilmeyi becermeni" öğretmek istiyorum sana. Bakalım ben bunu becerebilecek miyim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-113610114236652362?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/113610114236652362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=113610114236652362&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/113610114236652362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/113610114236652362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/07/teyze-teyze.html' title='Teyze... Teyze...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-865770873756081464</id><published>2009-06-25T14:52:00.004+03:00</published><updated>2009-06-25T17:15:31.730+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='22. ay'/><title type='text'>Türkçe-Zeynepçe</title><content type='html'>Aslında listeyi çoookkkk uzatmak mümkün. Çünkü her an yeni bir inci dökülüyor Zeyno'nun ağzından. İşte şu sıralar popüler olanlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;dondurma - dombada&lt;/span&gt; (her gün en az bir kez yenilir)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;velek - melek&lt;/span&gt; (anneannenin adı)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;şeşil - yeşil&lt;/span&gt; (mavi ve pembeden sonra en çok sevilen renk)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;pilovvv - pilav&lt;/span&gt; (kuskustan sonra en çok sevilen yemek)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ziytin - zeytin&lt;/span&gt; (bırakılsa bir tas yenilebilecek kahvaltılık)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;oncak - oyuncak&lt;/span&gt; (evde pek durulmadığından hepsi boynu bükük bekliyor)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yudan - nurdan&lt;/span&gt; (bu sıralar bana anne demek yerine yudan demeyi tercih ediyor. Gece kalkıp, seslendiğinde bile)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kımbızı - kırmızı&lt;/span&gt; (söylemeyi yeni öğrendiği renk)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;vavi - mavi&lt;/span&gt; (favori rengi)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;efil - elif&lt;/span&gt; (halanın ve pastanedeki ablanın adı)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;kubaa - kurbağa&lt;/span&gt; (her akşam masalı istenen hayvan)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-865770873756081464?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/865770873756081464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=865770873756081464&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/865770873756081464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/865770873756081464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/06/turkce-zeynepce.html' title='Türkçe-Zeynepçe'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-912874083083890325</id><published>2009-06-23T14:28:00.005+03:00</published><updated>2009-06-23T15:14:28.245+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='22. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><title type='text'>kısa bir özet</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SkDGM4OmHtI/AAAAAAAABSo/c8Kmo2y5kp8/s1600-h/kolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SkDGM4OmHtI/AAAAAAAABSo/c8Kmo2y5kp8/s320/kolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350494281870483154" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ne çok şey vardı oysa yazacak... Konuşma konusundaki gelişmeleri yazacaktım mesela, Zeyno'nun Ada'daki ilişkilerini, 21. ay kontrolünü... Olmadı, yazamadım. Ha bu gün, ha şu gün" derken, günler aktı gitti... Ama dün tuvalet konusunda "bence çok önemli" bir gelişme yaşayınca, bunu da bahane edip, artık hepsini toparlamaya karar verdim. Tabii bu arada aklımdan uçup giden bir sürü şey var ne yazık ki... Başlayalım bakalım, belki yazarken yeniden gelirler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce geçen haftaki kontrolün notları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En kısa kontrollerimizden biriydi. Zeyno'nun boyu ve kilosu bu kez ayakta ölçüldü. Geçen 3 ayda 500 gram artışla 12.500 gram ve 4,5 cm artışla 86,5 cm olmuş. Kafa ölçüsünü hatırlamıyorum çünkü muayene defterimizi götürmeyi unuttuğumdan, şu an kayıtlı olarak elimde yok. Tüm "bu kez Hilal sana aşı yapmayacak, aşı yok" telkinlerime rağmen Zeyno muayene sırasında yine ağladı. Ama kısa sürdü. Hiçbir sağlık sorunu yoktu. E benim de sorum olmayınca hemencecik bitiverdi. Bir dahaki kontrol 2 yaşında. Bu kontrolde chek-up'da isteyecekmiş Hilal Hanım. Bu arada saat 10:00-15:00 arasında güneşe çıkmamak ve mutlaka 50 koruma faktörlü krem kullanmak konusunda sıkı sıkı tembihlendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen ayın en önemli gelişmelerinden biri, Zeyno'nun artık tam anlamıyla bir papağan olmasıydı. Aynen de devam ediyor. Ağzımızdan çıkan her kelimeyi eğer kolaysa aynen, zorsa benzer seslerle taklit ediyor. Artık her derdini konuşarak anlatıyor ve yavaş yavaş kelimeleri birleştirmeye başladı. (ağzından dökülen komik laflar ne yazık ki şu anda aklıma gelmiyor. Not alıp, ayrı bir yazıda yazmalı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve geçen aydan bu yana Zeyno neredeyse eve girmiyor. Sabah uyanınca, yatak keyfi ve sabah temizliğinin ardından hızla çantamızı hazırlayıp, dışarı atıyoruz kendimizi. En geç 09:00'da sahildeyiz. Kahvaltımızı yapıp, dondurmamızı yiyoruz. Saat 12:00 yuvaya dönüş. Genel temizlik ve uykuuuu... Saat 15:00 uyanma, yemek ve saat 16:00 ablalarla tekrar dışarı. Saat 18:30 eve dönüş, yemek ve anne ya da babayla parkaaaaa... (eğer anne baba erken yemek yemişse, eve hiç dönmeme) Saat 21:00 eve geliş, biraz kudurma, biraz dans... Yatma hazırlıkları ve saat 21:30 civarı hooppp yatak... (bu sokak mesaisinin ona kazandırdığı ilişkileri de ayrı bir yazı halinde yazacağım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve artık beni yazı yazmaya teşvik eden dünkü gelişme: Zeyno dün ilk kez kendi isteğiyle lazımlığına oturup, çişini yaptı. Bu tuvalet mevzu çok uzuuunnn bir konu ve tabii ki ayrıca yazılacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-912874083083890325?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/912874083083890325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=912874083083890325&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/912874083083890325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/912874083083890325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/06/ne-cok-sey-vard-oysa-yazacak.html' title='kısa bir özet'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SkDGM4OmHtI/AAAAAAAABSo/c8Kmo2y5kp8/s72-c/kolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8960484866292306190</id><published>2009-06-04T14:29:00.003+03:00</published><updated>2009-06-04T14:43:06.160+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyku'/><title type='text'>Bu ne şimdi?</title><content type='html'>Aslında "neden?" sorusuna cevap bulamadığım hallerden biri olduğundan ve geçen bir haftalık sürede bu şekilde tekrarlamadığından yazmayacaktım. Ama ne zaman ki, &lt;a href="http://duruveben.blogspot.com/2009/06/gece-aglamalari.html"&gt;Arınç&lt;/a&gt; da, &lt;a href="http://kucukada.blogspot.com/2009/05/mahmur.html"&gt;Yapıncak da&lt;/a&gt; aynı konuyu yazdı; ben de not düşeyim dedim. Not düşeyim ki, çocuğu bu aylara gelenler, bu durumla karşılaştıklarında şaşırmasın. Çünkü kesin doğru olduğuna emin olmamakla birlikte, hem Zeyno'yla aynı gün doğan Duru hem de Zeyno'dan 1 ay büyük olan Ada aynı şeyi yapınca neden soruma bi cevap buldum kendimce: Bu yaş döneminin bi hareketi bu! Herhalde?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meme biteli yaklaşık 1 ay oldu. O günden bugüne, Zeyno'nun gece uykuları ciddi anlamda düzeldi. Hatta arada sürprizler yapıp, hiç uyanmadan uyuduğu geceler oldu. Uyansa da sadece "anne" diye seslenip, sesimi duyduktan sonra tekrar başını yatağa koyduğu, hiç sesini çıkarmadan suyunu içip, aynı şekilde yattığı, bazen de tekrar uykuya geçmek için yanına çağırıp, elimi tutmak istediği... Ama genel olarak iyiydi durum. Taa ki, geçen Pazar akşamına kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne geceydi ama? Aslında hatırlamak bile istemiyorum! Zeyno 10'a doğru uyudu. Ve 12:50'de uyandı. Biraz mızırdandı, yanına gittim, başını tekrar yatağına koydu. Veee birkaç saniye sonra tekrar kalktı. Hem de ne kalkma. Avazı çıktığı kadar ağlayarak. Yatakta sakinleşmedi, kucağıma aldım. Ama ı ıhhh. Ağladı, ağladı, tam 40 dakika. "Dişin mi ağrıyor, karnım mı ağrıyor, bir yerin mi ağrıyor, rüya mı gördün?" sorularıma kızgınca "cık" dedi. Boya yapalım, oyun oynayalım tekliflerimi yine kızgınca reddetti. Yanımıza gelen babasını daha beter bi kızgınlıkla ve elinin tersiyle itti. Kafasını omzuma gömdü ve kendi susmak isteyene kadar ağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40 dakika sonunda Osman'ı diğer odadaki çekyata gönderip, biz yatakta yanyana uyuduk. Tekrar uykuya dalarken biraz inledi, biraz sayıkladı ama gecenin geri kalanında iyiydi. (gecenin diğer bölümünde Osman'ın tekrarlayan vertigosu ortaya çıktı ki, onu hiç hatırlamak istemediğimden, detayları yazmıyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam eden gecelere gelince: Tekrar böyle bir durumla karşılaşmadık. Hala ağlayarak uyanıyor ama ben yanına gidince sakinleşiyor ve tekrar uyuyor genelde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8960484866292306190?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8960484866292306190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8960484866292306190&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8960484866292306190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8960484866292306190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/06/bu-ne-simdi.html' title='Bu ne şimdi?'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2423565612199572272</id><published>2009-05-25T17:36:00.006+03:00</published><updated>2009-05-25T17:50:51.504+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><title type='text'>Hızlı Pazar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Cumartesi ne kadar sakin geçtiyse, Pazar da bi o kadar hızlı geçti...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtNPvWhhI/AAAAAAAABR4/nYxCAcDhpJI/s1600-h/IMG_7758.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtNPvWhhI/AAAAAAAABR4/nYxCAcDhpJI/s320/IMG_7758.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339770751276189202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah böyle başladık güne: Saat 08:50 vapuru gelene kadar parkta vakit geçirerek&lt;br /&gt;(ve uzun saçlı)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtjshRMnI/AAAAAAAABSA/c2ybUrrUpyY/s1600-h/IMG_7772.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtjshRMnI/AAAAAAAABSA/c2ybUrrUpyY/s320/IMG_7772.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339771136958870130" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Zeyno artık bizden hiç yardım almadan tek başına kaydı defalarca.&lt;br /&gt;Ve bunu yapabildiği için çok mutlu oldu...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtyrxReGI/AAAAAAAABSI/FH1U3o8lTks/s1600-h/IMG_7779.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtyrxReGI/AAAAAAAABSI/FH1U3o8lTks/s320/IMG_7779.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339771394455599202" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah kahvaltımızı 08:50 Kabataş vapurunda yaptık. Yolculuk keyifliydi ama bir de Zeyno'nun aklına sık sık aşıya gittiğimiz gelmese daha iyi olacaktı...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;4. doz kuduz aşısının ardından annemlere gittik. Kahvaltının ardından soluğu apartmanın altındaki kuaförde aldık. Zeyno'nun iyice uzayan saçları uykuda O'nu sırılsıklam edecek kadar  terletmeye başlayınca almıştık zaten bu kararı. Hiç düşünmeden uyguladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShquQOViWwI/AAAAAAAABSQ/wk6_lRYlfY0/s1600-h/IMG_7801.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShquQOViWwI/AAAAAAAABSQ/wk6_lRYlfY0/s320/IMG_7801.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339771901950712578" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Neredeyse yarım saat sürmesine rağmen hiç sorun çıkarmadı Zeynep. Biraz kafesteki muhabbet kuşunu severek, biraz tokalarla oynayarak sessiz sessiz oturdu kucağımda...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Uyuyup uyandıktan sonra keyifli bir buluşma için yine dışarı çıktık. İstikamet Göztepe Parkı'ydı... Sonundan &lt;a href="http://www.babaolmak.com/"&gt;sarışın Zeynep&lt;/a&gt; ve esmer Zeynep tanıştı. Biz anne babalar da...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Shqu4wBOHqI/AAAAAAAABSY/GhJW83-pWes/s1600-h/IMG_7904.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 210px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Shqu4wBOHqI/AAAAAAAABSY/GhJW83-pWes/s320/IMG_7904.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339772598187073186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında parkın büyüsüne kapıldıklarından pek de birbirlerine takılmadılar ama yine de&lt;br /&gt;ufak hilelerin desteğiyle ara ara birlikteydiler...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Shqvc8P_dYI/AAAAAAAABSg/s9sFTtc-kBM/s1600-h/IMG_7994.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 215px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Shqvc8P_dYI/AAAAAAAABSg/s9sFTtc-kBM/s320/IMG_7994.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339773219945543042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ve eve dönüş... Keyifli ve her ikimiz de kısa saçlı... Yaza hazırız... :))&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2423565612199572272?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2423565612199572272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2423565612199572272&amp;isPopup=true' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2423565612199572272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2423565612199572272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/hzl-pazar.html' title='Hızlı Pazar'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqtNPvWhhI/AAAAAAAABR4/nYxCAcDhpJI/s72-c/IMG_7758.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4643034866557538885</id><published>2009-05-25T17:23:00.003+03:00</published><updated>2009-05-25T17:36:16.629+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><title type='text'>Ada cumartesisi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqqORV9HGI/AAAAAAAABRw/dUEp2ankmWE/s1600-h/ctesi.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 274px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqqORV9HGI/AAAAAAAABRw/dUEp2ankmWE/s320/ctesi.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339767470351522914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Epeydir günlük olayları yazmıyorum aslında. Ama hem Ada'da baharı nasıl geçirdiğimizi hep hatırlamak, hem de bir sonraki günü ne kadar farklı yaşayabildiğimizi not düşmek için yazayım dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah 08:30'da dışardaydık. Önce parka uğradık tabii. Ardından fırından simidimizi alıp, sahile indik. Bomboştu daha çay bahçelerinin masaları. Hatta birçoğu örtülerini yeni yayıyordu daha. Kahvaltılıklarımızı çıkarıp, çaylarımızı söyledik. Peynir, zeytin, domates ve simitle sade ama keyifli bir kahvaltı yaptık. Zeyno da "bir kediye, bir Zeyno'ya" şeklinde ev yapımı bol kaşarlı, tereyağlı koca tostunu, yanında sıkma portakal suyuyla indirdi mideye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltısını böyle güzel yapınca, daha fazla vakit geçmeden köşedeki dondurmacıya gidildi. Kornet külaha, bir top çikolatalı dondurma alındı (Çikolatalı Zeyno'nun özel isteği).