6 Haziran 2011 Pazartesi

İlk hayvanat bahçesi ziyareti

Nihayet annemin fotoğraf maknesindeki fotoğrafları bilgisayarıma yükledim. Vakit kaybetmeden Zeyno'nun ilk hayvanat bahçesi ziyaretine ait notları düşüyorum

Geçen ay okulda "hayvanlar"la bolca haşır neşir oldu Zeyno. Hatta vahşi hayvanlar konusunda bir proje bile hazırladı. (Bulduğumuz vahşi hayvan resimlerini kesip, bir kartona yapıştırdı. Sonra da süslü olsun diye boşta kalan kısımları boyadı)

Biraz bunu, biraz da 19 Mayıs'taki tatili bahane edip, Darıca'daki hayvanat bahçesine (Faruk Yalçın Zoo) gitmeye karar verdik. Aslında aklımda bu hayvanat bahçesi ile ilgili kötü eleştiriler kalmıştı hep ama yine de vazgeçmedik. İyi ki gitmişiz, Zeyno çok keyif aldı. Biz de :)

Aslında bu günle ilgili en güzel özeti fotoğraflar yapar herhalde. Ama belki birileri gitmeden önce bu yazıya denk gelir de okur diye, hayvanat bahçesi ile ilgili birkaç bilgiyi de, kendi yorumlarımla birleştirip yazmak istiyorum:

* 0-4 yaş arası çocuklar için para alınmıyor; büyükler için giriş ücreti kişi başı 15 TL. İlk anda insana biraz fazla geliyor ama içeriyi görünce ve orada geçirilen zamanı düşününce, çıkışta insan gayet makul buluyor bu fiyatı.
* Oldukça büyük bir alan. Yaklaşık 2,5 saatte gezdik biz. Gezmek için en uygun zaman havanın güzel olduğu bir ilkbahar günü bence. Yazın, çok sıcakta ya da kışın çok soğukta gezmek biraz zor olabilir. Nihayetinde gezilen yer açık alan. Hayvanlar da ilkbahar ve sonbahar aylarında daha keyifli olur diye düşünüyorum!
* Hayvanların kötü durumda olduğuna dair yorumlar vardı aklımda hep. Bu konunun uzmanı değilim ama bence gayet iyi durumdalardı. Keyifleri de yerinde görünüyordu. Ama vahşi hayatta olması gereken hayvanları, büyük de olsa nihayetinde kapalı ve sınırlı bir alan içinde görünce biraz da üzülmüyor değil hani insan.
* Kafeslerde hayvanlarla ilgili kısa bilgiler yazılmıştı ama keşke daha çok bilgi olsa. Daha da güzeli, çocuklara uygun bir dil ve anlatımla anlatan birileri. Belki gruplara anlatılıyordur ama gözlemlediğim kadarıyla o da yoktu. Oysa ki, aslanın bulunduğu kafesin önünde, bir görevliden duyduğumuz erkek aslanın günde yaklaşık 20 saat uyuduğu bilgisi çok ilgimizi çekti bizim!
* Fil, zürafa ve zebra gibi Zeyno'nun görmeyi umut ettiği birkaç hayvan maalesef bizim gittiğimiz dönemde yoktu (ama yakında geleceğini söylediler). Ama su samurundan onlarca çeşit balığa, pembe filamingolardan penguenlere, lamalardan kanguruya kadar o kadar çok hayvan gördük ki, Zeyno eksik hayvanlar nedeniyle herhangi bir üzüntü yaşamadı. "Bir dahaki gidişimizde görürüz" diyerek, işini sağlama alıyor şimdiden.
* Bu hayvanat bahçesi ile ilgili bilgilere şurdan ulaşabilirsiniz.
* Sonuç olarak bu geziden biz de, Zeyno da çok memnun kaldık. Evet, ilerleyen senelerde bir kez daha götürebiliriz bence. Ama bizim gönlümüzde Berlin'deki hayvanat bahçesine gitmek var :)


Zeynep için yavru ve küçük boyutlu hayvanlar her zaman çok daha ilgi çekici ama bu dev kaplumbağayı da çok sevdi.


Kafeslerin üzerinde hayvanlara yem verilmemesi gerektiği yazılmış. Ama bu sevimli sincabı görünce, elindeki cevizi vermeden edemedi Zeyno (tamam itiraf ediyorum, bu konuda biz de biraz yüreklendirdik onu)

Ve güne ait birkaç foto daha