15 Kasım 2012 Perşembe

Bi melek... bi şeytan...

Düşünüyorum da, aslında doğduğundan beri, istikrarlı bir gidişatı var Zeyno’nun bu konuda. Bi melek gibi... bi şeytan. Ne mi demek bu?

Mesela şu sıralar melek. Her şeye “tamam” diyor. Sabah gülücüklerle uyanıyor. “Teşekkür ederim” ile “rica ederim” en sık kullandığı kelimeler. Neredeyse hiçbir şeye itiraz etmiyor. Ve biz, yüzümüzde şaşkınlık ifadesi, dilimizde “Zeyno çok büyüdü” lafı, mutlu mesut öpüp, kokluyoruz kızımızı.

Oysa ki şaşırmamam gerektiğini de, bu durumun ilelebet sürmeyeceğini de biliyorum. Bilmekle kalmıyorum, defalarca tecrübe ettim.

Bir sabah kızgın uyanacak Zeyno. Ya da kahvaltı sofrasında hiç yoktan bi sebepten arıza çıkaracak. Her şeye itiraz başlayacak ardından. Teşekkürün yerini asık surat ve omuz silkme alacak. Biz yüzümüzde kızgın ifade, dilimizde “ya sabır”, mümkün olduğunca tepkisiz kalacağız. Tabii zaman zaman köpürüp, taşacağız...

Olsun varsın... Yazamadığım dönemde, Zeyno bir melek, biz de mutlu mesut anne-baba... Ne mi yapıyoruz? Her anının keyfini çıkarıyoruz tabii. Bu arada, Zeyno gerçekten çok büyüdü 

Ve mutlu dönemden birkaç foto


Evde kış hazırlığı - Boyacı Zeyno


Ara ara Zeyno'nun uyku arkadaşı - adı Elif


2012 Kurban Bayramı Hatırası - Emirgan Parkı


Cumartesi-Pazar antreman günü - hem koşarım hem babama poz veririm