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavaş yavaş sahile inmeye başlayanlarla selamlaşıldı. Zeyno'nun karakoldaki abileri ziyaret edildi, masamıza gelen yeni "sabah arkadaşımız" Madam Heraklia ile dergiye bakıldı. Kediler sevildi, kuşlara ekmek atıldı. Vapurdan boşalan kalabalığın arasına karışıldı, ilgi gösteren abilere kur yapıldı, ablalara da sevimlilik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğlen uyku molası için eve çıkıldı. Yatıldı, kalkıldı, yemek yendi ve yeniden sahile inildi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pırıl pırıl bi Cumartesi bizim için sıradan ama çok keyifli geçti (ve uzun saçlı :)))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4643034866557538885?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4643034866557538885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4643034866557538885&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4643034866557538885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4643034866557538885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/ada-cumartesisi.html' title='Ada cumartesisi'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/ShqqORV9HGI/AAAAAAAABRw/dUEp2ankmWE/s72-c/ctesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6945039728187665875</id><published>2009-05-18T15:56:00.002+03:00</published><updated>2009-05-18T15:57:04.541+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21. ay'/><title type='text'>Zeynep memeyi nasıl bıraktı?</title><content type='html'>Evet, artık son noktaya ulaştığıma emin olduğuma göre yazma vakti geldi demektir. Öyle kısadan kesmeye niyetim yok bu konuyu. Uzun uzun yazacağım. Yazacağım ki, hem unutmayayım hem de benim gibi hissedenlere cesaret verebileyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi en baştan anlatmaya başlayayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslendi Zeyno. Su dahil olmak üzere boğazından neredeyse başka hiçbir şey geçmedi (neredeyse diyorum çünkü henüz 3-4 aylıkken babaannenin kokar diye tattırdığı sarmısaklı yoğurt, anneannenin istedi diye tattırdığı turşu suyu gibi şeyler var). 6 aydan sonra ek gıdalara başladık. Meyve suyu, yoğurt, sebze çorbaları... Bir yandan yeni gıdalarla tanışıyor, bir yandan da meme emmeye devam ediyordu bizimki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yaz tatile çıktığımızda 10 aylıktı. Yeme içme konusunu tek kelimeyle harika olduğunu hatırlıyorum. Üç ana öğünde kamp lokantasının mutfağından çıkan damağına uygun şeyleri iştahla mideye indiriyor, arada da meyvelerini yiyordu. Bu arada meme öğünleri de giderek azalmıştı. Gün içinde neredeyse hiç emmiyor, sabah uyanınca bir de gece yatmadan meme keyfi yapıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra olanlar oldu. Birden yeniden “meme canavarına” dönüştü bizimki. Bir şeye mi üzüldü? Meme. Canımı yandı? Meme. Beni mi özledi? Meme. Meme emerkenki pozisyonuna yakın bir pozisyonda mı kaldı? Meme. Ayrıca her uykudan önce yine meme. Ve gece her uyanmada! 2 kere uyandığım geceler kendimi şanslı saydım. 3 kere, 4 kere, saatte bir... Her uyanışta sadece memeyle sakinleşti. Gecenin o saatlerinde başka bir şeyle sakinleşip sakinleşmediğini görmek için deneme yapmadık zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylar geçtikçe bunaldım, özellikle geceleri zırt bırt uyanmaktan yoruldum, yoruldukça çekilmez biri oldum... Her doktor kontrolünden önce “bu ay memeyi kesmek istediğimi söyleyeceğim!” diye kesin bir karar aldım ama olmadı. Sanki bu kararımı hissedermişçesine daha ben bir şey demeden “neden bu kadar sağlıklı ve neden aldığı enfeksiyonları bu kadar kolay atlatıyor biliyor musun? Çünkü hala emiyor!” dedi Hilal Hanım. Yuttum boğazımdakileri, sabrettim bir ay daha. Taa ki 20. aya kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık “kesin” bir kararla bu işi nasıl yapmam gerektiğinin yollarını aramaya başladığımda Zeyno 20. ayına girmişti. Memeye düşkünlüğünde pek de bir fark yoktu ama ben elimden geldiğince sınırlandırmaya çalışıyordum. En azından her istediğinde sunmuyordum artık. Sabah uyanınca, öğle uykusundan önce, akşam uyumadan önce ve gece her uyandığında meme emiyordu. Ama aylar yeni bir alışkanlık daha kazandırmıştı O’na: Meme de uyuma. Öğle uykusuna da, gece uykusuna da memede dalıyordu. Bu da O’nu özellikle geceleri benden başkasının pek uyutamaması demekti. Ve bu da geçen 20 ayda olduğu gibi geceye uzayan bi akşam programı yapamamak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Memelerinin ucuna salça sür” diyenler vardı. Zeyno bunu görünce bir daha emmeyecekti! Bu yöntemle meme bıraktıran arkadaşlarım vardı aslında ama kararsızdım. Aslında asıl kararsızlığım memeyi yavaş yavaş mı yoksa birden mi bıraktırmam gerektiği konusundaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kararsızlık içinde araştırmalara devam ederken bir gün, bunaldığım bir gün denedim bu salça işini. Zeyno şaşırdı! Evet emmedi ama çok üzüldü. O gün öğlen uyuyamadı. Akşama benim göğüslerim şişip, ağırmaya başladı. Böylece salça sürerek meme bıraktırmaya çalışma maceramız sadece yarım gün sürebildi. Zeyno akşam şapur şupur memesini emip, uykuya daldı. Ve bende anladım ki, bu yöntem hem Zeyno’nun açısından hem de benim açımdan bize göre değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilal Hanım’ın 2 yaşına kadar emzirme taraftarı olduğunu biliyordum ama yine de yazdım ona. Aynen şöyle dedim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilal Hanim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeyno 8 Mayıs’ta 20. ayını dolduracak. Hem bana olan bağımlılığından kurtulmak hem de gece uyanmalarını azaltmak için, 2 yaşını doldurmasını beklemeden memeden kesmek istiyorum; sizce de uygun mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eger uygunsa, bu işi nasıl yapmamı önerirsiniz? Birden mi kesmeliyim, yoksa yavaş yavaş mı? Bir de gece emzirmeden nasıl sakinleştirebilirim? Ve şişen göğüslerimi ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok soru sordum ama bu iş gözümü çok korkutuyor, yardım edin lütfen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı gün içinde cevap geldi Hilal Hanım’dan:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nurdancım,&lt;br /&gt;Kadın doğumcun sana bir hap verecek, onu kullanacaksın. O arada sıkı meme bandajı yapacaksın; öyle kesiliyor süt. Bence yeteri kadar emzirdin... Kolay gelsin, öptüm seni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, Hilal Hanım’dan onay almıştım ama nedense hiç sevmedim bu hap kullanma işini. Kafamın içindeki gel gitler hızla devam ederken bir de Banvit’in web sitesi üzerinden çocuk sağlığı ile ilgili soruları yanıtlayan Mehtap Hanım’a yazmak geldi aklıma. O’nun sorulan tüm sorulara uzun uzun cevap verdiğini biliyordum. Bir de O’na yazdım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızım 10 gün sonra 20. ayını dolduracak. Sabah uyanınca, öğle uykusuna yatmadan önce, akşam uykusuna yatmadan önce ve gece her uyandığında (ortalama 2-4 kez) meme emiyor. Özellikle gece uyanmalarını azaltmak ve tamamen bana bağımlı olmasından kurtulmak için, 2 yaşını doldurmasını beklemeden memeden kesmek istiyorum. Sizce nasıl bir yöntem deneyebilirim? Meme ucunu bandajlamak gibi ani bir yöntem mi, yoksa meme sayısını azaltarak yavaş yavaş bıraktırma yöntemi mi daha doğru olur? Şu anda geceleri uyandığında meme emmenin dışında hiçbir şekilde sakinleşmediği için en çok bu konuda endişe duyuyorum. Geceleri başka hangi sakinleştirme yöntemlerini kullanabilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merakla beklediğim cevap ertesi gün geldi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklarımıza anne sutunu eger mumkunse iki yasina kadar vermeye calismaliyiz. Anne sutu her zaman temiz, uygun isida olan ve dogal besinleri iceren en mukemmel gidadir demek yanlis olmaz. Sindirimi en kolay besinlerdendir. Anne sutu ile beslenen bebeklerde kabizlik ve gaz sancisi daha az gorulur. Anne sutunun cocugu obeziteden koruduguna iliskin arastirmalar mevcuttur. Anne sutunde bulunan "Endorfin" niteligindeki maddelerin bebegi sakinlestirici etkisi yanisira agri giderici ozellikleri de vardir. Anne sutu ile beslenme alerjiye karsi korur ve bu koruyucu etki eriskinlik donemine kadar surer. Icerdigi antikorlar nedeniyle enfeksiyonlari tedavi edici ozellige sahiptir. Ayrica anne sutu ile beslenen cocuklarda dis eti hastaliklari, kanser, colyak, bazi norolojik rahatsizliklar, safra kesesi hastaliklari, hipertansiyon ve diyabet gibi hastaliklarin daha az goruldugu saptanmistir. Anne sutunun aynı zamanda organ ve damar koruyucu etkileri de mevcuttur. Ve emzirme sirasinda cocugun anneye yakin olmasi onu psikolojik olarak rahatlatir ve cocugun sosyal gelisimi anlaminda oldukca yararlidir. Bu gercekler nedeniyle eger mumkunse iki yasina kadar emzirmeye devam etmeniz en dogrusu olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gordugunuz gibi anne sutu bulunmaz bir besin turudur. Bununla birlikte elbette zamani gelince anne sutu kesilmelidir. Iki yasindan once belli bir plan dahilinde, yavas yavas emzirme eylemine son verilmezse, cocuk iki yasindan sonra da emzirilmeye devam ederse cocukta sosyal iliski kurmada gucluk, ice donukluk, ozguven eksikligi gibi davranis problemleri ortaya cikabilmektedir. Sizin de belirttiginiz gibi anne bagimli bir cocuk haline gelebilir. Elbette boyle olmasini da istemiyoruz. Ayrica asiri emzirme eylemi cocugun gercek ihtiyaci olan, buyumesi icin gerekli besinlerden uzaklasmasini saglayabilecegi icin ayri bir olumsuzluk da olusturur. Gece emzirmelerinin erken yas dis curuklerini kolaylastirdigini da unutmamak gerekli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memeden kesme eylemi dogal olarak cocugun hosuna gitmeyecektir. Memenin ona yasaklanmasi onun kizmasina, hircinlasmasina, huzursuzlanmasina yol acabilir. Bu gercekler nedeniyle memeden ayirma surecinde anne cocukla olan etkilesimini surdurmeli, ozellikle tensel alisverise cocuk doyuma ulasana dek devam etmelidir. Aksi halde huzursuzlugu artan cocukta reddedilmislik duygusu bile ortaya cikabilir. Kizinizin emzirme sıklıgı ve geceleri emzirmediginizde olusan hircinligini onda size karsi bagimliligin gelismeye basladiginin gostergeleri olarak kabul etmek yanlis olmaz. Dolayisiyla 20. ayina girecek olan kizinizi yavas yavas emzirmeden kesmeye baslamanizin dogru bir yaklasim olacagini dusunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normalde emzirmeyi azaltmaya baslamanin belli bir tarihi oldugunu soyleyemeyiz. Ancak bir yasindan sonra kendi otonomisini kazanmaya baslayan ve kendini dunyanin merkezine koyan cocuklarda duygusal anlamda, bireysellesme anlaminda buyuk degisimler yasanmaya baslamaktadir. Ilginin disa donmesi ile anne ve memeyi birlikte algilayan cocugun emzirmeden kesilmesi daha kolay olur. Bu gercekler nedeniyle en dogrusu 12. aylarindan itibaren anne sutu verme sıklıgını ve suresini planli bir sekilde azaltmaktir. 15-16. aylardan sonra memeden kesmek daha zorlu bir hale gelebiliyor. Cunku cocuk buyudukce memeden kesmeye karsi daha guclu bir direnc gosterecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. ayinda olan kiziniz icin onerim yavas yavas emzirme sıklıgı ve suresini azaltmaya baslamanizdir. Onunla inatlasmadan ve plana da uyarak kizinizi memeden kesebileceginizi soyliyebilirim. Kiziniz uyandiginda oncelikle ona kati gida vererek besleyin. O istemedikce emzirmeyin. Daha sonraki saatlerde emzirmeyi istese de o an icin uygun olmadiginizi belirterek daha sonra emzireceginizi soyleyin. Emzireceginizi soylediginiz saatte de oncesine nazaran daha az sureyle emzirin. Boylelikle cocuk yavas yavas annenin ayri bir varlik oldugunu kavramaya baslayacaktir. Belirli donemlerde emziriyorsaniz emzirme saatlerini birer kez atlayarak emzirin. Ya da emzirme saatlerinde onun yaninda olmayip vakit gecirmekten hoslandigi insanlarin (baba, babaanne, anneanne, dede vb.) onun beslemesini saglayin. Sevdigi oyunlar, kalabalik ortamlar emzirme saatinin gecirilmesine yardimci olacaktir. Emzirme mekanlari icin bazi kisitlamalar getirmeye calisin. Ozellikle geceleri annesinin gogsunde huzur dolu bir uyku uyumaya aliskin bir cocugu geceleri emzirmeden kesmek zor olacagindan geceleri sizin disinizda sevdigi diger insanlarla vakit gecirmesini saglamaya calisin. Emzirme fikrini dusundurecek derecedeki tensel temaslardan uzak durmaya calisin. Ilk baslarda oncelikle gunduz emzirmelerini azaltmaya calisin. Cunku gece emzirmelerinin birakilmasi daha guctur. Gunduzleri anne sutu yerine su, taze meyva suyu da verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bu andan itibaren planli hareket ederek kizinizi tamamen memeden kesebilirsiniz. Bu sayede onun fizik ve psikososyal gelisimi de zarar gormeyecektir. Boylece geceleri sakin ve kaliteli bir uyku uyumasi da mumkun olacaktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirme eylemi azaltilmasi ve bitirilmesine ragmen kizinizin geceleri huzursuzlugu devam ederse elbette bu durumu yaratabilecek diger muhtemel nedenleri arastirmak gerekli hale gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cocugun uyku duzeni yasadigi gerginlik, sinirlilik, karnindaki kolik agrilari, annesinden yeterince duygusal destek alamamasi, onun yaninda yuksek sesle konusulmasi, gurultulu ortamlarda bulunmasi, yasadigi ortamin asiri sicak olmasi, cocugu paylasan birden fazla kisinin olmasi vb. gibi nisbeten masum sebeplerle bozulabilmektedir. Gordugunuz gibi birden fazla bakicinin bulunmasi cocuklarda bu tur bir degisiklige yol acabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masum sebeplerin disinda cocukta var olabilecek bir enfeksiyon hastaligi (0-3 yas cocuklarinda cok sık gozlemledigimiz orta kulak iltihabi, geniz eti buyumesi ve iltihabi, idrar yollari iltihabi vb.), kansizlik, dis cikarma, cocukta "uyku apnesi" dedigimiz uykuda solugun durdugu rahatsizligin varligi, gecirilen epilepsi (sara) nobetlerinin varligi, annenin kullandigi bazi ilaclarin anne sutu yoluyla bebege gecmesi, anne sut emziriyorsa ve asiri kafein aliyorsa cocugun sut yoluyla aldigi kafein, cocugun kullanmak zorunda oldugu bazi ilaclar, kabizlik, poposunda var olabilecek pisik, cocukta var olabilecek herhangi bir organik rahatsizlik (kalp ve akcigerleri ilgilendiren rahatsizliklar, bobrek rahatsizliklari, barsak rahatsizliklari) vb. gibi pek cok rahatsizligin varliginda cocugun uykusu bozulmakta, cok sık uyanmakta, uykuya dalmasinda problemler ortaya cikabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden fazla bakiciya sahip cocuklarda yeme davranisi bozukluklari, hircinlik, uyku duzensizlikleri, diger bazi stres belirtileri de gozlenebilmektedir. Kiziniza kimin baktigini bilmemekle birlikte bu yaslarda en cok ihtiyaci olan, duygusal anlamda en cok ihtiyac hissettigi anne ve babadir. Anne ve babasiyla yeterli zaman geciremeyen cocuklarda bu tur belirtiler gorulebilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiziniz emzirmeyi yumusak bir sekilde biraktiginda buyuk ihtimalle geceleri de sakinlesecektir. Yine de eger gece hircinliklari, uyku duzensizligi devam ederse bu duruma yol acabilecek bahsettigim tum muhtemel sebeplerin incelenmesi gerekli. Boylesi bir durumda onerim en kisa zamanda yakininizdaki "Birinci Basamak Saglik Hizmeti" veren Saglik Ocaklari'ndaki bir doktor arkadasimiza basvurmaniz olacaktir. Bu doktor arkadaslarimiz yapacaklari muayene ve bazi testlerle (kan, idrar, diski vb.) en dogru teshisi koyarak gerekliyse en etkili tedaviyi de basliyacaklardir. Bu doktor arkadaslarimiz yine eger gerekli gorurlerse kizinizi ilgili bir baska saglik birimine de