4 Ekim 2012 Perşembe

Şu sıralar hafta sonları...

Tatil öncesi doktor kontrolünde Hilal Hanım "kilo üst sınırda" dediği an aklıma koymuştum Zeynep'in bir spora başlamasını. Aklıma ilk gelen yüzmeydi. Ama tereddütlerim vardı: Enfeksiyon riski yüksekti. Ayrıca kışın zor olabilirdi! Tam bunları düşünürken, Çengelköy'de açılacak voleybol kursunu duyduk. Kaymaklı ekmek kadayıfı oldu yani.

Bir hafta sonu gittik. Eski milli voleybolcular Handan ve Elçin Hoca ile tanıştık. Kurs aslında 7-12 yaş grubu içindi ama her ikisi de Zeynep'i uygun bulunca, biz de kaydını yaptırdık.

Ertesi hafta gittiğimizde Zeyno formalarını ve dizliklerini aldı. Ve sıranın sonuna geçti.

Artık her hafta sonu 2 gün voleybol kursuna gidiyor. Elbette yaptıkları voleybol oynamak değil. Oyunla karışık antreman. Eğer Zeyno'nun yaşlarında birkaç çocuk daha gelirse, onları ayrı bir grup yapacaklar. Ama şimdilik, çok yorulsa da, halinden memnun, büyük ablalarının arasında koşturup duruyor.

O artık Beylerbeyi spor kulübüne bağlı bir voleybolcu. Her antrenman sonrası minik eller birleşiyor ve "Bey-ler-be-yi!" diye bağırıyor.

İşte yeni hafta sonu halleri...

Sıraya geç...


Esne...


Zıpla!

Top at...

Sıranı bekle...

ve koş, koş, koş!