yonlendireceklerdir (Cocuk Sagligi ve Hastaliklari gibi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabı bir çırpıda okudum. Beklediğim gibi uzun ve doyurucu bir cevaptı. Artık kafam daha netti. Ve kendi kararımla yaptığım memeyi sınırlandırma sayesinde aslında ilk adımı atmıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün “start”ı verip, Zeyno’ya sabah uyandığında meme vermedim. Biraz mızırdandı ama yatak odasının penceresinden görülen park kurtardı bizi. Camı açıp, parka baktık. Biraz konuştuk. Ertesi günün krizini de odaya giren sinek sayesinde atlattık. Ve üçüncü günün sabahı Zeyno meme istemedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki gün uykusu iyice gelene kadar sokakta kaldık. Ve eve gelir gelmez memede değil, ayakta sallayarak uyuttum Zeyno’yu. Önce anneannede uyuduğu birkaç günün dışında hiç alışık olmadığı bu uyuma şeklini hiç istemedi ama o kadar uykusu vardı ki, fazla dayanamadı. Sonraki birkaç günü de böyle geçirdik. Sabah meme vermeden ve öğle uykusuna ayakta sallayarak yatırarak. Artık sadece akşamları uyumadan önce meme emiyordu. Bir de gece uyandıkça. Ama azı dişleri mısır patlağı gibi peşpeşe görünmeye başlayınca, gece uyanmalarının sayısı hız kazandı yine. Bu yeni düzeni bozmadık ama. Taa ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taa ki, ben komşum Özlem’le konuşana kadar. Annesinin İzmir’den gelmesini fırsat bilmiş, 16 aylık oğlu Arca’yı memeden kesmişti Özlem. İş seyahatleri nedeniyle zaten ara ara evde olmadığından öğün azaltma gibi bir işe girişmemişti. Memelerinin ucunu bandajlamış ve vermemişti. Hemen “geceyi nasıl geçirdiniz?” diye sordum. “Uyandı, biraz mızırdandı, biraz ağladı ama sonra uyudu ve bir daha uyanmadı” dedi. “Bir daha uyanmadı!!” Mucize gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Telefonu kapattım, kendi kendime “tamam” deyip, memelerimin ucuna yara bandı yapıştırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir saat kadar sonra Zeyno geldi dışardan. Daha kapıyı açar açmaz da “memeeee” diyerek daldı içeri. Elini yüzünü yıkadım ve artık dayanamayarak göğsüme kapandığında, bluzumu sıyırıp, “sen dışardayken memelerim ağırdı, doktora gittim. Uf olmuş, bant yapıştırdı” dedim. Yüzüme baktı ve “bant?? Aç!” dedi. “Ben açamam ki, açılmıyor ki” dedim. Baktı baktı ve bluzumu kapattı. Biraz oyun oynadık ama aklı memedeydi. Arada açıp açıp baktı ve “uff” deyip, kapattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun, babanın gelmesi, yemek derken ilk saatleri krizsiz atlattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam uykusu geldiğinde her zamanki rutin işlerimizi yapıp, el ele odaya gittik. Bizim yatağın üstünde kucağıma oturdu, yine uzun uzun memelerime baktı ve ayağımda sallanarak uykuya daldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve en korkulan an: Gece ağlayarak uyandı! Bu anı atlatırsam gerisinin kolay olacağını biliyordum. Yatağından kucağıma aldım. “Memeee” dedi yalvaran bi sesle. “Uf” olduğunu hatırlattım. “Aç” dedi, açtım. Loş ışıkta biraz baktı, sonra başını göğsüme dayayıp, uykuya daldı. Ne yani, bu kadar mıydı? Evet, bu kadardı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatağına bıraktım, yatağıma döndüm ve sabaha kadar deliksiz bir uyku uyudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün aklına geldikçe “meme” istedi Zeyno. O istedikçe ben de açıp gösterdim. Baktı, “uff” diyerek öptü ve kapattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra ablalarla dışarı çıktığında ben de soluğu eczane de aldım. Sadece akşam uyumadan önce emdiği sol göğsümde sorun yoktu ama gece uyandıkça emdiği sağ göğsüm şişmiş, şişmekle de kalmamış, koltuğumun altına doğru bezeler oluşmuştu. Annemin önerisiyle eski usul pompalardan bir tane aldım hemen; hani şu klaksona benzeyenlerden. Komşumdan alarak denediğim markalı pompa hiçbir işe yaramamıştı çünkü. Sadece 5 liraya aldığım wee marka pompa ise rahatlamama yetti. Birkaç pompada göğsümdeki süt kolayca boşaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl mucize ise takip eden iki gecede oldu. 20 aydan sonra ilk kez hiç uyanmadan uyudu Zeynep. (O uyudu ama ben uyuyamadım. Garip bi şekilde uyandım, O’nun uyanmamış olmasına şaşırdım ve biraz uyanık kalıp, sonra tekrar uykuya daldım. Vücudum böyle porgramlanmış artık galiba?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonraki günler buna benzer şekilde geçmeye başladı. Zeyno arada meme istedi, ben açıp gösterdim. Geceleri ya uyanmadı ya da bir kez uyandı. Ama hemen uykuya daldı. Beklediğimden daha küçük bi krizle bu olayı atlatmıştık ve ben boşu boşuna bu kadar sıkıntı yaptığımı anlamıştım ama daha ne kadar bandajlı dolaşacaktım? “Ufff” deyip, “aç aç, öp öp” faslı almıştı meme emmenin yerini. Buna da bi çözüm bulmalıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam da bu noktada anladım “uff oldu” diyerek hata yaptığımı ve hemen düzeltmem gerektiğini. Bir meme isteğinde daha “Zeynepcim, memeyi bebekler emer. Sen artık abla oldun, meme emmeyeceksin. Zaten süt de bitti” diye anlattım ve göğüslerimi açmadım. Bir süre “bebiş, bebiş” diye tekrarladı ve kucağımdan indi. Birkaç günü de böyle geçirdikten sonra meme defterini tamamen kapattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki 15 günün sonunda son durum nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen hemen hiç meme istemiyor artık. Çok nadir olarak bazen “meme” diyor ama muzır bir gülüşle. “Memeyi kim emer?” diye soruyorum “bebişşş” diyor. Sen bebiş misin?” diyorum. “ı ıhhh?” Peki sen nesin?” Cevabı bana verdiriyor yine: “Ablaaaa”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-3 gündür uyutmak için de sallamıyorum. Yanyana yatıyoruz bizim yatağın üstüne. Masal anlatmamı ya da şarkı söylememi istemiyor. O öğrendiği yeni kelimeleri tekrarlıyor biraz. Sağa soğa yuvarlanıyor birkaç kez. Sonra elimi tutuyor ve 15-20 dakika içinde uykuya dalıyor. Ben de alıp, yatağına bırakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece 1-2 kez uyanıyor. Bunda kabaran ve hatta biri damağının altından beyaz beyaz görünen köpek dişlerinin de etkisi vardır belki? Ve hatta belki sıcakların? Ama çok kısa sürede tekrar uykuya dalıyor. Bazen sadece su içerek, bazen sadece elimi tutarak, bazen de kollarımın arasında. Ama artık daha keyifli gecelerimiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anafikir ya da popüler deyimiyle hamiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Evet, bebeği memeden kesmek için ilk şartık annenin “kesin” kararlı olmasaymış.&lt;br /&gt;* Boşu boşuna bu kadar kasmışım, sandığımdan daha kolay oldu.&lt;br /&gt;* Isınan havaların yardımını inkar etmemeli; Zeyno’nun günün yaklaşık 5 saatini dışarda geçiriyor olması işimi kolaylaştırdı.&lt;br /&gt;* Meme şişince “belki geçer” diye beklemeden sağmak gerekiyormuş (Birkaç kez sağdıktan sonra gerek kalmıyor zaten)&lt;br /&gt;* Evet, memeden kesince uykular düzene giriyormuş (Zeyno’nun öğle uykuları da uzadı)&lt;br /&gt;* Bugüne kadar hiç bu kadar uzun bir yazı yazmamıştım blog’a. Ama bu konu önemli. Pek çok annenin bu konuda dertli daha doğrusu cesaretsiz olduğunu biliyorum.&lt;br /&gt;* Sırada tuvalet eğitimi var. Acaba o da bu kadar kolay olur mu? O nu da bu kadar uzun yazmaya razıyım, yeter ki bu kadar kolay hallolsun.&lt;br /&gt;* İlk iş geceye uzanan bi akşam programı yapmalı. Birkaç dostla meyhaneye gitmeli mesela!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6945039728187665875?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6945039728187665875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6945039728187665875&amp;isPopup=true' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6945039728187665875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6945039728187665875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/evet-artk-son-noktaya-ulastgma-emin.html' title='Zeynep memeyi nasıl bıraktı?'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8991304958891312009</id><published>2009-05-12T18:55:00.005+03:00</published><updated>2009-05-12T19:04:32.625+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='20. ay'/><title type='text'>20. ay biterken</title><content type='html'>Bu ay doktor kontrolü olmadığından yine herhangi bir ölçüm kaydı yok. Aslında Zeyno her açıdan neredeyse ışık hızıyla gelişme gösterirken, 20. ayın en önemli olayı, son günlerde memeyi bırakması oldu bence. Sonunda Zeyno'yu memeden ayırabildim. Ama bu başlı başına ve çok uzun bir not konusu olduğundan ayrıca yazacağım. Sadece biraz daha zaman geçmesini ve olayın küllerinin tamamen soğumasını bekliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında geçen ay boyunca, "bunu mutlaka yazayım" dediğim o kadar çok şey oldu ki! Ama tabii ki hemen not almadım ve üstüne yenileri geldikçe unuttum. Hemen şimdi aklıma gelenleri yazayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Zeyno geçen ay boyunca gününün yaklaşık 5 saatini sokakta geçirdi. Sabah 09:30-12:00 arası benimle, öğleden sonra 15:30-16:00 arası ablalarla. Eller kömürcü çırağı kadar karardı.&lt;br /&gt;* Artık neredeyse hiç şaşmayan bir günlük rutini var. Her şey rutine uygun gittiğinde gayet huzurlu ve mutlu geçiriyor günü.&lt;br /&gt;* O kadar çok kelime söylüyor ki artık, sayısını bilmiyorum. Her an bizim ağzımızdan çıkan kelimeleri taklit ediyor; biz de "aaa bak bunu da söyleyebiliyormuş!" diye şaşırıyoruz.&lt;br /&gt;* Ve 20. ayın özeti: Zeyno çoookkk büyüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgmdwyPAdkI/AAAAAAAABRg/KlJ3jz56wqM/s1600-h/IMG_7158.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgmdwyPAdkI/AAAAAAAABRg/KlJ3jz56wqM/s320/IMG_7158.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334968695041062466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;20. ayın son günü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8991304958891312009?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8991304958891312009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8991304958891312009&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8991304958891312009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8991304958891312009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/20-ay-biterken.html' title='20. ay biterken'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgmdwyPAdkI/AAAAAAAABRg/KlJ3jz56wqM/s72-c/IMG_7158.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2301988800220302201</id><published>2009-05-12T18:13:00.006+03:00</published><updated>2009-05-12T18:52:05.987+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='21. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><title type='text'>5 doz kuduz aşısı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgmbFgZlifI/AAAAAAAABRQ/echWQbgStCA/s1600-h/zeynokolaj.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 318px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgmbFgZlifI/AAAAAAAABRQ/echWQbgStCA/s320/zeynokolaj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334965752495966706" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen Cumartesi, Boğaz Komutanlığı'nın düzenlediği panayır vardı Anadolu Kavağı'nda. Maltepe'den Beykoz'a kadar, otobüsün içinde Zeyno nasıl davranır diye düşünüp, gidip gitmemek konusunda kararsız kaldım ama sonunda boğaz havası ve yayılacağımız çimenler fikrine yenilip "hadi, gidelim" dedim. Otobüste bir sürü çocuk ve Zeyno'yla ilgilenen bi sürü "abi" (babanın bütün arkadaşları amcalıktan abiliğe geçti) olunca sorunsuz hallettik gidişi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık yerlerde güneş yakıyor, gölgeler üşütüyordu. Sonunda gölgeyi yakıcı sıcağa tercih edip, ağaçların gölgesindeki koca minderlerin üstüne bıraktık kendimizi. Etrafta her yaştan onlarca çocuk vardı. Balonları, bebekleri, çocukları görünce mest oldu bizimki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar keyif yetmedi, neredeyse tamamen abur cubursuz geçen 20 ayın ardından ilk kaçamaklarını yaptırdım Zeyno'ya. Pamuk şeker verdim mesela eline. Önce nasıl yiyeceğini anlayamayıp, eliyle kopararak etrafındakilere ikram etti ama sonuna doğru lezzetinin farkına vardı. Patlamış mısır yedi; hem de diğer elinde Osmanlı macunuyla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam günü neşeyle tamamlamak üzereydik ki, gelen gri kedi ummadığımız bir hediye verdi bize. Zeyno Ada'da sürekli kedilerle haşır neşir olduğundan, bu kediye yaklaşmasını da hiç dert etmedik. Ama nasıl olduysa oldu, kedi bir anda Zeyno'ya doğru hamle yapıp, pençelerini elinin üstüne geçiriverdi. Canı yandığından değil de, korktuğundan ağladı bizimki. Sakinleşinde revire götürdük. Elini sabunla yıkayıp, tentürdiyot sürdüler. Ve "kuduz aşısı yaptırın" dediler. Hemen kendi doktorumuzu aradım. O da aynı şeyi söyleyince aşının kaçınılmaz olduğunu iyice anladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neşesini kaçırmadı ama bu olay Zeyno'nun. Sandığımız gibi kedilerden de korkmadı. Kedinin tepkisinin nedeni bizimkinin kuyruğunu çekmesiymiş. Kendi söyledi bunu. Daha doğrusu tarif etti. "Zeyno kedi sana neden kızdı?" diye sorunca elini poposuna götürüp, çekme hareketi yaptı. Kedileri artık nasıl seveceksin?" diye sorunca da "pisi pisi, cici cici" demeye başladı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar sabahı ilk iş Gata'ya gitmek oldu. Acil'den giriş yapıp, aşı için enfeksiyon hastalıkları bölümüne çıktık. Epey bi kayıt yaptılar. Bize de "kızımın aşılarının tamamını yaptıracağım" diye bir yazı imzalattılar. Toplam 5 doz aşı olacak Zeyno. İlki 24 saat içinde yapılıyormuş. Sonra 3., 7. 14. ve 21. günlerde. Aşının diğer dozlarını alıp, Ada'da yaptırma şansımız da yok, çünkü vermiyorlar. Her seferinde Gata'ya gidip, aşıyı yaptırıp, verdikleri aşı kartını imzalatmamız gerekiyormuş... 1'i gitti, kaldı 4'ü. En azından 1 sene koruma altında olacak Zeyno.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gata çıkışı anneme gittik. Anneler Günü ile ilgili olarak yazacağım çok da bir şey yok. Bir Anneler Günü geldi; biz 3 nesil hayattayız ve sağlıklıyız. Annem, ben ve kızım. Şükretmekten başka ne söylenebilir ki?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2301988800220302201?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2301988800220302201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2301988800220302201&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2301988800220302201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2301988800220302201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/5-doz-kuduz-ass.html' title='5 doz kuduz aşısı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgmbFgZlifI/AAAAAAAABRQ/echWQbgStCA/s72-c/zeynokolaj.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6241488491352225883</id><published>2009-05-05T13:32:00.006+03:00</published><updated>2009-05-06T21:51:23.826+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='20. ay'/><title type='text'>Doğumgünü daveti</title><content type='html'>İlk mektubunu kuzeni Arda'dan almıştı Zeyno. İlk kartını, 1. doğumgünü için Ankara'dan, sanal arkadaşlarımız Çaylayan-Ayça'dan. Ve ilk davetiyesini aldı geçen hafta: Duru'nun 2 yaş doğumgünü partisi için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar günü saat daha 11:00 olmadan partinin yapıldığı Happy Family Club'daydık ailece. Anneme yürüyerek birkaç dakika mesafede böyle bir yer olduğunu daha önce hiç fark etmemiştim. Hemen sıkı sıkı yazdım beynime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZuD1AQoI/AAAAAAAABQQ/AoNy5ByLrog/s1600-h/DSCN9259.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZuD1AQoI/AAAAAAAABQQ/AoNy5ByLrog/s320/DSCN9259.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332290237898965634" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Duru beyaz elbisesi, kıvır kıvır saçları ve 2 yaşın getirdiği kararsızlığıyla haylaz bi prensesi andırıyordu. Pınar'ın heyecanı tüm hücrelerine işlemişti. Ertuğrul, "bu kız ne zaman bu kadar büyüdü?" der gibi bakıyordu sürekli Duru'ya. Ve diğer aile büyükleri hayran hayran.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZ1PTDNHI/AAAAAAAABQY/IAX2XY6Ktn4/s1600-h/DSCN9258.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZ1PTDNHI/AAAAAAAABQY/IAX2XY6Ktn4/s320/DSCN9258.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332290361236862066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ceylin geldi, Ada geldi ve tanımadığımız diğer çocuklar. Bir anda neşeleniverdi ortalık. Zeyno önce ortalıkta bol miktarda bulunan balonlara vuruldu. Sonra top havuzunun keyfini çıkardı. İçinde ayağa kalkmayı beceremediğinden sinirlendi arada. Yemek zamanı gelince, bizi şaşırtacak kadar uyumlu ve dikkatli davranarak topluca yenen yemeğe eşlik etti. Kekini bir-iki lokmada mideye indirip, Ceylin'in tabağındaki keke gaz kesmeye başladı. Poğaçasını uzun uzun inceledi ama yemedi. Çevresindeki diğer çocuklar çatallarını kullanınca, O da çatalını bırakmadı elinden. Pasta kesilirken çalan yüksek müzikten korkup, ağladı ama Duru'nun mumu üflemesine bayılıp, hemen toparladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZ8e_FwAI/AAAAAAAABQg/nG6E0BbJ7Y8/s1600-h/DSCN9269.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZ8e_FwAI/AAAAAAAABQg/nG6E0BbJ7Y8/s320/DSCN9269.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332290485707194370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Keyifli bir gündü, güzel bi organizasyondu. Duru'ya bakıp bakıp, Zeyno'nun 2 yaşını doldurmasına az kaldığını hatırladık. Zeyno'nun hareketlerini izleyip, Osmanla birbirimize sık sık "Zeyno gerçekten büyümüş!" dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAaNbx9WlI/AAAAAAAABQo/ECKcNHGQGlU/s1600-h/IMG_0712%282%29.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAaNbx9WlI/AAAAAAAABQo/ECKcNHGQGlU/s320/IMG_0712%282%29.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332290776904587858" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6241488491352225883?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6241488491352225883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6241488491352225883&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6241488491352225883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6241488491352225883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/dogumgunu-daveti.html' title='Doğumgünü daveti'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SgAZuD1AQoI/AAAAAAAABQQ/AoNy5ByLrog/s72-c/DSCN9259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2185439796051589653</id><published>2009-05-04T15:06:00.010+03:00</published><updated>2009-05-04T16:48:19.320+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='20. ay'/><title type='text'>İzmir kaçamağı</title><content type='html'>Yine geç yazıyorum. Ne yapayım yetişemiyorum zamana!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Geçen geçen" hafta sonu (22-25 Nisan) İzmir'deydik. Planlar son anda değişti ama biz gitmekten vazgeçmedik. "3 gün 3 gündür" deyip, İzmir'e attık kendimizi. Neler oldu?&lt;br /&gt;* Uçak yolculukları sorunsuz geçti. Gidişte daha uçak havalanmadan uykuya dalan Zeyno, inişte ancak bizim "geldik" uyarımızla uyanabildi. Öğle uçaklarını seviyorum!&lt;br /&gt;* Zeyno 4 gün boyunca "babaanne"yi düşürmedi dilinden. Sokaktan bağırdı, apartmanın içinde bağırdı, odadan odaya bağırdı. O bağırdıkça babaanne mest oldu.&lt;br /&gt;* Her ne kadar dedesini her an gözünün önünde istese de, yine bir mesafe tuttu arada.&lt;br /&gt;* Zaten bayıldığı halası ellerine ve ayaklarına oje sürünce, sevgisi katlanarak arttı. Sabah uyanınca ilk iş ojeli parmaklarına bakmak oldu. (Ojeleri hala yarım yamalak ellerinde. Dolayısıyla hala da hala dilinde)&lt;br /&gt;* Giderken serin havayıda yanımızda götürdük herhalde? Bir hafta önce arkadaşlarımın denize girdiği İzmir biraz serinceydi. Ama günlük park rutini burda da yerine getirildi tabii.&lt;br /&gt;* Akşam yatmadan önce bol bol şımardı. Yarı çıplak halde evin içinde koşturup durdu; danslar etti.&lt;br /&gt;* Ve en önemlisi, bu kez Arınçlarla buluşup, kanlı canlı tanıştık. Kısa bir buluşmaydı ama hiç yabancılık çekmediğimizden hemen kaynaşıp, bol bol lafladık. Kızlar birbirlerine pek takılmadı ama onlar Kipa'daki Play N Barn'da oyunun tadını çıkarırken biz de rahat rahat sohbet ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa ama keyifli bir kaçamaktı... Detaylar fotolarda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7cNrQoT2I/AAAAAAAABPg/Mf8A6MpIRWw/s1600-h/DSCN9148.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 244px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7cNrQoT2I/AAAAAAAABPg/Mf8A6MpIRWw/s320/DSCN9148.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331941136362131298" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Parkta kumları mıncıklamanın keyfini sürerken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7caeTcXRI/AAAAAAAABPo/E7EKI2eST-c/s1600-h/DSCN9158.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7caeTcXRI/AAAAAAAABPo/E7EKI2eST-c/s320/DSCN9158.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331941356222569746" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Parkta tanıştık bu abla kardeşle. Hemen kaynaşıverdiler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7ckHz0FMI/AAAAAAAABPw/HI0jQdaA-i0/s1600-h/DSCN9169.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7ckHz0FMI/AAAAAAAABPw/HI0jQdaA-i0/s320/DSCN9169.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331941521983018178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Babaanneye götürmek için çiçek toplamadan parktan ayrılmak olmaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7w8Jn6nbI/AAAAAAAABP4/5RYv_0afYqE/s1600-h/DSCN9185.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 302px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7w8Jn6nbI/AAAAAAAABP4/5RYv_0afYqE/s320/DSCN9185.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331963925019401650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hala tarafından ojelenmiş, Zeyno tarafından hayranlıkla seyredilen dolmalar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7xKZd4pbI/AAAAAAAABQA/XZvZg930oOw/s1600-h/DSCN9196.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 259px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7xKZd4pbI/AAAAAAAABQA/XZvZg930oOw/s320/DSCN9196.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331964169790465458" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Cafe'de Duru'nun gelmesini beklerken...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7xVjrHuAI/AAAAAAAABQI/y5pmWMGns0g/s1600-h/DSCN9214.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7xVjrHuAI/AAAAAAAABQI/y5pmWMGns0g/s320/DSCN9214.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331964361508894722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Duru'yla tanışma, kaynaşma...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2185439796051589653?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2185439796051589653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2185439796051589653&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2185439796051589653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2185439796051589653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/05/izmir-kacamag.html' title='İzmir kaçamağı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sf7cNrQoT2I/AAAAAAAABPg/Mf8A6MpIRWw/s72-c/DSCN9148.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-1314708745443583176</id><published>2009-04-26T21:49:00.011+03:00</published><updated>2009-04-26T22:16:48.586+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='20. ay'/><title type='text'>Duru&amp;Zeynep</title><content type='html'>Yine çok ara verdim. Bi sürü şey birikti. İzmir'i yazmadan önce, Geçen haftasonuna ait Burgaz Adası notlarını düşmeli mutlaka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osman'ın nöbet ertesiydi. Rutin bir şekilde geçecekti. Zeyno öğlen uykusundan uyandıktan sonra annemlerden Ada'ya geçecektik. Ama Pınar Cumartesi açtığı telefonla fitilimi ateşleyince öyle olmadı. Bir anda değiştirdim programı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazar sabahı saat 09:00'da onlarla iskelede buluştuk. Motorla, Kınalıada duraklı Burgaz yaptık. Biz bir ileri iki geri kahvaltı yapacağımız yere varmıştık ki, Osman da katıldı bize. Salaş görüntüsünü şaşırtacak kadar harika bir kahvaltı sundular bize. Tertemiz örtüler, sıkma portakal, sıcacık çaylar, tam kararında kahvaltılıklar. Öyle gözünüzü doyurmayan ama çoğu tabaklarda ziyan olan brunch cinsinden değil yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşe verdik sırtımızı, sohbet ettik, yedik içtik... Kızlar neredeyse hiç takılmadı bize. Aslında ara sıra öpüşmek ve şapkaları değiş tokuş yapmak dışında birbirlerine de pek takılmadılar ama herhalde yaydıkları pozitif enerjiden olsa keyifle vakit geçirdiler bize takılmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSvZq7BK3I/AAAAAAAABOQ/cgptmC0uK24/s1600-h/IMG_6842.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSvZq7BK3I/AAAAAAAABOQ/cgptmC0uK24/s320/IMG_6842.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329077114639559538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;2 yaşına sayılı günler kalan Duru Kuşu ve O'nun yaptıklarını taklit eden Zeyno&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSvs8GhJ8I/AAAAAAAABOY/35hVz552dAA/s1600-h/IMG_6878.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSvs8GhJ8I/AAAAAAAABOY/35hVz552dAA/s320/IMG_6878.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329077445668710338" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kızlar, kahvaltı yaptığımız mekanda kendilerine hediye edilen muffinleri mideye indirirken&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Kahvaltıda yediğimiz tereyağlarının günahını Kalpazankaya'ya kadar yürüyerek çıkardık. Yol boyunca, arabasında oturur pozisyonda uyumak için direnen Zeyno'ya güldük, Pınar'la dedikodu yaptık, Ada evlerine hayran kaldık, bol oksijeni ciğerlerimize doldurduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSwAQQvg5I/AAAAAAAABOg/5j6dr8ShOW8/s1600-h/IMG_6887.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSwAQQvg5I/AAAAAAAABOg/5j6dr8ShOW8/s320/IMG_6887.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329077777497818002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kalpazankaya yolunda oturarak uyumaya direnen Zeyno&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dönüşte, sahilde balık keyfi yaptık. Zeyno'nun Ertuğrul'a yaptığı cilvelere, Duru'nun yine oturarak uyumaya çalışmasına güldük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSwSH438zI/AAAAAAAABOo/Wx5vp4I_Izk/s1600-h/IMG_6900.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSwSH438zI/AAAAAAAABOo/Wx5vp4I_Izk/s320/IMG_6900.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329078084487869234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Yemek boyunca, sırf Ertuğrul'a cilve yapmak uğruna arabasından inmeyen Zeyno&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Burgaz kesmedi, Heybeli'ye geçtik birlikte. Motor saatine kadar sahilde kahvelerimizi yudumlayıp, kurabiyelerimizi yedik. Lafladık, gülüştük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yorgunluğumuzun ve yanan yüzümüzün farkına ancak akşam eve gelince vardık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama ne iyi yaptık... Teşekkürler Pınar; ilk fırsatta tekrarlayalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSyywj21JI/AAAAAAAABPY/uLG2XxMhXIA/s1600-h/IMG_6961.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSyywj21JI/AAAAAAAABPY/uLG2XxMhXIA/s320/IMG_6961.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329080844184638610" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Duru'ları yolcu ettikten sonra, tüm günü yorgunluğuna aldırmadan&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;eve dönüş yolunda,&lt;br /&gt;parka saran Zeyno &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSxhz2rGzI/AAAAAAAABPQ/UmlilPkSVvc/s1600-h/IMG_6997.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 198px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSxhz2rGzI/AAAAAAAABPQ/UmlilPkSVvc/s320/IMG_6997.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329079453499464498" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Ve son nokta: Lülll (yani gül, her nevi çiçeğe Zeyno tarafından verilen ad)  koklanır, evin yolu tutulur...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-1314708745443583176?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/1314708745443583176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=1314708745443583176&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1314708745443583176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1314708745443583176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/04/duru.html' title='Duru&amp;Zeynep'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SfSvZq7BK3I/AAAAAAAABOQ/cgptmC0uK24/s72-c/IMG_6842.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-1404853756870199060</id><published>2009-04-16T13:54:00.008+03:00</published><updated>2009-04-16T18:12:06.752+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='20. ay'/><title type='text'>Zeyno'nun bir bahar günü</title><content type='html'>Fotolar, sabah serin başlayıp, öğleden sonra ısınan geçen Cumartesi gününden. Elim ancak değdi yüklemek için. Aslında şu sıralar Zeyno'nun bir gününü nasıl geçirdiğinin de özeti bu fotoğraflar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecOuz57tSI/AAAAAAAABNo/CGf7an0pPhA/s1600-h/IMG_6625.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecOuz57tSI/AAAAAAAABNo/CGf7an0pPhA/s320/IMG_6625.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325241281758868770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah 07:00 civarı uyanılır. Annenin yanına uzanılarak, 20 dakika kadar meme keyfi yapılır. Babayla birlikte üst değiştirilip, kahvaltı hazılanır. Anneyle kahvaltı edilir. Kahvaltının ardından "zorunlu" bez değişimi yapılır. Ve sokağa fırlanır. İlk durak lojmanların içindeki park olur. Kayılır, kayılır, kayılır...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecPMB4AJvI/AAAAAAAABNw/VkLQmCfv7ec/s1600-h/IMG_6620.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecPMB4AJvI/AAAAAAAABNw/VkLQmCfv7ec/s320/IMG_6620.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325241783725074162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sadece kaymak kesmez, yeni yerler keşfedilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecPaPFAr2I/AAAAAAAABN4/XxkzIPMUGCo/s1600-h/IMG_6631.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecPaPFAr2I/AAAAAAAABN4/XxkzIPMUGCo/s320/IMG_6631.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325242027787464546" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Binbir güçlükle parktan ayrılınıp, sahile inilir. Lady Cafe'nin en öndeki masasına konuşlanılır. Kuşlar kovalanır, köpekler çağrılır, denize bakılır, yerdeki izmaritler itinayla toplanarak "çöp, çöp" diye anneye getirilir. 2 sene önce deli gibi budandığı için hala yeşeremeyen ağacın altındaki toprak eşelenir, vapurdan boşalan insanlara el sallanır, kimisiyle sohbete girişilir. "Çaycı Dede"nin biberona doldurduğu yayla çayı içilir, bir şeyler atıştırılır, karakoldaki polis abilerin yanına gidilir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecQGvDyWqI/AAAAAAAABOA/3toPfV2jDXc/s1600-h/IMG_6672.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecQGvDyWqI/AAAAAAAABOA/3toPfV2jDXc/s320/IMG_6672.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325242792286509730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geldi mi, diğerleri gibi kaçmayan "turuncu" mıncıklanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecQRySFWnI/AAAAAAAABOI/dhkTiOmCSK8/s1600-h/IMG_6675.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecQRySFWnI/AAAAAAAABOI/dhkTiOmCSK8/s320/IMG_6675.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325242982130342514" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Saat 12:00'ye doğru dönüş yoluna girilir. Bu kez yol üstündeki parka uğranır. Duruma göre kayılır, sallanılır ya da sadece parkta turlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;Yine binbir güçlükle ve birkaç pembe yalan desteğiyle parktan çıkılır. Yokuş özellikle arabada değil, yürüyerek çıkarılır. Lojman içindeki parkın önünden geçerken ufak bir "mızmızlık" krizi yaşanır. 4. kattaki evimizin merdivenleri, anneye sürekli O'nu tutmaması hatırlatılarak çıkılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eve girer girmez, mutfaktaki tabure banyo lavobosunun önüne taşınır. Eller yıkanır. Üsttekiler çıkarılıp, pijama giyilir. Saat 13:00 gibi meme emerek öğlen uykusuna dalınır (şu sıralar meme seansının çok uzamaması için bir süre sonra ayağımda sallıyorum. İlk günler biraz itiraz etmişti ama artık bu şekilde dalıyor uykuya).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 15:00 gibi uyanılır. Anne çağrılır. Yatakta biraz oynaşılır. Öğlen yemeği yenilip, bez değiştirilir. Tekrar giyinilir ve saat 15:30 gibi gelen ablalarla birlikte tekrar dışarı çıkılır. Yine park, yine sahil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 18:00'da eve gelinir. Eller yıkanır ve baba karşılanır. Yemek saatine kadar babayla oynanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 19:00'da yemeğe oturulur. Yemekten sonra babayla oynamaya devam edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 20:00 gibi "zorunlu" alt değişimi. Ardından banyo ve saçların kurutulması. Babaya el sallama ve uyumak için anneyle odaya gitme. Meme emerek saat 21:00 gibi gece uykusuna dalma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-1404853756870199060?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/1404853756870199060/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=1404853756870199060&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1404853756870199060'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1404853756870199060'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/04/zeynonun-bir-bahar-gunu.html' title='Zeyno&apos;nun bir bahar günü'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SecOuz57tSI/AAAAAAAABNo/CGf7an0pPhA/s72-c/IMG_6625.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7524093754169656786</id><published>2009-04-11T14:22:00.008+03:00</published><updated>2009-04-11T14:41:33.362+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='19. ay'/><title type='text'>20. ay başlarken</title><content type='html'>Bu ay doktor kontrolü yok. O nedenle 19. ay biterken Zeyno kaç kilo, boyu ne kadar bilmiyorum? Ama artık kucakta uzun süre taşınamayacak kadar ağır ve birkaç ay önce giydiği pantolonların paçaları düdük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ay boyunca neler yapabildiğini, neler öğrendiğini tek tek yazmaya kalksam, sayfalar sürer herhalde? Her an yeni bir şeyler yapıyor Zeyno. Ve kayda alma işlemi bir yandan hızla devam ederken, diğer yandan, bugüne kadar kaydedilenler su üstüne çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayın en önemli gelişmesi konuşma ile ilgili olanlardı. Zeyno hala tam anlamıyla konuşamıyor ama hem yerli yerinde kullandığı kelime sayısı oldukça arttı hem de ağzımızdan çıkan kelimeleri anında taklit etmeye başladı. Bazılarını şaşırtıcı şekilde, daha ilk seferde doğru söylüyor. Bazılarını ise benzer seslerle. "Ben" zamirini öğrendi bir de. Kendisi ile ilgili sorduğumuz sorulara, elini göğsüne koyarak "ben" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonrasını birkaç fotoyla özetliyorum. Ama iki önemli konuyu daha not düşmek lazım. Kısıtlanmış olsa da hala meme emiyor ve geceleri hala uyanıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB-i-SB9PI/AAAAAAAABMk/f98UFg6hY7g/s1600-h/IMG_6006.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB-i-SB9PI/AAAAAAAABMk/f98UFg6hY7g/s320/IMG_6006.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323393898851202290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Artık özellikle hırka, yelek ve çoraplar başta olmak üzere, kıyafetlerini çıkarabiliyor. Bir de şapkalara takık bu sıralar. Bulduğu her şapkayı kafasına geçirip, koşa koşa aynanın karşısına geçiyor. Bu arada birkaç kez, ayakkabılarını da büyük bir başarıyla tek başına giydi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB-84Sr1mI/AAAAAAAABMs/fDPvA9oI3tA/s1600-h/IMG_5781.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB-84Sr1mI/AAAAAAAABMs/fDPvA9oI3tA/s320/IMG_5781.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323394343919933026" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Kitaplar hala favorisi. Baştan sona kadar dinleyecek sabrı gösteremiyor ama sayfalarda tanıdık objeler gördükçe çok seviniyor. Bu nedenle bir kitabı baştan sona kadar okumaktan çok, sayfalardaki objeleri bulmaca oyunu oynuyoruz. Bu sayede pek çok yeni kelime öğrendi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB_SaGojzI/AAAAAAAABM0/GYgrCCa4rQs/s1600-h/IMG_6473.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB_SaGojzI/AAAAAAAABM0/GYgrCCa4rQs/s320/IMG_6473.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323394713773444914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Eğer uykusunu alarak uyandıysa, ağlamıyor artık. "Anne!" diye sesleniyor bana, ben de birkaç seslenmeden sonra kapıyı açıp, yanına gidiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB_gW36rxI/AAAAAAAABM8/6iy_NJ7kcaQ/s1600-h/IMG_6506.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB_gW36rxI/AAAAAAAABM8/6iy_NJ7kcaQ/s320/IMG_6506.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323394953424580370" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Akşam uykusu öncesi rutinlerden birisi de bilgisayar başında biraz vakit geçirmek. Dergi için fotoğraf satın aldığımız siteye giriyorum. Oradan fotoğraf bulup bakıyoruz. Balon, top, bebek...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7524093754169656786?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7524093754169656786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7524093754169656786&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7524093754169656786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7524093754169656786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/04/20-ay-baslarken.html' title='20. ay başlarken'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeB-i-SB9PI/AAAAAAAABMk/f98UFg6hY7g/s72-c/IMG_6006.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8023650425889311923</id><published>2009-04-11T13:57:00.002+03:00</published><updated>2009-04-11T14:02:01.369+03:00</updated><title type='text'>Etiketler...</title><content type='html'>Blog'a 435 tane not düşmüşüm bu satırlara kadar... Bundandı demek ki aradığımı bulamamam. Sonunda gözümü kararttım ve geçmişe dönüp, yazıları tek tek gözden geçirerek etiketledim. Bu sayede çok keyifli bir yolculuk da yaptım. Ayrıca çıkan sonuca çok sevindim. Gezme tozma 91'le birinci sırada. İkinci sırada da 41 notla tatil var. Heyyooo, doğru yoldayız! Durmak yok, devam!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8023650425889311923?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8023650425889311923/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8023650425889311923&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8023650425889311923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8023650425889311923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/04/etiketler.html' title='Etiketler...'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4668118605229587347</id><published>2009-04-10T18:40:00.003+03:00</published><updated>2009-04-11T13:56:47.257+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sobe'/><title type='text'>Sobe-ler-</title><content type='html'>Uzun zaman oldu yine yazmayalı. Her gün aklımda; "bugün yazacağım!" diyorum ama olmuyor. Yetmiyor saatler... Kalıyor bir sonraki güne. Bu kez öyle olmasın diye başladım hemen yazmaya. Birazdan yemek yiyeceğiz; bu nedenle muhtemelen birkaç molayla yazacağım. Ama bu kez kararlıyım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazamadığım süre boyunca iki kez sobelendim. &lt;a href="http://damlabebek.blogspot.com/"&gt;Damla'nın annesi Yaprak&lt;/a&gt; sobeledi beni; iki kez. Önce onlarla başlayayım dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk sobenin konusu evlendiğiniz zamanki ve şimdiki haliniz.  Nedense önce aldığım kilolar geldi aklıma. Nikah masasında "evet" dediğim kilom 54, geçen 9 sene ve birkaç ayın ardından 68. Evliliğim tam 14 kilo kazandırmış bana. Ama yıllar sonra görüştüğüm arkadaşlarımın söylediğine göre hiç değişmemişim. Boydan kurtarıyorum sanırım. Bir de makyaj yapmıyor, saçımla pek uğraşmıyor olmamdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evliliğin fiziksel katkılarını bir yana bırakıp, neden olduğu ruhi değişimlere gelirsek, törpülenen inatçılığımı tek geçerim. Hala tam anlamıyla kuzu gibi olmasam da, bekarlık günlerimin dikbaşlılığı ve inatçılığı, evlilikle birlikte epey eridi. İki inatçı keçi, hayatımızı böyle devam ettiremeyeceğimizi anlayınca, inatçılıklarımızı bir kenara bırakıverdik. İstisnalar kaydeyi bozmaz! Bu konuda, &lt;a href="http://www.sevgilisayfa.blogspot.com/"&gt;Gülfer'i&lt;/a&gt; sobeliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim ikinci sobenin konusuna: Ben kimim? Fiziksel özellikleri sıralamak kolay da, insanın huyunu suyunu anlatması zor. Deneyelim bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmayı severim. Her ne kadar emekliliğimi iple çeksem de, o zamana kadar çalışmadan duramam. Yaptığım işi en iyi şekilde yapmak isterim. Laf gelsin istemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğim insanlarla çok konuşurum, eğer karşımdakini sevmemişsem bir anda domuz gibi olurum. Önyargılıyımdır bu konuda biraz. İlk karşılaşmadaki hislere inanırım. Ya severim, ya sevmem. Pek ortam yoktur bu konuda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabırsızımdır. Sıkılmadan, uzun uzun, anlaşılır şekilde anlatırım. Ama sadece bir kez. İkinciyi anlatacak sabrım yoktur. Sırf bu nedenle babamın isteğiyle üniversite tercih formuma yazdığım öğretmenlik mesleğini, son anda "ya tutarsa" korkusuyla silmişliğim vardır. Bilmem kaç bin parçalık puzzle'ları bir çırpıda yapışım da bundandır. (Zeyno'ya karşı gösterdiğim sabra ben bile şaşırıyorum!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenli ve planlı olmayı severim. Yapılacak işler, kafamda da, not defterinde de hep bir sıra halindedir. Sırayla yapar, üstünü çizerim. Gece evi toplamadan asla yatmam. Organizasyon insanıyımdır. Organizasyon yapmayı ve işlerin tıkırında gitmesini severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gezmeye bayılırım. Olmuşla ölmüşün çaresi yoktur felsefesine inanırım. "Tüh tüh, vah vah" yapmam bu nedenle. Kimseye eyvallahım yoktur. Hayatta en istemediğim şey birine muhtaç olmak, birilerine minnet etmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amma da çok şey varmış yazacak! En iyisi burda noktayı koymak. Ve sevgili &lt;a href="http://duruveben.blogspot.com/"&gt;Arınç'ı&lt;/a&gt; sobelemek!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-4668118605229587347?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/4668118605229587347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=4668118605229587347&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4668118605229587347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/4668118605229587347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/04/sobe-ler.html' title='Sobe-ler-'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8920911941201967114</id><published>2009-03-17T15:47:00.006+02:00</published><updated>2009-04-11T14:20:52.451+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><title type='text'>Gitti 1,5 Kaldı 1,5</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sb-w5RNkaqI/AAAAAAAABMc/ZhoEvGPsIbo/s1600-h/IMG_5665.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sb-w5RNkaqI/AAAAAAAABMc/ZhoEvGPsIbo/s320/IMG_5665.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5314160583239821986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Doğumdan sonra sık sık aynı cümle dökülüyordu annemin ağzından: "Hele bi göbeği düşsün, o zaman rahatlar". Sonra, "yarı kırkı dolsun, o zaman ele avuca gelir" demeye başladılar. Ardından da "40'ı çıktı mı rahatsın" demeye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İlk 3 ay zordur, sonra sancılar biter rahatlarsın".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Desteksiz oturmaya başladı mı çok rahat edeceksin".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hele bi yürüsün! İşin biraz zorlaşacak ama rahat edersin".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep günleri saydım. Bir yandan "bir an önce geçsin" diyerek, diğer yandan "nasıl da bu kadar hızlı geçiyor" diyerek. Şimdi yeni bir hedefim var: 3 yaş. Çevremde, çocuğunu bu yaşa kadar getirmiş tüm annelerin ortak yorumu bu: "3 yaşına geldimi, her şey çok kolaylaşıyor!" İnanıyorum yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman sıkılsam, gece defalarca uyansam, hep bunu getiriyorum aklıma. Ve kalan zamanı düşünüyorum. Artık yolu yarıladık; gitti 1,5, kaldı 1,5.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır "son durum" yazıları yazmıyorum. Zeyno'nun neler yapabildiğini de. Bunlara yetişmek zor çünkü. Genel çerçevesiyle Zeyno'nun bir rutini var ama bir gününün bir gününü tutmadığı da çok oluyor. Yapabildikleri ise her gün değil, her an değişiyor artık. Deniyor ve yapıyor. Kendi kendine çalışıyor ve söylüyor... Yapabildikleri sadece bizi değil, O'nu bile şaşırtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelecekte keyifle okumak için kısa bir özet geçmeli yine de:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Tam olarak çıkan diş sayısı 8. Alttan 3 (birisi yeni çıktı, sadece görünüyor), üstte 4 ve altta bir azı dişi daha (bu azı dişi de hala çıkmakla meşgul). Bu arada çok sayıda kabarmış diş yeri mevcut.&lt;br /&gt;* Ben hala "acaba bıraktırsam mı?" diye düşünürken, O keyifle meme emmeye devam ediyor. Sadece biraz sınırlandırdık olayı. Artık her istediğinde sunmak yok. Birkaç istisna dışında, sadece öğle uykusuna dalarken, gece uykusuna dalarken ve gece uyandıkça emiyor.&lt;br /&gt;* Gece uyanmaları da devam ediyor. Ama hangi gün, kaç kere uyanacağı belli değil. Şanslıysam 2 uyanmayla tamamlıyoruz geceyi. Değilsem 3,4,5...&lt;br /&gt;* Yeme konusunda oldukça seçici artık. Eskisi gibi yemediklerini sevdiklerine katarak yedirme taktiği de pek işe yaramıyor. İstenmeyen malzemeler itinayla ayıklanıyor, eğer ayıklanamıyorsa tabak elin tersiyle itiliyor.&lt;br /&gt;* Oyun ablalarımız gelmeye devam ediyor. Oldukça keyifli vakit geçiriyor onlarla. En azından onlar varken bana sarmıyor.&lt;br /&gt;* Dışarda olmaya bayılıyor. Son gözdesi ise kaydıraklar. Eğer 4-5 basamaklı küçük kaydırak bulabilmişsek, merdivenlerinden kendisi çıkıyor ve "vuuuu".&lt;br /&gt;* En keyiflisi artık sokaklarda elele tutuşup, yürüyebiliyoruz.&lt;br /&gt;* Utanma dönemi sona erdi. Yine eskisi gibi. Birisi ona ilgi göstermeye görsün. Bizimki hemen yanında, kesmedi kucağında. En çok da vapurda...&lt;br /&gt;* Tam bir papağan. Kendi kendine oynarken bir yandan kulağı bizde. Söylediğimiz tek heceli kelimeler, ünlemler anında dökülüyor dudaklarından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar aklımdakiler:&lt;br /&gt;* Yağdığı iyi oldu ama artık yağmurlar bitse, hava ısınsa...&lt;br /&gt;* O zaman ilk iş Zeyno'nun kıyafetlerini geçmeli elden. Küçülenler ayıklanacak, verilecekler poşetlenecek, baharlıklar ve yazlıklar bavuldan çıkarılıp, yerleştirilecek.&lt;br /&gt;* Memeden ne zaman kesmeli acaba? Tatile çıkmadan bu işi halletsem mi? Yoksa tatilde mi daha kolay olur?&lt;br /&gt;* Tuvalet eğitimi için erken mi acaba? Yoksa havalar ısınınca denemelere başlasam mı? Ne de olsa kaka rutini belli. Kararlı davranmalı ama, bir kere başladın mı sabırla devam etmeli!&lt;br /&gt;* Karyolasını söküp, yatağa geçirsek mi acaba? IKEA'daki&lt;a href="http://www.ikea.com.tr/productdetail.aspx?id=80090469&amp;amp;SPR=1041"&gt; kırmızı yatağı&lt;/a&gt; alacağım. Diğer odayı düzenlemeli ama o zaman. Tek başına yatabilir mi ki? Yoksa bunu da tatil dönüşüne mi bıraksam? Nasıl olsa tatilde bir sürü değişik yatakta ve değişik şekilde yatacak??&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8920911941201967114?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8920911941201967114/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8920911941201967114&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8920911941201967114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8920911941201967114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/gitti-15-kald-15.html' title='Gitti 1,5 Kaldı 1,5'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sb-w5RNkaqI/AAAAAAAABMc/ZhoEvGPsIbo/s72-c/IMG_5665.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-5676922183533318057</id><published>2009-03-17T13:23:00.004+02:00</published><updated>2009-03-25T16:09:18.368+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><title type='text'>18. ay kontrolü</title><content type='html'>Geçen Cuma, 18. ay kontrolü için Hilal Hanım'a gittik. En kısa kontrollerden biriydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce ölçümler yapıldı. Baş çevresi 48,8 cm (Zeyno hala biraz koca kafalı). Boy, geçen aya göre 2 cm artışla 82 cm. Ve kilo, geçen aya göre 600 gr artışla 12 kilo. Nasıl oldu, neden bu kadar çok kilo aldı bilmiyorum. Herhalde her gün gözümün önünde olduğu için ben çok da farkında değildim ama gören herkesin "biraz tombullaşmış galiba" demesinin nedeni buymuş. Oysa yemek felsefemiz hiç değişmedi: Teklif var, ısrar yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateş ölçüldü, kulaklara ve boğaza bakıldı, ciğerler dinlendi... Sorun yok. Hepatit A aşısı yapıldı ve böylece yeni bir aşı tatili başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hilal Hanım, sadece büyüme gelişmenin takibi için Mayıs ayında gelirsiniz dedi. Ama benim niyetim tatil öncesi, Haziran'da gitmek. Planda uzunnnn bir yaz tatili var. Bekle Ege, geleceğiz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-5676922183533318057?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/5676922183533318057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=5676922183533318057&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5676922183533318057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5676922183533318057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/18-ay-kontrolu.html' title='18. ay kontrolü'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6215172753395730157</id><published>2009-03-12T17:02:00.008+02:00</published><updated>2009-03-25T16:09:28.072+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><title type='text'>İzmir fotoları</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sbkk-QUCXQI/AAAAAAAABL8/sDFKYMwQtRM/s1600-h/DSCN9058.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 212px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sbkk-QUCXQI/AAAAAAAABL8/sDFKYMwQtRM/s320/DSCN9058.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312317887409708290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Misafirleri beklerken...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbklJ6-HFGI/AAAAAAAABME/73g8BZwBJGs/s1600-h/DSCN9070.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 221px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbklJ6-HFGI/AAAAAAAABME/73g8BZwBJGs/s320/DSCN9070.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312318087839028322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Çipura'dan hatırı sayılır bir miktar mideye indirilmiş. Şimdi masalar arasında dolanma, garsonlara öpücük atma, ilgilenenlere kur yapma zamanı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbkleVxf2aI/AAAAAAAABMM/BSbmhmEtuj4/s1600-h/DSCN9096.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbkleVxf2aI/AAAAAAAABMM/BSbmhmEtuj4/s320/DSCN9096.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312318438631266722" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;La Cigale'de öğle yemeği. Zeyno'nun makarnası ayrı bir serviste gelmiş. O da afiyetle, hiç sorun çıkarmadan, etrafa dökmeden yemiş. Zeyno büyüyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sbkl263UH6I/AAAAAAAABMU/m5kvrAKPVM8/s1600-h/DSCN9113.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sbkl263UH6I/AAAAAAAABMU/m5kvrAKPVM8/s320/DSCN9113.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312318860904636322" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;09 Mart - İzmir'e bahar gerçekten gelmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://lilypie.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6215172753395730157?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6215172753395730157/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6215172753395730157&amp;isPopup=true' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6215172753395730157'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6215172753395730157'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/izmir-fotolar.html' title='İzmir fotoları'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/Sbkk-QUCXQI/AAAAAAAABL8/sDFKYMwQtRM/s72-c/DSCN9058.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2387006566271109742</id><published>2009-03-12T16:56:00.005+02:00</published><updated>2009-03-25T16:09:40.031+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gezme-tozma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatil'/><title type='text'>İzmir notları</title><content type='html'>* Uçak saati Zeyno'nun uyku saatine denk gelince, sakin bir yolculukla gittik İzmir'e.&lt;br /&gt;* Halamızı isteyenlere heyecanla ve biraz hüzünle "evet" dedik.&lt;br /&gt;* Baharı kuyruğundan yakalayıp, sokaklara vurduk kendimizi. Yağan ılık yağmura döndük yüzümüzü. Ege Denizi'ni, İzmir havasını çektik içimize.&lt;br /&gt;* Yeni yerler keşfettik.&lt;br /&gt;* Restoranlarda, karnını doyurduktan sonra kendi kendini oyalayan kızımıza bakıp, artık büyüdüğünü daha bi anladık.&lt;br /&gt;* Yedik, içtik, güldük, söyledik, hasret giderdik...&lt;br /&gt;* Kara ve puslu bir İstanbul'a döndük. Hadi ama artık, havalar ısınsın!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2387006566271109742?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2387006566271109742/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2387006566271109742&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2387006566271109742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2387006566271109742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/izmir-notlar.html' title='İzmir notları'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7121812064155981242</id><published>2009-03-12T16:44:00.004+02:00</published><updated>2009-03-25T16:09:53.686+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><title type='text'>Tavuk suyuna çorba</title><content type='html'>Test ettim, onayladım. Tavuk suyuna çorba gerçekten işe yarıyormuş. İzmir'e gitmemize birkaç gün kala Zeyno'nun burnu akmaya, hapşırığı artmaya başlayınca "Aman Allahım!" dedim. "Yoksa İzmir'de gezemeyecek miyiz?" Ve hemen desteğe başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah kahvaltısında taze sıkılmış portakal suyu ve akşamüstü ballı ıhlamura, bir de öğlen yemeği olarak tavuk suyu çorba ekledim. İki tane tavuk göğsünü kaynatıp, suyunu ayırdım. Etler bize akşam yemeği oldu, suyu Zeyno'ya çorba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kapta bir yumurta, biraz un ve birkaç kaşık yoğurdu iyice çırptım. İçine kaynamak üzere olan tavuk suyundan birkaç kaşık ekleyip, tekrar çırptıktan sonra yavaş yavaş ve karıştırarak ateşteki tavuk suyuna ekledim. Bir avuç da pirinç. Pirinçler açılıncaya kadar kaynattım. Ve içirmeden önce  limon sıkıp, üstüne karabiber serptim. Zeyno bayıla bayıla içti ve iyileşti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7121812064155981242?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7121812064155981242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7121812064155981242&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7121812064155981242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7121812064155981242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/tavuk-suyuna-corba.html' title='Tavuk suyuna çorba'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-5045972000548698840</id><published>2009-03-12T16:13:00.004+02:00</published><updated>2009-03-25T16:10:05.050+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><title type='text'>Mini masa sandalye</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbkbrzzzMPI/AAAAAAAABLs/QG9zPAI5_GM/s1600-h/boyama.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 226px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbkbrzzzMPI/AAAAAAAABLs/QG9zPAI5_GM/s320/boyama.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5312307674916008178" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Zeyno için almak istediğim birkaç şey vardı aklımda. Mini bir masa sandalye takımı ilk sıradaydı listede. Düşündüm düşündüm, birkaç arkadaşıma danıştım ve sonunda almaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu alışveriş için tercihimizi IKEA'dan yana kullandık. Aslında &lt;a href="http://www.ikea.com.tr/productdetail.aspx?id=20072816&amp;amp;SPR=T5109"&gt;bu&lt;/a&gt; modeli almak vardı aklımızda. Ama depoda kalmadığını öğrenince 20 lira daha pahalı olan modeli aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu alışveriş yetti mi? Yetmedi tabii. Bence çok isabetli birkaç şey daha attık sepete. Bir top resim kağıdı. Süper bi şey. İstediğin büyüklükte kesip, kullanabiliyorsun. Biz masanın üstüne yapıştırıyoruz fotolardaki gibi. Gerçi bu, masayı boyanmaktan kurtarmadı ama yine de işe yarıyor. Aklımda bir süre sonra duvarlara yapıştırmak var.&lt;br /&gt;Minik yumuşak hayvanlar. Tanesi 1,5 lira bunların. Uyduruk öykülerde kullanmak için birebir bence.&lt;br /&gt;Kartondan &lt;a href="http://www.ikea.com.tr/productdetail.aspx?id=30125193&amp;amp;SPR=XMAS256"&gt;kukla tiyatrosu&lt;/a&gt;. Henüz bunu kullanmaya sıra gelmedi ama bence Zeyno keyif alacak bundan da. (Kullanınca yazacağım sonucu)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IKEA'nın çocuk bölümünde pek çok güzel şey var. Kendini kaptırmamalı ama. İşe yarayacak ve çocuğun keyif alabileceği şeyleri seçmeli. Bu arada bu bölümden kolay kolay çıkamayacağınızı bilerek ayarlayın zamanınızı. Tahta çivilere birkaç tık, sallanan sandalyede birkaç dakika, biraz yumuşak hayvanları mıncıklamaca, biraz tahta arabayı itmece derken zaman akıp, gidiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-5045972000548698840?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/5045972000548698840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=5045972000548698840&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5045972000548698840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/5045972000548698840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/mini-masa-sandalye.html' title='Mini masa sandalye'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SbkbrzzzMPI/AAAAAAAABLs/QG9zPAI5_GM/s72-c/boyama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8622030953128975127</id><published>2009-03-12T15:55:00.006+02:00</published><updated>2009-03-25T16:10:21.755+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><title type='text'>Oyun kitapları hakkında</title><content type='html'>Pek çok şey birikti yazacak. Hepsi aklımda ama araya İzmir seyahati girince dökemedim buraya. Şimdi sıradan başlayayım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce aldığım oyun kitaplarıyla ilgili birkaç satır yazmalı. Epey bi merak konusu oldu çünkü bu kitaplar. Bu yazıyı bekleyenler olduğunu biliyorum. İşte benim bu kitaplarla ilgili yorumum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle neden bu kitapları aldığımı yazayım. Oyun ablalarımız gelmeye devam ediyor. Zeyno öğleden sonra yaklaşık 2,5 saatini onlarla oynayarak geçiriyor. Şarkılar söylüyorlar, hamurla oynuyorlar, dans ediyorlar, boyama yapıyorlar. Ama bazen tıkanıyorlar. İşte bu tıkanıklığı çözmekti niyetim. Onlara oyunlar önermekti. Bu amaçla aldım daha önceki &lt;a href="http://zeynep365.blogspot.com/2009/02/oyun-kitaplar.html"&gt;yazıd&lt;/a&gt;a bahsettiğim kitapları. Hatta bunlara bir yeni kitap daha ekledim: Çocuklarla Oynanabilecek 365 Çılgın Oyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yorumumun ana fikrini en baştan yazayım: Umduğumu bulamadım. Evet, birçok fikir var bu kitaplarda. Ama bir kısmı zaten yaptığımız şeyler. Cee oyunu, saklambaç, parmak oyunları, elleri kolları da katarak söylenen şarkılar vs vs... Bir kısmı da yaş olarak henüz Zeyno'ya uygun değil. Sonuçta kitaplar, ilerleyen zamanlarda tekrar başvurmak üzere kitaplığa kalktı. Aldığım için pişman değilim. Özellikle okul öncesi dönemde bana önemli bir kaynak olacak hepsi. Orijinal fikirler de yok değil içlerinde. Ama eğer çok merak etmiyorsanız şimdilik almanızı önermem. Biraz kafa yorarak, biraz internette dolaşarak ve en önemlisi sizinkiyle yaşdaş ya da daha büyük çocuğu olan annelerden alacağınız fikirlerle çok keyifli oyunlar üretebilisiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8622030953128975127?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8622030953128975127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8622030953128975127&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8622030953128975127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8622030953128975127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/oyun-kitaplar-hakknda.html' title='Oyun kitapları hakkında'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-321452844424518963</id><published>2009-03-02T22:08:00.004+02:00</published><updated>2009-03-25T16:10:30.475+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='18. ay'/><title type='text'>Music Together maceramız</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SaxAyT3CcMI/AAAAAAAABLc/U2uWPQO4v3I/s1600-h/IMG_5459.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SaxAyT3CcMI/AAAAAAAABLc/U2uWPQO4v3I/s320/IMG_5459.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308689293831729346" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında &lt;a href="http://kucukada.blogspot.com/"&gt;Yapıncak'ın blog'u&lt;/a&gt;nu takip ettiğimden, haberdardım &lt;a href="http://www.musictogetherist.com/"&gt;music together&lt;/a&gt;'dan. Ama nedendir bilmem, katılmak hiç gelmemişti aklıma. Ta ki, bundan 3 hafta önce &lt;a href="http://hayatipaylasirken.blogspot.com/"&gt;Pınar&lt;/a&gt; arayıp, "Şubat'ta 3 haftalık bir program var. &lt;a href="http://www.sevgilisayfa.blogspot.com/"&gt;Gülfer&lt;/a&gt;'le ben katılıyoruz, sen de gelir misin?" diyene kadar. Akşam, önümüzdeki üç Cumartesi'yi şöyle bir geçirdim aklımdan. Planlı bir program yoktu. "E o zaman neden olmasın?"dı. Ertesi gün Pınar'ı arayıp, "biz de geliyoruz" dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demesine dedim ve bütün bir hafta Zeynep'e katılacağımız bu programı anlatıp, durdum ama biz ilk derse gidemedik. Çünkü 2,5 yıllık Ada yaşantımızda, ikinci kez vapuru (bu kez motoru) kaçırdık. Hem de saniyelerle. Üzüldüm, kızdım... Ama yapılabilecek bir şey yoktu. Ne bir sonraki motor ne de gelecek ilk vapur bizi derse yetiştirebiliyordu. Kös kös sahildeki kafelerden birinde çay içip, ilk vapurla annemlere geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi hafta, işi garantiye almak için Cuma akşamından geçtim karşıya. Osman'ın şehir dışında işi olduğundan Halil götürdü bizi derse. Kapıda Ada ve Yapıncak karşıladı bizi. Ama o da ne? Zeyno içeri girmeye direniyor. Küçük bir açıklama, gelen yeni çocuklar, Duru, Ceylin... Sonunda Zeyno da ortama ısındı. Ayakkabılarımızı çıkardık, yuvarlak halının etrafında halka olduk ve 1 saat boyunca kendimizi ritimlere bıraktık. Tek kural vardı: Çocuklar rahat bırakılacak, katılıma zorlanmayacak. Öyle yaptık. Çocuklar kah gönüllerince dansedip, kah ortalıkta dolanırken biz anne babalar da kah tavşan olduk zıpladık, kah araba olduk yol aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü derse Osman'la birlikte gittik. Yine çok eğlendik. Ve derste pek de katılımcı olmayan Zeyno'nun aslında birçok şeyi hafızasına yazdığını eve gelince anladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyifli ve farklı bir deneyimdi bizim için. Eğlenceli hatıralarımız arasındaki yerini aldı. Teşekkürker Pınar, teşekkürler Yapıncak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-321452844424518963?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/321452844424518963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=321452844424518963&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/321452844424518963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/321452844424518963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/03/music-together-maceramz.html' title='Music Together maceramız'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SaxAyT3CcMI/AAAAAAAABLc/U2uWPQO4v3I/s72-c/IMG_5459.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3750083694037249992</id><published>2009-02-24T16:45:00.001+02:00</published><updated>2009-03-25T16:07:35.134+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='17. ay'/><title type='text'>Yeni tepki: Vurma</title><content type='html'>İlk nasıl oldu, nasıl başladı anlayamadık yine. Çok sık olmasa da, arada yüzümüze koca bir şaplak yiyoruz Zeyno'dan. Daha çok bir şeye kızdığında, en çok da istediği şeyi yapmayınca gösteriyor bu tepkiyi ama arada ortada (bizce) hiçbir neden yokken yaptığı da olmuyor değil. Tam da bu konuda ne yapmalı, ne etmeli, nasıl tepki göstermeli diye düşünürken, netten aşağıdaki bilgiyi buldum. 18. ayın gelişim özelliklerini anlatan uzunca bir yazının kısa bir paragrafı. Ve durumu çok güzel özetliyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Bu aylarda çocuğunuz çeşitli durumlara karşı olumsuz tepkiler geliştirebilir. Örneğin kızdığında ya da hayalkırıklığına uğradığında size veya yakından tanıdığı birisine vurarak tepkisini gösterir. Direktiflerinize bilinçli bir şekilde uymama eğilimi de gösterebilir. Örneğin dokunmamasını belirttiğiniz bir eşya ya da objeye sizin gözlerinizin içine bakarak özellikle dokunur. Onun söylediğiniz şeyi anladığı ve mesajı aldığından emin olduğunuz sürece  bu tip küçük inatlaşmalarına sert karşılıklar vermeyin; konuyu büyütmek yerine bir süre için görmezden gelin. Çocuğunuz bu yaşta bile doğru davranışlarının etrafındaki yetişkinlerce pozitif tavırlarla (kucaklama  öpme  gülümseme gibi) ödüllendirildiğini  yanlış davranışlarının ise olumsuz karşılandığını ya da görmezden gelindiğini farketmeye başlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3750083694037249992?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3750083694037249992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3750083694037249992&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3750083694037249992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3750083694037249992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/02/yeni-tepki-vurma.html' title='Yeni tepki: Vurma'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6071097777607707370</id><published>2009-02-24T14:44:00.003+02:00</published><updated>2009-03-25T16:07:44.699+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='17. ay'/><title type='text'>Makarna hala favori</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SaPr5WzJl4I/AAAAAAAABLU/0-9uBPCq73Q/s1600-h/DSCN8979.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SaPr5WzJl4I/AAAAAAAABLU/0-9uBPCq73Q/s320/DSCN8979.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306344156577765250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Makarna, hala Zeyno'nun favori yemeği. Hele bir de yoğurtlu olursa; hımmm hımmm... Önce kaşığıyla başlıyor yemeye. Bakıyor böyle çok yavaş ilerliyor işler, dayanamayıp daldırıyor ellerini. Ve son adım, makarnalar bittikten sonra tabaktaki yoğurtları yalama... Sonuç: Sonsuz bir mutluluk ve banyo...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6071097777607707370?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6071097777607707370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6071097777607707370&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6071097777607707370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6071097777607707370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/02/makarna-hala-favori.html' title='Makarna hala favori'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SaPr5WzJl4I/AAAAAAAABLU/0-9uBPCq73Q/s72-c/DSCN8979.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3376288483143401071</id><published>2009-02-24T14:23:00.004+02:00</published><updated>2009-03-25T16:08:02.673+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='17. ay'/><title type='text'>Oyun kitapları</title><content type='html'>Oyun ablalarımız hayatımıza dahil olalı epey bir süre geçti. Zeyno ilk günden beri sorunsuz bir şekilde onlarla vakit geçiriyor. Havanın güzel olduğu günlerde, dışarı çıkıyorlar birlikte. O zaman sorun yok. Meyve ve su veriyorum yanlarına. Bulunabilecekleri alan sahil. Ağzına götürmemesine dikkat etmek koşuluyla topraklarla oynaması serbest. Yine dikkatli olmaları koşuluyla hayvanlarla da. Giderlerken, kapıda bana el sallayıp, öpücük yolluyor Zeyno. Ve gayet mutlu dönüyor eve. Bu günlerde sorun yok. Ama evde oldukları zaman birlikte geçirdikleri saatleri çok da verimli kullanmıyorlar. Evet, Zeyno bana ilişmeden zaman geçirdiğinden ben işlerimi yapabiliyorum ama gözlemleyince anladım ki, tek istediğim bu değilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlar çocuk gelişimi bölümünde öğrenci oldukları için daha donanımlı olacaklarını düşünmüştüm. Ama öyle olmadı. Daha doğrusu onlar ilgili derslerinde daha çok 5-6 yaş grubu oyunlarını öğrendikleri için Zeyno'yla nasıl vakit geçireceklerini pek bilemiyorlar. Sonuçta Zeyno açısından verimsiz, onlar için de sıkıcı geçiyor saatler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda bu işe bir çözüm bulmaya karar verdim ve ilk iş kitap araştırmasına giriştim. 4 kitap aldım ideefixe üzerinden:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;* Çocukların Sevdiği 365 Yaratıcı Oyun (Pozitif Yayınları)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;* Benimle Oynarmısın Anne 365 Eğitici Çocuk Oyunu (Timaş)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;* Anneciğim Benimle Oynar mısın? (Platform)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;* 12-36 Ay Bebekler İçin Beyin Geliştirici Zeka Oyunları (Platform)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapları henüz detaylı olarak incelemedim. Ancak "Anneciğim Benimle Oynar mısın?" kitabı, 0-12 ay oyunlarını kapsıyormuş. Bu nedenle buradaki oyunlar Zeyno için biraz basitçe. Ama yine de fikir alınabilir. En çok yararlanacağım "12-36 Ay Bebekler İçin Beyin Geliştirici Zeka Oyunları" olacak sanırım. Ama onda da 18 ay için önerilen oyunların birçoğu, Zeyno'nun oynamaktan sıkıldığı ve artık pek ilgi göstermediği şeyler. İleri aylara bakmalı. Diğer iki kitapda ise daha çok okul öncesi dönem için öneriler var. Yani bu dört kitap da net olarak derdime derman olmadı ama yine de yararlanabileceğimi düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amacım bu kitaplar sayesinde Zeyno için farklı oyunlar/aktiviteler geliştirip, kızları da bu konuda yönlendirmek. Tabii bunun için her şeyden önce zamana ihtiyacım var. Ama bu çalışmayı yapmam şart. Çünkü günler uzayıp, havalar ısındıkça Zeyno'yu biz (ben ya da babası, tercihen birlikte akşamüstleri) dışarı çıkaracağız. Bu nedenle kızlarla evde daha çok vakit geçirecek. Ve bu vakit mümkün olduğunca kaliteli geçirilmeli. Hele hele Zeyno'nun tüm algı kapıları öğrenmeye bu kadar açıkken...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3376288483143401071?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3376288483143401071/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3376288483143401071&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3376288483143401071'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3376288483143401071'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/02/oyun-kitaplar.html' title='Oyun kitapları'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3932686739016564464</id><published>2009-02-09T23:30:00.002+02:00</published><updated>2009-03-25T16:08:10.171+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sobe'/><title type='text'>Sobe - 161. sayfa, 5. cümle</title><content type='html'>Blog aleminden uzak kaldığım 10 gün içinde sevgili Çağlayan sobelemiş beni. En yakınımdaki kitabın 161. sayfasını açıp, 5. cümleyi yazmam gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yakınımdaki (daha soğrusu kütüphaneye bakar bakmak gördüğüm) kitap, NTV Yayınları’ndan çıkan Cahillikler Kitabı. 161. sayfanın 5. cümlesi ise şöyle: &lt;span style="font-style: italic;"&gt;Lawrence’ın biyografi yazarlarının çoğubunun Brett’in bir uydurması olduğuna inanır, çünkü Brett bu hikayeyi, ilk kez 1976’daki ölümünden birkaç ay önce anlatmıştır.&lt;/span&gt; (John Ruskin düğün gecesinde neye şaşırmıştır? sorusunun yanıtının son cümlesi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Defne’nin annesi sevgili Hülya. Sobeeee...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3932686739016564464?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3932686739016564464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3932686739016564464&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3932686739016564464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3932686739016564464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/02/sobe-161-sayfa-5-cumle.html' title='Sobe - 161. sayfa, 5. cümle'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7963866991313666868</id><published>2009-02-09T22:53:00.005+02:00</published><updated>2009-03-25T16:07:28.274+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='17. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor kontrolü'/><title type='text'>17. ay kontrolü</title><content type='html'>Tam 11 gündür anneanne kampındaydık. Osman'ın nöbetlerini ve gitmeyi planladığımız gezmeleri bahane edip, dönmedik eve. Bu "not molası"nın nedeni buydu işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim geçen bu süre içindeki en önemli not konusuna. Zeyno 17. ayını tamamladı ve doktor kontrolüne gittik. Bu kez boy-kiko-ateş ölçümünü daha soğukkanlılıkla karşıladı ama ağlamaya başlaması için Hilal Hanım'ın odaya girmesi yetti. Geçen 2 ayda Zeyno'nun boyu hiç uzamamış, hala 80 cm. Benim boy konusundaki takıntımı düşününce, günün en kötü haberi buydu. Ama Hilal Hanım boy ölçümünün hala %50-75 aralığında olduğunu söyleyip, geçen kontrolde 2,5 santim uzamış olduğunu hatırlattı. Bazen böyle olurmuş. Yani bir ay çok uzayıp, daha sonraki ay hiç uzamayabilirmiş. Göreceğiz bakalım... Kilo 500 gr artışla 11.400 gr olmuş. (Artık Zeyno'yu kaldırıp indirirken ve kucaklarken zorlanmamızın nedeni bu demek ki!) Kafa ölçüsü de 48.4. Hilal Hanım "bu kız koca kafalı ama kafasının içi akıl dolu" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğazında, ciğerlerinde herhangi bir ters durum yok. Ortakulak iltihabından da geriye herhangi bir şey kalmamış. Hal böyle olunca DBT (difteri, boğmaca, tetanoz) aşısının 4. dozu ile çocuk felci aşısının 4. dozu yapıldı. Geriye sadece 1 aşımız kaldı, o da gelecek ay olacağı Hepatit.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muayene sonucunda "emzirmeye en azından yaza kadar devam" kararına varıldı. Bu arada kısa süre önce kendisine gelen iki vakayı hatırlatıp, uyardı Hilal Hanım beni. Zeyno'nun elinde boya kalemiyle yürümesine izin yok. Bir hastası elindeki boya kalemiyle gözünün korneasını çizmiş. Ayrıca ısırarak ceviz yemesi de yasak. Yine kısa süre önce bir hastasının ciğerinden şamfıstığı çıkarılmış. Ceviz yasağını hemen uygulamaya koyduk ama boyalar konusunda başarılı olduğum söylenemez. Yine de elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle son 1 aydır Zeyno'nun "son durum"ları sık sık değiştiğinden böyle bir yazı toparlamamıştım. Ama madem 17. ayı bitirdik, aklıma gelenleri sıralayayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yemek konusunda "teklif var, ısrar yok" tutumun halen devam ediyor. Zeyno da kimi zaman bayılarak yediği bir yemeği kimi zaman şiddetle reddedebiliyor. Kaliteli besinler almasına dikkat ederek, bu konuda O'nu elimden geldiğince rahat bırakmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;* Öğlen uykusu saat 13:00-15:00 arası. Ve yine meme emerek uykuya geçiliyor. Akşam uyku saati de şu sıralar 20:30-21:00 civarı. Uykuya dalış elbette yine memede. Gece kaç kere uyanacağı ise tam bir muamma. 2 ila 8 arası bir rakam olabilir. Sabah kalkış saati, gece uyanma sayısına bağlı olarak 6:45-08:00 arası.&lt;br /&gt;* Öğrendiği şeyler listesini artık tutmuyorum, tutamıyorum. Her gün, her saat, hatta her an yeni bir şeyler yapıp, bizi şaşırtıyor. Ağzımızdan çıkan özellikle 2 heceli kelimeler anında taklit ediliyor. Hareketler de.&lt;br /&gt;* Ailecek hepimizin vardığı sonuç: Artık Zeyno'nun anlamadığı hiçbir şey yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7963866991313666868?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7963866991313666868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7963866991313666868&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7963866991313666868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7963866991313666868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/02/17-ay-kontrolu.html' title='17. ay kontrolü'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-1405450134875755733</id><published>2009-01-27T15:44:00.003+02:00</published><updated>2009-03-25T16:04:58.650+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><title type='text'>Zeyno'nun saçları kırt kırt</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8QF_x-eHI/AAAAAAAABLI/82dUEJtpCXU/s1600-h/IMG_4752.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8QF_x-eHI/AAAAAAAABLI/82dUEJtpCXU/s320/IMG_4752.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295969382017431666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bizim toka takma çalışmamız başarısızlıkla devam ederken, saçlar göze girme kıvamına gelince, sonunda geçen hafta sonu karar verildi ve Zeyno'nun saçları kesildi. Ama sadece önler ve biraz da yanlardan. Şimdi soruyoruz Zeyno'ya:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Zeyno, kuaför saçlarını nasıl kesti?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;- Kırt kırt&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-1405450134875755733?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/1405450134875755733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=1405450134875755733&amp;isPopup=true' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1405450134875755733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/1405450134875755733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/zeynonun-saclar-krt-krt.html' title='Zeyno&apos;nun saçları kırt kırt'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8QF_x-eHI/AAAAAAAABLI/82dUEJtpCXU/s72-c/IMG_4752.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6057576265117651593</id><published>2009-01-27T15:37:00.004+02:00</published><updated>2009-03-25T16:05:09.374+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş'/><title type='text'>Her şey Zeyno'ya</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8PXJ9cqxI/AAAAAAAABLA/srMsXsa7Oj0/s1600-h/IMG_4716.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 218px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8PXJ9cqxI/AAAAAAAABLA/srMsXsa7Oj0/s320/IMG_4716.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295968577296050962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Osman'a bisiklet alındı, Zeyno'nun kaskı alındı, koltuğu da Ankara'dan gelecek... E tamam o zaman, hadi bahar gelsin. Ama bir daha soğuğa dönmemek üzere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son dönemde Zeyno'ya aldığımız tek yeni şey bu kask değil. İndirimi de kıyısından köşesinden yakaladım ben. Zara'dan, minik  de olsa seneye giyeceği giysilerle dolu bir poşetle çıktım mesela. Buradan yakaladığım en iyi parça da kırmızı palto oldu. (Bak şimdi de bahar geçsin, yaz geçsin, kış gelsin istedim birden!). Haftasonu dergi için karşıya geçtiğimde eşeleneceğim biraz daha. Mutlaka birkaç şey daha bulurum. Debenhams'a bakmalı, ordaki Zara'ya (belki kahverengi çoban paltosunun bedenini orda bulurum - sadece 29 YTL-), bir de Profilo'nun karşısındaki C&amp;amp;A'ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6057576265117651593?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6057576265117651593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6057576265117651593&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6057576265117651593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6057576265117651593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/her-sey-zeynoya.html' title='Her şey Zeyno&apos;ya'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8PXJ9cqxI/AAAAAAAABLA/srMsXsa7Oj0/s72-c/IMG_4716.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-3659964447826780107</id><published>2009-01-27T14:33:00.005+02:00</published><updated>2009-03-25T16:05:20.860+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oyun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><title type='text'>Oyun ablaları</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8N5gQF1xI/AAAAAAAABK4/wI1nt-Fx0yg/s1600-h/IMG_4736.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8N5gQF1xI/AAAAAAAABK4/wI1nt-Fx0yg/s320/IMG_4736.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295966968372123410" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yazamadığım zamanın, kayıt altına alınması gereken en önemli olaylarından biri de Zeyno'nun oyun ablaları. Evet, Zeyno'nun iki tane oyun ablası var artık: Deniz ile Pelin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bu hikayenin başına. Zamansızlık yorgunluğumu, yorgunluğum da depresyonumu tetikleyince, anladım ki ben artık yetişemiyorum! İşte o zaman karar verdik birini bulmaya. Klasik anlamda "bakıcı" değildi ama aradığımız. Zaten ben tüm gün evde olduğum için böyle birine ihtiyacımız yoktu çünkü. Asıl istediğimiz, günde birkaç saat bize gelip, Zeyno'yla oynayacak birisiydi. Mesela üniversite sınavına bu sene girmiş ama kazanamamış, bu arada harçlığını çıkarmak isteyen bir abla... Osman hemen okuldaki arkadaşlarına anlattı durumu. İki kişi geldi ilerleyen günlerde ama olmadı. Birisi orta yaş üstü, bildiğimiz anlamda bir bakıcıydı. Diğeri de Zeyno'yla oynayamayacak kadar ağır kanlı bir genç kız. Bulamadık yani. Zaman geçtikçe umudumu da kestim ben bu konudan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derken, bir öğlen heyecanla geldi Osman eve. Lojman komşularımızdan ve Ada'daki lisenin öğretmenlerinden bir hanımın numarasını verdi. O, aradığımız gibi birisini bulabilirmiş ve benden telefon bekliyormuş. Hemen aradım Mesiha Hanım'ı. Konuştuk. Aynı gün saat 15:30'da, yanında iki genç kızla bize geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pelin'le Deniz, Hüseyin Rahmi Gürpınar Lisesi'nin çocuk gelişimi bölümünde lise ikinci sınıf öğrencisiymiş. Seneye anaokuluna staja gideceklermiş ama bu sene okul dışındaki zamanları boşmuş. Ve eğer mümkünse, ikisi birden gelmek istiyormuş... Hemen "evet" dedim. Ertesi gün okul çıkışında geldiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk gün umduğumdan iyi geçti. En azından onlar birkaç metre ötemde oynarken ben 2 saat kadar aralıksız çalışabildim. Yani Zeyno "anne!" diye tutturmadan oynadı. Sonraki günler hastalığına denk geldiğinden pek keyifli geçmedi ama bu hafta durumu düzelttik. Saat 13:30 gibi uyuyan Zeyno, saat 15:00 gibi kalkıyor. 15 dakika sonra da ablaları geliyor. Şimdilik gidişat iyi. 2 gündür pırıl pırıl havanın tadını çıkarmak için sahildeler. Kapıda Pelin'le Deniz'i görünce yüzünde güller açan Zeyno, onların kucağındayken aynı keyifle el sallıyor bana.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-3659964447826780107?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/3659964447826780107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=3659964447826780107&amp;isPopup=true' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3659964447826780107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/3659964447826780107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/oyun-ablalar.html' title='Oyun ablaları'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX8N5gQF1xI/AAAAAAAABK4/wI1nt-Fx0yg/s72-c/IMG_4736.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-8820288499753090074</id><published>2009-01-26T15:49:00.001+02:00</published><updated>2009-03-25T16:05:28.371+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><title type='text'>Çikolata kaçamağı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX2_pE0jEbI/AAAAAAAABKo/23rEjFtX2GY/s1600-h/IMG_4484.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX2_pE0jEbI/AAAAAAAABKo/23rEjFtX2GY/s320/IMG_4484.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295599449247257010" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://lilypie.com/"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-8820288499753090074?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/8820288499753090074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=8820288499753090074&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8820288499753090074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/8820288499753090074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/ikolata-kaama.html' title='Çikolata kaçamağı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX2_pE0jEbI/AAAAAAAABKo/23rEjFtX2GY/s72-c/IMG_4484.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-7771154282902483336</id><published>2009-01-26T14:36:00.006+02:00</published><updated>2009-03-25T16:05:39.005+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hastalık'/><title type='text'>Ortakulak iltihabı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX2xDoKUT2I/AAAAAAAABKY/RBPbJaCzxQ4/s1600-h/IMG_4519.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX2xDoKUT2I/AAAAAAAABKY/RBPbJaCzxQ4/s320/IMG_4519.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295583412735987554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yazmadığım 10 gün içinde o kadar çok şey oldu ki! Ama önce bu araya neden olan olayı yazmam lazım herhalde. Hem de en başından...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen Çarşamba, akşam uykusuna yatmadan önce, altını değiştirirken fark ettim Zeyno'nun ateşi olduğunu. Hemen ölçtüm: 38.5 derece. Kısa bir düşünmenin ardından, bir ölçek ateş düşürücü şurup verip, yatırdım. Ama "ya gece daha da çıkarsa?" sorusu aklıma gelince, hemen doktorumuzla iletişime geçtim. "İshal yok, kusma yok, öksürük yok, burun akıntısı yok, iştahı ve keyfi yerinde ama ateşi var. Şu sıralar tam da diş çıkarıyor, ondan olabilir mi?" diye sordum. O da bir fitil, bir şurup şeklinde ateş düşürücü kullanmamı önerdi. Tam 2 gün boyunca, yaklaşık 5'er saat arayla kullandım fitil ve şurubu. Banamısın demedi ama. 38,5-40 aralığında gitti geldi ateşi. Bu arada üstte kabaran dişlerden biri çıktı ve keyfi de gayet yerindeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araya Pazar günü gireceğinden, Cumartesi tekrar aradım doktorumuzu. "Muhtemelen enfeksiyon var. Antibiyotik başlayacağız ama yakınınızdaki bir doktora boğazını gösterip, ciğerlerini dinlet ve bana sonucu bildir" dedi. Annemlerin eve yürüyerek 5 dak. mesefadeki Özel Marmara KBB Merkezi'ne gittik. Oradaki KBB Uzmanı doktor önce kulaklarına baktı Zeynep'in. Ve sol kulağa bakar bakmaz "oooo!" deyiverdi. "Ortakulak iltihabı olmuş!" Yani bilmeden en doğru doktora getmişiz. İki "çok kuvvetli" antibiyotik iğne, iki şurup, bir burun fısfısı ve bol bol serum fizyolojik içeren reçeteyi yazdı hemen. "Vakit kaybetmeden iğneyi yaptırın. Şurupları bitene kadar kullanacaksınız ve haftaya görsem iyi olur" dedi. 10 dakika sonra, bacağından yediği iğnenin etkisiyle son derece mızmızlaşan Zeyno kucağımda annemlerdeydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün ikinci iğneyi de vurdurduktan sonra toparlamaya başladı ve ateşi düştü. Bu hafta sonu kontrole gittik. Kulağı düzelmiş (meğer neredeyse kulak zarı delinecek kadar ciddiymiş durum!) ama şuruplara devam etmemiz gerekiyormuş. Ediyoruz da. Bugünlerde Zeyno'nun keyfi iyice yerine geldi. Ateş ve hastalık gitti ama o günlerden garip bir sinirlilik ve ağlama krizi kaldı bize yadigar. Foto bu anlardan birinde çekildi. "Şurupların yan etkisidir" diye avutuyorum kendimi. Ve umuyorum ki, şuruplar bitince Zeyno eski haline dönecek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-7771154282902483336?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/7771154282902483336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=7771154282902483336&amp;isPopup=true' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7771154282902483336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/7771154282902483336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/ortakulak-iltihab.html' title='Ortakulak iltihabı'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SX2xDoKUT2I/AAAAAAAABKY/RBPbJaCzxQ4/s72-c/IMG_4519.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-6503167010404113598</id><published>2009-01-14T15:56:00.001+02:00</published><updated>2009-03-25T16:05:49.090+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><title type='text'>Zeyno’nun misafiri</title><content type='html'>Uzun zamandır bir arkadaş buluşması ayarlamak istiyordum aslında. Gözüme kestirdiğim isim de, arka apartmandaki Tuğçe’ydi. Çünkü birbirlerine yakın zamanlarda doğduklarını biliyordum. (Meğer sadece 4 gün varmış aralarında!) Ama araya önce Zeyno’nun, ardından da Tuğçe’nin hastalığı girince ertelemiştim bu planı. Sonunda bugün aniden telefona sarıldım ve numarayı çevirdim. Daha önce birkaç kez sokakta ayak üstü sohbet ettiğim Zehra Hanım’a da “bize gelsenize” deyiverdim bir çırpıda. Önce şaşırdı ama yarım saat sonra bizdelerdi. Birbirlerine pek takılmadılar ama birlikte olmaktan hoşnuttular bence. Zeyno yan gözle sürekli Tuğçe’yi gözetliyordu. Ayrıca oyuncaklarını kendiliğinden getirip, O’na verdi. Arada da sarılıp, kucakladı... Yaklaşık 1,5 saat süren ve birlikte kek yiyerek tamamlanan buluşma hiç de fena değildi bence. Tekrarlamaya karar verdik. Akşam Zeyno’ya “Tuğçe’ler bize yine gelsin mi?” diye sordum, kuvevtlice kafasını salladı. “Biz onlara gidelim mi?” dedim, yine aynı cevabı verdi. Tekrar buluşmak şart oldu yani.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Not: Maalesef fotoğraf çekmeyi unuttum. Bir dahakine...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-6503167010404113598?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/6503167010404113598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=6503167010404113598&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6503167010404113598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/6503167010404113598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/zeynonun-misafiri.html' title='Zeyno’nun misafiri'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-2548191051552320534</id><published>2009-01-14T15:55:00.001+02:00</published><updated>2009-03-25T16:05:55.316+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><title type='text'>Bir kaşık boncuk makarna</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SW3u8_NFvHI/AAAAAAAABJQ/yvuIGF8DCG8/s1600-h/IMG_4358.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SW3u8_NFvHI/AAAAAAAABJQ/yvuIGF8DCG8/s320/IMG_4358.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291147868756098162" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir süredir yemeklerde kendi çatalını ve kaşığını elinden düşürmüyordu Zeyno. Ben de bunu fırsat bilip, son bir haftadır kendi kendine yeme çalışmalarını hızlandırdım. Boncuk makarnayla başladık çalışmaya. Ben yemeğini yedirirken, Zeyno da bir yandan makarnasını kaşıklamaya çalıştı. Ve umduğumdan çok daha iyi kıvırdı bu işi. Küçük bir destekle, pirinç pilavı ve bulgur pilavında da başarılı oldu. Üstelik çok daha iştahla yiyor bu şekilde. Durmak yok, çalışmalara devam!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3666890500329570292-2548191051552320534?l=zeynep365.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://zeynep365.blogspot.com/feeds/2548191051552320534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3666890500329570292&amp;postID=2548191051552320534&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2548191051552320534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3666890500329570292/posts/default/2548191051552320534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://zeynep365.blogspot.com/2009/01/bir-kak-boncuk-makarna.html' title='Bir kaşık boncuk makarna'/><author><name>Nurdan Gencturk</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18064052694140952287</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SeDtHdxw1QI/AAAAAAAABNI/aViO8RtzEz8/S220/IMG_3865+copy.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SW3u8_NFvHI/AAAAAAAABJQ/yvuIGF8DCG8/s72-c/IMG_4358.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3666890500329570292.post-4229131804355256608</id><published>2009-01-13T23:13:00.003+02:00</published><updated>2009-03-25T16:06:03.936+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beslenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='16. ay'/><title type='text'>Kek yaptık</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_a7Ba0y6EZ9M/SW3uszwXS2I/AAAAAAAABJI/lA_ayrPm5Ro/s1600-h/kek.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; he
